11. Hukuk Dairesi
11. Hukuk Dairesi 2024/5295 E. , 2025/3372 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ : Adana Bölge Adliye Mahkemesi 9. Hukuk Dairesi
İLK DERECE MAHKEMESİ : Adana 3. Asliye Hukuk Mahkemesi
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
KARAR
I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; davacının ..." markasını 2012 yılında adına marka olarak tescil ettirdiğini ve bu markanın gerçek hak sahibi olduğunu, "..." markasını lisans sözleşmesi uyarınca ... Motor Oil şirketine kullandırdığını, adı geçen şirketin ... markası altında ürettiği ürünleri dünyanın birçok ülkesine sattığını, bu bağlamda davalı ... Petrol'ün davacının lisansörü olan ... Motor Oil'den aldığı "..." marka ürünleri Türkiye'de ve yurt dışında satışa sunduğunu, müvekkilinin, davalı tarafın haksız ve hukuka aykırı olarak davacıya ait markayı 2016/... tescil numarası ile tescil ettirdiğini öğrendiğini, davalının kötüniyetli olduğunu ileri sürerek 2016/... tescil numaralı "..." markasının hükümsüz kılınarak sicilden terkinine karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; davanın hak düşürücü süre içerisinde açılmadığını, davacının sessiz kalma yoluyla hak kaybına uğradığını, müvekkilinin, distribütörlük anlaşması çerçevesinde ... Motor Oil firmasının ... markalı ürünlerini yurt içinde ve yurt dışında sattığını, hatta bu ibareyi adı geçen şirketin talebi üzerine adına marka olarak tescil ettirdiğini, bu durumun davacı tarafından da bilindiğini, davanın müvekkili ile ... Motor Oil arasında birtakım sorunlar yaşanmaya başlandıktan sonra kötüniyetli olarak açıldığını savunarak davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacının ... markasının sahibi olduğu, davalı şirketin ise davacı şirketin lisansörü olan şirketten ... markalı ürünleri alıp Türkiye ve yurt dışında satışa arz ettiği, davalının ... markasını Türk Patent ve Marka Kurumu nezdinde 2016/84264 numarası ile 4. ve 35. sınıflarda tescil ettirdiği, davalı şirket, markanın, ... markasının Türkiye'de sorun yaşamaması ve yan ürün olmaması amacıyla ... Motor Oil firmasının isteği üzerine tescil ettirildiğini savunmuş ise de davalı şirketin, davacı ve adı geçen şirket arasında bağlantı olduğunu ve ... markasının gerçek sahibinin davacı şirket olduğunu bildiği, davalının davacının markasını bildiği halde davacı markasının aynısını adına marka olarak tescil ettirmesinin basiretli tacir olarak hareket etmediğini gösterdiği, belirtilen nedenlerle davalı kötüniyetli addedildiğinden sessiz kalma yolu ile hak kaybı savunmasının dinlenmediği gerekçesiyle davanın kabulü ile 2016/... tescil numaralı "..." markasının 4. ve 35. sınıflar yönünden hükümsüzlüğüne karar verilmiş, hüküm, davalı vekilince istinaf edilmiştir.
IV. İSTİNAF
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacı tarafından 2012 yılında tescili yaptırılan "..." markası ile ilgili dava dışı ... Motor Oil firmasına lisans verildiği ve adı geçen firma tarafından da davalı şirkete distrübütörlük verildiği, dolayısıyla davalının marka tescilini yaptırdığı 2016 yılında markanın kendisine değil, davacıya ve dava dışı ... Motor Oil firmasına ait olduğunu bildiği, nitekim davalı tarafından sırf markanın Türkiye'de sorun yaşamaması için tescil ettirildiği savunmasında bulunulduğu, bu haliyle 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu'nun 6/9 hükmü ve 25. maddesi uyarınca hükümsüzlük ve terkin şartlarının oluştuğu, ayrıca bilirkişi raporunda da belirtildiği üzere davalının tescil tarihinde iyi niyetli olmadığı ve bu sebeple somut olayda hak düşürücü sürenin uygulanmayacağı gerekçesiyle davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiş, hüküm, davalı vekilince temyiz edilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Dava ve Hukuki Nitelendirme Dava, davalıya ait markanın hükümsüz kılınarak sicilden terkini istemine ilişkindir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Yapılan yargılama ve saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kuralları gözetildiğinde İlk Derece Mahkemesince verilen kararda bir isabetsizlik olmadığının anlaşılmasına göre yapılan istinaf başvurusunun 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 353/1-b(1) hükmü uyarınca Bölge Adliye Mahkemesince esastan reddine ilişkin kararın usul ve yasaya uygun olduğu kanısına varıldığından Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar vermek gerekmiştir.
VI. SONUÇ:
Yukarıda açıklanan nedenlerle, davalı vekilinin temyiz itirazlarının reddi ile Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın HMK'nın 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA, aynı Kanun'un 372. maddesi uyarınca işlem yapılmak üzere dava dosyasının İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine, 14.05.2025 tarihinde kesin olarak oy birliğiyle karar verildi.