7. Hukuk Dairesi
7. Hukuk Dairesi 2013/755 E. , 2013/20322 K.
"İçtihat Metni"
Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün, Yargıtayca incelenmesi davacı ... tarafından istenilmekle, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dosya incelendi, gereği görüşüldü:
Kadastro sırasında dava konusu 215 ada 104 parsel sayılı 7942,61 m2 yüzölçümündeki taşınmaz tapu kaydına dayanılarak davalı ... adına tespit edilmiştir. Davacı ... tapu kaydına göre taşınmazının 7834 m2 olması gerekirken adına tespit edilen taşınmazın eksik yüzölçümü ile tespit edildiğini öne sürerek mahkeme hükmüne ve hükmen tescil yoluyla oluşan tapu kaydına dayanarak dava açmıştır. Mahkemece davanın reddine,215 ada 103 parsel sayılı taşınmazın tespit gibi tapuya tesciline karar verilmiş; hüküm, davacı ... tarafından temyiz edilmiştir.
Mahkemece; davacının tutunduğu tapu kaydının oluşumuna esas tescil ilamının dayanağı krokinin fenni sıhhate haiz olmadığı gibi uygulanma kabiliyetinin de bulunmadığı,davacının davasını ispat edemediği gerekçe gösterilerek hüküm kurulmuş ise de mahkemece yapılan araştırma hüküm vermeye yeterli değildir.
Öncelikle mahkemece davacı tarafa talebi ve dava dilekçesi açıklattırılmak suretiyle dava konusu taşınmazın hangisi olduğu tereddütsüz belirlenmemiştir. Nitekim mahkemenin hakkında tescil hükmü kurduğu 215 ada 103 parsel sayılı taşınmaz davacı adına tespitli olup davacı dava dilekçesindeki açıklamaya göre zaten bu taşınmazın yüzölçümünün eksik yazıldığını, mevcut eksikliğin komşu taşınmazlarda kaldığını öne sürerek ve davalı olarak ... ismini göstermek suretiyle dava açmıştır. Davacının dava dilekçesindeki açıklama ,davalı olarak ...'ın gösterilmesi ve davacı adına tespit edilen taşınmazın komşularından olan 215 ada 104 parsel sayılı taşınmazın da davalı adına tespit görmesi dikkate alındığında dava konusu taşınmazın 215 ada 104 parsel sayılı taşınmaz olduğu,davacının iradesinin kendi taşınmazına değil komşu olan 215 ada 104 parsel sayılı taşınmazın fazla yazıldığı esasen bu taşınmazın bir bölümünün kendisine ait olduğunu iddia ettiğinin kabulü gerekir. Bu hale göre ise mahkemece 215 ada 104 parsel sayılı taşınmaza ait kadastro tutanak aslı dava dosyasına getirtilmemiş, yine dava konusu taşınmazda sehven yanılgı yapılarak 215 ada 104 parsel sayılı taşınmaz hakkında hüküm oluşturulmamıştır. Usul hükümleri gözardı edilerek hüküm oluşturulamayacağı gibi davacının tutunduğu 28.05.1997 tarih 5 sayılı tapu kaydının uygulamasına ilişkin yerel bilirkişi sözleri soyut ve gerekçesiz uzman bilirkişi tarafından düzenlenen rapor ve eki harita keşfi izlemeye, bilirkişi sözlerini denetlemeye imkan vermediğinden ve de uygulamada haritalarda tarif edilen hangi poligon ve röper noktalar ile arz üzerindeki doğal yada yapay sınır yerlerinden yararlanıldığının uzman bilirkişi haritası ve eki raporda tereddütsüz açıklanmadığından yetersizdir. Böylesine yetersiz araştırma ve soruşturma ile dahi hüküm kurulamaz.
O halde sağlıklı bir sonuca varılabilmesi için öncelikle dava konusu olduğu belirlenen 215 ada 104 parsel sayılı taşınmaza ait kadastro tutanak aslı ile dayanağı belgeler mahkemenin bu dosyasında davalı olduğuna dair şerh verdirildikten sonra Tapu Müdürlüğü'nden getirtilmeli ,bundan sonra yöreyi iyi bilen yerel ve uzman bilirkişi, tutanak bilirkişilerinin tümü, taraf tanıkları ile taşınmazlar başında yeniden keşif yapılmalı, dayanılan tapu kayıtları yerel bilirkişi yardımı, uzman bilirkişi eliyle yerine uygulanmalı, kayıtlarda tarif edilen sınır yerlerinden yerel bilirkişice bilinemeyen sınırlar yönünden tanık bilgisine başvurulmalı, geniş kapsamlı kadastro paftasının ölçeği ile taraf dayanağı tapu kayıtlarının dayanağı tescil krokisinin ölçekleri eşitlendikten sonra yerel bilirkişi yardımı uzman bilirkişi eliyle haritalar çakıştırılmak suretiyle yerine uygulanmalı, uygulamada haritalarda tarif edilen belli poligon ve röper noktalar ile arz üzerindeki doğal yada yapay sınır yerlerinden yararlanılmalı, uzman bilirkişiden keşfi izlemeye bilirkişi sözlerini denetlemeye imkan verecek şekilde ayrıntılı gerekçeli rapor alınmalı, bu yolla dava konusu taşınmazı bir bölümünün davacının tutunduğu tapu kaydının dayanağı tescil krokisi kapsamında kalıp kalmadığı duraksamasız belirlenmeli,bundan sonra toplanan ve toplanacak tüm deliller birlikte değerlendirilerek sonucuna uygun bir karar verilmelidir.
Mahkemece böylesine bir araştırma yapılmaksızın yazılı şekilde hüküm kurulması isabetsiz olduğu gibi dava dışı olduğu belirlenen 215 ada 103 parsel sayılı taşınmaza ait kadastro tutanak aslı ile dayanağı belgelerin kadastro işlemlerinin olağan yöntemince tamamlanmak üzere Kadastro Müdürlüğü'ne iadesine karar verilmesi gerekirken taraflar arasında kesin hüküm oluşturacak şekilde tespit gibi tesciline karar verilmesi dahi isabetsiz, davacı ...'in temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde görüldüğünden kabulü ile hükmün BOZULMASINA, peşin alınan harcın istek halinde davacıya iadesine, 26.11.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.