Esas No
E. 2023/6380
Karar No
K. 2025/3454
Karar Tarihi
Karar Sonucu
ONANMASINA
Hukuk Alanı
Gayrimenkul Hukuku

8. Hukuk Dairesi         2023/6380 E.  ,  2025/3454 K.

"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Kadastro Mahkemesi

SAYISI: 2022/93 E., 2023/1 K.

Taraflar arasındaki kadastro tespitine itiraz davasından dolayı yapılan yargılama sonunda verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonunda Dairece İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir. İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın kabulüne karar verilmiştir.

İlk Derece Mahkemesi kararı davalı ... vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA

1.Kadastro sırasında; ...Mahallesi çalışma alanı içinde dava ve temyize konu 941 parsel sayılı 65.250.00 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz, tapu kaydı miktar fazlası olması nedeni ile davalı ... adına tespit edilmiştir.

2.İtirazı kadastro komisyonunca reddedilen davacı ... dava dilekçesinde, tapu kaydına, miras yolu ile gelen hakka ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayanarak 941 sayılı taşınmazın adına tescilini istemiştir. II. CEVAP Davalı ... vekili davanın reddini savunmuştur.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

İlk Derece Mahkemesinin 24.05.2018 tarihli ve 2016/4 Esas, 2018/5 Karar sayılı kararı ile davanın kısmen kabulü ile fen bilirkişi raporunda (B) ve (C) harfleri ile gösterilen bölümlerinin ayrı parsel numaraları verilerek davacılar adına, kalan kısmın tespit gibi davalı ... adına tesciline karar verilmiştir. IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararının davacı ... mirasçıları vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, Dairenin 11.10.2022 tarihli ve 2021/13449 Esas, 2022/7878 Karar sayılı kararıyla ve özetle; eldeki davada öncelikle çözümlenmesi gereken hususun tapu kaydının hudutlarının zeminde dava dışı 583 ve dava konusu 941 parseli bir bütün olarak açıklık bırakmayacak şekilde kapsayıp kapsamadığı, diğer bir anlatımla kaydın hudutlarının sabit olup olmadığı noktasında toplandığı, taşınmazda yapılan keşifler, alınan raporlar ve komşu taşınmazlara uygulanan tapu kayıtları bir bütün olarak değerlendirildiğinde, davacı ...’nın dayandığı Şubat 1970 tarihli 8 no.lu tapu kaydının kuzeyinde "....................." okumakta olup davacı ... adına bu tapuya dayalı olarak tespiti yapılan 583 parselin kuzeyinde bulunan 586 parsel sayılı taşınmazın tapu kaydına dayalı olarak anılan kişiler adına tespit ve tescil edildiği ve bu komşu 586 parselin tespitine esas alınan tapunun güney yönünün de davacı ...’nın evvelki malikinin ismini okuduğu, davacı tapusunun batısı “...” okumakta olup 583 ve 941 parselin kısmen kuzey ve doğusunun tamamını kapsayacak şekilde 587 ve 940 parsel bulunduğu, 587 parsele (ve tapunun miktar fazlası olarak Hazine adına tespit gören 940 parsele) revizyon gören tapu kaydının geldi kaydı olan Ekim 1958 tarihli 21 no.lu tapunun iktisap sebebinde ...... ...ye ait iken ölümüyle mirasçılarına intikal ettiğinin yazıldığı ve bilahare satış yoluyla şimdiki maliki ...'ya intikal ederek 587 parselin ... adına tespit edildiği, davacı tapusunun batısında okunan “...”nın batıda yer alan ve tapuya dayalı olarak tespiti 546 parsel sayılı taşınmazın evvelki malikinin olduğunun beyan edildiği, tapunun güneyinde okunan “vadi arap” ise 941 parselin güneyini boydan boya kaplayan derenin ismi olduğu, yön ve yatak değiştirmediğinin jeolog raporuyla belirlendiği gibi dereden sonra diğer dava konusu olan 939 parselin bulunduğu ve 939 parseli sınırlarıyla kapsadığı kabul edilen Nisan 1973 tarihli 5 no.lu tapu kaydının da kuzeyinin “vadi arap” okumakla zaten davacıya ait iki tapunun birbiriyle sınır olduğu, bu anlatımlar karşısında; davacı ...’nın dayandığı Şubat 1970 tarihli ve 8 no.lu tapu kaydının dava dışı 583 ve dava konusu 941 parsel sayılı taşınmazı bir bütün olacak şekilde kapsadığına göre bu alanın tamamının tapu kaydına dayalı olarak davacı taraf adına tesciline karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm kurulmasında isabet bulunmadığı, kabule göre de 3 kişilik zirai bilirkişi kurulunca verilen ve uydu fotoğrafları üzerinden kendilerince yaptıkları ölçüme dayalı olarak düzenledikleri, koordinat bilgisi içermeyen rapora dayalı olarak tescil hükmünün kurulması dahi isabetsiz olduğu gereğine değinilerek davalı ... vekilinin 941 parsel hakkındaki tüm temyiz itirazlarının reddine, davacı ... mirasçıları vekilinin temyiz itirazlarının yerinde görüldüğünden kabulüyle, 941 parsel sayılı taşınmaz hakkındaki hükmün 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) Geçici 3. maddesi yollamasıyla 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun (1086 sayılı Kanun) 428. maddesi uyarınca bozulmasına karar verilmiştir.

İlk Derece Mahkemesice bozmaya uyularak yapılan yargılama sonunda; yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile bozma ilamındaki gerekçelerle davacıların davasının kabulü ile dava konusu 941 parsel sayılı taşınmazın kadastro tespitinin iptali ile miras payları oranında davacı mirasçıları adına tesciline karar verilmiştir. V. TEMYİZ

A. Temyiz Sebepleri Davalı ...

vekili, bozma ilamında belirtilen eksikliklerin yerine getirilmediğini, yargılama giderinden sorumlu tutulmayacaklarını ve aleyhlerine vekalet ücretine hükmedilmesinin de hatalı olduğunu açıklayarak, hükmün bozulmasını istemiştir.

B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, davacıların dayandığı tapu kaydının dava konusu taşınmazı kapsayıp kapsamadığına ilişkindir.

Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, yapılan yargılama ve uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirmesine, uyulan bozma ilamı doğrultusunda hüküm verildiğine ve 6100 sayılı Kanun'un geçici 3. maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Kanun'un 428. maddesi ile 439. maddesinin ikinci fıkrasında yer alan sebeplerden biri de bulunmadığına göre, uyulan bozma ilamında ve Bölge Adliye Mahkemesi kararında yazılı gerekçeler dikkate alındığında temyizen incelenen karar usul ve kanuna uygun olup davalı ... vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürdüğü nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR

Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan İlk Derece Mahkemesi kararının ONANMASINA,

Harçtan muaf olduğundan Hazineden harç alınmasına yer olmadığına, 1086 sayılı Kanun'un 440/I maddesi gereğince Yargıtay ilamının tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yoluna başvurulabileceğine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine,

06.05.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

© 2026 İçtihat Pro — ictihatpro.com  |  Bu belge bilgilendirme amaçlıdır. Resmi belge niteliği taşımaz.

İçtihat Pro Blog