Esas No
E. 2024/9798
Karar No
K. 2025/3219
Karar Tarihi
Karar Sonucu
BOZULMASINA
Hukuk Alanı
Genel Hukuk

4. Hukuk Dairesi         2024/9798 E.  ,  2025/3219 K.

"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

SAYISI: 2021/28 E., 2023/425 K.

Taraflar arasında görülen 6183 sayılı Yasa'dan kaynaklanan tasarrufun iptali davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Yargıtay (Kapatılan) 17.Hukuk Dairesince kararının bozulmasına karar verilmiştir. Mahkemece bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın kabulüne karar verilmiştir.

Mahkeme kararı, davalı ... vekili ve davalı ... vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA

Davacı vekili dava dilekçesinde; borçlular ... ve 4.Park Dekor Malz...Ltd. Hakkında 6183 sayılı Yasa gereğince takip yaptıklarını, kamu alacağının tahsil edilemediğini, borçlu ...'ün alacağın tahsilini önlemek amacı ile dava konusu taşınmazlarını diğer davalılara devrettiğini belirterek, bu tasarrufların iptaline karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP

Davalılar vekilleri, davanın reddini istemiştir. III. MAHKEME KARARI Mahkemenin 02.10.2023 tarihli ve 2011/170 Esas, 2013/8849 Karar sayılı kararı ile davanın reddine karar verilmiştir. IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ

Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine Yargıtay (Kapatılan) 17. Hukuk Dairesinin 11.10.2017 tarihli ve 2016/5939 Esas, 2017/170 Karar sayılı ilamı ile; "... Dava, 6183 sayılı Yasa'nın 24 devamı maddelerine dayanılarak açılmış tasarrufun iptali istemine ilişkindir.

1.6183 sayalı Yasa'nın 25. maddesinde "iptal borçlu ile hukuki muamelede bulunan veya borçlu tarafından kendilerine ödeme yapılan kimselerle, bunların mirasçıları ve suiniyet sahibi diğer üçüncü şahıslara karşı istenileceği" belirtilmiştir. Buna göre davalı olarak borçlu ile birlikte lehine tasarrufta bulunan üçüncü kişi ve bunlar tarafından devir halinde diğer üçüncü kişilerin yasal hasım olmaları gerektiği açıktır. Taraf ehliyeti dava koşullarından olup mahkemece öncelikle ve resen incelenmesi gereken hususlardandır.

Somut olayda, davalı borçlu ... eldeki dava açıldıktan sonra tarihinde vefat ettiği, mirasçılarının davaya dahil edildiği, mirasçıların Adana 5 Sulh Hukuk Mahkemesinin 2011/2168 Esas 2011/2171 Karar sayılı mahkeme kararı ile murisin mirasının reddettiği anlaşılmaktadır. Zorunlu hasım olan borçlunun en yakın mirasçıları mirası reddettiğinden konunun miras hükümleri çerçevesinde çözümlenmesi gereklidir. Bu durumda, anılan mirasın reddi kararının kesinleşip kesinleşmediği araştırılarak kesinleşmesi halinde mahallin Sulh Hukuk Hakimine durum bildirilerek mirasın iflas kurallarına göre tasfiyesinin sağlanmalı, anılan mahkemece atanacak ve yetkilendirilecek tereke temsilcisinin huzuru ile davaya devam olunmalıdır. Açıklanan nedenlerle taraf teşkili sağlanmadan kurulan hüküm isabetli görülmemiştir. Zira mirasın tasfiyesi işlemleri talebe bağlı işlemler olmayıp mirasın reddedildiğinin anlaşılması ile res'en yapılması gereken işlemlerdendir. Talep üzerine yapılabilirliği bu özelliğini ortadan kaldırmaz. (Yargıtay 2.Hukuk Dairesinin 27.01.1995 gün ve 1995/13145,1995/947; HGK'nun 29.01.1975 gün 1682-100 ve 03.07.2002 gün 15/572-577 sayılı kararları aynı doğrultudadır)

2.HMK'nun 167.maddesi gereğince yargılamanın iyi bir şekilde yürütülmesini sağlamak için davanın her aşamasında talep halinde veya kendiliğinden ayrılmasına karar verir. Dava konusu olaydaki tasarrufların bağımsız olduğu ayrı ayrı karar vermek gerektiği, taraf ve taşınmaz sayısının fazlalığı dikkati alınarak, yargılamanın daha sağlıklı yürütülmesi için taşınmaz veya davalıların belli gruplar halinde ayrılmasına karar verilmemesi de isabetsiz bulunmuştur.. " gerekçesi ile kararın bozulmasına karar verilmiştir.

Bozma ilamından sonra mahkemece dosya tefrik edilmiş, bu davanın konusu olarak Tekirdağ/Çerkezköy ilçesi ... Mahallesi 928 ada 84 Parsel nolu taşınmazın borçlu Hamit tarafından 18.01.2008 tarihinde davalı ...'a , onun tarafından da 25.08.2009 tarihinde davalı ...'ye yapılan satışların iptali olarak belirlenmiştir.

Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; borçlu ile üçüncü kişi ... arasında yapılan satışlarda ivazlar arasında önemli oransızlık olduğu, davalı dördüncü kişi ...'nin borçlunun farklı yerlerdeki pek çok taşınmazını satın aldığı, borçlunun maksadını bilen veya bilmesi lazım gelen kişilerden olduğu gerekçesi ile hakkında açılan davanın kabulüne karar verilmiştir. V. TEMYİZ

A. Temyiz Sebepleri Davalı ...

vekili temyiz dilekçesinde, müvekkilinin iyi niyetli alıcı olduğunu, borçlunun satış tarihinde tahakkuk etmiş vergi borcu olmadığını, 2009 yılından sonraki vergi borcunun zaman aşımına uğradığını belirterek, kararın bozulmasını istemiştir. Davalı ... vekili temyiz dilekçesinde, bozmadan önce müvekkilinin iyi niyetli olarak kabul edildiğini, satış tarihinde borcun tahakkuk etmediğini ve zaman aşımına uğradığını belirterek, kararın bozulmasını istemiştir.

B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, dosya içeriğine ve bozma kapsamına göre 6183 sayılı Yasa'nın 24 ve devamı maddelerine dayalı olarak açılan tasarrufun iptali istemine ilişkindir.

1.Temyizen incelenen İlk Derece Mahkemesi kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesinin hukukça mümkün olmadığından, davacı vekilinin tüm, davalı ... ve davalı ... vekilinin aşağıdaki bendin dışındaki diğer temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.

2.Mahkemece konusunda uzman bilirkişiden, dava konusu gayrımenkullerin davalı 3. şahıslara devredildiği 18.11.2008 ve 25.08.2009 tarihi itibari ile davalı borçlu ...'in doğmuş vergi aslı borcu ve ferileri belirlenerek, bu miktarlarla sınırlı olarak, iptal kararı ve davacı alacaklıya cebri icra yetkisi verilmesi gerekirken, borçlu şirketin vergi borcunun belirlenmesi doğru görülmemiştir.

VII. KARAR

Açıklanan sebeplerle; Değerlendirme bölümünün (1).numaralı bendinde açıklanan sebeplerle davalı ... ve ... vekilinin diğer temyiz itirazlarının reddine (2) numaralı bendinde açıklanan sebeplerle temyiz itirazlarının kabulü ile kararın BOZULMASINA,

Peşin alınan temyiz harcının istek halinde davalı ... ve ...'ye iadesine, Dosyanın mahkemesine gönderilmesine,

25.02.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Karar Etiketleri
BOZULMASINA YARGITAYKARARI HUKUK Genel Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu HMK md.167
© 2026 İçtihat Pro — ictihatpro.com  |  Bu belge bilgilendirme amaçlıdır. Resmi belge niteliği taşımaz.