7. Hukuk Dairesi
7. Hukuk Dairesi 2025/1332 E. , 2025/1859 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ:Asliye Hukuk Mahkemesi
Mahkemece bozmaya uyularak verilen karar davalı SGK Başkanlığı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA Davacılar; mirasbırakanları ...’in 06.08.2014 tarihinde vefat ettiğini ve terekesinin borca batık olduğunu ileri sürerek mirasın hükmen reddine karar verilmesini talep etmişlerdir.
II. CEVAP
1.Davalı SGK vekili cevap dilekçesinde; davanın 3 aylık hak düşürücü süre geçirildikten sonra açıldığını, terekenin usulüne uygun olarak araştırılması gerektiğinden bahisle davanın reddini istemiştir.
2.Davalı ... Bankası A.Ş. vekili cevap dilekçesinde; davanın 3 ayık hak düşürücü süre geçirildikten sonra açıldığını, davacıların mirasbırakana ait banka hesabından para çekmek için veraset intikal beyannamesi vermeleri nedeniyle terekeyi sahiplendiklerini belirterek davanın reddini savunmuştur.
3.Davalı ... Finansbank A.Ş. vekili cevap dilekçesinde; davanın kabulüne karar verilmesi halinde aleyhlerine yargılama gideri ve vekalet ücreti yüklenilmemesi gerektiğini ileri sürmüştür. III. MAHKEME KARARI
Mahkemece13.10.2022 tarihli kararıyla; "davacılar ...ve ... yönünden mahkemenin 2015/264 Esas, 2016/213 Karar sayılı ilamıyla davanın reddine dair verilen karar kesinleşmiş olduğundan bu davacılar yönünden karar verilmesine yer olmadığına, davanın davacılar ....... ve ......... yönünden kabulü ile mirasbırakan ...'in terekesinin borca batık olduğunun ve mirasının davacılar ...... ve .......tarafından hükmen reddedildiğinin tespitine" karar verilmiştir.
IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
Mahkemenin 13.10.2022 tarihli kararına karşı süresi içinde davalı SGK vekili tarafından temyiz isteminde bulunulması üzerine, Dairemizin 09.10.2023 tarih ve 2023/4517 Karar sayılı ilamıyla; "bozmaya uyularak tesis edilen hükmün, tüm istekleri karşılar şekilde yeniden yazılması gerektiğinden Mahkemece bu husus gözetilmeden, hükmün diğer yönlerinin kesinleşmiş olduğundan bahisle 'Mahkememizin önceki kararlarının temyiz incelemesi ile kesinleştiğinden tekrar karar verilmesine yer olmadığına' şeklinde hüküm kurulmasının hatalı olduğu, ayrıca mirasbakan ...'in ölüm tarihi olan 06.08.2014 itibariyle tapuda gayrimenkul kaydının ve trafik sicilinde araç kaydının bulunup bulunmadığının araştırılması için ilgili tapu ve emniyet müdürlüklerine yazı yazılması gerektiğinden kararın bozulmasına" karar verilmiştir.
Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; "bozma ilamı sonrası yapılan yargılamada da murisin terekesinin aktifinin bulunmadığı ancak dosya davalılarına borçları olduğu anlaşıldığından terekenin borca batık olduğu kabul edilmiş ve davayı vekille takip eden davacılar .......... ve............ yönünden davanın kabulüne, diğer davalılar ...ve ... ise bozma ilamı sonrası usulüne uygun tebliğe rağmen davayı takip etmediklerinden bu davalılar yönünden HMK 150 maddesi gereği dosya işlemden kaldırılmış ve yasal süre içinde takip edilmediğinden davanın açılmamış sayılmasına" karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davalı SGK Başkanlığı vekili temyiz nedenlerinde özetle; yapılan yazışmalar ve dinlenen tanık beyanları ile ölüm anında terekenin borca batık olduğunun, tereddüte yer vermeyecek şekilde belirlenemediğini, Kurum tarafından yapılan idari işlemlerin hukuka ve yasalara uygun olduğunu, Kurum kayıtlarının tetkiki sonucu karşı tarafın iddialarının gerçeği yansıtmadığının anlaşıldığını, Kurum dava açılmasına sebebiyet vermemesine rağmen aleyhe yargılama giderlerine hükmedilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğunu, uyuşmazlığın çözümünde etkili olabilecek ölçüde önemli deliller toplanmadan ve değerlendirilmeden veya yanlış değerlendirilerek karar verildiğini ileri sürerek kararın bozulmasını istemiştir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, mirasın hükmen reddi istemine ilişkindir.
Mahkemelerin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un geçici 3/2 hükmü atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Kanun'un 428. maddesi ile 439/2 hükmünde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen Mahkeme kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; davalı SGK Başkanlığı vekili tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle; Davalı SGK Başkanlığı vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA,
Davalı SGK Başkanlığı harçtan muaf olduğundan harç alınmasına yer olmadığına, Dosyanın Mahkemesine gönderilmesine, Karar düzeltme yolu kapalı olmak üzere,
10.04.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.