Esas No
E. 2024/2426
Karar No
K. 2025/1986
Karar Tarihi
Karar Sonucu
ONANMASINA
Hukuk Alanı
Genel Hukuk

6. Hukuk Dairesi         2024/2426 E.  ,  2025/1986 K.

"İçtihat Metni"MAHKEMESİ : İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 14. Hukuk Dairesi

SAYISI: 2024/764 E., 2024/904 K.

İLK DERECE MAHKEMESİ : Manisa Asliye Ticaret Mahkemesi

SAYISI: 2023/364 E., 2023/696 K.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekilince duruşma istemli temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, 13.05.2025 tarihinde duruşma yapılmasına ve duruşma gününün taraflara davetiye ile bildirilmesine karar verilmiştir.

Belli edilen günde davacı vekili Avukat ... ile davalı vekili ....’in gelmiş olmalarıyla duruşmaya başlanarak hazır bulunan avukatların sözlü açıklamaları dinlendikten sonra işin incelenerek karara bağlanması için uygun görülen saatte Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlenerek dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA

Davacı vekili dava dilekçesinde; T.C. Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı'nın kredi desteği ile davalının sorumluluğu altında yapılacak olan, 2022/3 yılı birim fiyatları ile 520.000.000,00 TL keşif bedelli 50 adet iş yeri yapım işi ihalesinin 29.11.2022 tarihinde anılan Bakanlık nezdinde yapıldığını, ihale konusu işin müvekkili uhdesinde kaldığını, kesinleşen ihale kararının 06.12.2022 tarihinde Bakanlık tarafından davalıya gönderildiğinden davalının 20.12.2022 tarihli yazısına istinaden 16.12.2022 tarihine kadar davacı ile davalı arasında sözleşmenin imzalanmasının gerektiğini, davacı tarafından sözleşmenin imzası için tüm hazırlıklar ve sözleşme için gerekli vecibeler ifa ile hazır hale getirildiğini ve nihayetinde de 28.12.2022 tarihinde müvekkil davacı yetkilileri aldıkları randevu ile Kula ....Noterliği’nde hazır bulunarak sözleşmenin akdedilmesi için davalı yetkililerini uzunca bir müddet beklediklerini, ancak davalı yetkilileri hiçbir gerekçe sunmadan sözleşme yapmaktan vazgeçtiklerini ifade ettiklerinden ihale konusu işin sözleşmesinin yapılamadığını, müvekkili tarafından ihale hazırlık teklif hazırlama, banka geçici ve kesin mektup komisyonu, kredi açma gideri, ipotek masrafı, ihale sonrası giderleri, sözleşme masrafları, ulaşım nakliye haberleşme ve merkez ofis giderlerinden oluşan toplam 980.649,00 TL harcama yapıldığını, sözleşmenin imzasından imtina ederek işin yapımına haksız olarak müsaade etmeyen davalının kusurlu olduğunu ileri sürerek, harcanan giderler ve sözleşmenin imzalanmaması nedeniyle mahrum kalınan kazanç olarak şimdilik 50.000,00 TL alacağın tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP

Davalı vekili cevap dilekçesinde; Bakanlığın kredi desteği, müvekkilinin sorumluluğuna dayalı olarak bakanlık tarafından ihale açıldığını, bu ihaleye davacı şirketin girdiğini ve yapım işinin uhdesinde kaldığını, müvekkilinin üye sayısının 50 kişi olup, bu sayının oldukça az bir sayı olduğunu, 2018 yılında başvurusu yapılan yatırım projesinin büyüklüğü 2022/3 yılı birim fiyatlarına göre 520.000.000,00 TL gibi büyük bir rakama ulaştığını, müvekkilinden proje kapsamında bakanlıkta ödenek olmaması halinde bakanlığın kredi olarak tahsis ettiği %70'lik kısmın kooperatif olarak ödenmesi yönünde ihaleyi alan şirket için taahhüt istendiğini, ancak bu durumda zaten tüm üye sayısı 50 kişi olan kooperatifin kişi başı 10.400.000,00 TL gibi bir rakamı ödemesi gerekeceği dikkate alındığında müvekkili kooperatifin söz konusu krediyi kullanmaktan vazgeçmek zorunda kaldığını, zira sözleşme gereği birim maliyetlerin artması halinde bu rakamın kat ve kat yukarıya çıkacağını ve müvekkili kooperatifi iflasa sürükleyebileceğinin öngörüldüğünü, bu nedenle müvekkili kooperatifin davacı şirketin noterde sözleşme imzalama teklifini reddetmek zorunda kaldığını, davacının talebinin şartları varsa bakanlığa karşı idare mahkemesinde açacağı tam yargı davası ile talep etmesinin gerektiğini, davacı firma tarafından müvekkiline husumet yöneltilmesinin mümkün olmadığını, müvekkili ile davacı firma arasında herhangi bir ticari ya da sözleşmesel ilişkinin hiç kurulmadığını, müvekkili kooperatifin davacı firmayla sözleşme yapmaya yönelik bir taahhüdünün olmadığını, müvekkilinin davacı firma ile doğrudan bir görüşmesinin dahi söz konusu olmadığını, kabul manasına gelmemek üzere, davacının sözleşme kurulmamasından kaynaklı olarak istediği kalemlerin belgeye dayanmayan tamamıyla davacı tarafından ortaya atılmış afaki masraflar olduğunu ve davacı tarafından da ispat edilmiş giderler olmadığını, davacı tarafın yoksun kalınan kâr mahrumiyeti talep edebilmesi için önce bir sözleşme olması ve bu sözleşmenin müvekkili tarafından haksız olarak feshedilmesi veya sözleşme şartlarına uyulmaması nedeniyle davacının işi yapamaması ve bu sebeple kar kaybının oluşmasının gerektiğini, zira kâr mahrumiyetinden kaynaklanan zararın dayanağı sözleşme sorumluluğu olduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile 4734 sayılı Kanun'a göre ihale, sözleşmenin imzalanması ile tamamlanan işlemlerin bütünü olduğu, yapılan ihalelerde sözleşmenin imzalanmasına kadar anılan kanunda yer alan kuralların uygulanacağı, yapılan ihaleye ilişkin istemlerin sözleşmenin imzalanması anına kadar idari işlem mahiyetinde olup, sözleşmenin imzalanması ile özel hukuk alanına girdiği,somut olayda taraflar arasında sözleşme imzalanmadığı için özel hukuk alanında yer alan bir sözleşme ilişkisi kurulmadığı ve buna göre davalı kooperatifin, sözleşmenin imzalanmaması nedeniyle sözleşmede taraf sıfatı bulunmadığı, davacının ihale sözleşmesinin imzalanmaması nedeniyle tazminat talebini davalı kooperatife yönelttiği ancak ihale evraklarına göre dava konusu yapım işi ihalesinin iptal edilmesine ilişkin nihai kararın ihale makamı bakanlık tarafından alındığı, davalı kooperatifin davada husumeti bulunmadığı gerekçesiyle, davanın husumet yokluğu nedeniyle reddine karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile kararın usul ve yasaya uygun olduğu gerekçesiyle istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ

A. Temyiz Sebepleri

Davacı vekili temyiz dilekçesinde;

a)Dava konusu işin davalı kooperatifin işi olduğunu, davalı kooperatifin sorumluluğu altında yapılacak bir iş olduğunu, yapım işinin Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı'nın kendi isteği ile ve kendi ihtiyaçları için gerçekleştirilecek bir iş olmadığını,

b)Dava konusunun, ihalesi yapılan yapım işinden davalı kooperatifin vazgeçmesi üzerine müvekkilin uğradığı zararların tazmini istemi olduğunu,

c)Özel hukuk ilişkisinin, ihale sürecinin tamamlanmış olması, birçok emek, zaman ve masraf harcanması, geçici banka teminat mektupları komisyonları ödenmek ve prosedürler ikmal edilmek suretiyle sunulmuş hususlar çerçevesinde ziyadesiyle kurulduğunu,

d)Noterdeki sözleşmenin imzalanmasının inşai yenilik doğurucu bir hakkın ortaya konması niteliğinde olmadığını, bildirici yenilik doğurucu bir hakkın ortaya konması niteliğinde olduğunu,

e)İhalenin kesinleşmesinin inşai doğurucu hakkın ve özel hukuk ilişkisinin başlangıcı olduğunu,

f)Kesinleşmiş ihale kararından sonra anılan noter huzurundaki sözleşmeyi müvekkil davacı taraf imza etmemiş olsaydı geçici teminat mektuplarının irat olarak kaydedilecek olduğunu beyan etmektedir.

B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, ihale sonucu sözleşme yapılamaması nedeniyle uğranılan zararın ve kâr kaybının tahsili istemine ilişkindir.

Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı halinde mümkündür.

Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup, davacı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR

Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 370/1. maddesi hükmü uyarınca ONANMASINA,

Dairemizdeki duruşmada vekille temsil edilen davalı yararına takdir olunan 28.000,00 TL duruşma vekalet ücretinin davacıdan alınarak, davalıya verilmesine, Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz eden davacıya yükletilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 13.05.2025 tarihinde oy birliği ile karar verildi.

Karar Etiketleri
© 2026 İçtihat Pro — ictihatpro.com  |  Bu belge bilgilendirme amaçlıdır. Resmi belge niteliği taşımaz.

İçtihat Pro Blog