Esas No
E. 2023/3547
Karar No
K. 2025/834
Karar Tarihi
Karar Sonucu
BOZULMASINA
Hukuk Alanı
Gayrimenkul Hukuku

8. Hukuk Dairesi         2023/3547 E.  ,  2025/834 K.

"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

SAYISI: 2022/65 E., 2022/402 K.
KARAR: Davanın reddine

Taraflar arasında görülen tapu iptali ve tescil davasında bozma ilamı sonrası yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiş, hükmün davacı ... İdaresi vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, dosya incelendi, gereği düşünüldü. K A R A R

Davacı ... İdaresi vekili dava dilekçesinde özetle; ... ada 4 parsel sayılı taşınmazın temyiz incelemesinden geçerek kesinleşen Kemer Kadastro Mahkemesinin 17.07.2002 tarihli ve 1994/1085 Esas, 2002/16 Karar sayılı ilamıyla orman niteliği ile Hazine adına tescile karar verilen 397 parsel sayılı taşınmaz içinde kaldığından özel mülkiyete konu olamayacağını belirterek tapu kaydının iptal edilip orman niteliği ile Hazine adına tapuya tescili, beyanlar hanesindeki şerhlerin silinmesi, elatmanın önlenmesi, üzerindeki yapıların yıkımı istemiyle dava açmıştır. Daha sonra elatmanın önlenmesi ve yıkım isteklerinden feragat etmiştir.

Yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince verilen davanın kabul kararı davalı ... tarafından temyiz edilmiştir. Yargıtay (Kapatılan) 20. Hukuk Dairesi'nin 2015/12062 Esas ve 2016/876 Karar sayılı ilamı ile özetle; İlk Derece Mahkemesince yapılan araştırma ve incelemenin yeterli olmadığına değinilerek, Kemer ilçesi ... Mahallesi çalışma alanında bulunan çekişmeli ... ada 4 parsel sayılı taşınmazın içinde bulunduğu 2/B parselinin, Kemer Kadastro Mahkemesinin 1994/1085 Esas, 2002/16 Karar sayılı ilamı ile iptal edilen 2/B parseli olup olmadığı yönünde araştırma yapılması, çekişmeli taşınmazın Mahkeme kararıyla iptal edilen ve orman olarak tescil edilen 2/B parseli içinde kaldığının anlaşılması halinde kullanım kadastrosu sonucu oluşan tapu kaydının geçerli olmayacağının düşünülmesi, aksi halde taşınmazın orman sınırları dışına çıkarılma işlemi kesinleştiğinden sadece eylemli orman olduğu saptandığı takdirde Orman İdaresinin davasının kabulüne karar verilmesi gereğine değinilmiştir. İlk Derece Mahkemesince bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonunda; davacı ... İdaresinin tapu iptal ve tescil istemine yönelik davasının reddine, el atmanın önlenmesi ve kal istemlerine yönelik davası hakkında feragat nedeniyle karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiş; hüküm, davacı ... İdaresi vekili tarafından temyiz edilmiştir.

Yargıtay (Kapatılan) 16. Hukuk Dairesi'nin 2020/5047 Esas ve 2021/3683 Karar sayılı ilamı ile özetle; "her ne kadar İlk Derece Mahkemesince taşınmazın tamamının 2/B kapsamında kaldığını ve çekişmeli yerin Kemer Kadastro Mahkemesinin 17.07.2002 tarihli ve 1994/1085 Esas, 2002/16 Karar sayılı ilamı ile iptal edilen CXI, CXII, CXIII poligon numaralı 2/B sahası kapsamı dışında bulunduğunu belirtmişse de, dosyada yörede yapılan tüm tahdit evrakı ve çalışma tutanakları olmadığı gibi, aynı gün temyiz incelemesi yapılan çekişmeli taşınmaza komşu ... ada 1, 2 ve 5 parsel sayılı taşınmazlara yönelik açılan benzer davalarda hükme esas alınan bilirkişi raporları ve dosya kapsamından 1990 yılında yapılıp kesinleşen aplikasyon ve 2/B madde uygulama haritası ile 2007 yılında 4999 sayılı Kanun ile Değişik 9 uncu madde uyarınca yapılan fennî hataları düzeltme işlemine ilişkin harita arasında çelişki olduğu, Bu durumda taşınmazın 2/B sahasında kalıp kalmadığı yönünde duraksama oluştuğu, yeniden keşif yapılarak rapor alınması, taşınmazın tamamının XCIV poligon numaralı 2/B madde uygulaması ile orman rejimi dışına çıkarılan sahada kaldığının belirlenmesi halinde taşınmazın eylemli durumu tespit edilmeli, Orman İdaresinin bu tür yerlerin Hazineden idarî yolla orman olarak tahsisini talep edebileceği gibi bu talebini dava yolu ile de isteyebileceği gözetilmeli ve oluşacak sonuca bir karar verilmelidir, açıklanan hususlar gözetilmeksizin, eksik inceleme ve yetersiz bilirkişi raporuna dayanılarak yazılı biçimde hüküm kurulması usul ve kanuna aykırı olduğu" gerekçeleriyle bozulmuştur.

İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; "davacının davasına dayanak teşkil eden Kemer Kadastro Mahkemesinin 17/07/2002 tarihli 1994/1085 Esas ve 2002/16 Kararının dava konusu taşınmazı kapsayıp kapsamadığına ilişkin 13/7/2022 tarihli bilirkişi raporu yasal olarak denetlenebilir ve hüküm kurmaya elverişli olduğu, buna göre; "Kemer Kadastro Mahkemesinin 17/07/2002 tarihli 1994/1085 Esas ve 2002/16 Kararının CXI, CXI, CXI numaralı 2/B blok parselleri ile ilgili olduğu; P.XCIV 2/B parseli ile ilgisinin bulunmadığı, P.XCIV 2/B parselinin içinde yer alan ... ada 4 parsel sayılı taşınmazın tahdidi kesin orman sınırları dışında “orman sayılmayan" yerde kaldığı, keşif günü klizimetre ile yapılan ölçümde %35-60 arazi meyli ile dik yamaç oluşu, toprak ve bitki örtüsü incelemesinde “eylemli orman” niteliğinde yer olduğu..." tespit edilmiştir.

Dava konusu yer orman olmadığından ve Kemer Kadastro Mahkemesinin 17/07/2002 tarihli 1994/1085 Esas ve 2002/16 Kararı, dava konusu taşınmazı kapsamadığından" davanın reddine karar verilmiş; hüküm, davacı ... İdaresi vekili tarafından temyiz edilmiştir. İlk Derece Mahkemesince yazılı şekilde karar verilmiş ise de; bu karar dosya içeriğine uygun düşmemektedir. Şöyle ki; dava konusu taşınmazın bulunduğu ... köyünde; 1946 yılında 3116 sayılı Orman Kanunu'na göre orman tahdit çalışması yapıldığı, sonuçlarının

18.02.1947 tarihli ... köyünde ve 25.06.1948 tarihli ve 6941 sayılı Resmi Gazetede ilan edilerek kesinleştiği, bu çalışmalara göre dava konusu parselin bulunduğu yerin orman sınırları içerisinde kaldığı, 6831 sayılı Orman Kanunu'nun (6831 sayılı Kanun) 3302 sayılı 31.08.1956 tarihli ve 6831 sayılı Orman Kanununda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun (3302 sayılı Kanun) ile Değişik 2/B maddesi uygulama çalışmalarının 1989 yılında yapılarak 19.10.1990 tarihinde davalı yerler dışında kesinleştiği, bu çalışmalara göre, krokide (... ada 4) parselin tamamının (P.XCIV) parsel numarası ile 3302 sayılı Kanun'un 2/B maddesi uyarınca, Hazine adına orman sınırları dışına çıkarıldığı, 6831 sayılı Orman Kanun'un 4999 sayılı Kanun ile Değişik 9 uncu madde uygulama çalışmalarının 08.10.2007 tarihinde kesinleştiği, 3402 sayılı Kanun'a eklenen Ek-4 üncü maddesi gereğince yapılan 2/B kullanım kadastrosu çalışmalarının 01.04.2011 ila 02.05.2011 tarihleri arasında askı ilanına çıkarıldığı ve kesinleştiği, Kemer Kadastro Mahkemesinin 17.07.2002 tarihli 1994/1085 Esas ve 2002/16 Kararının CXI, CXII, CXIII numaralı 2/B blok parselleri ile ilgili olduğu; dava konusu olan P.XCIV 2/B parseli ile ilgisinin bulunmadığı anlaşılmıştır.

O halde; davacı ... İdaresi sonuç olarak taşınmazın orman olarak tahsisini istemiştir.

Uyuşmazlık; taşınmazın mülkiyetine değil niteliğine ilişkindir. Dosya kapsamında alınan 13.07.2022 tarihli bilirkişi heyet raporunda; dava konusu taşınmazın "Keşif günü klizimetre ile yapılan ölçümde %35-60 arazi meyli ile dik yamaç oluşu, toprak ve bitki örtüsü incelemesinde “eylemli orman” niteliğinde olduğu" belirtilmesine ve İlk Derece Mahkemesince bu hususun kararın gerekçesine yazılarak davanın reddine karar verilmesi doğru olmamıştır. Taşınmazın eylemli biçimde orman olduğu saptandığına göre, İlk Derece Mahkemesince kullanıcı tespitinin iptaline, orman vasfı ile Hazine adına tesciline karar verilmesi gerekirken davanın reddi şeklinde kurulan hüküm isabetsizdir ve bozmayı gerektirmiştir.

SONUÇ : Yukarıda açıklanan sebeplerle;

Davacı ... İdaresi vekilinin temyiz itirazları yerinde görüldüğünden kabulü ile kararın 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun Geçici 3 üncü maddesi yollaması ile 1086 sayılı Hukuk Usulu Muhakemeleri Kanunu 428 inci maddesi uyarınca BOZULMASINA, 1086 sayılı Kanun'un 440/I maddesi gereğince Yargıtay ilamının tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine, 06.02.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

© 2026 İçtihat Pro — ictihatpro.com  |  Bu belge bilgilendirme amaçlıdır. Resmi belge niteliği taşımaz.