T.C. ... 8. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: 2023/592 Esas - 2024/901
TÜRK MİLLETİ ADINA GEREKÇELİ KARAR
T.C.
...
8. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
KARAR
GEREKÇELİ KARARIN
Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; 03.04.2019 tarihinde sürücü ...sevk ve idaresindeki .... .... .... plakalı araç sürücüsünün dikkatsiz ve özensiz araç kullanması nedeniyle asli ve tamamen kusurlu olduğunu, kazanın meydana gelmesinde müvekkilinin hiçbir kusuru bulunmadığını, olaya ilişkin olarak İdil Cumhuriyet Başsavcılığında soruşturma yürütüldüğünü, kazaya yol açan .... ... ... 'in ağır derecede yaralanması nedeniyle uğradığı maddi zararın davalı sigorta şirketince kaza tarihinde geçerli olan poliçe teminat limitleri dahilinde karşılanması gerektiğini, sözleşme süresi içinde Hazine Müsteşarlığı’nın bağlı bulunduğu bakanlıkça teminat tutarları arttırıldığı takdirde, bu poliçede yazılı teminat tutarları, herhangi bir işlem gerek kalmaksızın yeni teminat tutarları üzerinden geçerli olduğunu, bu nedenle meydana gelen maddi zararın sigorta şirketince kaza tarihinde geçerli olan poliçe teminat limitleri dahilinde karşılanması gerektiğini, müvekkilinin uğradığı zararın tazmini ile yükümlü bulunanların meydana gelen zarar nedeniyle müştereken ve müteselsilen sorumluluğu bulunduğunu, bu nedenle müşterek ve müteselsil sorumluluk esası çerçevesinde meydana gelen zararı tazmin etmesi gerektiğini, dosya kapsamında yapılacak tazminat hesaplamasında, güncel Yargıtay kararları ve içtihatları göz önünde bulundurulduğunda TRH-2010 yaşam tablosu ve Porgressive Rant formülüne göre hesaplama yapılması gerektiğini, kaza sonucu müvekkili ... ağır şekilde yaralandığını ve uzun süren bir tedavi süreci atlattığını, ayrıca müvekkilinin vücudunun muhtelif yerlerinde çeşitli yaralanmalar meydana geldiğini, müvekkilinin yaşamı birden bire değiştiğini, dava açılmadan önce yasal zorunluluk gereği Cizre Arabuluculuk Bürosuna 2020/34 numaralı arabulucuk dosyası ile başvuruda bulunulmuş olduğunu, arabuluculuk faaliyetleri neticesinde davalı sigorta şirketiyle herhangi bir uzlaşma sağlanamadığından dolayı işbu davayı açma zaruriyetinin hasıl olduğunu, bu husus hakkında uzlaşma sağlanamadığını, 03.04.2019 tarihinde meydana gelen tek taraflı, yaralanmalı ve maddi hasarlı trafik kazası nedeniyle müvekkillinin uğramış olduğu maddi zararlar için, fazlaya dair talep ve dava hakları saklı kalmak kaydıyla, şimdilik müvekkili ...'in sürekli iş göremezliği nedeniyle 100,00-TL ve geçici bakıcı gideri zararları nedeniyle 100,00-TL olmak üzere toplamda 200,00-TL maddi tazminatın davalının temerrüde düştüğü tarihten itibaren işlemiş avans faiziyle birlikte davalı tarafından müştereken ve müteselsilen tazmin edilmesi, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalıdan tahmil edilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili vermiş olduğu cevap dilekçesinde özetle; Davaya konu kazaya karışan ... plaka sayılı aracın müvekkili şirket nezdinde 67502158 numaralı Karayolları Trafik Kanunun Zorunlu Mali Sorumluluk Sigorta Poliçesi ile sigortalı olduğunu, müvekkili şirketin Karayolları Trafik Kanunun Zorunlu Mali Sorumluluk Sigorta Poliçesi gereğince dava konusu zararlara ilişkin olarak sorumluluğu poliçe limiti ile sınırlı olup sigortalı araç sürücüsünün kusuru oranında ve zarar nispetinde olduğunu, poliçeye müstenit müşterek müteselsil sorumluluğu poliçe limitiyle sınırlı olmakla beraber; masraf, vekâlet ücreti sorumluluğu da bu miktara isabet eden oranlarda olacağını, poliçe limitinin maktuen ödenecek rakam olmadığını, poliçe limiti üzerindeki zararlardan müvekkili şirketin sorumluluğu bulunmadığını, zorunlu trafik sigortasının sorumluluk sigortası olduğunu, bu nedenle bu sigorta ile sigorta ettiren kişinin işleteni olduğu motorlu araçların üçüncü kişilere verdikleri zararların karşılanmasının amaçlandığını, sigortacı ise, KTK ve Genel Şartlar Mucibince poliçede tanımlanan motorlu aracın işletilmesi sırasında, bir kimsenin ölümüne veya yaralamasına veya bir şeyin zarara uğramasına sebebiyet vermiş olmasından dolayı, 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu’na göre işleten düşen hukuki sorumluluğu, zorunlu sigorta limitine kadar temin edeceğini, böyle bir halde zorunlu trafik sigortasında, sigortacının karşılamakla yükümlü olduğu zararlar, işletme halinde motorlu aracın neden olduğu kazalarda üçüncü kişilerin zararına neden olacak bir kazanın meydana gelmesi ve bu kazada araç işleteninin sorumlu bulunması gerektiğini, dolayısıyla KTK.
86.Madde gereğince araç işleteninin ve sürücünün kusursuz olduğu hallerde sigortacının da tazminat ödeme yükümlülüğü olmayacağını, davacı tarafın avans faiz talep etmesinin hukuka aykırı olduğunu, davanın reddine, müvekkili şirket aleyhine hüküm kurulmamasına karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE
Dava, 03.04.2019 tarihinde meydana gelen trafik kazası sonucu ağır şekilde yaralanan davacının, uğradığı sürekli iş göremezlik ve geçici bakıcı gideri zararlarının davalı sigorta şirketinden tazmini istemine ilişkindir.
İncelenen tüm dosya ve evrak kapsamı itibari ile; Taraflar arasında görülen davanın 22.10.2024 tarihli duruşması sırasında davacı vekili verdiği beyanında; Sigorta şirketi ile sulh olduklarını, bu konuda Protokol yaptıklarını, zararlarının giderildiğini, ödemeyi aldıklarını, karşılıklı olarak vekalet ücreti ve yargılama giderlerini talep etmediklerini, davalı tarafın ödeme yaptığı için arabuluculuk ücreti konusundaki takdirin mahkemeye ait olduğunu, davanın konusuz kaldığını, sulh protokolünü mahkemeye sunmak üzere süre talep ettikleri yönünde beyanda bulunduğu, söz konusu beyan üzerine mahkememizce davacı vekiline, sulh protokolü ile ilgili olarak yazılı olarak beyanda bulunulması ve sulh protokolünü mahkememize sunmak üzere 2 haftalık süre verildiği ve sulh protokolü sunulduğunda davacı vekilinin yazılı beyanı ile birlikte davalı tarafa tebliği yönünde ara karar oluşturulduğu, ancak verilen ara karar gereklerinin davacı vekilince yerine getirilmediği ve 24.12.2024 tarihli celseye davacı vekilince katılınmadığı, herhangi bir beyanda bulunulmadığı, davacı vekilince mazeret bildirilmediği görülmekle, davanın davacı vekilince takip edilmediği ancak 22.10.2024 tarihli celsede vermiş olduğu beyan uyarınca, araştırılacak başkaca bir hususun kalmadığı anlaşılmakla, yargılamaya son verilmiştir.
Bu durumda; trafik kazası sonucu yaralanan davacının uğradığı dava konusu maddi zararların tazmini amacıyla açtığı işbu davada, yargılamanın devamı sırasında taraflar arasında sağlanan uzlaşma gereği davacı tarafa ödemenin yapıldığı, davalı tarafça yargılama sırasında yapılan işbu ödeme sonucu davanın konusuz kaldığı, tarafların birbirlerinden herhangi bir talepte bulunmadıkları anlaşılmakla, yargılama sürecinde yapılan ödeme nedeniyle konusuz kalan davada esas hakkında karar verilmesine yer olmadığına, taraflarca yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerlerinde bırakılmasına, tarafların leh ve aleyhine vekâlet ücreti hükmedilmesine yer olmadığına, alınması gereken harç ve Arabuluculuk giderinden ise dava açılmasına sebebiyet veren davalı sigorta şirketinin sorumlu tutulmasına karar vermek gerekmekle, açıklanan esaslara uygun olarak aşağıdaki şekilde hüküm fıkrası oluşturulmuştur.
1.Yargılama sırasında davalı tarafça ödeme yapılmış olması nedeniyle konusuz kalan davada ESAS HAKKINDA HÜKÜM KURULMASINA YER OLMADIĞINA,
2.Harçlar Kanunu uyarınca alınması gereken harç olan 427,60-TL harçtan, peşin alınan 269,85-TL'nin mahsubu sonucu kalan 157,75-TL alınması gerekli harcın davalıdan tahsili ile Hazineye irat kaydına,
3.Taraflarca yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerlerinde bırakılmasına,
4.Taraflar arasında yapılan anlaşma uyarınca, taraflar yararına veya aleyhine vekâlet ücreti hükmedilmesine yer olmadığına,
5.Arabuluculuk Kanununun 18/A(13). maddesi uyarınca karar tarihinde yürürlükte bulunan Arabuluculuk Ücret Tarifesi uyarınca Adalet Bakanlığı bütçesinden karşılanan 1.320,00-TL Arabuluculuk giderinin davanın açılmasına sebebiyet vermiş olması nedeniyle davalıdan tahsili ile Hazineye gelir kaydına,
6.Taraflarca yatırılan gider avansından kullanılmayan kısmın karar kesinleştiğinde ve talep halinde ilgilisine iadesine, Dair; taraf vekillerinin yokluğunda gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki haftalık süre içerisinde ... BAM'da İstinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 24/12/2024