11. Hukuk Dairesi
11. Hukuk Dairesi 2024/4783 E. , 2025/3034 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ : Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi
İLK DERECE MAHKEMESİ : Samsun Asliye Ticaret Mahkemesi
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacılar vekili tarafından temyiz edilmekle; temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
KARAR
I. DAVA Davacılar vekili dava dilekçesinde; müvekkili ... aleyhine
Samsun 9. İcra Müdürlüğünün 2016/130514 E. sayılı dosyası ile ipoteğin paraya çevrilmesi yoluyla ilamlı, Samsun 9. İcra Müdürlüğü'nün 2017/5985 E. ve 2017/5982 E. sayılı dosyaları ile ilamsız icra takibi yapıldığını, ilamsız icra takiplerinde borcun sebebi olarak davalı banka ile imzalanan nakdi ve gayri nakdi kredi sözleşmelerinin gösterildiğini, davalı Bankaca müvekkili ...’in dava dışı ... Kuyumculuk Med. Tur. Gıd. İnş. Taş. Teks. Ay. Tic. San. Ltd. Şti.’nin (... Kuyumculuk) davalı Bankayla yaptığı genel nakdi ve gayrinakdi kredi sözleşmesine istinaden 17.08.2015 tarihli 500.000,00 TL kefalet tutarı olmak üzere iki adet kredi sözleşmesi ile yine 65.000,00 TL ve 20.000,00 TL bedelli kredi sözleşmelerinde kefil olarak gösterildiğini, müvekkilinin herhangi bir kefalet iradesi bulunmadığından dolayı söz konusu bu sözleşmelerin geçersiz olduğunu, müvekkili tarafından sözleşmenin tüm sayfaları açıkça okunup mutabık kalınmadığını, banka çalışanları tarafından da bu konuda aydınlatılmamış olduğu halde yüklü miktardaki kredilere müteselsil kefil yapıldığını, ayrıca kefalet sözleşmesinde farklı tarihlerde farklı imzaların söz konusu olduğunu, bankanın bu konuda basiretli bir tacir gibi davranmadığını, kredi sözleşmelerindeki kefalete muvafakatini içerir eş ...'a ait olduğu iddia edilen imzaların müvekkilinin eşine ait olmayıp sahte imzalarla müvekkili ...'ın kefil sıfatıyla borçlu kılınarak mesul tutulduğunu ve mal varlıklarının satılarak mağdur edildiğini, müvekkili ...'in kredilere hukuka aykırı olarak kefil yapıldığını ve müvekkili aleyhine işbu hukuka aykırı kefalet sözleşmesine rağmen aleyhine icra takibi başlatıldığını, ipotekli takipte taşınmazının satıldığını, malvarlığı unsurları üzerine haciz konularak haciz tazyiki ile baskılanarak madden ve manen mağdur edildiğini, imza sahteliğinden dolayı Amasya Cumhuriyet Başsavcılığının 2017/1363 soruşturma numaralı dosyasında soruşturma başlatıldığını, BDDK'ya şikayette bulunulduğunu, müvekkilli ...'ın sakat olduğunu ve maluliyeti sebebiyle bankaya dahi gidemeyeceğini, gündelik ihtiyaçlarını gideremez halde olup ciddi sağlık sorunlarıyla uğraştığından bankaya gidip imza atmasının neredeyse kabil olmadığını ileri sürerek müvekkilinin kefalet beyanının hükümsüzlüğünün tespiti ile Samsun 9. İcra Müdürlüğünün 2016/130514 , 2017/5985 ve 2017/5982 E. sayılı dosyalarında borçlu olmadığının tespiti ile takiplerin iptaline karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; davalılardan ...'tan herhangi bir alacak talebinde bulunulmadığını, aralarında kredi sözleşmesi olmadığını ve bu nedenle husumet ehliyetinin bulunmadığını, davanın 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu’nda (TBK) belirtilen 1 yıllık sürede açılmadığından zamanaşımından reddi gerektiğini, davacı ... hakkında ipotek veren sıfatıyla Samsun İcra Müdürlüğünün 2016/130514 E. sayılı dosyasında ipoteğin paraya çevrilmesi yoluyla ilamlı icra takibi başlatıldığını ve takibin kesinleştiğini, 1. satışında 247.000,00 TL bedelle alacağa mahsuben müvekkili Banka'ya ihale edildiğini ve ihalenin feshi davası açılmaksızın ihalenin kesinleştiğini, anılan icra dosyasının 24.01.2018 tarihli rehin açığı belgesiyle kapatıldığını, davacı ...'ın kefaletleri sebebiyle Samsun İcra Müdürlüğünün 2017/5985 ve 2017/5987 E. sayılı takip dosyalarının tahsilde tekerrür olmamak kaydıyla başlatıldığını savunarak davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile tüm dosya kapsamına göre, menfi tespit istemine konu dosyalarda davacı ...’ın borçlu olmadığı ve bu nedenle açtığı davanın aktif husumet yokluğu nedeniyle reddinin gerektiği, davalı banka ile dava dışı MMH Kuyumculuk arasında 08.10.2013 ve 13.10.2014 tarihli genel nakdi ve gayrinakdi kredi sözleşmeleri aktedildiği ve davalı ...’ın her iki sözleşmeyi de 17.08.2015 tarihinde müteselsil kefil olarak imzaladığı hususunda uyuşmazlık bulunmadığı, eş ...'ın eş rızası kısmındaki imzanın kendisine ait olmadığından davacı ...'ın kefaletinin de geçerli olmadığının ileri sürüldüğü, TBK'nın 584. maddesinde kefalet sözleşmesinin geçerlilik şartlarından olarak eş rızasının düzenlendiği, genel nakdi ve gayrinakdi kredi sözleşmelerinde davacı ...'ın eşi ...'ın kefalet tutarı ve kefalet tarihi yazılmak suretiyle imzasının bulunduğu, ancak söz konusu imzaya itiraz edilmek suretiyle kefaletin geçersizliğinin ileri sürüldüğü, bu nedenle eş davacı ...'ın incelemeye elverişli imza örnekleriyle sözleşmedeki imzanın karşılaştırılması için Adli Tıp Kurumu Fizik İhtisas Dairesinden rapor alındığı ve 04.05.2023 tarihli raporda imzanın davacı ...’ın eli ürünü olduğunun bildirildiği, böylece kefalet sözleşmesinin eş rızası dahil tüm şartlarının gerçekleştiği anlaşılmakla davacı ... yönünden davanın reddinin gerektiği, davacı taraf Adli Tıp Kurumu Fizik İhtisas Dairesi raporuna itiraz etmişse de rapor incelendiğinde eş rızası tarihi öncesine ait asıl belgelerdeki imzalar ve talimatla alınan imzalar ile sözleşmedeki asıl imzanın karşılaştırılması, kullanılan aletler, inceleme yöntemi gösterilmek suretiyle rapor hazırlamış olması ve raporun herhangi bir kuşkuya yer vermeyecek şekilde kesin ifadeler içermesi sebebiyle raporun denetime açık olduğu anlaşılmakla yeni rapor taleplerinin yerinde görülmediği, yine davacı taraf, imzası inkâr edilen davacı ...'ın bankaya gitmediğini ileri sürmüş ise de bu hususa ilişkin herhangi bir delil ibraz edemediği gibi eş rızasına ilişkin imzanın muhakkak banka şubesinde atılacağına dair herhangi bir kural da bulunmadığı, imzanın kendisinin bulunduğu yerde de alınmasının mümkün olduğu, menfi tespit talebinin dayanağının kefilin eşinin rızasına ilişkin imzaya yönelik olduğu ve başkaca bir hukuki sebebin ileri sürülmediği gerekçesiyle davacı ...'ın aktif husumet ehliyeti bulunmadığından davasının usulden reddine; davacı ... yönünden davanın reddine karar verilmiş, hüküm, davacılar vekilince istinaf edilmiştir.
IV. İSTİNAF
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle davacılar vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiş, hüküm, davacılar vekilince temyiz edilmiştir. V. TEMYİZ
A. Dava ve Hukuki Nitelendirme Dava, ticari genel kredi sözleşmelerine kefaletin geçersizliği iddiasına dayalı olarak, bu sözleşmelere istinaden kullandırılan kredilerden ... borçlarının tahsili için başlatılan takiplerde menfi tespit istemine ilişkindir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Yapılan yargılama ve saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kuralları gözetildiğinde İlk Derece Mahkemesince verilen kararda bir isabetsizlik olmadığının anlaşılmasına göre yapılan istinaf başvurusunun 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 353/1-b(1) hükmü uyarınca Bölge Adliye Mahkemesince esastan reddine ilişkin kararın usul ve yasaya uygun olduğu kanısına varıldığından Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar vermek gerekmiştir.
VI. SONUÇ:
Yukarıda açıklanan nedenlerle, davacılar vekilinin temyiz itirazlarının reddi ile Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın HMK'nın 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA, aynı Kanun'un 372. maddesi uyarınca işlem yapılmak üzere dava dosyasının İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edenlere yükletilmesine, 05.05.2025 tarihinde kesin olarak oy birliğiyle karar verildi.