3. Hukuk Dairesi
3. Hukuk Dairesi 2024/3106 E. , 2025/2376 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Mahkemece verilen karar davacı vekili tarafından temyiz edilmekle: kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hakimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA
Davacı vekili; davalının ... Noterliğinin 10.11.2010 tarihli ve ... yevmiye nolu işlem ile keşide edilen taahhütname ile müvekkiline ait ... plakalı aracın, 2004 tarihinden itibaren geçerli olmak üzere vergi ve cezası, doğmuş ve doğacak otopark, eksper, bilirkişi, adli ve idari yerlerde yapılmış işlemler ve dava sebebiyle tahakkuk edecek avukat ücretlerinin 10.000,00 TL'sini ilk talep halinde ödemeyi taahhüt ettiğini, akabinde düzenlenen 10.11.2010 tarihli ek taahhütname ile 40,000.00 TL daha ek taahhüt verildiğini, ... plakalı araç ile ilgili İstanbul 2. Tüketici Mahkemesinin 25.6.2010 tarihli 2009/361 E., 2010/441 K. sayılı kesinleşen ilamı gereğince müvekkili aleyhine İstanbul 9 İcra Müdürlüğünün ... sayılı dosyasından ilamlı takip yapılması üzerine müvekkili tarafından bu dosyaya toplam 12.645,00 TL ödeme yapıldığını, davalı tarafından verilen taahhüt kapsamında davalı tarafından borcun ödenmesinin sağlanması amacıyla gönderilen ihtarın sonuçsuz kalması üzerine İstanbul 2. İcra Müdürlüğünün ... sayılı dosyasından davalı aleyhine icra takibi başlatıldığını ancak davalının takibe haksız olarak itiraz ettiğini ileri sürerek, itirazın iptaline karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili; aracın davacının eşinin kullanımı sırasında kaza yaptığını, kaza sırasında aracın hava yastıkları açılmadığından ...'in parkına çekildiğini, davacının aracın tamiri için kendisine vekaletname verdiğini, ancak davacı ile 4. Levent Sanayi Sitesinde iş yapan oto tamirci ...'yi tanıştırdığını, araba sorununun tamirciyle davacı arasında halledildiğini, kendisinin tanıştırmak dışında bir dahilinin olmadığını, kendisine verilen vekaletnameyi hiçbir şekilde kullanmadığını, aracın üzerinde hiçbir zaman tasarruf hakkı olmadığını, yazlıktan tanıdığı davacının kendisinden belirtilen taahhütnameyi aldığını, bu taahhütnameyi karşılıklı iyiniyet ve güvene dayalı olarak verdiğini, vekaletname kullanılmamış olduğu halde taahhütnamenin kendisine geri verilmediğini, davacının haksız olarak para talep ettiğini savunarak, davanın reddini istemiştir.
III. MAHKEME KARARI
Mahkemenin ilam başlığında tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; tüm deliller hep birlikte incelenip değerlendirildiğinde, davacının mülkiyeti kendisine ait araç ile kaza yaptığı, kaza neticesinde davalının davacının aracının tamiri ile ilgili olarak davacıyı dava dışı ... ile tanıştırdığı bunun dışında davalının bir dahilinin bulunmadığı, davalının davacının Tüketici Mahkemesindeki yargılama giderlerinin ödemeyi taahhüt etmesinin normal hayatın akışına aykırı olduğu, başka delillerle desteklenmediği sürece salt taahhütnameye dayalı olarak davacının davalıdan alacak talep etmeye hakkı olamayacağı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş; hüküm, davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
IV. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili; sözleşme özgürlüğü gereği taahhütnamenin içeriğini serbestçe belirlediklerini, tarafların taahhütnamenin sonuçlarını idrak edebilecek durumda olduğunu, resmi bir belgenin hayatın olağan akışına aykırı olduğu gerekçesiyle yok sayılmasının kabul edilemeyeceğini, müvekkilinin bu taahhüde güvenerek davalıya aracın satımı konusunda vekalet verdiğin, davalının taahhütnamede açıkça ... plakalı araca ilişkin doğmuş, doğabilecek vergi cezası, doğmuş ve doğabilecek otopark ücreti, eksper bilirkişi ücreti, adli ve idari yerlerde yapılmış işlemler ve dava sebebiyle tahakkuk edecek avukat ücretlerini ilk talep halinde ödemeyi taahhüt ettiğini, davalının haksız kazanç peşinde olduğunu ileri sürerek, kararı temyiz etmiştir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, noter onaylı taahhütnameden kaynaklanan alacağın tahsili amacıyla başlatılan icra takibine yapılan itirazın iptali istemine ilişkindir.
Davaya konu edilen 10.11.2010 tarihli ... Noterliğinin ... yevmiye sayılı işlemiyle onaylanan "Taahhütname"de davalının "... plakalı ... ŞASİ NOLU ... MOTOR NOLU ARACIN 2004 tarihinden itibaren geçerli olmak üzere vergi ve cezası doğmuş ve doğacak otopark eksper bilirkişi adli ve idari yerlerde yapılmış işlemler ve dava sebebiyle tahakkuk edecek avukat ücretlerini de ilk talep halinde ödemeyi " taahhüt ettiği, taahhüt değerinin 10.000,00 TL gösterildiği, davalının aynı gün, adi yazılı belge ile 40.000,00 TL değerinde ek taahhüt verdiği, davacının bu senetlere istinaden belirtilen araçla ilgili olarak üçüncü kişiler ile arasındaki davada aleyhine hükmedilen yargılama giderlerinin davalı tarafından ödenmesi gerektiğini iddia ettiği, buna karşılık davalının aracın kazalı olduğunu, akrabası olan tamirciye aracın teslim edilmesi amacıyla davacının kendisine vekalet verdiğini ve taahhütname aldığını, ancak vekaletnameyi kullanmadığını, araç üzerinde tasarrufta bulunmadığını, davacıyı tamirci ile tanıştırmaktan başka bir iş yapmadığını, alacağın dayanağının olmadığını savunduğu anlaşılmıştır.
Davalı tarafından verilen taahhütname, niteliği itibariyle soyut borç tanımasıdır. Soyut borç tanımasında alacağın bir sebebe dayandığı konusunda kanuni bir karine mevcut olduğundan ispat yükü borçluya aittir. Bu durumda borçlu, önce o borcun bir sebebe dayandığını sonra da bu sebebin gerçekleşmediğini ispat etmek zorundadır (Yargıtay İçtihadı Birleştirme Büyük Genel Kurulunun 12.04.1933 tarihli 30/6 sayılı kararı).
Davalı, taahhütnameyi vekaletname nedeniyle verdiğini iddia etmiştir. Dosya kapsamından, taahhütname ile aynı tarihli ... Noterliğince onaylanan vekaletname ile davaya konu edilen aracın dilediği kişiye dilediği bedelle satımı ve belirtilen diğer işler için davalıya vekalet verildiği, aynı aracın satımı ile ilgili olarak 26.11.2010 tarihinde bu sefer dava dışı ...'nin vekil tayin edildiği ve bu vekaletnameye istinaden aracın satıldığı sabittir. Buna göre taahhüdün vekaletname ile ilgili olarak verildiğinin, ancak davalının vekaletname kapsamında herhangi bir işlem yapmadığının, aksine daha sonra vekalet verilen kişi tarafından aracın satıldığının dolayısıyla taahhüdün hukuki sebebinin ortadan kalktığının kabulü gerekir. Nitekim, davacı vekilinin temyiz dilekçesinde de müvekkilinin taahhütnameye güvenerek davalıya vekalet verdiği beyan edilmiştir. Sonuç olarak, davalının soyut borç tanımasının sebebini ve bunun gerçekleşmediğini ispat ettiği anlaşılmakla davacı vekilinin yerinde görülmeyen temyiz taleplerinin reddiyle usul ve yasaya uygun Mahkeme kararının onanmasına karar vermek gerekmiştir.
V. KARAR
Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Mahkeme kararının 1086 sayılı Hukuk Usulu Muhakemeleri Kanunu'nun (1086 sayılı Kanun) 439. maddesi uyarınca ONANMASINA,
Aşağıda yazılı bakiye temyiz harcının temyiz edene yükletilmesine, 1086 sayılı Kanun’un 440. maddesi gereğince karar düzeltme yolu kapalı olmak üzere,
24.04.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.