7. Hukuk Dairesi
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 7. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2013/1060
- Karar No
- 2013/20151
- Karar Tarihi
- 25.11.2013
- Dava Türü
- Hukuk
- Hukuk Alanı
- Borçlar Hukuku
- Karar Sonucu
- BOZULMASINA
7. Hukuk Dairesi 2013/1060 E. , 2013/20151 K.
"İçtihat Metni"
Taraflar arasındaki dava sonucunda verilen hükmün, Yargıtayca duruşmalı olarak incelenmesi istenilmekle, duruşma için tebliğ edilen 19.11.2013 günü belirlenen saatte temyiz eden davalı ... vekili Av.... ve karşı taraftan davacı ... vekili Av. ... geldiler. Gelenlerin huzuru ile duruşmaya başlandı. Duruşmada hazır bulunan tarafların sözlü açıklamaları dinlendi. Duruşmanın bittiği bildirildi. Dosyadaki belgeler incelendi. Gereği görüşüldü: Dava, adi ortaklıktan kaynaklanan alacak ve adi ortaklığın tasfiyesi istemine ilişkindir. Mahkemece ortaklığın tasfiyesine ilişkin dava konusuz kaldığından karar verilmesine yer olmadığına ve alacak isteminin kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Kararı davalı duruşmalı olarak temyiz etmiştir.
Davacı dava dilekçesinde, dava dışı arsa maliki ... ... ile bu arsa üzerine inşaat yapımını üstlenen ... ... ... ve davalı arasında 19.10.2005 günlü kat karşılığı inşaat sözleşmesi düzenlendiğini, yüklenicilerden ... ... ...'ın bu sözleşmedeki tüm haklarının Kartal 2. Noterliğinin 22.2.2006 tarihli devir sözleşmesi ile davacıya devredildiğini, bu devre arsa maliki ve davalının muvafakat ettiğini, bu şekilde davalı ile inşaatın yapımı konusundaki adi ortaklık sözleşmesinın tarafı olduğunu, inşaatın yapımı konusunda katıldığı giderler ile davalı tarafından satılan daireden hissesine düşen bedel nedeniyle alacağı olduğunu, yapılan görüşmede uzlaşma sağlanamadığından adi ortaklığın tasfiyesini ve alacağının ödetilmesini istemiştir. Davalı beyanlarında kendisinin yaptığı giderlerin dikkate alınması gerektiğini bildirip davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece davacı vekilinin 2.7.2012 günlü dilekçesindeki "davalının arsa sahibi ile aralarında 7.5.2012 günlü protokol yapıp inşaattan el çekmesi nedeniyle ortaklığın tasfiyesi konusundaki talep ve dava hakları saklı kalmak kaydı ile ortaklığın tasfiyesinin konusuz kaldığı" şeklindeki beyanı esas alınarak ortaklığın tasfiyesi konusunda karar verilmesine yer olmadığına, bilirkişi tarafından hesaplanan inşaatın maliyeti için yapılan gider ve satılan daireden hisseye düşen bedel olmak üzere alacak isteminin kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Dosya kapsamından, taraflar arasında dava dışı kişiye ait taşınmaz üzerine inşaat yapılması konusunda bir adi ortaklık ilişkisi olduğu bu adi ortaklığın henüz tasfiye edilmediği anlaşılmaktadır. Her ne kadar davacı vekilinin davalının inşaattan el çekme konusunda arsa maliki ile protokol yaptığından tasfiyenin konusuz kaldığı şeklinde beyanı olsa da, davacının adi ortaklık katılım payı ve kar payı ve kar payı alacak isteminin tasfiyeyi kapsadığı tasfiye yapılmadan tarafların alacak ve borçlarının adi ortaklık ilişkisi çerçevesinde belirlenemeyeceği gözetilmelidir. Hal böyle olunca, öncelikle adi ortaklığın tasfiyesi yapılıp bilahare alacak istemi karara bağlanmalıdır.
Dava konusu uyuşmazlık 818 Sayılı Borçlar Kanununun yürürlükte olduğu dönemde meydana gelmiş ise dosya yargılama sırasında iken 01.07.2012 tarihinde yürürlüğe giren 6098 Sayılı TBK'nun yürürlüğüne dair Kanunun 1. maddesi son cümlesi uyarınca “...sona erme ve tasfiye” konusunda 6098 Sayılı TBK hükümlerinin uygulanması gerekecektir. Bu nedenle adi ortaklığın sona ermesi ve tasfiyesine dair 6098 Sayılı TBK'nun 639, 642, 643 ve 644. maddelerinin dikkate alınması gerekir. Şu durumda, mahkemece yönetici ortak olduğu anlaşılan davalıdan hesap istenmeli, tarafların tasfiye konusunda anlaşıp anlaşamadıkları tespit edilmeli, tasfiyede anlaştıkları takdirde ona göre karar verilmelidir. Taraflar anlaşamadıkları takdirde, mahkemece öncelikle ortaklığa ait malların tespitinin yapılması gerekir. Bu hususta taraflardan delil ve karşı delilleri alınarak değerlendirme yapılmalı, bu hususun belirlenmesinin ardından yukarıda belirtildiği üzere yönetici ortak olduğu anlaşılan davalıdan hesap istenerek tayin olunacak görevli marifetiyle ortaklığa ait mallar satılmalı, öncelikle varsa ortaklığın borçları ödenmeli, bilahare ortaklardan her birinin ortaklık için yaptıkları masraflar hesaplanmalı ve her birinin ortaklıktan olan alacağı düşüldükten sonra geriye birşey kalır ise bu meblağın, var ise zararın paylaştırılmasına karar verilmelidir. Anılan yön gözetilmeksizin verilen karar usul ve yasaya aykırı olup bozmayı gerektirmiştir.