Esas No
E. 2024/5520
Karar No
K. 2025/3612
Karar Tarihi
Karar Sonucu
ONANMASINA
Hukuk Alanı
Gayrimenkul Hukuku

11. Hukuk Dairesi         2024/5520 E.  ,  2025/3612 K.

"İçtihat Metni"MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesi

SAYISI: 2024/776 Esas, 2024/1288 Karar
HÜKÜM: Esastan ret

İLK DERECE MAHKEMESİ : Bakırköy 5. Asliye Ticaret Mahkemesi

SAYISI: 2021/527 E., 2024/317 K.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

KARAR

I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkili şirket ile davalı şirket arasında finansal kiralama sözleşmesi imzalandığını, sözleşme gereğince dava dilekçesinde belirtilen ... İlçesi, ... Mahallesi'nde kain ... ada ... numaralı parsel üzerinde bulunan toplam 25 adet bağımsız bölümlerin davalıya finansal kiralama yolu ile kiralandığını, davalı şirketin finansal kiralama sözleşmesinden doğan kira bedelleri ile temerrüt faizini vadesinde ödememesi nedeniyle temerrüde düştüğünü ileri sürerek sözleşmeye konu taşınmazların boş olarak müvekkiline iadesine ve taşınmazlar üzerinde bulunan kiralama şerhinin kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; dava değerinin belli olması nedeniyle belirsiz alacak davası açılamayacağını, davacı tarafından eksik harcın tamamlanması gerektiğini, dava dışı ... Bank A.Ş.’nin davaya dahil edilmesi, Mahkeme aksi kanaatte ise davanın bu şirkete ihbar edilmesi gerektiğini, taraflar arasında düzenlenen finansal kiralama sözleşmesinin 53. maddesine göre yetkili mahkemenin İstanbul Ticaret Mahkemeleri olduğunu, söz konusu yetki sözleşmesinin geçerli olduğunu, bu nedenlerle öncelikle yetkisizlik kararı verilmesi gerektiğini, arabuluculuk dava şartının gerçekleşmediğini, taraflar arasındaki muvazaalı sözleşme gereğince müvekkilinin davacıya borçlu olmadığını, müvekkili şirkete ihtarnamenin usulüne uygun olarak tebliğ edilmediğini, sözleşmeye kefil olan ...’e tebliğ edildiğine dair dosyada tebliğ belgesinin bulunmadığını, bu nedenle alacağın muaccel hale geldiğinden söz edilemeyeceğini, davacı şirket ile grup şirketi olan ... Bank A.Ş.’ne pek çok teminat verilmesine rağmen ipotekleri fek etmemesi ve finansal kiralama uhdesindeki mülkleri serbest bırakmaması nedeniyle müvekkilinin büyük zararlara uğradığını ve zararların halihazırda devam ettiğini, davacının tüm taleplerinin zamanaşımına uğradığını savunarak davanın reddini istemiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile taraflar arasında düzenlenen ve inkar edilmeyen 18001988 numaralı finansal kiralama sözleşmesi kapsamında davalı tarafından ödenmesi gereken kira borcunun ödenmediği, bilirkişi ... tarafından düzenlenen 16.01.2024 tarihli raporda da belirtildiği üzere davalı tarafın ödenmemiş kira borcunun 2.271.086,28 euro olduğu, borcun ödenmesi için davalı tarafa usulüne uygun ihtarname çekildiği, verilen 60 günlük süreye rağmen borcun ödenmediği, feshedilen sözleşmeye konu taşınmazların davacı tarafa aynen iadesi ile taşınmazlar üzerinde bulunan finansal kiralama şerhinin kaldırılmasına karar vermek gerektiği gerekçesiyle davanın kabulü ile dava konusu 24 adet taşınmazın davalı tarafından davacıya aynen iadesine, tapu kayıtlarında yer alan finansal kiralama şerhinin kaldırılmasına karar verilmiş, hüküm, davalı vekilince istinaf edilmiştir.

IV. İSTİNAF

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davalı vekilinin müvekkiline usulüne uygun olarak ihtarname tebliğ edilmediğine dair istinaf talebi incelendiğinde, davalı şirkete gönderilen dava dilekçesinin de ... isimli aynı kişiye tebliğ edilmesine rağmen bu tebligata ilişkin bir itirazlarının bulunmadığı ve süresinde davaya cevap dilekçesi sunulduğu, bu durumun çelişkili davranma yasağına aykırı olduğu anlaşılmakla bu konudaki istinaf talebinin kabul edilmediği, davalı vekilinin finansal kiralama sözleşmesinin kefili ... ’e ihtarname tebliğ edilmediğine ilişkin istinaf talebinin incelenmesinde, davanın konusunun finansal kiralama sözleşmesi uyarınca davalıya teslim edilen taşınmazların davacıya iadesi olup finansal kiralama sözleşmesinin kefili olan ... ’e teslim edilen bir taşınmaz bulunmadığı gibi kefaleti yalnızca kira bedellerinin ödenmesine ilişkin olduğundan sözleşmenin feshedileceğine dair ihtarnamenin kefile tebliğ edilmemiş olmasının yalnızca kefil yönünden kira borcuyla ilgili temerrüdün gerçekleşmediği sonucunu doğuracağı, davalı vekilinin buna ilişkin istinaf talebinin de yerinde bulunmadığı, davalı vekilinin davacı ile aralarında imzalanan finansal kiralama sözleşmelerinin iptaline ilişkin İstanbul 5. Asliye Ticaret Mahkemesinde açtıkları 2020/783 E. sayılı davanın sonucunun beklenmesi gerektiğine ilişkin istinaf talebiyle ilgili yapılan incelemede, 2020/783 E. sayılı davada, finansal kiralama sözleşmelerinin geçersizliğinin iddia edildiği, yargılamanın halen devam ettiği, bu davada verilecek kararın işbu davanın sonucunu etkilemeyeceği, zira sözleşme geçersiz olsa dahi, sözleşmeye konu olan ve tapuda davacı şirket adına tescilli dava konusu taşınmazların davacıya iadesi gerekeceği, davalı sözleşmelerden dolayı zarara uğramışsa, zararının tazminini talep edebileceği kanaatine varılmakla buna ilişkin istinaf talebinin de yerinde bulunmadığı, raporun davanın çözümü için yeterli olduğu, dava dışı ... Bank A.Ş.’nin davaya dahil edilmesi gerektiğine dair istinaf talebi incelendiğinde, davacı şirket ile ... Bank A.Ş. arasında irtibat mevcut olsa dahi, her iki şirketin ayrı tüzel kişilikleri bulunduğu, davanın konusunu oluşturan sözleşmenin davacı şirket ile davalı arasında imzalandığı, davaya konu taşınmazların mülkiyetinin davacı şirkete ait olduğu, ... Bank A.Ş.‘nin sözleşmeyle ve taşınmazlarla ilgisinin bulunmadığı, kaldı ki taraflarla zorunlu dava arkadaşlığı bulunmayan ... Bank A.Ş.’nin sonradan davaya dahil edilmesinin de usulen mümkün olmadığı anlaşılmakla davalı vekilinin bu konudaki istinaf talebinin de kabul edilmediği, taraflar arasında imzalanan sözleşme ve alınan bilirkişi raporu ile davalının finansal kiralama sözleşmesi uyarınca davacıya ödemesi gereken kira paralarını süresinde ödemediği için sözleşmenin davacı tarafından feshedildiği, sözleşmeye konu taşınmazların davacıya iadesi gerektiği, bu nedenle Mahkemece davanın kabulüne karar verilmesinde usule aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiş, hüküm, davalı vekilince temyiz edilmiştir.

V. TEMYİZ

A. Dava ve Hukuki Nitelendirme Dava, taraflar arasında imzalanan finansal kiralama sözleşmesi gereğince kira borcunun kiralayan davalı tarafından ödenmediği ve sözleşmenin feshedildiği iddiasıyla kiralanan taşınmazların davacıya iadesi istemine ilişkindir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe

Yapılan yargılama ve saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kuralları gözetildiğinde İlk Derece Mahkemesince verilen kararda bir isabetsizlik olmadığının anlaşılmasına göre yapılan istinaf başvurusunun 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 353/1-b(1) hükmü uyarınca Bölge Adliye Mahkemesince esastan reddine ilişkin kararın usul ve yasaya uygun olduğu kanısına varıldığından Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar vermek gerekmiştir.

VI. SONUÇ:

Yukarıda açıklanan nedenlerle, davalı vekilinin temyiz itirazlarının reddi ile Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın HMK'nın 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA, aynı Kanun'un 372. maddesi uyarınca işlem yapılmak üzere dava dosyasının İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine, 22.05.2025 tarihinde kesin olarak oy birliğiyle karar verildi.

Karar Etiketleri
ONANMASINA YARGITAYKARARI HUKUK Gayrimenkul Hukuku 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu HMK md.370/1
© 2026 İçtihat Pro — ictihatpro.com  |  Bu belge bilgilendirme amaçlıdır. Resmi belge niteliği taşımaz.