8. Hukuk Dairesi
8. Hukuk Dairesi 2024/2298 E. , 2025/4081 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ : Adana Bölge Adliye Mahkemesi 14. Hukuk Dairesi
İLK DERECE MAHKEMESİ : Erdemli 2.Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonunda Erdemli 2. Asliye Hukuk Mahkemesinin davanın reddine ilişkin kararına karşı davacı vekili tarafından istinaf yoluna başvurulmuş, Adana Bölge Adliye Mahkemesi 14. Hukuk Dairesince istinaf başvurusunun kabulü ile, kararının kaldırılmasına ve düzelterek yeniden esas hakkında karar verilmesine; davanın hak düşürücü süre nedeniyle reddine karar verilmiş olup, bu kez davacı vekilinin Bölge Adliye Mahkemesi kararını temyizi üzerine, Dairece dosya incelendi, gereği düşünüldü: K A R A R ............. Mahallesi 115 ada 36 parsel sayılı taşınmaz, orman niteliğiyle Hazine adına tespit edilmiş, kadastro tespit tutanağı 31.12.2004 ile 31.05.2005 tarihleri arasında askıya çıkarak 26.09.2006 tarihinde kesinleştiği anlaşılmıştır.
Davacı vekili dava dilekçesinde, ... köyü/mahallesi sınırları içerisinde Doktorun yeri mevkiinde doğusu yol, batısı .......... Irmağı, kuzeyi yol ve köprü, güneyi bahçe ve dere ile çerili ............ köyü/mahallesi sınırında bulunan yaklaşık 2000 metrekare büyüklüğündeki tarlanın müvekkili ............tarafından yaklaşık 30 yıldan beri malik sıfatıyla ekilip biçildiğini, söz konusu tarla bahçe müvekkilinden önce babası ve dedesi tarafından da ekilip biçilmiş ve bu şekildeki kullanımın devam ettiğini, söz konusu tarla üzerinde gerek müveklinin dedesi ve babası gerekse müvekkilinin kendisinin zilyetliği hiçbir niza ve fasılaya uğramaksızın çok eskiden beridir devam etmekte olduğunu, tarlanın bilindiği kadarıyla yaklaşık 80-90 yıldan beridir müvekkilinin ataları ve müvekkilinin kendisi tarafından kullanılmakta olduğunu, tarlaya ilişkin her türlü vergilerin müvekkilinin ve onun dedesi ile babası tarafından eksiksiz olarak ödendiğini beyanla müvekkili adına tescilini istemiş, davalılar davanın reddini savunmuşlardır. Dava, kadastrodan önceki nedene dayalı tapu iptali ve tescil istemine ilişkindir.
İlk Derece Mahkemesince yapılan yargılama sonucunda; dava konusu..............Mahallesi 115 ada 36 parsel sayılı taşınmazın 2004 yılında yapılarak 31.12.2004 ila 31.05.2005 tarihleri arasında ilan edilen genel kadastro çalışmalarında 14.373,40 metrekare olarak orman vasfı ile davalı ... adına tescil edildiği, davacının kullandığını iddia ettiği fen bilirkişi raporunda (A) harfi ile gösterilen alanın 1743,19 metrekare olduğu, dava konusu taşınmazın içinde bulunduğu yerde 1977 yılında 6831 sayılı Orman Kanununa (6831 sayılı Kanun) göre Orman Kadastrosu ve 1744 Sayılı Kanun ile değişik 2nci madde uygulamalarının yapıldığı ve yapılan itirazlardan dolayı Orman Kadastro tamamlama ve 3302 sayılı Kanun ile değişik 2/B madde uygulama çalışmalarının 1989 yılında yapılarak 20.06.1990 tarihinde ilan edilerek kesinleştiğinden, orman sınırları içerisinde kalan taşınmazın kazandırıcı zamanaşımı ile ya da başka bir yolla mülk edinilemeyeceğinin anlaşıldığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş, kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince, İlk Derece Mahkemesince yapılan yargılama neticesinde dava konusu taşınmazın orman olduğu bu nedenle zilyetlikle taşınmazın mülkiyetinin kazanılamayacağından davanın reddine dair karar verilmiş ise de, davanın hak düşürücü süre nedeniyle reddine karar verilmesi gerektiği gerekçesiyle, İlk Derece Mahkemesinin kararının kaldırılarak davanın yeniden esasıyla ilgili olarak; davanın hak düşürücü süre nedeniyle reddine karar verilmiş, Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, Bölge Adliye Mahkemesi kararındaki gerekçeye, 6100 sayılı Kanun’un 369/1 inci maddesi de gözetilerek yapılan incelemede aynı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden biri bulunmadığına göre, temyizen incelenen karar usul ve kanuna uygun olup davacı vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürdüğü nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. S O N U Ç : Yukarıda açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesi uyarınca ONANMASINA,
427,60 TL peşin harcın onama harcına mahsubu ile kalan 187,80 TL'nin temyiz eden davacıdan alınmasına, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
26.05.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.