Danıştay 8. Daire Başkanlığı
Danıştay 8. Daire Başkanlığı 2024/2679 E. , 2024/3581 K. "İçtihat Metni" T.C. D A N I Ş T A Y
SEKİZİNCİ DAİRE
KARŞI TARAF (DAVACILAR): 1- ...2- ... 3- ...'a Vesayeten ... 4- ... 5- ... 6- ...'a Vesayeten ... 7- .. 8- ...'a Vesayeten ... 9-... Mirasçıları a- ... b- ..c- ...' Vesayeten ... d- ... e- ... f- ...'a Vesayeten ... g- ... h- ...'A Vesayeten ...
İSTEMİN KONUSU: Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... gün ve E:... K:...sayılı kararının, temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir. YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: Davacıların yakını ...'ın Şanlıurfa ili, ... ilçesi, ...Camii'nin üst tarafında bulunan ... Tepesi'nden düşerek hayatını kaybetmesi nedeniyle uğranıldığı ileri sürülen maddi ve manevi zararlara karşılık olarak -29.06.2021 tarihinde kayda giren dilekçe ile maddi tazminat tutarı artırılmak suretiyle- (dava sırasında ölen davacı) ... için 3.854,17-TL maddi ve 20.000,00-TL manevi, ... için 2.526,76-TL maddi ve 10.000,00-TL manevi, ... için 35.720,46-TL maddi ve 10.000,00-TL manevi, ... için 18.084,54-TL maddi ve 10.000,00-TL manevi, ... için 8.370,99-TL maddi ve 10.000,00-TL manevi, ... için 10.673,13-TL maddi ve 10.000,00-TL manevi, ... için 3.679,76-TL maddi ve 10.000,00-TL manevi, ... için 6.529,97-TL maddi ve 10.000,00-TL manevi, ... için 4.995,42-TL maddi ve 10.000,00-TL manevi tazminatın yasal faiziyle birlikte davalı idarelerce davacılara ödenmesine hükmedilmesi istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İdare Mahkemesince verilen ...tarih ve E:..., K:... sayılı kararda; toplam 94.435,20-TL maddi ve 30.000,00-TL manevi tazminatın yasal faiziyle birlikte davalı idarelerce kusurları oranında davacılara ödenmesine, fazlaya ilişkin manevi tazminat isteminin reddine karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: Bölge İdare Mahkemesince; Mahkeme kararının hükmedilen maddi tazminata yönelik kısmının hukuka uygun olduğu belirtilerek bu kısma yönelik istinaf istemlerinin reddine; manevi tazminata ilişkin kısma yönelik yapılan incelemede ise, davalıların istinaf başvurusunun reddine, davacıların istinaf başvurusunun kabulü ile tüm davacılar yönünden toplam 100.000,00-TL manevi tazminatın, idareye başvuru tarihi olan 03.04.2018 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı idarelerce davacılara ödenmesine, bu yönden İdare Mahkemesi kararının kaldırılmasına karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Davalı ... Büyükşehir Belediye Başkanlığı tarafından hukuka aykırı olan temyiz istemine konu Bölge İdare Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmesi gerektiği ileri sürülmektedir. KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Savunma alınmamıştır. DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ : ... DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin incelenmeksizin reddine karar verilmesi gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Sekizinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra işin gereği görüşüldü: İLGİLİ MEVZUAT : 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun "İstinaf" başlıklı 45. maddesinde, "1) İdare ve vergi mahkemelerinin kararlarına karşı, başka kanunlarda farklı bir kanun yolu öngörülmüş olsa dahi, mahkemenin bulunduğu yargı çevresindeki bölge idare mahkemesine, kararın tebliğinden itibaren otuz gün içinde istinaf yoluna başvurulabilir.
3.Bölge idare mahkemesi, yaptığı inceleme sonunda ilk derece mahkemesi kararını hukuka uygun bulursa istinaf başvurusunun reddine karar verir. Karardaki maddi yanlışlıkların düzeltilmesi mümkün ise gerekli düzeltmeyi yaparak aynı kararı verir.
6.Bölge idare mahkemelerinin 46 ncı maddeye göre temyize açık olmayan kararları kesindir." hükmü yer almış; aynı Kanun'un "Temyiz" başlıklı 46. maddesinin 1. fıkrasının (b) bendinde, konusu yüzbin Türk Lirasını aşan vergi davaları, tam yargı davaları ve idari işlemler hakkında açılan davalar hakkında verilen kararların temyiz edilebileceği hükme bağlanmış olup, aynı Kanun'un ek 1. maddesinde yer alan düzenleme uyarınca, bu Kanunda öngörülen parasal sınırlar, her takvim yılı başından geçerli olmak üzere, önceki yılda uygulanan parasal sınırların, o yıl için 213 sayılı Vergi Usul Kanunu'nun mükerrer 298. maddesi hükümleri uyarınca Maliye Bakanlığınca her yıl tespit ve ilan edilen yeniden değerleme oranında artırılması suretiyle uygulandığından, temyizen incelenerek bozulması istenilen Bölge İdare Mahkemesi kararının verildiği 2024 yılı için temyiz sınırı 920.000,00-TL olarak belirlenmiş bulunmaktadır. Anayasanın ''Anayasa Mahkemesinin kararları'' başlığını taşıyan 153. maddesinde, ''Anayasa Mahkemesinin kararları kesindir. İptal kararları gerekçesi yazılmadan açıklanamaz. Anayasa Mahkemesi bir kanun veya Cumhurbaşkanlığı kararnamesinin tamamını veya bir hükmünü iptal ederken, kanun koyucu gibi hareketle, yeni bir uygulamaya yol açacak biçimde hüküm tesis edemez.
Kanun, Cumhurbaşkanlığı kararnamesi veya Türkiye Büyük Millet Meclisi İçtüzüğü ya da bunların hükümleri, iptal kararlarının Resmî Gazetede yayımlandığı tarihte yürürlükten kalkar. Gereken hallerde Anayasa Mahkemesi iptal hükmünün yürürlüğe gireceği tarihi ayrıca kararlaştırabilir. Bu tarih, kararın Resmî Gazetede yayımlandığı günden başlayarak bir yılı geçemez. İptal kararının yürürlüğe girişinin ertelendiği durumlarda, Türkiye Büyük Millet Meclisi, iptal kararının ortaya çıkardığı hukuki boşluğu dolduracak kanun (…) teklifini öncelikle görüşüp karara bağlar. İptal kararları geriye yürümez. Anayasa Mahkemesi kararları Resmî Gazetede hemen yayımlanır ve yasama, yürütme ve yargı organlarını, idare makamlarını, gerçek ve tüzelkişileri bağlar.'' kuralı yer almıştır.
HUKUKİ DEĞERLENDİRME :
Yukarıda yer verilen mevzuat hükümlerinin değerlendirilmesinden; İdare Mahkemelerinin kesin olarak verdiği kararları dışında kalan bütün kararlarına karşı mahkemenin bulunduğu yargı çevresindeki bölge idare mahkemesine istinaf başvurusunda bulunulabileceği, bölge idare mahkemesince istinaf incelemesi üzerine verilen kararlara karşı ise sadece 2577 sayılı Kanun'un 46. maddesinde yer alan konular ile sınırlı olarak Danıştay'a temyiz başvurusunda bulunulabileceği, bölge idare mahkemelerince istinaf incelemesi üzerine verilen ve 46. madde kapsamı dışında olan kararların ise kesin olduğu görülmektedir. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 28/06/2014 tarih ve 29044 sayılı Resmi Gazete'de yayımlann 6545 sayılı Türk Ceza Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun'un 20. maddesiyle değiştirilen 46. maddesinin birinci fıkrasının (b) bendinde yer alan "Konusu yüz bin Türk lirasını aşan..." ibaresinin Anayasaya aykırı olduğundan bahisle itiraz yolu ile Anayasa Mahkemesine başvurulması üzerine, 13/10/2023 tarihli ve 32338 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan Anayasa Mahkemesinin 26/07/2023 tarih ve E:2023/36, K:2023/142 sayılı kararı ile anılan ibarenin iptaline, kararın Resmi Gazete'de yayımlanmasından başlayarak dokuz ay sonra yürürlüğe girmesine karar verilmiş olup Anayasa Mahkemesi'nin iptal kararının yürürlüğe gireceği tarihe kadar (13/07/2024) İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 46. maddesinin birinci fıkrasının (b) bendinde yer alan "Konusu yüz bin Türk lirasını aşan..." ibaresi yürürlükte olduğundan, uyuşmazlığın mevcut mevzuat uyarınca çözümlenmesi gerekmektedir.
Uyuşmazlıkta; davacılar tarafından, yakınları ...'ın Şanlıurfa ili, Eyyübiye ilçesi, ...Camii'nin üst tarafında bulunan ... Tepesi'nden düşerek hayatını kaybetmesi nedeniyle uğranıldığı ileri sürülen maddi ve manevi zararlara karşılık olarak 1.000,00-TL (29.06.2021 tarihli miktar artırım dilekçesi ile 94.435,20-TL'ye artırılmıştır) maddi ve 100.000,00-TL manevi tazminatın yasal faiziyle birlikte ödenmesine karar verilmesi istemiyle açılan davanın, 2577 sayılı Kanun'un 46. maddesinin 1. fıkrasının (b) bendi hükmü kapsamında, Bölge İdare Mahkemesi kararı tarihinde güncel temyiz parasal sınırın (920.000,00-TL) altında kaldığı anlaşılmaktadır. Bu durumda, temyiz istemine esas teşkil eden kararın Bölge İdare Mahkemesinin 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunun 46. maddesine göre temyiz yolu açık olmayan "kesin" kararlarından olduğu anlaşıldığından, temyiz isteminin incelenmesine yasal olanak bulunmamaktadır. KARAR SONUCU: Açıklanan nedenlerle;
1.TEMYİZ İSTEMİNİN İNCELENMEKSİZİN REDDİNE,
2.Temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına, kullanılmayan...-TL yürütmenin durdurulması harcının istemi halinde davalı ... Büyükşehir Belediye Başkanlığı'na iadesine, kesin olarak, 07/06/2024 tarihinde oyçokluğu ile karar verildi. KARŞI OY : (X)- Anayasa’nın 36. maddesinin birinci fıkrasında, herkesin meşru vasıta ve yollardan faydalanmak suretiyle yargı mercileri önünde davacı veya davalı olarak iddia ve savunma ile adil yargılanma hakkına sahip olduğu; Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesinin “Adil yargılanma hakkı” kenar başlıklı 6. maddesinde, herkesin medeni hak ve yükümlülükleri ile ilgili uyuşmazlıklar ya da cezai alanda kendisine yöneltilen suçlamalar konusunda karar verecek olan, kanunla kurulmuş bağımsız ve tarafsız bir mahkeme tarafından davasının makul bir süre içinde, hakkaniyete uygun ve açık olarak görülmesini istemek hakkına sahip olduğu belirtilmiştir.Adil yargılanma hakkının güvenceleri arasında yer alan mahkemeye erişim hakkı, bir uyuşmazlığı ve uyuşmazlık kapsamında bir talebi, mahkeme önüne taşıyabilmek ve bunların etkili bir şekilde karara bağlanmasını isteyebilmek anlamına gelmektedir.Mahkemeye erişim hakkı, mahkemeye başvuru konusunda tutarlı bir sistemin var olmasını ve dava açmak isteyen kişilerin mahkemeye ulaşmada açık, pratik ve etkili fırsatlara sahip olmasını gerektirmektedir. Kişinin mahkemeye başvurmasını engelleyen veya mahkeme kararını ya da kişinin bizatihi mahkemeye başvurmuş olmasını anlamsız hale getiren sınırlamalar ve özellikle hukuki belirsizlikler ya da uygulamadaki belirsizlikler mahkemeye erişim hakkını ihlal edebilmektedir. Bir başka ifadeyle; uyuşmazlığı mahkeme önüne taşıyabilmek ve uyuşmazlığın etkili bir şekilde karara bağlanmasını isteyebilmek anlamına gelen, mahkemeye erişim hakkı bağlamında, kişinin mahkemeye başvurmasını engelleyen veya mahkeme kararını anlamsız hale getiren, bir başka ifadeyle mahkeme kararını önemli ölçüde etkisizleştiren ya da dava açılmasının davacının dava açtığı konumdan daha da geriye götürülmesi durumlarında, mahkemeye erişim hakkının özüne dokunulacak şekilde sınırlandığının kabulü gerekmektedir.Dava açılması konusundaki kısıtlamalar, kural olarak mahkemeye erişim hakkına müdahale teşkil etmektedir. Bu kısıtlamalar, süre ve benzeri birtakım usuli şartlar öngörülerek doğrudan doğruya olabileceği gibi, mahkeme önünde devam eden bir davanın taraflarının, dava konusu hak veya menfaate yönelik tasarruflarının sınırlandırılması şeklinde de tezahür edebilmektedir.
Avrupa İnsan Hakları Mahkemesinin 36533/04 başvuru numaralı Mesutoğlu-Türkiye kararında usul kurallarının nasıl yorumlanması gerektiği hususunda özetle; mahkemeye erişim hakkının mutlak olmadığı, bazı sınırlamalara tabi olabildiği, bununla birlikte getirilen kısıtlamaların hakkın özünü ortadan kaldıracak ölçüde, kişinin mahkemeye erişimini engellememesi gerektiği, mahkemeye erişim hakkına getirilen bu tür sınırlamaların ancak meşru bir amaç güdüldüğü takdirde ve hedeflenen amaç ile başvurulan araçlar arasında makûl bir orantı olması hâlinde Sözleşme'nin 6/1. maddesi ile bağdaşabileceği, bu ilkelerden hareketle, dava açma hakkının doğal olarak yasayla belirlenen şartları olmakla birlikte, mahkemelerin yargılama usullerini uygularken bir yandan davanın hakkaniyetine hâlel getirecek kadar abartılı şekilcilikten, öte yandan kanunla öngörülmüş olan usul şartlarının ortadan kalkmasına neden olacak kadar aşırı bir esneklikten kaçınılması gerektiği belirtilmektedir. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun "Temyiz" başlıklı 46. maddesinin 1. fıkrasında, "Danıştay dava dairelerinin nihai kararları ile bölge idare mahkemelerinin aşağıda sayılan davalar hakkında verdikleri kararlar, başka kanunlarda aksine hüküm bulunsa dahi Danıştayda, kararın tebliğinden itibaren otuz gün içinde temyiz edilebilir" kuralı yer almış, maddenin devamında, temyiz edilebilecek kararlar; açılan davanın konusu esas alınarak belirlenmiş, aynı fıkranın (b) bendinde, "Konusu yüz bin Türk lirasını aşan vergi davaları, tam yargı davaları ve idari işlemler hakkında açılan davalar" da verilen kararların temyiz edilebileceği kurala bağlanmış; aynı Kanun'un Ek 1. maddesinde yer alan düzenleme uyarınca, bu Kanunda öngörülen parasal sınırlar; her takvim yılı başından geçerli olmak üzere, önceki yılda uygulanan parasal sınırların, o yıl için 213 sayılı Vergi Usul Kanunu'nun mükerrer 298. maddesi hükümleri uyarınca Maliye Bakanlığınca her yıl tespit ve ilan edilen yeniden değerleme oranında artırılması suretiyle uygulandığından, davanın açıldığı 2018 yılı temyiz parasal sınırının 117.000,00-TL olduğu görülmüştür. 2577 sayılı Kanun'un yukarıda aktarılan maddelerinde, konusu belli bir para olan tam yargı davalarında verilen kararlardan hangisinin, 2577 sayılı Kanun'un 46/1-(b) maddesi uyarınca temyize tabi olup olmadığının; "verilen kararlara göre" değil, açılan davalardaki parasal miktara göre yapılacağı hükme bağlandığından, bu husustaki değerlendirmenin dava açma tarihinde yürürlükte bulunan temyiz parasal sınırının esas alınarak yapılması gerekmektedir. Aksi uygulamanın, 2577 sayılı Kanun'da belirtilen parasal sınırlar yıl itibarıyla yeniden değerleme oranında arttırıldığından, davanın açılmasından sonraki yargılama sürecine göre kararın temyiz edilebilme durumunun değişmesi nedeniyle, kanun yollarına başvurma açısından, kanuni açıklığın bulunmadığı sonucunu doğuracağı açıktır.
Dosyanın incelenmesinden; davacılar tarafından, yakınları ...'ın Şanlıurfa ili, Eyyübiye ilçesi, ...Camii'nin üst tarafında bulunan ... Tepesi'nden düşerek hayatını kaybetmesi nedeniyle uğranıldığı ileri sürülen maddi ve manevi zararlara karşılık olarak 1.000,00-TL (29.06.2021 tarihli miktar artırım dilekçesi ile 94.435,20-TL'ye artırılmıştır) maddi ve 100.000,00-TL manevi tazminatın yasal faiziyle birlikte ödenmesine karar verilmesi istemiyle görülmekte olan dava açılmıştır.
Uyuşmazlıkta istenilen tazminat miktarının toplam 194.435,20-TL olduğu ve bu miktarın davanın açıldığı 2018 yılındaki temyiz parasal sınırının üzerinde olduğu görüldüğünden; bakılan dava 2577 sayılı Kanun'un 46. maddesinde sayılan davalar arasında yer aldığından, temyizen incelenerek bozulması istenen Bölge İdare Mahkemesi kararına karşı temyiz yolunun açık olduğu ve davalı ... Büyükşehir Belediye Başkanlığı'nın temyiz isteminin incelenmesi gerektiği oyu ile aksi yöndeki çoğunluk kararına katılmıyorum.