Esas No
E. 2025/185
Karar No
K. 2025/9094
Karar Tarihi
Karar Sonucu
BOZULMASINA
Hukuk Alanı
Ceza Hukuku - Cinsel Suçlar

7. Ceza Dairesi         2025/185 E.  ,  2025/9094 K.

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi

SAYISI: 2023/62 E., 2024/177 K.
SUÇ: İzin (hava değişimi) tecavüzü
SUÇ TARİHLERİ:
HÜKÜM: Mahkûmiyet
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: Onama

Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteminin süresinde olduğu, temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü: Sanığın 17.11.2014 tarihinde kendiliğinden birliğine teslim olduğu dikkate alındığında suç bitim tarihinin 17.11.2014 olarak belirlenmesi gerekirken 01.12.2014 olarak belirlenmesi mahallinde tamamlanabilir eksiklik olarak kabul edilmiştir.

Ağrı 3. Asliye Ceza Mahkemesinin, 05.04.2019 tarihli ve 2017/646 Esas, 2019/203 Karar sayılı kararı ile sanığın yokluğunda hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verildiği ve bu kararın, Marmara 2 Nolu L Tipi Kapalı Ceza İnfaz Kurumunda başka suçtan tutuklu olarak bulunan sanığa 06.05.2019 tarihinde tebliğ edildiği anlaşılmış ise de; Dairemizce de benimsenen Yargıtay Ceza Genel Kurulunun

20.02.2007 tarihli ve 2007/5-46 Esas, 2007/39 Karar sayılı ilâmında açıklandığı üzere; Mahkemece 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun (5271 sayılı Kanun) 232/6. maddesi uyarınca başvurulması olanaklı yasa yolunun, süresinin, başvuru yapılacak merci ile başvuru şeklinin hiçbir kuşkuya yer vermeyecek şekilde açıkça gösterilmesi zorunlu olup hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verildiği tarihte sanığın başka suçtan dolayı tutuklu olarak ceza infaz kurumunda bulunması nedeniyle, hüküm fıkrasına 5271 sayılı Kanun'un 263/1. maddesi gereğince cezaevinde bulunan sanığın tutuklu bulunduğu ceza infaz kurumu ve tutukevi müdürüne beyanda bulunmak suretiyle veya bu hususta bir dilekçe vererek kanun yollarına başvurabileceğinin de yazılması gerektiği halde, bu hususun hüküm fıkrasına yazılmamış olması ve tebliğ tarihinde cezaevinde bulunan sanığa, kararın 5271 sayılı Kanun'un 35/3. maddesine uygun olarak "okunup anlatılmak suretiyle" tebliğ edilmesi gerekirken, sadece okumak/almak suretiyle tebliğ yapıldığına dair ibare yazılmak suretiyle tebliğ edilmesi karşısında; bu haliyle yapılan tebliğ işlemi usulsüz olduğundan hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının kesinleşmediği ve denetim süresinin de başlamadığı, dolayısıyla sanığın 30.10.2020 tarihinde işlediği kasıtlı suç nedeniyle verilen mahkûmiyet kararının kesinleşmesi üzerine yapılan ihbar sonucunda sanık hakkında açıklanması geri bırakılan hükmün açıklanamayacağı gözetilmeden yazılı şekilde hüküm tesisi kanuna aykırı ise de; 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 66/1-e bendi, 67/2-d bendi gereği zamanaşımını kesen en son sebep olan 16.02.2016 tarihli mahkûmiyet kararından itibaren temyiz inceleme tarihine kadar, 8 yıllık olağan zamanaşımı süresinin gerçekleşmiş olduğu belirlenmiştir.

Açıklanan nedenlerle sanık müdafiin temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun 321/1. maddesi gereği BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 322/1. maddesinin (1) numaralı bendinin verdiği yetkiye dayanılarak sanık hakkındaki kamu davasının 5271 sayılı Kanun'un 223/8. maddesi gereği gerçekleşen zamanaşımı nedeniyle, Tebliğname’ye aykırı olarak oy birliğiyle DÜŞMESİNE, 16.06.2025 tarihinde karar verildi.

© 2026 İçtihat Pro — ictihatpro.com  |  Bu belge bilgilendirme amaçlıdır. Resmi belge niteliği taşımaz.