11. Hukuk Dairesi
11. Hukuk Dairesi 2024/3952 E. , 2025/3386 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 44. Hukuk Dairesi
İLK DERECE MAHKEMESİ : İstanbul 1.Fikrî ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi
Bölge Adliye Mahkemesi kararı, Yargıtayca duruşma istemli olarak davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne, dava, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 369/2 hükmü gereğince miktar veya değer söz konusu olmaksızın duruşmalı olarak incelenmesi gereken dava ve işlerin dışında bulunduğundan duruşma isteğinin reddine karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
KARAR
I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; davalının www.n11.com sitesinde davacıya ait tanınmış ... markasını ürün, tanıtım, reklam ve anahtar sözcük olarak kullandığını ileri sürerek marka hakkına tecavüzün tespitine, durdurulmasına, önlenilmesine, 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu'nun (SMK) 151/1 hükmü kapsamında şimdilik 10.000,00 TL maddi, 200.000,00 TL manevi tazminatın davalıdan tahsiline, hükmedilecek maddi tazminata SMK'nın 151/1-(4) hükmüne göre hakkaniyete uygun bir payın eklenmesine karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; müvekkili şirketin hukuka aykırılık bildirimlere istinaden gerekli işlemlerin yaparak ihlal iddiasına konu içerikleri kaldırdığını, dava dilekçesi ekinde yer alan delil 3 ve delil 4, 13-14.11.2019 tarihlerine ilişkin tespitler olup söz konusu içeriklerin kaldırıldığı hususunun 21.11.2019 tarihinde davacı şirkete bildirildiğini, bilirkişi raporunda tespit olunan içeriklerden raporun tebliği ile haberdar olunduğunu, söz konusu içeriklerin engellendiğini, müvekkilinin davacı taraf ile marka kullanımına itiraz ettiği şirket arasındaki ihtilafın tarafı olmadığını, manevi tazminat talebinin de yasal dayanağı bulunmadığını, davalının içerik denetimi yapmadığını, yer sağlayıcı olduğunu, sorumluluğu bulunmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; N11 ibareli e- ticaret sitesinin içerik sağlayıcı olmadığı, yer sağlayıcı olduğu, e- ticaretin doğası gereği davalı tarafça ihbar edilen içerik yönünden kaldırma yapıldığı anda dahi farklı firmalarca gerek üyelik yoluyla gerekse üye olmayan şahıslar yoluyla e- ticaret sitesine yükleme yapılabilmesinin imkan dahilinde olduğu, e- ticaretin doğası gereği binlerce üyesi olan bir platformda davalının içerik denetimi yapamadığı için ancak uyar kaldır sistemine uygun hareket etmediği takdirde sorumlu olabileceği, davacının bu yönde delil sunamadığı, davalının ise kendisine yapılan tüm bildirimler sonrasında ihlal teşkil eden içerikleri kaldırdığına ilişkin delilleri sunduğu gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş, hüküm, davacı vekilince istinaf edilmiştir.
IV. İSTİNAF
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davalının "n11.com " isimli e- ticaret sitesinin sahibi olarak internet yer ve hizmet sağlayıcısı konumunda olduğu, dava konusu marka hakkını ihlal oluşturan kullanımların bu sitedeki içerik sağlayıcı sanal mağaza sahiplerine ait olduğu, davalının kendisine Beşiktaş 11. Noterliğinin 01.11.2018 tarihli ihtarnamesi ile bildirilen hukuka aykırı içerikleri 21.11.2018 tarihinde ve delil tespiti raporu ile belirlenen ihlalleri ise makul sürede sitesinden kaldırdığı, 5651 sayılı İnternet Ortamında Yapılan Yayınların Düzenlenmesi ve Bu Yayınlar Yoluyla İşlenen Suçlarla Mücadele Edilmesi Hakkında Kanun’un 5/1-2 hükmündeki "Yer sağlayıcı, yer sağladığı içeriği kontrol etmek veya hukuka aykırı bir faaliyetin söz konusu olup olmadığını araştırmakla yükümlü değildir. Yer sağlayıcı, yer sağladığı hukuka aykırı içeriği bu Kanunun 8 inci ve 9 uncu maddelerine göre haberdar edilmesi hâlinde yayından çıkarmakla yükümlüdür." şeklindeki yasal düzenleme uyarınca içerikleri kontrol yükümlülüğünün bulunmadığı, aynı yöndeki 6563 sayılı Elektronik Ticaretin Düzenlenmesi Hakkında Kanun’un 9. maddesi ile yer sağlayıcı ve aracı hizmet sağlayıcıların, tazminat sorumluluğu açısından, yayınlanan içeriği kontrol etmek veya hukuka aykırı bir faaliyetin söz konusu olup olmadığını araştırma yükümlülüğünün bulunmadığı, bu nedenle ihlalleri bilecek durumda da olmadığı, marka hakkına tecavüz eylemi esasen bir haksız fiil olduğundan, davalının sorumluluğuna gidilebilmesi için kusur şartının gerçekleşmesi ve dolayısıyla da davalının içerik sağlayıcısının fiiline iştirak halinde sorumluluğuna gidilebilmesi için önceden ihlal içeriği hakkında somut olarak haberdar edilmesi ve buna rağmen haklı veya yasal bir neden olmaksızın ihlal oluşturan içeriğin davalı tarafından web sitesinden çıkartılmaması gerekli olup davalının bu yönde kusurunun varlığı ispat edilemediğinden davanın reddine karar verilmesinin yerinde görüldüğü (Yargıtay Hukuk Genel Kurulu 2013/11-1138 - 2014/16,11. Hukuk Dairesi 2021/1372 - 2022/3514) gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf talebinin esastan reddine karar verilmiş, hüküm, davacı vekilince temyiz edilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Dava ve Hukuki Nitelendirme Dava, davacıya ait ...
markasının izinsiz kullanımı nedeniyle marka hakkına tecavüzün tespiti, durdurulması ve önlenilmesi ile maddi ve manevi tazminat talebine ilişkindir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Yapılan yargılama ve saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kuralları gözetildiğinde İlk Derece Mahkemesince verilen kararda bir isabetsizlik olmadığının anlaşılmasına göre yapılan istinaf başvurusunun 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 353/1-b(1) hükmü uyarınca Bölge Adliye Mahkemesince esastan reddine ilişkin kararın usul ve yasaya uygun olduğu kanısına varıldığından Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar vermek gerekmiştir.
VI. SONUÇ:
Yukarıda açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin temyiz itirazlarının reddi ile Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın HMK'nın 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA, aynı Kanun'un 372. maddesi uyarınca işlem yapılmak üzere dava dosyasının İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine, 14.05.2025 tarihinde kesin olarak oy birliğiyle karar verildi.