Esas No
E. 2025/1201
Karar No
K. 2025/1201
Karar Tarihi
Karar Sonucu
REDDİNE
Hukuk Alanı
Ticaret Hukuku

T.C. ADANA BAM 9. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2025/1201 - 2025/1502

T.C.

ADANA

BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ

9. HUKUK DAİRESİ

DOSYA NO : 2025/1201

KARAR NO: 2025/1502

T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A

B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ : ... ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

TARİHİ : 08/11/2023

NUMARASI : ... Esas ... Karar

DAVACI: ... ... PAZARLAMA LİMİTED ŞİRKETİ
VEKİLLERİ: Av.
DAVANIN KONUSU: Zayi Belgesi Verilmesi

İSTİNAF KARARININ

KARAR TARİHİ: 16/07/2025
KARAR YAZIM TARİHİ: 16/07/2025

... 1. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 08/11/2023 tarihli ... Esas ... Karar sayılı kararı aleyhine davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuş olup, dosya üzerinde yapılan istinaf incelemesi sonucunda; TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ :

Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkili şirketin ‘... Mah. Şht. ... Bulvarı 56/A ...’ adresinde yer alan ofisi, 01/08/2017 tarihinden bu yana evrak depolama ve arşiv olarak kullanmak olduğu taşınmaza 06/02/2023 tarihinde meydana gelen 7.6 şiddetindeki deprem nedeni ile ağır hasarlı raporu verildiğini, taşınmaza girişin yasaklandığını, Ofis olarak kullanılan taşınmazda yer alan resmi evraklar, ticari defterler, irsaliye, faturalar, kebir, Pay defteri,karar defteri,yevmiye defteri vs tüm kıymetli evraklar; deprem ve etkilerinin halihazırda devam etmesi ve binanın ağır hasarlı olması nedeni ile zayi olduğunu beyan ederek 06/02/2023 tarihinde meydana gelen depremde; müvekkil şirketlerin evrak depolama ve arşiv olarak kullanmakta olduğu ofisin ağır hasarlı olması ve binaya girişlerin yasak olması nedeni ile; ofiste bulunan resmi evraklar, ticari defterler, irsaliye, faturalar, kebir, Pay defteri,karar defteri,yevmiye defteri vs kıymetli evraklar için zayi belgesi verilmesini talep ve dava etmiştir.

İLK DERECE MAHKEMESİ'NİN KARAR ÖZETİ :

İlk Derece Mahkemesi kararında özetle; "... Somut olayda; davacı şirkete ait ticari defter ve kayıtların evrak depolama ve arşiv olarak kullanılan ''... Mah. Şehit ... Bulvarı N:56/A ...'' adresinde zayi olduğunun beyan edildiği, davacı şirket merkezinin ''... Mah. Şehit ... Bulvarı N:168/1 ...'' olduğu, bilirkişi tarafından ''... Mah. Şehit ... Bulvarı N:56/A ...'' adresinde yapılan incelemede; adreste bulunan yapının yıkılmadığı, Çevre ve Şehircilik Müdürlüğü tarafından yapılan duyuruda yapının ağır hasarlı olarak belirtildiği, Bakanlıkça yasaklandığından yapıya girilemediği, bina dış kapısının kapalı olduğu ve dışarıdan yapılan gözlemde yapıda bulunan demirbaş ve eşyaların boşaltıldığı, davacı tarafından zayi nedeniyle bildirilen yerin ilişkilendirilebilmesi bakımından sunulan kira stopajının ödendiğine dair beyannamelerin davadışı 3. kişiye ait olduğu, buna göre kira kontratında belirtilen ve zayi belgelerine konu adres ile davacı şirket arasında bağlantı kurulamadığı, tüm bu nedenlerle defter ve kayıtların zayi olduğunun ispatlanamadığı anlaşılmakla TTK 82/7.maddesi gereğince davanın reddine dair aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. (Benzer yöndeki kararlar için bkz. Yargıtay 11. Hukuk Dairesinin 07/03/2017 tarih, 2015/13372 esas, 2017/1346 karar sayılı ilamı)-Davanın reddine,..." şeklinde karar verildiği anlaşılmıştır.

DAVACI TARAFINDAN İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ :

Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; ilk derece mahkemesince verilen kararın usul ve yasaya aykırı olduğunu, deprem sonrası binada ağır hasar alındığını, bilirkişi binaya hiç girmeden gözlemle rapor düzenlendiğini,

TTK 82/7 maddesi mücbir sebeple deprem gibi defter ve belgelerin zayi olmasına rağmen defter ve belgelerin zayi olmasına rağmen tacirin kusuru aranmayacağını belirttiğini, şirketin depo olarak kullandığı adrese dair ağır hasarlı raporunun olduğunu bunun da zayi iddiasını desteklediğini iddia ederek kararın kaldırılmasına talep etmiştir.

DELİLLER

Taraf vekilinin beyan ve dilekçeleri ve tüm dosya kapsamı

HUKUKİ NİTELENDİRME, DELİLLERİN VE İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ ve GEREKÇE : Dava hukuki niteliği itibarıyla "Zayi Belgesi Verilmesi" talebine ilişkindir.

İlk derece mahkemesince davanın reddine karar verildiği, işbu karara karşı davacı vekilince istinaf kanun yoluna başvurulduğu anlaşılmıştır. İstinaf incelemesi,

HMK'nın 355. maddesi uyarınca, ileri sürülen istinaf sebepleri ve kamu düzeni yönüyle sınırlı olarak yapılmıştır.

TTK'nın 82/7.maddesinde "Bir tacirin saklamakla yükümlü olduğu defterler ve belgeler; yangın, su baskını veya yer sarsıntısı gibi bir afet veya hırsızlık sebebiyle ve kanuni saklama süresi içinde zıyaa uğrarsa tacir zıyaı öğrendiği tarihten itibaren 30 gün içinde ticari işletmesinin bulunduğu yer yetkili mahkemesinden kendisine bir belge verilmesini isteyebilir." hükmü düzenlenmiştir.

Yasal düzenlemeden zayi sebeplerinin tahdidi olarak sayılmadığı anlaşılmaktadır. Diğer bir deyişle, maddede geçen "yangın, su baskını veya yer sarsıntısı gibi" denilmek suretiyle bu gibi olayların benzerlerinin de bu kapsama girebileceği anlatılmaktadır. Bu meyanda, tacirin elinde olmayan benzer olaylarda maddenin kapsamı içindedir. Ancak, hangi olaya dayandırılsa dayandırılsın zayi iddiasının samimi ve inandırıcı olması, hayatın mutad cereyanına açıkça aykırı düşmemesi gerekir (Yargıtay 11.HD'nin 2016/6084 Esas-2018/155 Karar sayılı ve 10/01/2018 günlü kararı).

Somut olayda, davacı şirketin merkezi ile evrak depolama ve arşiv merkezi olarak kullandığı iddia edilen adreslerin farklı olduğu, davacı tarafından eldeki davaya konu ticari defter ve belgelerin muhafaza edildiği bildirilen "... Mah. Şehit ... Bulvarı.No:56/A ..." adresindeki binanın yetkili makamlarca ağır hasarlı kabul edildiğinden bahisle zayi belgesi verilmesi talep edilmiş ise de, adreste yapılan incelemede evrak depolama ve arşiv merkezi olarak kullandığı iddia edilen binanın yıkılmadığı, Çevre ve Şehircilik Bakanlığı'nca yapılan duyuruda ağır hasarlı kabul edilmekle uygulanan yasak sebebiyle yapıya girilemediği, bina dış kapısının kapalı olduğu ve dışarıdan yapılan gözlemde yapıda bulunan demirbaş ve eşyaların boşaltıldığının tespit edildiği, davacı tarafından bildirilen yer ile davacının ilişkilendirilebilmesi bakımından sunulan kira stopajının ödendiğine dair beyannamelerin davadışı üçüncü kişiye ait olduğu, bu şekilde davacının dayandığı kira kontratında belirtilen adres ile davacı şirket arasında bağlantı kurulamadığı, davacının dayandığı kira sözleşmesinin 01.08.2017- 31.08.2022 dönemine ilişkin düzenlenmiş olmakla depremin meydana geldiği 06.02.2023 tarihini kapsamadığı gibi adi yazılı düzenlenen kira sözleşmesinin her zaman düzenlenmesinin de mümkün olduğu anlaşıldığından, ilk derece mahkemesince davaya konu ticari defter ve belgelerin zayi olduğunun ispatlanamadığı gerekçesiyle yazılı şekilde davanın reddine karar verilmesinde usul ve yasaya aykırılık bulunmadığından, davacı şirket vekilinin aksi yöndeki istinaf sebepleri yerinde görülmemiştir. Yukarıda açıklanan sebeplerle, ilk derece mahkeme kararının usul ve yasaya uygun olduğu, davacı vekilinin istinaf sebeplerinin yerinde olmadığı anlaşıldığından, davacının istinaf başvurusunun esastan reddine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.

HÜKÜM: Yukarıda gerekçesi açıklandığı üzere :

1.6100 sayılı HMK'nin 353/1-b.1 maddesi gereğince davacı vekilinin İlk Derece Mahkemesi'nin kararına ilişkin istinaf başvurusunun ESASTAN REDDİNE,

2.492 sayılı Harçlar Kanunu gereğince alınması gerekli 615,40.TL maktu istinaf karar harcı peşin olarak alındığından BU KONUDA KARAR VERİLMESİNE YER OLMADIĞINA,

3.6100 sayılı HMK'nin 326/1 maddesi gereğince istinaf başvurusu nedeniyle davacı tarafından yapılan harcamaların kendi üzerine BIRAKILMASINA,

4.6100 sayılı HMK'nin 333. maddesi gereğince kullanılmayan gider avansının İlk Derece Mahkemesince İADESİNE,

5.6100 sayılı HMK'nin 330. maddesi gereğince inceleme dosya üzerinden yapıldığından talep eden lehine vekalet ücreti takdirine YER OLMADIĞINA,

6.6100 sayılı HMK'nın 359/4 maddesince karar tebliğ işlemlerinin ilk derece mahkemesince YAPILMASINA, Dair, 6100 Sayılı HMK'nin 353/1-b-1 maddesi gereğince dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, 6100 Sayılı HMK'nin 362/1-ç maddesi gereğince kesin olmak üzere 16/07/2025 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Başkan

(e-imzalıdır)

Üye

(e-imzalıdır)

Üye

(e-imzalıdır)

Katip

(e-imzalıdır)

© 2026 İçtihat Pro — ictihatpro.com  |  Bu belge bilgilendirme amaçlıdır. Resmi belge niteliği taşımaz.