T. C. Ankara Batı ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: 2023/440 Esas - 2025/597
T.C.
Ankara Batı
ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TÜRK MİLLETİ ADINA
GEREKÇELİ KARAR
GEREKÇELİ KARARIN
Yukarıda tarafları yazılı davanın mahkememizce yapılan açık yargılaması sonunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
Davacı vekilinin dava dilekçesinde özetle : Müvekkilinin ....ye murisi dolayısıyla ortak olduğunu, 2012 senesine dek kar eden şirketin daha sonrasında karının düştüğünü, şirkette usulüne uygun şekilde defter tutulmadığını, kar paylarının zamanında dağıtılmadığını, şirketin müşteri portföyünün ve ticari sırlarının kullanılarak...nin rekabetini engelleyici nitelikte başka şirketlerin açıldığını limited şirket ortak ve müdürlerinin bağlılık yükümlülüğü ve rekabet yasağı olduğunu, ortaklardan ...ve... ..'in ...'nin ticari sırlarını yakınlarının ve kendilerinin bağlantılı olduğu diğer davalı şirketlerde menfaat elde etmek amacıyla açıkladığını,... . ve ...'in .... İle aynı konuda faaliyet gösteren başkaca şirketlerde kendilerinin ve yakınlarının ortak olmasının sır saklama yükümlülüğünün ihlal edildiği yönünde karine teşkil ettiğini,... . ve..'in ...'nin zararına olan işlerden kaçınma yükümlülüğü altında bulunduğunu, .... yerine kendi şirketleri aracılığıyla iş ve işlem yürüttüklerini, ve şirketi yıllar geçtikçe daha da işlevsiz hale getirdiklerini, şirketin mal varlığını azaltma yoluna gittiklerini, müdür ...'in rekabet yasağı bulunduğunu, eşinin, oğlunun ve eşinin yeğeninin ortak olduğu davalı şirketler menfaatine iş ve işlemler gerçekleştirerek bu yasağı ihlal ettiğini, bu yasağın ihlalinin tazminat gerektirdiğini, ortak. 'in tazminat sorumluluğu olduğunu, bu sorumluluğun sır saklama ve şirketin zararına olan işlerden kaçınma yükümlülüğünden kaynaklandığını, müdür...'in ....'de halen müdür olduğunu, 2022 senesine kadar da ...'de eşinin yeğeni aracılığıyla şahsının ve yakınlarının menfaatine olarak ...'nin aleyhine olan iş ve işlemler yapması nedeniyle TTK'nin ilgili maddeleri gereğince azli gerektiğini, davanın yasa hükümleri ve içtihatlar çerçevesinde süresinde açıldığını, tüm bu nedenlerle ...'in tedbiren müdürlük görevinden uzaklaştırılmasını, ....'ye dava süresince kayyum atanmasını, .... ve ... aleyhine tazminata hükmedilmesini,...'in yöneticilikten azlini ve ...'ye kayyum atanmasını, ...' nin .... ile rekabetten men'ine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davacı vekili tanık beyanlarına karşı beyan dilekçesinde özetle: Davalı tanığı...'ın uzun süre ....'de çalıştığını, diğer davalı şirketlerin ...'in bilgisi ile kurulduğunu, tanığın da .'de çalıştığını, diğer şirketlerin kurulma nedeninin ithalat ve ihracat işlerini yapmak olduğunu beyan ettiğini, bu beyanlardan şirket müdürleri ... ve...'in ...'deki görevlerini kanunda öngörülen yükümlükleri çerçevesinde yerine getirmediğini, farklı şirketler kurarak rekabet yasağını ihlal ettiklerini ve ana şirketi zarara uğrattıklarını beyan ederek limited şirket müdürünün azli sebeplerinin oluştuğunu bu nedenle davanın kabulüne karar verilmesini talep edilmiştir.
Davacı vekili esas hakkındaki beyan dilekçesinde özetle: Davalı...'in ortaklığı ve müdürlüğü görevi sürerken aynı amaç ve konu üzerinde faaliyette bulunmak için .... Ve ....'yi kurduğunu, davalı ...'in ise 13.04.2024 tarihine kadar ....'nin ortağı olduğunu, bu süreç içinde aynı ticari alanda faaliyet göstermek üzere 18.02.2016 tarihinde ....'yi kurduğunu, davalılar arasında akrabalık ilişkisi olduğunu, şirketin ortaklarının aynı sektörde faaliyet göstermek amacıyla farklı şirketler kurarak ... üzerinden kar elde etmeye çalıştıklarının bilirkişi raporuyla da ... ve...'in rekabet yasağını ihlal ettikleri hususunun sabit olduğunu, davalı şirketlerin iş potansiyeli yüksek olan müşterileri kendi bünyelerine çekerek....'ye zarar verdiklerini, bilirkişi raporlarında sabit olan hususlar çerçevesinde şirkete kayyum atanmasını, davalı şirketlerin rekabetten men'ine karar verilmesiyle davanın kabulüne karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP
Davalı. vekilinin cevap dilekçesinde özetle : Dava açılırken ara buluculuk yoluna başvurulmadığı için dava şartının eksik olduğunu, huzurdaki davanın zaman aşımına uğradığını, davacının Ankara Batı Asliye Ticaret Mahkemesinin ...
E. Sayılı dosyasıyla ....
aleyhine huzurdaki dava ile aynı iddia ve sebepler ile alacak davası açtığını, dolayısıyla huzurdaki davanın derdest olduğunu, haksız rekabet teşkil eden fiiller nedeniyle zararın şirkete karşı doğacağından davacının bu hususu dava etmesinin hukuken mümkün olmadığını, davanın husumet nedeniyle reddine karar verilmesi gerektiğini, limited şirketlerde rekabet yasağının yalnızca müdürler için geçerli olduğunu, müvekkilinin müdür ya da ortak olmadığını, ...'nin asansör imalatı üzerine faaliyet gösterdiğini, müvekkil şirketin ise asansörlerin bakım ve onarımı üzerine faaliyet gösterdiğini, müvekkil şirketin kurucusunun ...'nin yetkililerinin akrabası olmasının rekabet yasağına aykırılık teşkil etmeyeceğini, müvekkil şirketin ticari faaliyetlerini bağımsız bir şekilde yürüttüğünü, tüm bu nedenlerle davanın reddini talep etmiştir.
Davalı... ve ... vekili cevap dilekçesinde özetle: Dava açılırken ara buluculuk yoluna başvurulmadığı için dava şartının eksik olduğunu, huzurdaki davanın zaman aşımına uğradığını, davacının Ankara Batı Asliye Ticaret Mahkemesinin ...
E. Sayılı dosyasıyla ....
aleyhine huzurdaki dava ile aynı iddia ve sebepler ile alacak davası açtığını, dolayısıyla huzurdaki davanın derdest olduğunu, haksız rekabet teşkil eden fiiller nedeniyle zararın şirkete karşı doğacağından davacının bu hususu dava etmesinin hukuken mümkün olmadığını, davanın husumet nedeniyle reddine karar verilmesi gerektiğini, davacı sır saklama yükümlülüğünün ve şirketin zararına olan işlerden kaçınma yükümlülüğünün ihlal edildiği iddiasında bulunmuşsa da müvekkilinin bu tür fiillerde bulunmaması nedeniyle sorumluluğuna gidilemeyeceğini, limited şirketlerde rekabet yasağının yalnızca müdürler için geçerli olduğunu, müdür olmayan ortaklar için rekabet yasağının yazılı sözleşme ile öngörülebileceğini, ...'in ...'de müdürlük ya da yöneticilik sıfatı bulunmadığını,...'in yetkilisi olduğu ....'nin faaliyet alanının asansör üretimine yönelik olduğunu, dolayısıyla her iki şirketin faaliyet alanının birbirinden farklı olması nedeniyle rekabet yasağına aykırılık teşkil eden bir durumun bulunmadığını, huzurdaki davada davalıların ve husumet yöneltilmeyen ancak dava dilekçesinde belirtilen akrabaların ticari faaliyetlerini uzun yıllardır devam ettirdiklerini ve bunun davacı tarafından bilindiğini, davalının rekabet ettiği var sayılsa bile davacı tarafından bu durumun zımnen kabul edildiğini, müvekkillerinin asansör kolu dışında pek çok alanda faaliyetini sürdürüp kazanç elde ettiğini, davacının ....'den her ay kar payı aldığını ancak şirkete herhangi bir katkısı olmadığını, tüm bu nedenlerle davanın reddini talep etmiştir.
Davalı .... vekili cevap dilekçesinde özetle: Dava açılırken ara buluculuk yoluna başvurulmadığı için dava şartının eksik olduğunu, huzurdaki davanın zaman aşımına uğradığını, davacının Ankara Batı Asliye Ticaret Mahkemesinin ...
E. Sayılı dosyasıyla ...
aleyhine huzurdaki dava ile aynı iddia ve sebepler ile alacak davası açtığını, dolayısıyla huzurdaki davanın derdest olduğunu, haksız rekabet teşkil eden fiiller nedeniyle zararın şirkete karşı doğacağından davacının bu hususu dava etmesinin hukuken mümkün olmadığını, davanın husumet nedeniyle reddine karar verilmesi gerektiğini, müvekkili olan şirketin asansör bakım ve onarımı alanında faaliyet gösterdiğini, ....'nin ise asansör imalatı alanında faaliyet gösterdiğini, dolayısıyla farklı alanlarda faaliyet gösteren şirketler arasında rekabet yasağı ihlalinin mümkün olmadığını, dava dilekçesinde belirtilen akrabaların ticari faaliyetlerini uzun yıllardır devam ettirdiklerini ve bunun davacı tarafından bilindiğini, davalının rekabet ettiği var sayılsa bile davacı tarafından bu durumun zımnen kabul edildiğini, davacının ....'den her ay kar payı aldığını ancak şirkete herhangi bir katkısı olmadığını, tüm bu nedenlerle davanın reddini talep etmiştir.
Davalı ... vekili cevap dilekçesinde özetle: Dava açılırken ara buluculuk yoluna başvurulmadığı için dava şartının eksik olduğunu, davanın kanunda öngörülen zaman aşımı süresi içerisinde açılmadığını, rekabet yasağına aykırılık sebebiyle açılan davalarda husumetin ancak müdür sıfatına haiz kişilere yöneltilebileceğini, bu nedenle müvekkili olan firmalar hakkında huzurdaki davanın husumet yokluğu nedeniyle reddedilmesi gerektiğini, müvekkili olan ...in ....'nin hem ortağı hem müdürü olduğunu, diğer davalı ...'in ise yalnızca ortağı olduğunu, kanunda bu kişilerin sorumluluğunun birbirinden farklı olarak öngörüldüğünü, bu sebeple taraflar arasında ihtiyari veya mecburi dava arkadaşlığı bulunmadığından bu kişilere karşı birlikte dava açılamayacağını, davanın tefrik edilmesi gerektiğini,....'nin ortak ve müdürünün ... olması nedeniyle rekabet yasağının ihlal edildiğini iddia etmişse de ...'in şirketteki hisselerini devrettiğini ve müdürlük görevine son verildiğini,...'nin ortak ve müdürünün ... olması nedeniyle rekabet yasağının ihlal edildiğini iddia etmişse de ...nin gayri faal bir şirket olduğunu, dolayısıyla haksız rekabetin gerçekleşmediğini, haksız rekabet nedeniyle tazminat istenilebilmesi için zarar koşulu bulunduğunu, davacının zararı ispat edemediğini, tüm bu nedenlerle davanın reddini talep etmiştir.
Davalı ... vekili cevap dilekçesinde özetle: Dava açılırken ara buluculuk yoluna başvurulmadığı için dava şartının eksik olduğunu, davanın kanunda öngörülen zaman aşımı süresi içerisinde açılmadığını, rekabet yasağına aykırılık sebebiyle açılan davalarda husumetin ancak müdür sıfatına haiz kişilere yöneltilebileceğini, bu nedenle müvekkili olan firmalar hakkında huzurdaki davanın husumet yokluğu nedeniyle reddedilmesi gerektiğini, müvekkili olan ...'in ....'nin hem ortağı hem müdürü olduğunu, diğer davalı...'in ise yalnızca ortağı olduğunu, kanunda bu kişilerin sorumluluğunun birbirinden farklı olarak öngörüldüğünü, bu sebeple taraflar arasında ihtiyari veya mecburi dava arkadaşlığı bulunmadığından bu kişilere karşı birlikte dava açılamayacağını, davanın tefrik edilmesi gerektiğini, müvekkili olan ...'in rekabet yasağına aykırılık teşkil eden fiili bulunmadığını,....'nin ortak ve müdürünün ... olması nedeniyle rekabet yasağının ihlal edildiğini iddia etmişse de ...'in şirketteki hisselerini devrettiğini ve müdürlük görevine son verildiğini,...'nin gayri faal olduğunu, dolayısıyla haksız rekabetin mevcut olmadığını,...'in.... firmasının kurucu ve ortakları ile akraba olması nedeniyle rekabet yasağına aykırı hareket ettiği iddia edilmişse de müvekkilinin hiçbir dönem bu şirketin ortağı veya müdürü olmadığını, haksız rekabet nedeniyle tazminat, istenilebilmesi için zarar koşulu bulunduğunu, davacının zararı ispat edemediğini, tüm bu nedenlerle davanın reddini talep etmiştir.
Davalı ... ve ... vekili bilirkişi raporuna karşı beyan ve itiraz dilekçesinde özetle: Raporun davacı iddiaları esas alınarak tanzim edildiğini,davacı taleplerinin zaman aşımına uğradığını, Ankara Batı Asliye Ticaret Mahkemesinin ...
E. Sayılı dosyasıyla huzurdaki dava arasında derdestlik bulunduğunu, müvekkilinin bağlılık yükümlülüğünü ve rekabet yasağını ihlal etmediğini, limited şirketlerde rekabet yasağının yalnızca müdürler için geçerli olduğunu, müvekkilinin müdür ya da ortak olmadığını, ...'nin faaliyet alanının asansör üretimine yönelik olduğunu, dolayısıyla her iki şirketin faaliyet alanının birbirinden farklı olması nedeniyle rekabet yasağına aykırılık teşkil eden bir durumun bulunmadığını, şirketlerin faaliyet alanlarının incelenmesi için yeni bir bilirkişi heyeti oluşturulmasını talep ettiklerini, cevap dilekçesindeki zımni kabul,....'nin başka iş kollarında da ticari faaliyet göstermesi ve kar payına ilişkin itiraz ve beyanlarını tekrar ederek yeni bir bilirkişi heyetinden rapor alınmasını talep etmiştir.
Davalı ... vekili bilirkişi raporuna karşı beyan ve itiraz dilekçesinde özetle: Raporda zaman aşımı itirazının değerlendirilmediğini, rekabet yasağının ihlal edildiği yönündeki tespitlerin doğru olmadığını, çünkü müvekkilinin ....'nin kurucularından biri olduğu ancak tüm hisselerini 04.01.2016 tarihinde devrettiğini, heyetin yalnızca ... 'nin kurucu olması nedeniyle rekabet yasağına aykırılık olarak değerlendirilmesinin hatalı olduğunu, kaldı ki ....'nin gayri faal olduğunu dolayısıyla bu firma vasıtası ile haksız rekabet teşkil eden eylemler gerçekleştirilemeyeceğini, zarar ve illiyet bağı olgularının incelenmediğini, ek rapor aldırılmak üzere dosyanın heyete tevdine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı ...vekili ek bilirkişi raporuna karşı beyan ve itiraz dilekçesinde özetle: Raporda ....'nin ticari ilişki kurduğu şirketlerin oranının 623'te 4 yani binde altı civarında olduğu belirlenmiştir. Dolayısıyla rekabet iddiasının haksız olduğu ortaya çıkmıştır. Raporda zaman aşımı itirazının değerlendirilmediğini, ...'in şirketteki hisselerini devrettiğini ve müdürlük görevine son verildiğini, yalnızca ....'nin kurucu olması nedeniyle rekabet yasağına aykırılık olarak değerlendirilmesinin hatalı olduğunu, müvekkilin anılan firmanın ortak yahut müdürü olmadığının dikkate alınmadığını, zarar ve illiyet bağı olgularının incelenmediğini, yeni bir bilirkişi heyetinden rapor alınmasını talep etmiştir.
Davalı ... ve ... vekili ek bilirkişi raporuna karşı beyan ve itiraz dilekçesinde özetle : Davacı taleplerinin zaman aşımına uğradığını, Ankara Batı Asliye Ticaret Mahkemesinin ...
E. Sayılı dosyasıyla huzurdaki dava arasında derdestlik bulunduğunu, huzurdaki davanın husumet yokluğu nedeniyle reddedilmesi gerektiğini, müvekkilinin rekabet yasağını ihlal etmediğini, ...'nin faaliyet alanının asansör üretimine yönelik olduğunu, dolayısıyla her iki şirketin faaliyet alanının birbirinden farklı olması nedeniyle rekabet yasağına aykırılık teşkil eden bir durumun bulunmadığını, raporda şirketlerin faaliyet alanlarına ilişkin herhangi bir inceleme yapılmadığını,...'in ....'de müdürlük ya da şirket yöneticiliği sıfatının hiçbir dönem olmadığını, bu nedenlerle rekabet etmeme yükümlülüğünün de bulunmadığını, cevap dilekçesindeki zımni kabul,....'nin başka iş kollarında da ticari faaliyet göstermesi ve kar payına ilişkin itiraz ve beyanlarını tekrar ederek yeni bir bilirkişi heyetinden rapor alınmasını talep etmiştir.
Davalı... Ve... vekili esas hakkındaki beyan dilekçesinde özetle: Haksız rekabet teşkil eden fiiller nedeniyle zararın şirkete karşı doğacağından davacının bu hususu dava etmesinin hukuken mümkün olmadığını, davanın husumet nedeniyle reddine karar verilmesi gerektiğini, ...'in ortak olduğu dönemde şirkette yöneticilik sıfatının bulunmadığını ve rekabet yasağı sözleşmesi de imzalamadığını, kaldı ki...'in fiilleri rekabet yasağı çerçevesinde olsaydı dahi dava tarihinden önce ....'den ayrıldığı için ...'e karşı rekabet yasağı iddiası ile herhangi bir talepte bulunulamayacağını, şirket ana sözleşmelerinde yazılı ticari faaliyet alanlarının benzer olması rekabet yasağı ihlali sonucu doğurmayacağını, haksız rekabet nedeniyle tazminat istenilebilmesi için zarar koşulu bulunduğunu, davacının zararı ispat edemediğini, bilirkişi raporlarının eksik incelemeye dayalı olduğunu, bu nedenle hükme esas alınamayacağını bu nedenlerle davanın reddini talep etmiştir.
.... vekili esas hakkındaki beyan dilekçesinde özetle: Davanın kanunda öngörülen zaman aşımı süresi içerisinde açılmadığını, rekabet yasağına aykırılık sebebiyle açılan davalarda husumetin ancak müdür sıfatına haiz kişilere yöneltilebileceğini, bu nedenle müvekkili olan firmalar hakkında huzurdaki davanın husumet yokluğu nedeniyle reddedilmesi gerektiğini, müvekkili olan...'in ....'nin hem ortağı hem müdürü olduğunu, diğer davalı ...'in ise yalnızca ortağı olduğunu, kanunda bu kişilerin sorumluluğunun birbirinden farklı olarak öngörüldüğünü, bu sebeple taraflar arasında ihtiyari veya mecburi dava arkadaşlığı bulunmadığından bu kişilere karşı birlikte dava açılamayacağını, davanın tefrik edilmesi gerektiğini, müvekkili olan şirketlere karşı haksız rekabetin meni talebinde bulunulamayacağını, çünkü ..'in .... hisselerini 02.02.2016 tarihinde devrettiğini ve müdürlük görevine de son verildiğini,....'nin ise gayri faal bir şirket olması nedeniyle ortak ve müdürünün ... olmasının rekabet yasağına aykırılık teşkil etmeyeceğini, davacı tarafın illiyet bağı ve zarar koşullarını ispat edemediğini bu nedenlerle davanın reddini talep etmiştir.
Davalı ... vekili esas hakkındaki beyan dilekçesinde özetle: Davacının ...'nin ortağı olduğunu, bu nedenle aktif husumet ehliyetinin bulunmadığını, ayrıca diğer davalılara da husumet yöneltilemeyeceğini, davanın kanunda öngörülen zaman aşımı süresi içerisinde açılmadığını, tanık beyanlarının davalı şirketlerle husumetli olmaları nedeniyle hükme esas alınamayacağını, ...'in .... hisselerini 02.02.2016 tarihinde devrettiğini ve müdürlük görevine de son verildiğini, ayrıca bu şirketin gayri faal olduğunu dolayısıyla haksız rekabette bulunduğunun kabulünün mümkün olmadığını,...'nin ortağı ya da müdürü olmadığını, akrabalarının bu şirkette kurucu ve ortak olmalarının rekabet yasağına aykırılık teşkil etmeyeceğini, bu nedenlerle davanın reddini talep etmiştir.
DELİLLER
Davacı taraf dava dilekçesinin ekinde Türkiye Ticaret Sicili Gazetesinin ilanlarını sunmuştur. ....'nin kuruluş ilanını,....'nin pay devri değişikliği ve müdürler ile yetkililerle ilgili ilanını içermektedir.
27.03.2024 tarihli duruşmada dosyanın mali müşavir ve rekabet alanında uzman bilirkişiye tevdi edilmesine karar verilmiş olup 30.09.2024 tarihli bilirkişi raporu sunulmuştur. Raporda rekabet yasağı bakımından ticaret sicil gazetesinde yer alan sicil kayıtlarına göre davalılardan ...'in zarar gördüğü iddia edilen şirketin ortağı ve müdürlüğünü yaptığını, davalı şirketlerden ...'nin kurucusu olduğu, davalılardan ...'in zarar gören şirketin ortağı olduğu, ortaklığı sırasında davalı şirketlerden ....'nin kurucusu olduğu, bu şirketlerin faaliyet alanlarının zarar gördüğü iddia edilen şirket ile aynı olduğu,bu suretle rekabet yasağına aykırı davrandıkları, ancak bu hususların ...'nin ticari defterlerinin incelenmesi ile destekleneceği, görüş ve kanaatine varılmıştır.
Tarafların kök rapora karşı itirazları üzerine 20.11.2024 tarihli duruşmada dosyanın ek rapor düzenlenmesi için bilirkişiye tevdi edilmesine karar verilmiş olup 14.03.2025 tarihinde ek rapor sunulmuştur. Ek raporda tarafların itirazlarına ilişkin olarak ayrı ayrı değerlendirme yapılmıştır ve kök rapordaki kanaati değiştirir bir durum oluşmadığı görüş ve kanaatine varılmıştır.
18.10.2023 tarihli duruşmada tanık olarak dinlenen ... beyanında özetle:... şirketini babasının kurduğunu, babasının ölümünden sonra şirketin müdürünün ... ve ... olduğunu, bu kişilerin diğer davalılar olan dört tane şirketi kurarak ana şirketin işlerini davalı şirketlere kaydırdığını, usulsuz işlemler yaptığını, ana şirketin kazancını azalttıklarını, ana şirkette yedi yıl boyunca yöneticilik yapması sebebiyle şirketin işleyişini iyi bir şekilde bildiğini, bilgi ve görgüsünün bundan ibaret olduğunu beyan etmiştir.
18.10.2023 tarihli duruşmada tanık olarak dinlenen ... beyanında özetle: ...'de hem sigortalı olarak çalıştığını hem de bir dönem ortaklık yaptığını...ve ...'ın diğer davalı şirketleri kurduklarını, ana şirketten ziyade diğer şirketlerin asansör işini yaptıklarını, ana şirketin sadece fabrika binasının kaldığını, kendisinin ortak olduğu dönemde ...'in aldığı işlerin büyük çoğunluğunun diğer şirketler üzerinde yaptığını,bilgi ve görgüsünün bundan ibaret olduğunu beyan etmiştir.
27.03.2024 tarihli duruşmada tanık olarak dinlenen ... beyanında özetle: Sekiz yıl boyunca ....'de çalıştığını, kendisinin çalıştığı dönemde... ve...'ın başka şirketlerle iş yaptığını görmediğini, diğer davalı şirketlerin ithalat ve ihracat işlemlerini kolaylaştırmak için ...'in bilgisi dahilinde kurulduğunu, asıl işlerin ise .... Üzerinde yapıldığını, bilgi ve görgüsünün bundan ibaret olduğunu beyan etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE
Davanın tarafları arasındaki uyuşmazlık rekabet yasağından kaynaklanan tazminat istemine ve rekabetten men talebine ilişkindir. Davanın ve talebin kanuni dayanağı takip tarihinde yürürlükte bulunan 6102 sayılı Türk Ticaret Kanununun 613. Ve 626. Maddelerinden ibarettir.
Somut olayda davacı vekili dava dilekçesi ile özetle; davalılardan ... ve ...'in kendilerinin ve yakınlarının diğer davalı şirketlerde müdürlük ve ortaklık görevi üstlenmek suretiyle....'yi zarara uğratıklarını, bu nedenle ...'in tedbiren müdürlük görevinden uzaklaştırılmasını,....'ye dava süresince kayyum atanmasını,... ve ....... aleyhine tazminata hükmedilmesini,...'in yöneticilikten azlini ve ....'ye kayyum atanmasını, .... ile rekabetten men'ine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekilleri ise cevap dilekçesi ile özetle; davacı taleplerinin zaman aşımına uğradığını, huzurdaki davanın derdest olduğunu, davanın aktif husumet yokluğu nedeniyle reddedilmesi gerektiğini, müvekkilkerinin rekabet yasağını ihlal etmediğini, davalı şirketler ile ....'nin faaliyet konularının farklı olduğunu, bu nedenle rekabet yasağı ihlali bulunmadığını, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Davanın tarafları arasında ...'in....'nin müdürü olduğu, ...'in ise ortağı olduğu noktasında uyuşmazlık yoktur.
Uyuşmazlık rekabet yasağının ihlal edilip edilmediği noktasında toplanmaktadır. Türk Ticaret Kanununun bağlılık yükümlülüğü ve rekabet yasağı başlıklı 613.maddesi şu şekilde düzenlenmiştir: "Ortaklar, şirket sırlarını korumakla yükümlüdür. Bu yükümlülük şirket sözleşmesi veya genel kurul kararıyla kaldırılamaz. Ortaklar, şirketin çıkarlarını zedeleyebilecek davranışlarda bulunamazlar. Özellikle, kendilerine özel bir menfaat sağlayan ve şirketin amacına zarar veren işlemler yapamazlar. Şirket sözleşmesiyle, ortakların, şirketle rekabet eden işlem ve davranışlardan kaçınmak zorunda oldukları öngörülebilir. Müdürler hakkında rekabet yasağı öngören 626 ncı madde hükümleri saklıdır. Geri kalan ortakların tümü yazılı olarak onay verdikleri takdirde, ortaklar, bağlılık yükümüne veya rekabet yasağına aykırı düşen faaliyetlerde bulunabilirler. Esas sözleşme birinci cümledeki onay yerine ortaklar genel kurulunun onay kararını öngörebilir." Türk Ticaret Kanununun özen ve bağlılık yükümü, rekabet yasağı başlıklı 626.maddesi şu şekilde düzenlenmiştir: "Müdürler ve yönetimle görevli kişiler, görevlerini tüm özeni göstererek yerine getirmek ve şirketin menfaatlerini, dürüstlük kuralı çerçevesinde, gözetmekle yükümlüdürler. 202 ilâ 205 inci madde hükümleri saklıdır. Şirket sözleşmesinde aksi öngörülmemiş veya diğer tüm ortaklar yazılı olarak izin vermemişse, müdürler şirketle rekabet oluşturan bir faaliyette bulunamazlar. Şirket sözleşmesi ortakların onayı yerine ortaklar genel kurulunun onay kararını öngörebilir. Müdürler de ortaklar için öngörülmüş bulunan bağlılık borcuna tabidir."
Husumet bir davada davacı ve davalı tarafta yer alan kişilerin maddi hukuk açısından dava konusunu oluşturan hak veya hukuki ilişkinin tarafı olup olmadıklarını belirlemek için kullanılan kavramdır. Tarafların davada husumetlerinin bulunduğunun kabul edilebilmesi için dava konusu kılınmış hak veya hukuki ilişkinin gerçek tarafları olmaları gerekmektedir. Ancak bu takdirde tarafların davada sıfatları bulunduğu kabul edilir. Davacının davadaki sıfatına aktif husumet, davalının davadaki sıfatına ise pasif husumet adı verilir. Aktif husumet bir hakkı dava etme yetkisinin o hakkın sahibine ait olmasıdır. Pasif husumet ise eda davalarında dava konusu edilmiş olan hakka uymakla yükümlü olan kişidir.
Somut olay değerlendirildiğinde davacının gerçek kişi olduğu görülmektedir. Davacı gerçek kişinin haksız rekabet ve rekabet yasağı ile ilgili taleplerle doğrudan bir ilişkisi bulunmamaktadır.
Davacı tarafından ileri sürülen iddialar dava dışı .... 'ye ilişkindir. Davacı gerçek kişinin ...'de ortaklık sıfatının bulunması rekabet yasağından kaynaklı davayı davacı sıfatıyla kendi adına açabilmesi için yeterli değildir. Bu nedenlerle davacının aktif husumet ehliyeti bulunmamaktadır. Yargıtay 11.Hukuk Dairesinin 2022/5723 E., 2024/2192 K. ve Yargıtay 11.Hukuk Dairesinin 2024/387 E., 2024/8413 K. Sayılı ilamları da bu yöndedir. Husumet yokluğu bir defi değildir. Davada taraf olarak gösterilen kişiler arasında dava konusu edilen hakkın doğumuna engel olan bir itirazdır. Husumet ehliyetinin resen gözetilecek hususlardan olması nedeniyle huzurdaki davanın aktif husumet ehliyeti yokluğundan reddine karar verilmiştir. Yukarıda açıklanan maddi ve hukuki olgular karşısında davanın aktif husumet yokluğu nedeniyle reddine karar verilmesi usul ve yasaya uygun düşecektir.
1.Davanın aktif husumet nedeniyle usulden reddine,
2.Harçlar Kanunu gereği alınması gereken 615,40TL karar ve ilam harcından, peşin alınan 179,90TL harcın mahsubu ile bakiye 435,50TL harcın davacıdan tahsili ile hazineye irat kaydına,
3.Davalıların kendilerini vekil ile temsil ettirdikleri görülmekle, karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT uyarınca hesap ve takdir olunan 30.000,00TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalılara ödenmesine,
4.Davacı tarafından sarf edilen yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına, bakiye gider avansının karar kesinleştiğinde davacıya iadesine,
Dair, davacı vekili ile davalılar vekilinin yüzüne karşı, kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde mahkememize sunulacak, yahut mahkememize gönderilmek üzere bir başka mahkemeye ibraz edilecek bir dilekçeyle başvuru yapılmak suretiyle, Ankara Bölge Adliye Mahkemeleri ilgili Hukuk Dairesi nezdinde istinaf kanun yolu açık olmak üzere oy birliği ile karar verildi.28/05/2025
Başkan Üye Üye Katip
(e-imzalıdır)