5. Hukuk Dairesi
5. Hukuk Dairesi 2024/8346 E. , 2025/6573 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ : Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 5. Hukuk Dairesi
İLK DERECE MAHKEMESİ : Denizli 4. Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki 4650 sayılı Kanun'la değişik 2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu'nun (2942 sayılı Kanun) 10 uncu maddesine dayanan kamulaştırma bedelinin tespiti ve kamulaştırılan taşınmazın davacı idare adına tescili davasında yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararın taraf vekillerince istinaf edilmesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesince başvurularının kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmü kaldırılarak, davanın yeniden görülmesi için dosyanın kararı veren İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesinin kaldırma kararı üzerine yeniden yargılama yapan İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararın taraf vekillerince istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvuruların esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı taraf vekillerince temyiz edilmekle; süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA Davacı idare vekili dava dilekçesinde özetle;
Denizli ili, ..., ... Mahallesi 3030 ada 4 parsel sayılı taşınmazın kamulaştırma bedelinin tespiti ile kamulaştırılan taşınmazın müvekkili idare adına tescilini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalılar vekili cevap dilekçesinde özetle; kamulaştırma işlemine karşı idare mahkemesinde iptal davası açacaklarını, kamulaştırma işlemlerinin 2942 sayılı Kanun'un 10 uncu maddesine göre yapıldığını, ancak ilgili maddede belirtilen hususlara riayet edilmediğini, dava dilekçesi dışında hiçbir belgenin kendilerine tebliğ edilmediğini, satın alma usulü şartlarına uyulmadan davanın açıldığını, dava konusu taşınmaz için davacı idare tarafından teklif edilen bedelin düşük olduğunu, taşınmazın konumu itibarıyla kıymetli bir bölgede yer aldığını ileri sürmüştür.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın kabulüne ve kamulaştırma bedelinin tespiti ile davalılara ödenmesine, dava konusu taşınmazın davalılar adına olan tapu kaydının iptali ile kamulaştırılan taşınmazın davacı idare adına tesciline karar verilmiştir. IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
1.Davacı idare vekili istinaf dilekçesinde özetle; hükmedilen kamulaştırma bedeli önceki kararla hükmedilen bedelden düşük olmasına rağmen faiz bitiş tarihinin son karar tarihi olarak belirlenmesinin hatalı olduğunu, dava konusu taşınmaz için belirlenen bedelin yüksek olduğunu, taşınmazın imar planında belediye hizmet alanında kalması nedeniyle Yargıtay içtihatları doğrultusunda %10 oranında makul bir indirim yapılması gerektiğini ileri sürmüştür.
2.
Davalılar vekili istinaf dilekçesinde özetle; uzlaşma görüşmelerinin 2942 sayılı Kanun çerçevesinde yapılmadığını, dava konusu taşınmaz için belirlenen bedelin düşük olduğunu, taşınmazın konumu itibarıyla kıymetli bir bölgede yer aldığını, emsal karşılaştırmasının kanunun aradığı şartlara uygun olarak yapılmadığını, emsal seçimi ve değerlendirmesinin hatalı yapıldığını, emsal alınan taşınmaz satışının eski tarihli olduğunu ve uzak mesafede bulunduğunu, dava tarihine göre belirlenen bedele objektif değer artışı uygulanması gerektiğini ileri sürmüştür.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile hükme esas alınan bilirkişi raporunda 2942 sayılı Kanun’un 11 inci maddesinin birinci fıkrasının (g) bendi gereğince taşınmazın zeminine arsa niteliğine göre emsal araştırma yöntemi ile kıymet takdirinde bir isabetsizlik bulunmadığı, bilirkişi raporunda mukayese emsal olarak kabul edilen satış işleminin dava tarihinden önce yapıldığı, özel amaç taşımadığı, hükme esas alınan bilirkişi raporunda yapılan mukayese sonucunda dava konusu taşınmazın emsalden daha değerli olduğunun tespit edildiği, emsalin vergi değerine ilişkin Pamukkale Belediye Başkanlığı Mali Hizmetler Müdürlüğünün 15.09.2022 tarihli yazısı ekinde gönderilen belgeler incelendiğinde emsalin dava tarihindeki emlak vergisine esas asgari metrekare birim değerinin 496,73 TL/m² olduğu, dolayısıyla belirlenen değerlilik katsayısının emlak vergi değerleri ile de ters orantı oluşturmadığı, emsal taşınmazın da imar parseli niteliğinde olması nedeni ile düzenleme ortaklık payı denkleştirmesi yapılmasına gerek bulunmadığı, bilirkişi raporunda emsal satış işlemindeki metrekare birim fiyatı dava tarihine güncellenerek değerlilik katsayısı uygulanmak suretiyle davaya konu taşınmazın dava tarihindeki metrekare birim fiyatının tespit edildiği, davaya konu taşınmaz yönünden belirlenen metrekare birim fiyatının taşınmazın konum ve özellikleri ile uyumlu olduğu, dava konusu taşınmaz üzerinde bulunan bodrum, zemin, 2 normal kattan oluşan betonarme yapıya 2942 sayılı Kanun'un 11 inci maddesinin birinci fıkrasının (h) bendi uyarınca resmî birim fiyatları esas alınıp yıpranma payı düşülerek değer biçilmesinde de bir usulsüzlük bulunmadığı, yapının değerinin Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığınca yayımlanan Yapı Yaklaşık Birim Maliyetleri Hakkındaki Tebliğine göre belirlendiği, yapının mesken amaçlı olarak kullanıldığı ve üç kattan daha yüksek olmadığı gözetildiğinde taşınmaz üzerindeki yapıya uygun düşen III/A grubunda değerlendirilerek metrekare birim fiyatının belirlendiği, yıpranma payı da düşülerek değer biçilmesi sonucunda yapı değerinin tespit edilmesinde usulsüzlük bulunmadığı, taşınmazın zemin bedeli ve yapı bedelinden ibaret toplam kamulaştırma bedelinin hesaplandığı, hükme esas alınan bilirkişi raporundaki inceleme ve değerlendirmelerin kanunda belirlenen usule uygun olduğu kanaatine varıldığından taraf vekillerince hüküm altına alınan kamulaştırma bedeline yönelik olarak ileri sürülen istinaf sebeplerinin yerinde görülmediği, davacı vekilinin faize yönelik olarak ileri sürdüğü istinaf sebebine gelince; İlk Derece Mahkemesince verilen önceki hükümde kamulaştırma bedelinin tamamının davalılara derhal ödenmesine karar verilmediği, idarenin kıymet takdir raporunda belirlenen bedelle Mahkemece tespit edilen bedel arasındaki farkın karar kesinleştiğinde davalılara ödenmesine karar verildiği anlaşıldığından eldeki istinafa konu hükümde tespit edilen bedelle ilk hükümde tespit edilen ve derhal ödenmesine karar verilen bedel arasındaki fark olan kamulaştırma bedeline, İlk Derece Mahkemesinin son karar tarihine kadar faiz işletilmiş olmasında da usul ve kanuna aykırı bir yön bulunmadığı gerekçesiyle taraf vekillerinin istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
1.Davacı idare vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü sebepleri tekrar etmiştir.
2.Davalılar vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü sebepleri tekrar etmiştir. C. Gerekçe
1.Uyuşmazlık ve Hukukî Nitelendirme Uyuşmazlık, ... olarak davacı idare ile davalı tapu malikleri arasındaki kamulaştırma bedelinin tespiti istemine ilişkindir.
2.Değerlendirme
1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2.Arsa niteliğindeki Denizli ili, ..., ... Mahallesi 3030 ada 4 parsel sayılı taşınmazın zeminine 2942 sayılı Kanun’un 11 inci maddesinin birinci fıkrasının (g) bendi uyarınca emsalin üstün ve eksik yönleri belirlenip kıyaslaması yapılarak; üzerinde bulunan yapılara aynı Kanun'un 11 inci maddesinin birinci fıkrasının (h) bendi uyarınca resmi birim fiyatları esas alınıp yıpranma payı düşülerek değer biçilmesi yerindedir.
3.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup temyiz dilekçelerinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle; Taraf vekillerinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Taraflardan peşin alınan temyiz harçlarının Hazineye irat kaydedilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,30.04.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.