. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
- Mahkeme
- KONYA . ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
- Daire
- . ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
- Karar Tarihi
- 27.06.2025
- Dava Türü
- DIGER
- Hukuk Alanı
- Sigorta Hukuku
- Karar Sonucu
- REDDİNE
T.C. KONYA . ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: ... Esas - ...
TÜRK MİLLETİ ADINA
T.C.
KONYA
. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
GEREKÇELİ KARAR
Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
BEYANLAR:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle şu hususları belirtmiştir; davacı ..., müteveffa annesi ...’ün tek mirasçısı sıfatıyla, 21.05.2017 tarihinde meydana gelen trafik kazasında ölen kardeşi ... nedeniyle annesinin destekten yoksun kalma tazminatı alacağını talep etmektedir. Kazada, annesi ... yaralanmış ve ... vefat etmiştir. Aynı kazaya ilişkin olarak annesi lehine daha önce açılan davada tazminat ödemesi yapılmış ve dosya kesinleşmiştir. Ancak, destekten yoksun kalma tazminatı için 15.05.2018 tarihinde davalı ... Sigorta’ya başvurulmuş olmasına rağmen, yalnızca 2.263,00 TL ödeme yapılmıştır ve bu tutar zararı karşılamaktan uzaktır. Müteveffa ..., oğlunun vefatı nedeniyle destekten yoksun kalmış ve kısa süre önce vefat etmiştir. Ev hanımı olan ...’ün, oğlunun gelirine bağımlı yaşadığı, müteveffa ...’ün bekar olduğu ve annesiyle birlikte yaşadığı belirtilmiştir.
Davadan önce arabuluculuk süreci işletilmiş ancak anlaşma sağlanamamıştır. Netice-i talep olarak, destekten yoksun kalma tazminatının belirlenecek miktarının (fazlaya dair haklar saklı kalmak kaydıyla) şimdilik 500,00 TL’sinin temerrüt tarihinden itibaren faiziyle birlikte davalıdan tahsili ile mirasçı davacı ...’e ödenmesi; yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalıya yükletilmesi talep edilmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle şu hususları belirtmiştir; usule ilişkin olarak, dava dilekçesi ekinde sunulan delillerin kendilerine tebliğ edilmediğini belirterek, HMK m.121 gereğince bu eksiklik tamamlanmadan davaya cevap verme haklarını saklı tuttuklarını bildirmiştir. Esasa ilişkin olarak, davaya konu aracın müvekkil sigorta şirketine ait poliçe ile sigortalandığını, bu bilginin davayı kabul anlamına gelmediğini ifade etmiş; yapılan 2.725,00 TL ödemenin içeriğinin belirlenmesi ve varsa hesaplamada mahsup edilmesi gerektiğini belirtmiştir. Kaza ile ilgili kusur değerlendirmesi yapılmadan müvekkil şirketin sorumluluğunun doğmayacağı, kazada müteveffa ...'ün kavşak kuralını ihlal ederek kusurlu olduğu, bu nedenle dosyanın Adli Tıp Kurumu Trafik İhtisas Dairesi’ne gönderilerek kusur tespiti yapılmasının gerekli olduğu savunulmuştur. Tazminat hesaplamalarının aktüer sıfatına sahip bilirkişiler tarafından, ZMMS Genel Şartları ve 7327 sayılı Kanun’la değişen 2918 sayılı KTK m.90 hükmü doğrultusunda TRH yaşam tablosu ve %2 teknik faizle yapılması gerektiği vurgulanmıştır. Ayrıca, destekten yoksun kalma iddiasının ispatı ve destek ilişkisinin araştırılması gerektiği, müteveffanın diğer yakınlarının varlığı, yaşları ve destek ilişkilerinin tespiti açısından nüfus kayıtlarının celbi gerektiği belirtilmiştir.
Müterafik kusur iddiası doğrultusunda kazazedenin kusurlu davranışlarının da dikkate alınarak tazminatta indirim yapılması gerektiği savunulmuş, ayrıca ceza yargılamasında olası uzlaşma ya da ibra durumlarının tespiti için ilgili belgelerin dosyaya sunulması talep edilmiştir. Temerrüt koşullarının oluşmadığı ve bu nedenle faize hükmedilemeyeceği, aksi halde faizin dava tarihinden itibaren ve yasal faiz olarak uygulanması gerektiği, ayrıca dava açılmasına neden olunmadığı için yargılama gideri ve vekalet ücretinden sorumlu olunamayacağı ileri sürülerek davanın reddine karar verilmesi istenmiştir. Netice-i talep olarak, mahkemenin görevsizlik kararı vermesi, esasa girilmesi halinde ise kusur ve aktüerya incelemesi yapılması, müterafik kusur indirimi uygulanması, yasal faiz dışında faiz talebinin reddi ve yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davacı tarafa yükletilmesi talep edilmiştir.
Davacı vekili 26.08.2023 tarihli beyan ve bedel artırım dilekçesinde özetle şu hususları belirtmiştir; mahkemenin ... E. sayılı dosyasında alınan kök rapor ve iki adet ek rapora karşı yapılan itirazlar sonucunda, son bilirkişi raporunda destekten yoksun kalan ... için iki ayrı kalem üzerinden tazminat hesaplandığı, bu kapsamda müteveffa ...’ün SGK emeklisi olup 1.415,00 TL maaş aldığı dikkate alınarak, yalnızca bu gelir üzerinden hesaplanan tazminat tutarı olan 9.323,91 TL üzerinden bedel artırımı yapıldığı belirtilmiştir. Ayrıca, müteveffanın günlük yaşam desteğinden kaynaklı 6.517,39 TL tutarındaki kaybın da talep kapsamında değerlendirilmesi gerektiği, her ne kadar bu kalem yönünden bedel artırımı yapılmamış olsa da mahkemece hüküm altına alınmasının talep edildiği ifade edilmiştir.
Davacı taraf, başlangıçta talep edilen 500,00 TL’ye 8.823,91 TL bedel artırım yaparak toplamda 9.323,91 TL maddi tazminatın, temerrüt tarihi olan 15.05.2018’den itibaren işleyecek faiziyle birlikte davalıdan tahsilini talep etmiş; davalı sigorta şirketi tarafından 2.263,00 TL olarak yapılan kısmi ödemenin ise vekalet ücretinden mahsup edilmesini istemiştir. Netice-i talep olarak, bedel artırım dilekçesinin davalı sigorta şirketine tebliğine karar verilmesi ve talepler doğrultusunda hüküm kurulması talep edilmiştir.
2.MAHKEMEMİZCE TOPLANAN DELİLLER VE YAPILAN İŞLEMLER: Hasar Dosyası, Ceza/CBS dosyası, hastane kayıtları, SGK kayıtları, Noterler birliği kayıtları ilgili birimlerden getirtilmiştir.
Bilirkişi ... , 26.12.2022 tarihli raporunda özetle şu hususları belirtmiştir; yapılan inceleme, değerlendirme ve hesaplamalar sonucunda, müteveffa ...'ün vefatı nedeniyle annesi ...'ün 19.06.2017 - 24.03.2021 tarihleri arasındaki dönem için destekten yoksun kaldığı tespit edilmiş olup, bu döneme ilişkin toplam maddi tazminat tutarı 6.517,39 TL olarak hesaplanmıştır. Rapor, Mahkeme’nin takdirine sunulmak üzere üç nüsha halinde düzenlenmiştir.
Bilirkişi ... , 14.08.2023 tarihli ek raporunda özetle şu hususları belirtmiştir; müteveffa ...’ün 19.06.2017 tarihindeki vefatı ile annesi ...’ün 24.03.2021 tarihindeki vefatı arasındaki döneme ilişkin olarak destekten yoksun kalma tazminatı hesaplanmıştır. İki ayrı senaryo üzerinden yapılan değerlendirmede; birinci senaryoda desteğin gelirinin asgari ücret olarak kabul edilmesi halinde tazminat tutarı 6.517,39 TL, ikinci senaryoda ise desteğin gelirinin 1.415,00 TL (emekli maaşı) olarak kabul edilmesi halinde tazminat tutarı 9.323,91 TL olarak hesaplanmıştır. Rapor, delillerin takdirinin mahkemeye ait olduğu belirtilerek sunulmuştur.
3.DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:
Yargılama sırasında davalı tarafça uyuşmazlığa ilişkin arabuluculuk tutanağı bulunduğu ileri sürüldüğünden Mahkememizce bu hususta araştırma yapılmıştır. Gerek davalı tarafça sunulan gerekse Hukuk İşleri Genel Müdürlüğü'nün 24/04/2025 tarihli cevabi yazısı ekinde sunulan arabuluculuk son tutanağı nazara alındığında ve bu arabuluculuk tutanağındaki imzanın da derdest davamızda davacı vekili sıfatıyla yer alan Avukat ... ait olması karşısında arabuluculuk tutanağının geçerli olduğunu kabul etmek gerekmiştir. Arabulucu olarak süreçte görev alan ... daha sonra davalı sigorta şirketinin vekili olarak yargılamada görev alması nedeniyle gerekli ihbar Mahkememizce yapılmış ve bu kapsamda Hukuk İşleri Genel Müdürlüğünün dosyamız kapsamında yer alan 30.09.2024 tarihli yazısı içeriğinden anılan hakkında disiplin işlemlerine başlanıldığı da anlaşılmıştır. ...'ün vefat tarihi 19.06.2017 tarihidir. Arabuluculuk son tutanak tarihi ise 18.12.2019 tarihidir. Bu tarih itibariyle ... sağdır (vefat tarihi 24/03/2021) . Her ne kadar ... son tutanaktaki imzada sıfatı ... vekili olarak yazılmışsa da bu tarih itibariyle ... zaten ölüdür ve son tutanağa ekli olarak davalı sigorta şirketince 08.01.2024 dilekçe ekinde yer alan anlaşma belgesinde taraf olarak davalı sigorta şirketi ile ... yer almaktadır.
Arabuluculuk Kanunun 18/4. Maddesinde yer alan "(4) (Ek: 12/10/2017-7036/35 md.) Kanunlarda icra edilebilirlik şerhi alınmasının zorunlu kılındığı haller hariç, taraflar ve avukatları ile arabulucunun, ticari uyuşmazlıklar bakımından ise avukatlar ile arabulucunun birlikte imzaladıkları anlaşma belgesi, icra edilebilirlik şerhi aranmaksızın ilam niteliğinde belge sayılır" hükmü nazara alındığında dava kapsamında sunulan arabuluculuk anlaşma tutanağı ilam niteliğinde belge sayılacağından davanın kesin hüküm nedeniyle usulden reddine karar vermek gerekmiştir.
1.Davacının davasının KESİN HÜKÜM NEDENİYLE REDDİNE,
2.Dava reddedildiğinden 615,40 TL maktu harcın peşin ödenen 59,30 TL'lik kısmı düşülerek eksik kalan 556,10 TL'nin davacıdan alınarak hazineye irat kaydına,
3.Davacı tarafça yapılan masrafların davacı üzerinde bırakılmasına,
4.Davalının yaptığı masraf bulunmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına,
5.Arabuluculuk faaliyeti sonunda taraflara ulaşılamaması, taraflar katılmadığı için görüşme yapılamaması veya iki saatten az süren görüşmeler sonunda tarafların anlaşamamaları hâllerinde iki saatlik ücret tutarı tarifenin birinci kısmına göre Adalet Bakanlığı bütçesinden ödendiğinden ve bu ücret ve ayrıca adliye arabuluculuk bürosu tarafından yapılmış zaruri giderler de Adalet Bakanlığı bütçesinden karşılandığından ve bu giderler de yargılama gideri sayıldığından buna göre 1.320,00 TL arabuluculuk ücretinin davacıdan alınarak Hazine’ye gelir kaydına (harç tahsil müzekkeresi yazılmasına).
6.Artan gider avansının karar kesinleştiğinde taraflara iadesine,
7.Karardan sonra yapılacak masrafların davacı tarafa yüklenmesine
8.Davalı taraf kendisi vekil ile temsil ettirdiğinden Avukatlık asgari ücret tarifesine göre hesaplanan 1.491,83 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
9.Kararın kesinleşmesine müteakiben Konya . Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ... Esas ... Karar sayılı dosyası aslının iadesine,
10.Kararın kesinleşmesine müteakiben Beyşehir Cumhuriyet Başsavcılığı'nın ... soruşturma ve ... Karar sayılı dosyası aslının iadesine,
Dair; davacı vekilinin yüzüne karşı davalı tarafın yokluğunda 6100 sayılı HMK'nın 341-345 maddeleri uyarınca gerekçeli kararın taraflara tebliğinden itibaren iki haftalık süre içerisinde mahkememize veya başka bir yer Asliye Ticaret Mahkemesine verilecek istinaf dilekçesi ile Konya Bölge Adliye Mahkemesi'ne İstinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.27/06/2025
Katip Hakim