6. Hukuk Dairesi
6. Hukuk Dairesi 2024/876 E. , 2025/1838 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi
Mahkemece bozmaya uyularak verilen karar; davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hakimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü. I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; taraflar arasında 25.02.2008 tarihli koyun ağılı kömür sahaları sondaj sözleşmesi imzalandığını, davacının sözleşme gereği çalışmalarını yaptığını, çalışma bedelinin %45'ini kapsayan kısım için 24.02.2009 tarihli, 23.092,13 TL bedelli faturayı davalıya gönderdiğini, bu bedelin ödendiğini, bakiye %55'lik kısım için 30.04.2009 tarihli, 28.223,71 TL bedelli fatura tanzim edilerek davalıya gönderildiğini, ancak davalı tarafça fatura bedelinin ödenmediğini, İzmir 13. İcra Müdürlüğü'nün 2009/11461 Esas sayılı dosyası ile tahsil için icra takibinde bulunduklarını, davalının yetki ve borca itiraz ettiğini, İzmir 3. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2009/677 Esas sayılı dosyası ile açılan itirazın iptali davası sonunda yetkisizlik kararı ile dosyanın Ankara'ya gönderildiğini, Ankara 10. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2011/663 Esasına kaydedildiğini, yargılama devam ederken davalı tarafın davacının edimini yerine getirmediği iddiasıyla 23.092,13 TL alacak için Ankara 2. Asliye Ticaret Mahkemesi'ne 2011/466 Esas sayılı dosya ile dava açtığını, bu davanın da Ankara 10. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2011/663 Esas sayılı dosya ile birleştirildiğini, dosya üzerinde bilirkişi incelemesi yapıldığını, davacının sözleşme gereği edimini yerine getirdiği, davalı şirketin herhangi bir zararının doğmadığının tespit edildiğini, sonuçta birleşen dosyanın reddine, davacı ... Mühendislik tarafından açılan davanın da yetkisiz icra dairesinde yapılan takibin yok hükmünde olması nedeniyle reddine karar verildiği, bu kararın tebliği ile davalı borçlu tarafından kendi açmış olduğu dava yönünden temyiz edildiğini, ... Mühendislik tarafından açılan dava yönünden verilen kararın temyiz edilmediğini, itirazın iptali davasının her iki taraf yönünden de kesinleştiğini, Ankara 30. İcra Müdürlüğü'nün 2012/15196 Esas sayılı dosyası ile yaptıkları icra takibine davalının itirazlarının yerinde olmadığını, davanın kabulü ile davalının icra dosyasına yaptığı itirazın iptaline, takibin devamına ve davacı lehine icra inkar tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; taraflar arasındaki Ankara 10. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2011/663 Esas sayılı dosyanın henüz kanun yollarının tükenmediğini ve kesinleşmediğini, bu sebeple derdestlik itirazında bulunduklarını, davacının yetkisiz icra müdürlüğünde açmış olduğu takibin yetki itirazı üzerine Ankara İcra Müdürlüğü'ne gönderildiğini, Ankara 30. İcra Müdürlüğü'nün 2012/15196 Esas sayılı dosyasında gönderilen ödeme emrine itiraz ettiklerini, öncelikle davanın derdestlik yönünden reddini talep ettiklerini, ayrıca ilk icra takibindeki itiraz tarihinden itibaren neredeyse 4 yıl geçtiğini, bu sebeple itirazın iptali davasının süresinde olmadığını, esas yönünden de davacının edimini yerine getirmediğini, davalının zararını gidermediğini, bu sebeple davanın reddine karar verilmesini talep ettiklerini beyan etmiştir.
III. MAHKEME KARARI
Mahkemenin 12.06.2014 tarihli kararı ile yetkisizlik kararı sonrasında Ankara İcra Müdürlüğü'nce yeniden ödeme emri düzenlenip tebliğ edildiğinden ve ödeme emrine itiraz üzerine itirazın iptali davası açıldığından derdestlik itirazının reddine, kesinleşen 2011/663 Esas, 2012/454 Karar sayılı dosyasında alınan bilirkişi raporunda davalının iddiaları yerinde görülmediği, faturanın dayanağı olan EFO-22 no'lu kuyunun sözleşmeye göre yapıldığının tespit edildiği, davalının işin bedelini ödemesi gerektiği, davalının icra dosyasına yaptığı itiraz yerinde görülmeyerek davanın kabulüne, alacak faturaya bağlı ve likit olduğundan kabul edilen miktarın taktiren % 20'si oranında hesaplanan icra inkar tazminatının davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
Mahkemenin 12.06.2014 tarihli kararının süresi içinde davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine Yargıtay 15. Hukuk Dairesi'nce, konusunda uzman bir bilirkişiden EFO- 22 numaralı kuyunun 350 metreye kadar olan derinliğinin bedelinin sözleşme fiyatlarıyla hesap ettirilmesi, hesap edilen bu bedelin %55'nin saptanması ve saptanan bu miktara KDV ilave edilerek sözleşme kapsamındaki iş bedelinin hesap ettirilmesi; geriye kalan 12,40 metre derinliğe ilişkin iş bedelini de işin yapıldığı 2009 yılı serbest piyasa rayiç fiyatlarına göre hesap ettirilerek bu şekilde bulunacak sözleşme dışı iş bedelinin yine %55'i nin belirlenmesi, belirlenen bu bedelin içerisinde KDV'de bulunduğu dikkate alınarak ayrıca KDV ilave edilmeksizin sözleşme bedeli uyarınca bulunan iş bedeline ilave edilmek suretiyle davacının hak ettiği toplam iş bedelinin saptanması gerektiği ve alacağın tespiti yargılamayı gerektirdiğinden likid kabul edilemeyeceğinden inkâr tazminatının reddine karar verilmesi gerektiği gerekçesiyle bozulmasına karar verilmiştir.
Mahkemenin ilam başlığında tarih ve sayısı belirtilen kararı ile bozma ilamına uyulmasına ve davacının kömür sahaları sondaj işleri sözleşmesinden kaynaklanan bakiye alacağın tahsili amacı ile iş bu davayı açtığı, bozma ilamı doğrultusunda alınan rapor ve ek raporda belirtildiği gibi davacının 11.682,00 TL, 200 metrelik sondaj için, 10.221,65 TL, 150 metrelik sondaj için, 724,28 TL 12,40 metre sondaj için iş bedeli hakettiği, davalının toplam 22.627,93 TL'ye yapmış olduğu itirazın haksız olması nedeni ile davanın kısmen kabulüne, kabul edilen bu miktara takip tarihinden itibaren avans faizi uygulanmasına, şartları oluşmayan inkâr tazminatının reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davalı vekili temyiz dilekçesinde;
a)Karardan hangi icra dairesinde yapılan itirazın iptaline karar verildiğinin anlaşılamadığını, Ankara Ticaret Mahkemesince İzmir İcra Müdürlüğünde yapılan icra takibine itirazın değerlendirilemeyeceğini,
b)Davacının edimini yerine getirmediğini, ifayı başka şirkete yaptırmak durumunda kaldığını, bu durumun delil tespit raporu ile sabit olmasına rağmen yapılan yargılamada davanın reddine karar verilmesinin ve akabinde işbu davada itirazın iptaline karar verilmesinin hukuka aykırı olduğunu beyan etmektedir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe Dosya içeriğine, bozmanın mahiyeti ve kapsamına göre taraflar arasındaki uyuşmazlık, eser sözleşmesinden kaynaklanan fatura alacağına dayalı icra takibine yapılan itirazın iptali istemine ilişkindir. Mahkemelerin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun geçici 3/2. maddesinin atfı ile uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun 427. ile 439/2. maddelerinde yer alan sebeplerden birinin varlığı halinde mümkündür.
Temyizen incelenen mahkeme kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Davalı vekilinin yerinde görülmeyen temyiz sebeplerinin reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz harcının temyiz edene yükletilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine, Karara karşı tebliğ tarihinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme isteminde bulunulabileceğine, 05.05.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.