T.C. ... 12. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas - Karar No: 2024/401 Esas - 2024/527
T.C.
...
12. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
K A R A R
H
Mahkememizde görülen yukarıda yazılı davanın yapılan açık yargılaması sonunda;
DAVA :
Davacı vekili dava dilekçesinde, taraflar arasında süreklilik arz eden mal alım satımının bulunduğunu, müvekkilinin fatura ve irsaliyelerden anlaşılacağı üzere edimini yerine getirdiğini, şifahen irtibata geçtiklerini ancak davalının borçlarını ödemediğini, davalı borçlunun ... .... .... .... esas sayılı icra takibine itiraz ederek takibi durdurduğunu belirterek itirazının iptali ile icra inkar tazminatına hükmedilmesini istemiştir.
CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde, takip ve davada müvekkilinin adresinin bağlı bulunduğu ... Batı İcra Müdürlüğü ve Asliye Ticaret Mahkemesinin yetkili olduğunu, takip dayanağı faturaların birbirleri ile örtüşmediğini, müvekkilinin borcunun olmadığını, faturaların müvekkiline gönderilip gönderilmediğinin ortaya konulmadığını ve tek başına alacağı ispat etmediğini belirterek davanın reddi ile dosyanın yetkili mahkemeye gönderilmesini istemiştir.
DELİLLER
Arabuluculuk son tutanağı, ... 3. Genel İcra Müdürlüğünün 2024/7712 esas sayılı icra takip dosyası, takibin dayanağı olan faturalar, dava dosyasında bulunan diğer deliller.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE
Dava, davalı borçlunun icra takibine itirazının iptali ve tazminata hükmedilmesi istemine ilişkindir. 6100 sayılı HMK'nun 6/1. maddesi uyarınca genel yetkili mahkeme, davalı gerçek veya tüzel kişinin davanın açıldığı tarihteki yerleşim yeri mahkemesidir.
HMK'nun 10/1. maddesinin "Sözleşmeden doğan davalar, sözleşmenin ifa edileceği yer mahkemesinde de açılabilir." hükmü ve sözleşmenin ifa yerini düzenleyen TBK'nun 89. maddesinin para borçlarının borcun alacaklının ödeme zamanındaki ikametgâhında ödeneceği düzenlemesi dikkate alındığında, davacı ikametgâhı mahkemesinde de dava açabilir.
Bu açıklamalar doğrultusunda dosya kapsamı incelendiğinde, davacının fatura alacağına dayanarak icra takibine başladığı ve mahkememizden borçlunun itirazının iptalini istediği, davalı vekilinin müvekkilinin borcu olmadığını ve faturaların müvekkiline gönderilip gönderilmediğinin ortaya konulmadığını beyan ederek davanın reddine savunduğu, taraflar arasında bir sözleşmenin bulunmadığı, bunun davacı vekilinin de kabulünde olduğu, HMK'nun yukarıda bahsedilen 10/1. maddesinin taraflar arasında akdedilmiş bir sözleşmenin varlığı halinde uygulanabileceği, .... .... .... karar sayılı ilamında belirtildiği gibi takip konusu alacağın faturadan kaynaklandığı, alacaklının takipte ve davada sözleşmeye dayanmadığı, davalının da taraflar arasında bir sözleşme bulunduğuna dair kabulün olmadığı anlaşıldığından genel kural gereğince davanın davalının yerleşim yerinin bağlı bulunduğu Asliye Ticaret Mahkemesinde açılması gerekmekle aşağıdaki şekilde karar verilmiştir.
1.Mahkememizin yetkisizliğine,
2.HMK'nun 20/1. maddesi uyarınca taraflardan birinin, kesin olarak verilen bu kararının tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içinde mahkememize başvurarak, dava dosyasının yetkili mahkemeye gönderilmesini talep etmesi halinde dosyanın yetkili ... Batı Asliye Ticaret Mahkemesine gönderilmesine, bu süre içinde yetkili mahkemeye gönderilmesinin talep edilmemesi halinde mahkememizce aynı madde uyarınca davanın açılmamış sayılmasına karar verilmesine, Dair davacı vekilinin yüzüne karşı, davalı vekilinin yokluğunda, dava değeri itibarı ile kesin olarak verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 26/09/2024 ¸ e-imzalıdır ¸ e-imzalıdır