6. Hukuk Dairesi
T.C.
KAYSERİ
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
6. HUKUK DAİRESİ
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ: KAYSERİ 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ: 19/02/2025
İSTİNAF KARAR YAZIM
TARİHİ:10/06/2025
Kayseri 1. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 19/02/2025 tarih ve 2024/211 Esas 2025/151 Karar sayılı ilamına karşı ,davacı asil tarafından istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine dosya dairemize gelmekle dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda; TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ:
Davacı dava dilekçesinde özetle; aleyhinde Kayseri Genel İcra Dairesi'nin ... esas sayılı dosyası ile 300.000,00-TL bedelli ...seri numaralı çekin ve Kayseri Genel İcra Dairesi'nin ... esas sayılı dosyası ile ... seri numaralı 250.000,00-TL bedelli çekin tahsili amacıyla icra takibi başlatıldığını, bu icra dosyalarında borçlu ve aynı zamanda davalı ... ve kardeşi ...'ün ortağı ... ... Ltd. Şti. İle aralarında takibe konu çeklerin karşılığında ... ... model ... plakalı aracın satımı konusunda anlaşmaya varıldığını, buna göre davalı ...'in adı geçen aracı çek karşılığında kendisine teslim edeceğini, aracın satış ve teslimi için kapora olarak 13/10/2023 tarihinde davalı ...'ün hesabına 50.000,00-TL gönderdiğini, ayrıca aracın teslimi için henüz icra takibine konu olmayan toplam 700.000,00-TL bedelli 3 adet çeki de davalılara teslim ettiğini, akabinde haricen piyasada yaptığı araştırmalar doğrultusunda davalı ...'ün kendisi gibi bir çok kişiyi satmayı taahhüt ettiği aracı teslim edeceği vaadi ile kandırıp ellerinden aldığı çekleri başka kişilere ciro etmek suretiyle mağdur ettiğini, aralarındaki ticari ilişki neticesinde davalı ...'e verdiği çeki iyi niyet ve dürüstlük ilkelerine aykırı hareket ederek çek karşılığında anlaştığı aracı kendisine devretmediğini, çeki diğer davalı ...'e ciro ederek sebepsiz zenginleşmeye yol açacak şekilde hareket ettiğini, bahse konu ticaretin edim borçlusu davalı ... ve ...'ün edimini ifa etmediğini, diğer davalıya çeki muvazaalı şekilde ciro ettiğini, tüm bu çeklerle ilgili olarak savcılığa suç duyurusunda bulunduğunu, şu anda herhangi bir işte çalışmaması, düzenli bir gelirinin olmaması ve üzerine kayıtlı bir mal varlığı bulunmaması nedeniyle adli yardım talebinin kabulüne, yargılama giderlerinden muaf tutulmasına, akabinde yapılacak yargılama neticesinde 10/12/2023 vade tarihli ...seri numaralı çek ile başlatılan Kayseri Genel İcra Müdürlüğünün ... esas sayılı icra takibinden dolayı borçlu olmadığının tespitine, 31/01/2024 vade tarihli ... seri numaralı, 250.000,00-TL bedelli çek ile başlatılan Kayseri Genel İcra Müdürlüğünün ... esas sayılı icra takibinden dolayı borçlu olmadığının tespitine, 10/11/2023 vade tarihli ... seri numaralı, 250.000,00-TL bedelli çek nedeniyle davalı ...'e borçlu olmadığının tespitine, 28/02/2023 vade tarihli ... seri numaralı, 200.000,00-TL bedelli çek nedeniyle davalı ... ... Ltd. Şti.'ye borçlu olmadığının tespitine, 30/03/2023 vade tarihli ... seri numaralı, 250.000,00-TL bedelli çek nedeniyle davalı ... ... Ltd. Şti.'ye borçlu olmadığının tespitine, yargılama giderlerinin davalılara tahmiline karar verilmesini dava ve talep etmiştir.
DAVALI ...LTD. ŞTİ. YETKİLİSİ DOSYAYA SUNDUĞU CEVAP DİLEKÇESİNDE ÖZETLE:
Davacının hukuki dayanaktan yoksun ve mesnetsiz davasının reddine karar verilmesi gerektiğini, takibe konu ...A.Ş.'ye ait ... seri numaralı, 250.000,00-TL bedelli çekte ciro silsilesinin kopuk olmadığı ve çekin kambiyo vasfına sahip olduğunu, davacının borçtan kurtulmaya yönelik beyanlarının doğru olmadığını, davacı tarafın senetlerden dolayı borçlu olmadığını ispatlayacak yazılı bir delil sunamadığını, davada ispat yükünün davacıda olduğunu, davacının borçlu olmadığına ilişkin tanık dinletme talebine ve iddialarının değiştirip genişletmesine muvafakatleri bulunmadığını, senede karşı senetle ispat kuralı gereği iddiasını yazılı belge ile ispat etmesi gerektiğinden bahisle fazlaya ilişkin talep ve dava hakları saklı kalmak kaydıyla usul ve yasaya aykırı davanın reddine, davacı aleyhine %20'den aşağı olmamak üzere tazminata hükmedilmesini, yargılama giderlerinin davacı taraf üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ:
İlk derece mahkemesi tarafından yapılan yargılama sonucunda "... davacı, ... plakalı aracın satımı hususunda davalılar ..., ... ve ... Ltd. Şti ile anlaştığını, ... hesabına 13/10/2023 tarihinde 50.000,00-TL gönderdiğini, bunun haricinde dava konusu 10/12/2023 tarihli, ...seri numaralı, 300.000,00-TL bedelli, 31/01/2024 tarihli, ... seri numaralı, 250.000,00-TL bedelli, 10/11/2023 tarihli, ... seri numaralı, 250.000,00-TL bedelli, 28/02/2023 tarihli, ... seri numaralı, 200.000,00-TL bedelli, 30/03/2023 tarihli, ... seri numaralı, 250.000,00-TL bedelli 5 adet çeki verdiğini, ancak aracın devrinin yapılmadığını, üstelik bir kısım çeklerin ciro edildiğini, çeklerin bedelsiz kaldığını iddia ederek eldeki menfi tespit davasını açtığı, davalı ... şirketinin davaya cevap dilekçesi sunduğu ve çekin sebepten mücerret olduğunu, davacının iddialarının gerçeği yansıtmadığını, borçtan kurtulmaya yönelik olduğunu, açılan davanın reddi gerektiğini savunduğu, davacının iddia ettiği araba alım satımını kabul etmediği, diğer davalıların davaya cevap dilekçesi sunmadıkları ve dava dilekçesinde iddia edilen tüm hususları inkar etmiş sayılmaları gerektiği, davacının bir kısım davalılar aleyhine şikayette bulunduğu ve Niğde Cumhuriyet Başsavcılığı'nın 2023/14418 soruşturma sayılı dosyası ile olayın araba satımına ilişkin hukuki ihtilaf olması nedeniyle kovuşturmaya yer olmadığında karar verildiği, davacının dava konusu çeklerin ... plakalı aracın satımı karşılığında verildiğine ilişkin yazılı delil sunamadığı, çekler üzerinde de hangi hukuki ilişki sebebiyle verildiğine dair bir ibare olmadığı, alınan mali müşavir bilirkişi raporuna göre takip konusu çekler tarafların ticari defterlerinde kayıtlı olmasa da kıymetli evrakların ticari defterlere kaydı gibi bir zorunluluk bulunmadığı (emsal Yargıtay 11. HD 2021/4947 Esas, 2022/6731 Karar, Yargıtay 19. HD 2018/235 Esas, 2019/5254 Karar) öte yandan temel ilişkiye yönelik şahsi defilerin bile bile borçlu zararına hareket etmeleri hali dışında cirantalara karşı ileri sürülmesinin mümkün olmadığı, davacının bu yönde de delil sunamadığı, HMK 200 ve 201. Maddeleri uyarınca senede karşı senetle ispat kuralı gereği iddiaların yazılı delille ispatlanması gerektiği gibi yazılı delil başlangıcı niteliğinde bir delilin de söz konusu olmadığı, bu nedenle eldeki davada tanık dinlenmesinin yasa gereği mümkün olmayacağı, davacı dava dilekçesinde yemin deliline dayanmış ise de HMK 226/1-c uyarınca karşı tarafı ceza soruşturması ya da kovuşturması ile karşı karşıya bırakacak vakılarda yemin teklif edilemeyeceği, böylelikle davacının ispatlanamayan davasının reddine karar verilmesi gerekmiştir. Davalı ...Şti vekili cevap dilekçesinde kötü niyet tazminatı isteminde bulunmuştur. Ancak davacının eldeki davayı açmasında kötü niyetli olduğuna dair delil bulunmaması nedeniyle bu talebin reddine karar verilmiştir. Davalılar ..., ... ve ...Şti kendilerini vekille temsil ettirmiştir. Dava dilekçesindeki anlatımdan davacının davasını tüm çekler yönünden davalılar ..., ... ve ...'e yönelttiği anlaşılmaktadır. Davalı ...'in ise sadece dava konusu çeklerden 10/12/2023 tarihli, ... seri numaralı, 300.000,00-TL bedelli çekte adı geçmekte olup davacının da sadece bu çek yönünden bu davalıya dava yönelttiği anlaşılmakla davalı ... yönünden vekalet ücretine hükmedilirken bu kısımla sınırlı olarak hükmedilmesi gerektiği kanaatine varılarak hükmün tesisi uygun görülmüştür.
1.Davanın REDDİNE, 2-Şartları oluşmamakla davalı ...'nin kötü niyet tazminatı talebinin reddine..." dair karar verilmiştir. İş bu kararı davacı asil süresinde istinaf etmiştir. İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ:
Davacı asilin istinaf dilekçesinden özetle; davalı ile aralarında gerçekleşen anlaşmaya istinaden verilen çeklerin taahhüt edilen aracın taraflarına tescil edilmemesine rağmen ticari amaçlarla kullanarak sebepsiz zenginleşmeye neden olması sonucu menfi tespit talebinden ibaret olduğunu, mahkemece HMK 200 ve 201 maddeleri uyarınca senede karşı senetle ispat kuralı gereği iddiaların yazılı delille ispatlanması gerektiği gibi yazılı delil başlanıcı niteliğinde bir delilin de söz konusu olmadığını, bu nedenle eldeki davada tanık dinlenmesinin yasa gereği mümkün olmayacağını, davacının dava dilekçesinde yemin deliline dayandığını,
HMK 226/11441 esas sayılı dosyası ile ... seri numaralı 250.000,00 TL bedelli çekin tahsili amacıyla icra takibine başlanıldığını, icra dosyalarında borçlu ve aynı zamanda davalı ... ve Kardeşi ...'ün ortağı ... Ltd Şti ile aralarında takibe konu çeklerin karşılığında ... ... model ... plakalı aracın satımı konusunda anlaşmaya vardıklarını, akabinde harcen piyasada yaptığı araştırmalar doğrultusunda davalı ...'ün kendi gibi bir çok kişiyi satmayı taahhüt ettiği aracı teslim edeceği vaadi ile kandırıp ellerinden aldığı çekleri başka kişilere ciro etmek suretiyle mağdur ettiğini, aramızdaki ticari ilişki neticesinde davalı ...'e verdiği çeki iyi niyet ve dürüstlük ilkelerine aykırı hareket ederek çek karşılığında anlaştığını aracı tarafına devrettiğini, çeki diğer davalı ...'e ciro ederek sebepsiz zenginleşmeye yol açacak şeklide hareket edildiğini, bahse konu ticaretin edim borçlusu davalı ... ve ...'ün edimini ifa etmediğini belirttiğini, davalı vekilinin yargılama sırasında dosyaya sunulan noter sözleşmesinde dava konu çek karşılığında aracı davalılardan birisine devrettiklerini beyan ettiğini, davalıların ticari defterlerinde kendisine ait kayıt bulunmadığı gibi çeklerin de ticari defterlere kaydedilmediğinin açıkça anlaşıldığını, bilirkişi raporundaki hususlardan yola çıkılarak davalılardan herhangi birine ticari ilişkiden doğan borcunun olmadığını, hatta aralarındaki araç alımı sözleşmesinden doğan ve .... Ltd Şti yetkilisine gönderdiği kapora bedelinin dahi incelenme konusu deftere işlenmediği davalıların üzerine düşen ispat külfetini yerine getirmediğinin görüldüğünü, bilirkişi raporuna ispat külfetinin davalılara geçmiş olduğunu, 5 adet çekten 2 tanesine davalıların aleyhinde başlattığı karşılıksız çek keşide etme suçundan şikayet yargılaması sonucu hakkında ceza kararı verildiğini, mahkemece dava dilekçesinde belirttiği iddialarını doğrular nitelikte bilirkişi raporunun dikkate alınmadan verilen kararın usul ve yasaya aykırı olduğunu, tüm bu nedenlerle ilk derece mahkemesinin davanın reddine ilişkin kararın kaldırılarak özellikle bilirkişi raporunun dikkate alınarak davanın kabulüne karar verilmesini talep etmiştir.
HUKUKİ NİTELENDİRME, DELİLLERİN VE İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ: Dava, menfi tespt talebine yöneliktir.
HMK'nın 355. maddesi uyarınca istinaf itirazları ve kamu düzenine ilişkin hususlarla sınırlı olarak yapılan inceleme sonunda;
Dosya içerisindeki bilgi ve belgelere, davalının cevap dilekçesindeki savunmalarına, mevcut delil durumuna, çekin bir ödeme vasıtası olması dolayısıyla somut olayda çekin veriliş nedeninin çeki verence ( davacı yanca ) usulüne uygun yazılı kanuni delillerle ispat edilmesinin gerekmesine, davaya konu olayda bu hususun ispat edilememesine, ilk derece mahkemenin somut vakaya yönelik kanıtları takdirinde ve hukuki ilişkiyi nitelendirilmesinde herhangi bir isabetsizlik bulunmamasına, istinaf edilen kararda yazılı açıklamalara, yasal sebep ve gerekçelere, kararın usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğunun anlaşılmasına göre mahkemece davanın reddine karar verilmesinde usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşıldığından davacı tarafça yapılan ve yukarıda yazılı istinaf itirazlarının hiçbirinin yerinde olmadığı değerlendirilmiştir.
Sonuç itibariyle; yerel mahkemece verilen kararda yazılı açıklamalara,yasal sebep ve gerekçelere binaen kararda usul,yasa ve dosya kapsamı yönlerinden herhangi bir aykırılığın bulunmadığı,kararın hukuka uygun olduğu, dolayısıyla usul ve yasaya uygun mahkeme kararına yapılan istinaf itirazlarının yerinde olmadığı anlaşılmıştır. Belirtilen nedenlerle, davacının yerinde görülmeyen istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b,1 maddesi uyarınca esastan reddine karar verilmesi gerekmiştir.
1.Davacının Kayseri 1.Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 19/02/2025 tarih ve 2024/211Esas 2025/151Karar sayılı ilamına karşı yaptığı istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b,1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE,
2.Davacıdan alınması gerekli olan istinaf karar ve ilam harcı istinaf eden davacı tarafça peşin yatırıldığından başkaca harç alınmasına yer olmadığına,
3.İstinaf eden davacı tarafça yapılan istinaf yargılama giderlerinin ve istinaf kanun yoluna başvurma harcının istinaf eden davacı taraf üzerinde bırakılmasına,
4.Duruşma açılmadığından istinaf vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,
5.Kararın tebliğ işlemlerinin Dairemiz tarafından yapılmasına, Dosya üzerinde yapılan inceleme neticesinde, 6100 sayılı HMK'nın 361/1 maddesi gereğince kararın tebliğinden itibaren iki hafta içinde Yargıtay'a temyiz yolu açık olmak üzere, oybirliği ile karar verildi.22/05/2025