3. Hukuk Dairesi
3. Hukuk Dairesi 2025/1538 E. , 2025/3207 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 36. Hukuk Dairesi
İLK DERECE MAHKEMESİ : İstanbul 8. Sulh Hukuk Mahkemesi
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından duruşma istemli temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, 27.09.2022 tarihinde duruşma yapılmasına ve duruşma gününün taraflara davetiye ile bildirilmesine karar verilmiştir.
Belli edilen günde gelen davacı vekili Avukat ...’nun sözlü açıklaması dinlenildikten sonra eksikliğin giderilmesi bakımından Bölge Adliye Mahkemesine geri çevrilmesine karar verilen dava dosyası yeniden gönderilmekle; Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra, dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA
Davacı vekili; davacı ile davalılardan ...’in ticari ilişkilerini sonlandırmak amacıyla 29.12.2017 tarihinde düzenledikleri sözleşmede; müvekkilinin ortak olduğu davalı şirketteki hisselerini devrettiğini, şirkete ait taşınmazın ¾ payının ise müvekkiline devredileceğinin kararlaştırıldığını, bu işlemlerle ilgili yönetim kurulu kararlarının noter onaylarının yapıldığını, sözleşmenin 2. maddesine göre taşınmazın müvekkiline düşen ¾ payı için 5 yıl süre ile aylık net 10.000,00 TL kira bedelinin davalı şirket tarafından ödeneceğini, taşınmazın halen davalılar tarafından kullanıldığını ancak kira bedellerinin ödenmediğinin, kira alacağının tahsili için başlatılan takibe haksız olarak itiraz edildiğini ileri sürerek; takibe vaki itirazın iptaline, takibin devamını, davalıların aleyhine icra inkar tazminatına karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalılar vekili; taraflar arasında kira sözleşmesi yapılmadığı gibi kira ilişkisi de bulunmadığını, müvekkili tarafından sözleşmeye istinaden davacıya 1,5 yıl ödeme yapıldığını, ancak davacının 29.12.2007 tarihli sözleşmeyi feshettiğini savunarak, davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; 29.12.2017 tarihli sözleşme içeriğinde kira ilişkisinin kurulduğuna dair bir emare bulunmadığı, davacının kira ilişkisini ispat edemediği gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiş; karara karşı, davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
IV. İSTİNAF
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayılı belirtilen kararıyla; istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiş; karara karşı, süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili; taraflar arasında 29.12.2007 tarihinde imzalanan sözleşme uyarınca, davalı şirket yönetim kurulu kararları gereği, şirket hisselerinin davalı ...’e, fabrikanın ¾ payının müvekkiline devredilmesi kararı alındığını, davalı şirket hisselerinin davalı ...’e devrinin yapıldığını, müvekkiline ise fabrikanın devri yapılmadığı gibi davalıların binayı kullanmaya devam ettiklerini, 29.12.2007 tarihinde imzalanan sözleşme dışında başka yazılı bir kira sözleşmesi olmadığını, taşınmazın davalı tarafından kullanıldığını ve ödeme yapılmadığını ileri sürerek; kararın bozulmasını istemiştir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, kira alacağının tahsili için başlatılan icra takibine vaki itirazın iptali istemine ilişkindir.
6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 299. maddesinde; "kira sözleşmesi, kiraya verenin bir şeyin kullanılmasını veya kullanmayla birlikte ondan yararlanılmasını kiracıya bırakmayı, kiracının da buna karşılık kararlaştırılan kira bedelini ödemeyi üstlendiği sözleşmedir." şeklinde tanımlanmıştır. Kira sözleşmesi, tam iki tarafa borç yükleyen rızaî bir sözleşme olup sözleşmenin kurulması için kiraya veren ile kiracının sözleşmenin esaslı noktaları üzerinde anlaşmaları, irade beyanlarının karşılıklı ve birbirine uygun olması gerekir. Kira sözleşmeleri geçerlilik bakımından kural olarak bir şekil şartına bağlı değildir.
Somut olayda; 29.12.2007 tarihli sözleşmede, dava konusu fabrika binasının ¾ payının davacıya devredilmesi, taşınmazdaki bu davacı payının aylık net 10.000,00 TL kira ile 5 yıllık kira sözleşmesi yapılması kararlaştırılmış olup söz konusu sözleşmeye istinaden şirket yönetim kurulunca karar alınmıştır. Kira sözleşmesinin düzenlenmesi herhangi bir şekil şartına tabi değildir. Nitekim söz konusu sözleşmede, kira sözleşmesinin esaslı unsurları olan kiralanan ve kira bedeli belirlenmiş olup sözleşmeye istinaden bir süre davacıya ödeme yapıldığı davalıların da kabulündedir. Bu durumda, davalı şirketin, 29.12.2017 tarihli sözleşme gereği kiracı olduğunun kabulü gerekir. O halde İlk Derece Mahkemesince, davalı şirketin kiracı olduğu gözönünde bulundurularak işin esası hakkında bir karar verilmesi gerekirken, kira ilişkisinin ispat edilemediği yönündeki yanılgılı gerekçeyle davanın reddine karar verilmesi doğru görülmemiş, bozmayı gerektirmiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
1.İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 373/1 maddesi uyarınca ORTADAN KALDIRILMASINA,
2.İlk Derece Mahkemesi kararının aynı Kanun'un 371. maddesi uyarınca davacı yararına BOZULMASINA,
Peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz edene iadesine,
8.400,00 TL Yargıtay duruşması vekalet ücretinin davalılardan alınıp davacıya verilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
10.06.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.