Danıştay 12. Daire Başkanlığı
Danıştay 12. Daire Başkanlığı 2024/3158 E. , 2024/5190 K. "İçtihat Metni" T.C. D A N I Ş T A Y
ONİKİNCİ DAİRE
İSTEMİN KONUSU : ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir. YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: Türkiye İstatistik Kurumu ... Bölge Müdürlüğünde 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu'nun 4/C maddesi uyarınca geçici personel olarak görev yapan davacının, 21/12/2015 tarih ve 2015/8319 sayılı Bakanlar Kurulu Kararı'nın 8. maddesinin birinci fıkrasının (a) bendinin 19 numaralı alt bendinde belirtilen "hizmet içinde görevin gerektirdiği itibar ve güven duygusunu sarsacak nitelikte davranışlarda bulunmak" fiilini işlediğinden bahisle sözleşmesinin feshedilmesine ilişkin Türkiye İstatistik Kurumu Başkanlığının ... tarih ve E... sayılı işleminin iptali ile yoksun kaldığı parasal haklarının yasal faiziyle birlikte ödenmesine karar verilmesi istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararıyla; davalı idarece; davacının ... tarihinde saat 10:14 de kişisel sosyal medya (facebook/twitter) hesabında yer alan, "Arkadaşlarımızı katleden bir Devletin kurumunda çalışmaktan hicap duyuyorum. Sorumlular utanmazca kıs kıs gülerken çaresizlik daha da acı veriyor." şeklindeki ifadelerinin/ beyanlarının/ paylaşımlarının, "Hizmet dışında kamu çalışanı olmanın gerektirdiği itibar ve güven duygusunu sarsacak nitelikte davranışlarda bulunmak," fiilî yanında "siyasi faaliyette bulunmak", "İdeolojik veya siyasi amaçlarla kurumların huzur, sükûn ve çalışma düzenini bozmak ve benzeri eylemlerde bulunmak", "niteliği itibarıyla 16 ila 26 nci alt bend hükümlerine benzer fiil ve hareketlerde bulunmak" fiilleri kapsamında olduğu belirtilerek, sözleşmesinin feshi yoluna gidilmiş ise de; meydana gelen ölüm olaylarının oldukça üzüntü verici olaylar olduğu gibi ölenler arasında davacının arkadaş ve tanıdıklarının bulunabileceği dikkate alındığında; söz konusu paylaşımların, "siyasi faaliyette bulunmak", "İdeolojik veya siyasi amaçlarla kurumların huzur, sükûn ve çalışma düzenini bozmak ve benzeri eylemlerde bulunmak","niteliği itibarıyla 16 ila 26 nci alt bend hükümlerine benzer fiil ve hareketlerde bulunmak" fiilleri kapsamında değerlendirilemeyeceği açık olduğu gibi, hizmetin işleyişi ile ilgili bir alanda hizmetle ilgili olarak değil, davacının kendi özeline ilişkin sosyal alanda yapıldığı görüldüğünden, bu paylaşımların "Hizmet içinde" görevin gerektirdiği itibar ve güven duygusunu sarsacak nitelikte davranışlarda bulunmak," fiilî kapsamında değerlendirilmesine de olanak bulunmadığı, davacı tarafından da yapıldığı kabul edilen ifadeler/beyanlar/paylaşımların, kamu çalışanı olmanın gerektirdiği itibar ve güven duygusunu sarsacak nitelikte davranışlar olduğu sabit bulunmakla birlikte, siyasi amaçlarla ve hizmet içinde yapılmadığı sonucuna ulaşılmakla; davacının fiillerinin, Bakanlar Kurulu Kararlarının 8. maddesinin birinci fıkrasının (a) bendinin 19 numaralı alt bendinde yer alan "Hizmet dışında kamu çalışanı olmanın gerektirdiği itibar ve güven duygusunu sarsacak nitelikte davranışlarda bulunmak," fiili kapsamında değerlendirilmesi gerekirken "Hizmet içinde görevin gerektirdiği itibar ve güven duygusunu sarsacak nitelikte davranışlarda bulunmak," fiilî yanında "siyasi faaliyette bulunmak", "İdeolojik veya siyasi amaçlarla kurumlarm huzur, sükûn ve çalışma düzenini bozmak ve benzeri eylemlerde bulunmak", "niteliği itibariyle 16 ila 26 nci alt bend hükümlerine benzer fiil ve hareketlerde bulunmak" fiilleri kapsamında olduğu belirtilerek, davacının sözleşmesinin feshedilmesine ilişkin işlemde hukuka uygunluk bulunmadığı gerekçesiyle dava konusu işlemin iptaline karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesince, Danıştay Onikinci Dairesi'nin 12/07/2023 tarih ve E2019/2962, K:2023/3813 sayılı bozma kararına uyularak; 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu'nun 4/C maddesi ile, geçici personelin, memurlardan farklı olarak, bir yıldan az süreli sözleşme ile istihdam edilen kamu hizmeti görevlisi olarak kabul edildiği ve memuriyet statüsünden farklı bir statü olarak oluşturulduğu, istihdam koşulları yönünden idareye tanınan takdir yetkisi ölçüsünde, aynı hukuksal durumda olmadıkları memurlardan farklı düzenlemeler yapılmasının mümkün hale getirildiği, bu yetkinin ise sadece Bakanlar Kuruluna ait olduğu, bu doğrultuda, memurlarla aynı işi yapsalar da 657 sayılı Kanun gereğince statüsü, çalıştırılma amacı, süresi, hakları ve yükümlülükleri Devlet memurlarından farklılık arzeden geçici personelin istihdam koşulları ile ilgili olarak, yine 657 sayılı Kanun'un verdiği yetkiye dayanılarak her yıl yayınlanan Bakanlar Kurulu kararlarında, 657 sayılı Kanun'un memurlar için öngördüğü koşullardan farklı düzenlemelere gidildiği, dolayısıyla, 657 sayılı Kanun'un 4/C maddesi ile ilgili uyuşmazlıkların yargı mercilerince çözümünde; 657 sayılı Kanun'un memurlarla ilgili hükümlerini doğrudan uygulama olanağı bulunmadığı; bununla birlikte 657 sayılı Kanunda yer alan düzenlemelerin, 4/C maddesi kapsamında görev yapan geçici personel hakkında referans norm olarak uygulanabileceği, nitekim Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunun benzer uyuşmazlıklara ilişkin kararlarının da bu yönde olduğu, uyuşmazlıkta, davacının sosyal medya hesabındaki yazıların davacı tarafından paylaşıldığının sabit olduğu, yazı içeriklerinin incelenmesinden, paylaşılan yazıların Devlet memurundan beklenen sadakat ve tarafsızlık ile bağdaşmayan paylaşımlar niteliğinde olduğu, ifade özgürlüğünün sınırlarının aşıldığı, Türkiye Cumhuriyeti Devletini ve Hükümetini hedef alan, suçlayan davranışların yasa ile düzenlenmiş olan devlet memurundan beklenen davranışlara aykırı eylemler olduğu, bu eylemlerin "referans norm" olarak dikkate alınması gereken 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu'nun 125. maddesinin birinci fıkrasının (E) bendinin (g) alt bendinde sayılan ve "Devlet memurluğundan çıkarma" cezasını gerektiren "Memurluk sıfatı ile bağdaşmayacak nitelik ve derecede yüz kızartıcı ve utanç verici hareketlerde bulunmak" kapsamında yer alan eylemler niteliğinde olduğu anlaşıldığından, davacının "görevini sonlandıran" sözleşmesinin feshedilmesine ilişkin dava konusu işlemde hukuka aykırılık bulunmadığı sonucuna varıldığı, bu itibarla, hukuka uygunluğu saptanan dava konusu işlem nedeniyle davacının yoksun kaldığı parasal haklarının yasal faizi ile ödenmesi isteminin de reddi gerektiği gerekçesiyle, davalı idarenin istinaf başvurusunun kabulüne, İdare Mahkemesi kararının kaldırılmasına ve davanın reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Dava konusu işlem ile, özel hayata saygı hakkının ihlal edildiği, sendika şube yöneticisi olduğu ve sendikal örgütlenme hakkının zedelendiği, 2023 yılı içerisinde kadroya geçirildiği belirtilerek, Bölge İdare Mahkemesi kararının bozulması gerektiği ileri sürülmektedir. KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Bölge İdare Mahkemesinin temyize konu kararının usule ve hukuka uygun olduğu belirtilerek, temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmaktadır. DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ : ... DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin kabulü ile usul ve yasaya aykırı olan Bölge İdare Mahkemesi kararının bozulması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Onikinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra, işin gereği görüşüldü:
İNCELEME VE GEREKÇE
MADDİ OLAY :
Türkiye İstatistik Kurumu ... Bölge Müdürlüğünde, 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu'nun 4/C maddesi uyarınca geçici personel olarak görev yapan davacı hakkında sosyal medya paylaşımları nedeniyle yapılan soruşturma neticesinde, ... tarihinde saat 10:14'te kişisel sosyal medya (facebook/twiter) hesabında yer alan, "Arkadaşlarımızı katleden bir Devletin kurumunda çalışmaktan hicap duyuyorum. Sorumlular utanmazca kıs kıs gülerken çaresizlik daha da acı veriyor." şeklindeki paylaşımların, Türkiye İstatistik Kurumunda 2015 ve 2016 yıllarında Geçici Personel Çalıştırılması ile Kurum Dışından Görevlendirilecek Kamu Personeline İlişkin Usul ve Esasların Belirlenmesi ve Ödenecek Ücretlere Dair 22/12/2014 tarih ve 2014/7092 sayılı Bakanlar Kurulu Kararı ile 21/12/2015 tarih ve 2015/8319 sayılı Bakanlar Kurulu Kararlarının "Sözleşmenin Sona Ereceği Haller"in sayıldığı 8. maddesinin birinci fıkrasının (a) bendinin 19 numaralı alt bendinde yer alan "Hizmet içinde görevin gerektirdiği itibar ve güven duygusunu sarsacak nitelikte davranışlarda bulunmak” fiili kapsamında yeraldığının sübuta erdiği yönünde getirilen teklif doğrultusunda, davacının sözleşmesinin feshedilmesi üzerine temyizen incelenen dava açılmıştır. İLGİLİ MEVZUAT :
Anayasa'nın 25. maddesinde; herkesin, düşünce ve kanaat hürriyetine sahip olduğu, her ne sebep ve amaçla olursa olsun kimsenin, düşünce ve kanaatlerini açıklamaya zorlanamayacağı, düşünce ve kanaatleri sebebiyle kınanamayacağı ve suçlanamayacağı belirtilmiş;
26.maddesinde; herkesin, düşünce ve kanaatlerini söz, yazı, resim veya başka yollarla tek başına veya toplu olarak açıklama ve yayma hakkına sahip olduğu, bu hürriyetin resmi makamların müdahalesi olmaksızın haber veya fikir almak ya da vermek serbestliğini de kapsadığı vurgulandıktan sonra devamında, hürriyetin kullanılmasının hangi amaçlarla sınırlanabileceği hükme bağlanmış;
90.maddesinin son fıkrasında ise; usulüne göre yürürlüğe konulmuş milletlerarası andlaşmaların kanun hükmünde olduğu, usulüne göre yürürlüğe konulmuş temel hak ve özgürlüklere ilişkin milletlerarası andlaşmalarla kanunların aynı konuda farklı hükümler içermesi nedeniyle çıkabilecek uyuşmazlıklarda milletlerarası andlaşma hükümlerinin esas alınacağı düzenlenmiştir.
İnsan Hakları ve Temel Özgürlüklerin Korunmasına İlişkin Sözleşmenin (Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi) ''İfade özgürlüğü'' başlığını taşıyan 10. maddesinde; '' 1. Herkes ifade özgürlüğü hakkına sahiptir. Bu hak, kamu makamları tarafından müdahale olmaksızın ve ulusal sınırlar dikkate alınmaksızın, görüşlere sahip olma ve bilgi ve düşünceleri edinme ve bunları yayma özgürlüğünü içerecektir. Bu madde, Devletlerin, radyo televizyon ya da sinema işletmeciliğinin izne/ruhsata bağlanması isteminde bulunmalarını engellemeyecektir.
2.Bu özgürlüklerin kullanımı, ödevler ve sorumluluklar ile yürütüleceğinden, ulusal güvenliğin, ülke bütünlüğünün ya da kamu emniyetinin yararı, düzensizliğin ya da suçun önlenmesi için, sağlığın ya da ahlakın korunması için, başkalarının şöhret ve haklarının korunması için, gizli bilginin edinilerek açığa çıkmasının önlenmesi için, yahut yargılama organlarının yetki ve tarafsızlığının muhafaza edilmesi için, hukukun öngördüğü ve demokratik bir toplumda gerekli bulunan türdeki formalitelere, koşullara, kayıtlamalara ya da cezalara tabi tutulabilir.'' hükmüne yer verilmiştir. 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu'nun 125. maddesinin birinci fıkrasının (E) bendinin (a) alt bendinde; "İdeolojik veya siyasi amaçlarla kurumların huzur, sükün ve çalışma düzenini bozmak, boykot, işgal, kamu hizmetlerinin yürütülmesini engelleme, işi yavaşlatma ve grev gibi eylemlere katılmak veya bu amaçlarla toplu olarak göreve gelmemek, bunları tahrik ve teşvik etmek veya yardımda bulunmak," fiili; b) alt bendinde, "Yasaklanmış her türlü yayını veya siyasi veya ideolojik amaçlı bildiri, afiş, pankart, bant ve benzerlerini basmak, çoğaltmak, dağıtmak veya bunları kurumların herhangi bir yerine asmak veya teşhir etmek," fiili; (g) alt bendinde ise, "Memurluk sıfatı ile bağdaşmayacak nitelik ve derecede yüz kızartıcı ve utanç verici hareketlerde bulunmak," fiili, Devlet memurluğundan çıkarma cezasını gerektiren fiil ve haller arasında sayılmıştır.
HUKUKİ DEĞERLENDİRME : 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu'nun 1. maddesinin birinci fıkrasında; bu Kanun'un, Genel ve Katma Bütçeli Kurumlar, İl Özel İdareleri, Belediyeler, İl Özel İdareleri ve Belediyelerin kurdukları birlikler ile bunlara bağlı döner sermayeli kuruluşlarda, kanunlarla kurulan fonlarda, kefalet sandıklarında veya Beden Terbiyesi Bölge Müdürlüklerinde çalışan memurlar hakkında uygulanacağı, ikinci fıkrasında; sözleşmeli ve geçici personel hakkında bu Kanun'da belirtilen özel hükümlerin uygulanacağı belirtilmiş; 4/C maddesinde de geçici personel; "bir yıldan az süreli veya mevsimlik hizmet olduğuna Devlet Personel Başkanlığı ve Maliye Bakanlığının görüşlerine dayanılarak Bakanlar Kurulunca karar verilen görevlerde ve belirtilen ücret ve adet sınırları içinde sözleşme ile çalıştırılan ve işçi sayılmayan kimselerdir." şeklinde tanımlanmıştır. Görüldüğü üzere, 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu'nun 4/C maddesi ile geçici personelin, memurlardan farklı olarak, bir yıldan az süreli sözleşme ile istihdam edilen kamu hizmeti görevlisi olarak kabul edildiği, memuriyet statüsünden farklı bir statü olarak oluşturulduğu, istihdam koşulları yönünden idareye tanınan takdir yetkisi ölçüsünde, aynı hukuksal durumda olmadıkları memurlardan farklı düzenlemeler yapılmasının mümkün hale getirildiği, bu yetkinin ise sadece Bakanlar Kuruluna ait olduğu anlaşılmaktadır.
Bu doğrultuda, memurlarla aynı işi yapsalar da 657 sayılı Kanun gereğince statüsü, çalıştırılma amacı, süresi, hakları ve yükümlülükleri Devlet memurlarından farklılık arzeden geçici personelin istihdam koşulları ile ilgili olarak, yine 657 sayılı Kanun'un verdiği yetkiye dayanılarak her yıl yayınlanan Bakanlar Kurulu kararlarında, 657 sayılı Kanun'un memurlar için öngördüğü koşullardan farklı düzenlemelere gidilmiştir. Dolayısıyla, 657 sayılı Kanun'un 4/C maddesi ile ilgili uyuşmazlıkların yargı mercilerince çözümünde, 657 sayılı Kanun'un memurlarla ilgili hükümlerini doğrudan uygulama olanağı bulunmamaktadır. Bununla birlikte 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu'nda yer alan düzenlemelerin, 4/C maddesi kapsamında görev yapan geçici personel hakkında referans norm olarak uygulanabileceği açıktır.
Anayasa'da ve 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu'nda, Devlet memurlarının Türkiye Cumhuriyeti Devletine ve Kanunlarına sadakatla bağlı oldukları, bulundukları ve ifa ettikleri kamu görevini devlete bağlılık, itibar ve güvenine uygun biçimde tarafsızlık yükümlülüğünü de gözeterek hizmet içinde ve dışındaki davranışlarıyla yerine getirecekleri; hiç bir şekilde "siyasi ve ideolojik" amaçlı beyanda ve eylemde bulunamayacakları düzenlemelerine yer verilmiştir.
Nitekim, dava konusu işlemin tesis edildiği tarih itibarıyla 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu'nun 125. maddesinin birinci fıkrasının (E) bendinde, "siyasi ve ideolojik" amaçlı ya da bu tür eylemlerin işlenmesi ve suçun sabit olması hallerinde; Devlet memurluğundan çıkarma cezasını gerektiren fiil ve haller alt bentler halinde açıkça düzenlenmiştir. Buna göre;
a)İdeolojik veya siyasi amaçlarla kurumların huzur, sükün ve çalışma düzenini bozmak, boykot, işgal, kamu hizmetlerinin yürütülmesini engelleme, işi yavaşlatma ve grev gibi eylemlere katılmak veya bu amaçlarla toplu olarak göreve gelmemek, bunları tahrik ve teşvik etmek veya yardımda bulunmak,
b)Yasaklanmış her türlü yayını veya siyasi veya ideolojik amaçlı bildiri, afiş, pankart, bant ve benzerlerini basmak, çoğaltmak, dağıtmak veya bunları kurumların herhangi bir yerine asmak veya teşhir etmek,
c)Siyasi partiye girmek,
ı)Siyasi ve ideolojik eylemlerden arananları görev mahallinde gizlemek, fiilleri, bu haller arasında sayılmış olup, aynı bendin dördüncü paragrafında yukarıda sayılan ve disiplin cezası verilmesini gerektiren fiil ve hallere nitelik ve ağırlıkları itibariyle benzer eylemlerde bulunanlara da aynı neviden disiplin cezası verileceği hükme bağlanmıştır.
Bakılan uyuşmazlıkta, dava dosyasında mevcut olan bilgi ve belgelerin incelenmesinden; davacının ... tarihinde saat 10:14'te kişisel sosyal medya (facebook/twiter) hesabında paylaşımlarda bulunduğu fiilinin sabit olması nedeniyle, Türkiye İstatistik Kurumunda, 2015 ve 2016 yıllarında Geçici Personel Çalıştırılması ile Kurum Dışından Görevlendirilecek Kamu Personeline İlişkin Usul ve Esasların Belirlenmesi ve Ödenecek Ücretlere Dair 22/12/2014 tarih ve 2014/7092 sayılı Bakanlar Kurulu Kararı ile 21/12/2015 tarih ve 2015/8319 sayılı Bakanlar Kurulu Kararlarının "Sözleşmenin Sona Ereceği Haller"in sayıldığı 8. maddesinin birinci fıkrasının (a) bendinin 19 numaralı alt bendinde yer alan "Hizmet içinde görevin gerektirdiği itibar ve güven duygusunu sarsacak nitelikte davranışlarda bulunmak” fiili kapsamında yeraldığının sübuta erdiği yönünde getirilen teklif doğrultusunda, davacının sözleşmesinin feshedildiği anlaşılmaktadır.
Her ne kadar temyize konu kararda; davacının eyleminin, ''referans norm'' olarak alınması gereken, 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu'nun 125. maddesinin birinci fıkrasının (E) bendinin (g) alt bendinde yer alan ve Devlet memurluğundan çıkarma cezasını gerektiren; "Memurluk sıfatı ile bağdaşmayacak nitelik ve derecede yüz kızartıcı ve utanç verici hareketlerde bulunmak," kapsamında yer alan eylem niteliğinde olduğu gerekçesiyle davacının sözleşmesinin feshedilmesinde hukuka aykırılık bulunmadığı belirtilmiş ise de; davacının üzerine atılı bulunan ve soruşturma konusu sosyal medya paylaşımlarının, "Siyasi veya ideolojik amaçlı" olduğu hususları kapsamında değerlendirilmesi sonucunda, bu eylemin karşılığı olan Kanun maddesi (fıkra, bent ya da alt bent) hükmünün uygulanması gerekirken, bu hususlar gözardı edilerek, referans norm olan 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu'nun 125. maddesinin birinci fıkrasının (E) bendinin (g) alt bendinde yer alan "Memurluk sıfatı ile bağdaşmayacak nitelik ve derecede yüz kızartıcı ve utanç verici hareketlerde bulunmak" fiili kapsamında değerlendirilmek suretiyle karar verildiği görülmektedir. Bu durumda, dava konusu işlemin iptaline ilişkin İdare Mahkemesi kararına karşı yapılan istinaf başvurusunun kabulü, İdare Mahkemesi kararının kaldırılması ve davanın reddine ilişkin Bölge İdare Mahkemesi kararında hukuki isabet görülmemiştir. KARAR SONUCU : Açıklanan nedenlerle;
1.2577 sayılı Kanun'un 49. maddesine uygun bulunan davacının temyiz isteminin kabulüne,
2.Dava konusu işlemin iptaline ilişkin İdare Mahkemesi kararına karşı yapılan istinaf başvurusunun yukarıda belirtilen gerekçeyle kabulü, İdare Mahkemesi kararının kaldırılması ve davanın reddi yolundaki temyize konu ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının BOZULMASINA,
3.Yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesine gönderilmesine, kesin olarak 03/12/2024 tarihinde oyçokluğuyla karar verildi. (X)-KARŞI OY
Dava konusu işlemin iptaline ilişkin İdare Mahkemesi kararına karşı yapılan istinaf başvurusunun kabulü, İdare Mahkemesi kararının kaldırılması ve davanın reddine ilişkin ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararında hukuka aykırılık bulunmadığından, temyiz isteminin reddi ile kararın onanması gerektiği görüşüyle karar katılmıyorum.