11. Hukuk Dairesi
11. Hukuk Dairesi 2024/5244 E. , 2025/3351 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 44. Hukuk Dairesi
İLK DERECE MAHKEMESİ : İstanbul 2. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi
Bölge Adliye Mahkemesi kararı, Yargıtayca duruşma istemli olarak davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne, dava, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 369/2 hükmü gereğince miktar veya değer söz konusu olmaksızın duruşmalı olarak incelenmesi gereken dava ve işlerin dışında bulunduğundan duruşma isteğinin reddine karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
KARAR
I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde, müvekkilinin
İstanbul İli, Beyoğlu İlçesinde bulunan, kentsel sit alanında kalan, Eski Eserler ve Anıtlar Yüksek Kurulu’nun 14.07.1978 tarihli kararı ile korunması gerekli kültür varlığı olarak tescili bulunan taşınmazın/yapının röleve, restitüsyon, restorasyon projelerini çizmiş olduğunu, davalılar ile davacının ortağı olduğu ... Mimarlık Proje ve İnşaat Ltd. Şti. arasında imzalanan 26.09.2011 tarihli sözleşmeye göre davacının bahsi geçen taşınmazda yer alan kargir apartman ve dükkan vasfındaki yapının restorasyon ve çelik konstrüksiyon işini üstlendiğini, yapının 25.05.2012 tarihinde davalılara teslim edildiğini ve 03.09.2012 tarihinde yapı kullanım belgesi alındığını, yapı kullanım izin belgesi alındıktan sonra davalılar tarafından projeye aykırı imalat yapıldığını ve projenin izinsiz değiştirildiğini, davacının kendisine ait projelerin kullanımına ve yapının değiştirilmesine izin veya muvafakat vermediğini, esere-projeye tecavüz edilmesi nedeni ile 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu'nun (FSEK) 68. maddesi kapsamında tazminat talep ettiklerini ileri sürerek fazlaya ilişkin haklarını saklı tutarak ve tecavüz tarihinden itibaren ticari faiz uygulanarak 20.000,00 TL maddi ve 5.000,00 TL manevi tazminat tahsilini talep etmiştir. II. CEVAP Davalılar vekili cevap dilekçesinde, yapı kullanım izin belgesi alındıktan sonra projeye aykırı imalat yapıldığı ve yapının izinsiz değiştirildiği iddiasının tamamen asılsız olduğunu, yapıdaki pvc plastik pencerenin 22.10.2012 tarihinde yapının önündeki park edilmiş arabanın üstüne düştüğüne ilişkin tutanakların mevcut olduğunu, yapılan zorunlu değişikliğin ileride oluşabilecek bir tehlikeyi önlemeye yöneldiğini, zorunlu değişiklikler için ... sahibinin izninin alınmasına gerek olmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile, rölöve-restitüsyon ve restorasyon projelerinin ... niteliğinde ve davacının da ... sahibi olduğu, davaya konu parselle ilgili olarak 17.11.2011 tarih ve 04-26 sayı numarası ile restorasyon ruhsatı düzenlendiği, sonrasında 03.09.2012 tarih ve 2012/7722 sayılı yapı kullanma izin belgesi tanzim edildiği, her ne kadar davacı müellifi olduğu İstanbul ili Beyoğlu İlçesi 482 ada, 1 parsel sayılı tescilli eski eserde iskan belgesi edinildikten sonra projesine aykırı cephe uygulaması yapıldığını belirterek iş bu davayı açmış ise de 22.10.2012 tarihli tescilli eski ... yapıdaki pencerelerin yapı malikinin aracının üzerine düştüğünü belgeleyen tutanak, ceza dosyasındaki bilirkişi raporu ve tespit raporundaki değerlendirmeler dikkate alındığında onaylı restorasyon projesindeki cephe uygulamasının detay hataları nedeniyle tehlike arz etmiş olduğu, bu nedenle tescilli yapı sahiplerinin ilk müellif vasıtasıyla basit onarım izini alarak tehlike arz eden cepheyi ve doğramaları zorunlu nedenlerle yeniden yaptığı, zorunlu olarak ... güvenliği açısından doğacak tehlikeleri gidermek açısından yapıldığı anlaşılan bu uygulamaların ... hak sahipliğine tecavüz olarak değerlendirilemeyeceği gerekçesiyle davacının sübut bulmayan ... sahipliğine tecavüze dayalı maddi ve manevi tazminat davalarının reddine karar verilmiş, karar, davacı vekilince istinaf edilmiştir.
IV. BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARI
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile, onaylı restorasyon projesindeki cephe uygulamasının detay hataları nedeniyle tehlike arzettiği, değiştirilmesinin zorunlu olduğu, bu nedenle yapılan değişikliklerin basit onarım olmamakla birlikte zorunlu olduğunun kanıtlanmış olması nedeniyle haklı sebeple yapıldığı düşünülen bu değişikliklerin fikri haklara tecavüz olarak değerlendirilemeyeceği konusundaki Mahkeme kararında hukuka aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiş, karar, davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
V. TEMYİZ İNCELEMESİ
A. Dava ve Hukuki Nitelendirme Dava, FSEK kapsamında ...
sahipliğine tecavüze dayalı maddi tazminat ve manevi tazminata ilişkindir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Yapılan yargılama ve saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kuralları gözetildiğinde İlk Derece Mahkemesince verilen kararda bir isabetsizlik olmadığının anlaşılmasına göre yapılan istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b(1) hükmü uyarınca Bölge Adliye Mahkemesince esastan reddine ilişkin kararın usul ve yasaya uygun olduğu kanısına varıldığından Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar vermek gerekmiştir.
VI. SONUÇ:
Yukarıda açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin temyiz itirazlarının reddi ile Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın HMK'nın 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA, aynı Kanun'un 372. maddesi uyarınca işlem yapılmak üzere dava dosyasının İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine, 13.05.2025 tarihinde kesin olarak oy birliğiyle karar verildi.