İzmir Bölge Adliye Mahkemesi
T.C.
İZMİR
6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
Mahkememizde görülen Menfi Tespit davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
Davacı vekili dava dilekçesiyle; davacının, davalıya ait ... bayisinden ... plakalı, ... model, ... marka, ... şasi numaralı traktörü satın aldığını, satış sırasında araç kaydına rehin konulduğunu ve davacı tarafından 27.09.2016 tarihli, 12.500,00 TL bedelli senet ve 27.09.2017 tarihli, 12.500,00 TL bedelli senedin imzalandığını, satış bedelinin senet vade tarihleri gelmeden ödendiğini, satış bedeli ödenmesine rağmen traktör üzerindeki rehnin kaldırılmadığını, rehin traktörün devrine engel olduğundan davacının maddi olarak kayba uğradığını, arabuluculuk görüşmelerinin sonuçsuz kaldığını beyan ederek davanın kabulü ile davacının davalıya borçlu olmadığının tespitine, ... plakalı traktör üzerindeki rehnin kaldırılmasına karar verilmesini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalıya yükletilmesini talep etmiştir.
Dava, araç satışı nedeniyle konulan rehnin kaldırılması ve araç satışı nedeniyle verilen senetlere ilişkin borçlu olmadığının tespiti istemine ilişkindir. 6502 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanunu'nun 3/1-l maddesinde tüketici işlemi, "Mal veya hizmet piyasalarında kamu tüzel kişileri de dâhil olmak üzere ticari veya mesleki amaçlarla hareket eden veya onun adına ya da hesabına hareket eden gerçek veya tüzel kişiler ile tüketiciler arasında kurulan, eser, taşıma, simsarlık, sigorta, vekâlet, bankacılık ve benzeri sözleşmeler de dâhil olmak üzere her türlü sözleşme ve hukukî işlemi ifade eder." şeklinde tanımlanmıştır. 6502 sayılı Kanunun 73. maddesi uyarınca tüketici işlemleri ile tüketiciye yönelik uygulamalardan doğacak uyuşmazlıklara ilişkin davalarda tüketici mahkemesi görevli kılınmıştır. Bunun yanında Kanunun 83. maddesinde de taraflardan birini tüketicinin oluşturduğu işlemler ile ilgili diğer kanunlarda düzenleme olmasının bu işlemin tüketici işlemi sayılmasını ve bu Kanunun görev ve yetkiye ilişkin hükümlerinin uygulanmasını engellemeyeceği belirtilmiştir.
Bir hukuki işlemin sadece 6502 sayılı Kanunda düzenlenmiş olması tek başına o işlemden kaynaklanan uyuşmazlığın tüketici mahkemesinde görülmesini gerektirmez. Bir hukuki işlemin 6502 sayılı Kanun kapsamında kaldığının kabul edilmesi için taraflardan birinin tüketici olması gerekir.
Uyuşmazlık; traktör alım satımı nedeniyle düzenlenen bonoların ödenmesi nedeniyle traktör üzerindeki rehnin fekki istemine ilişkin olup, davacı gerçek kişi ile davalı şirket arasındaki ilişki tüketici ilişkisidir.
Uyuşmazlığın TTK’da düzenlenen bir husustan kaynaklanmadığı, iş bu davada görevli mahkemenin Tüketici Mahkemesi olduğu gözetilerek Mahkememizin görevsizliği nedeniyle davanın dava şartı yokluğundan usulden reddine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
"... Manisa Asliye Ticaret Mahkemesince, taraflar arasındaki uyuşmazlığın gerçek kişi davacının davalının bayisi olan ihbar edilenden satın aldığı dava konusu ... plaka sayılı araçta rehnin kaldırılması şartlarının oluşup oluşmadığının ve satıştan kaynaklı borçlu olunmadığının tespiti talebinden kaynaklandığı, davacı gerçek kişi ile davalı şirket arasındaki ilişkinin, tüketici ilişkisi olduğu, davanın nispi yada mutlak ticari dava da olmadığından görevli mahkemenin Tüketici Mahkemesi olduğu gerekçesiyle karşı görevsizlik kararı verilmiştir. Somut olayda; İddia olunan uyuşmazlık traktör alım satımı nedeniyle düzenlenen bonoların ödenmesi nedeniyle traktör üzerindeki rehnin fekki istemidir. Davacının tacir olduğuna dair bilgi ve belge yoktur. Nispi ticari dava değildir. Bonoların ödendiği iddiasının bulunması, temel uyuşmazlık traktör alım satımı ve üzerindeki rehnin fekki olduğuna göre, davayı mutlak ticari dava yapmaz. ..." (İzmir Bölge Adliye Mahkemesi .... Hukuk Dairesi'nin 14/10/2024 tarihli, Dosya No : ... Karar No : ... sayılı ilamı)
HÜKÜM
1.Davacı tarafından açılan iş bu davada Mahkememizin görevli olmadığı, görevli mahkemenin Tüketici Mahkemeleri olduğu anlaşılmakla, HMK'nın 115/2.maddesi uyarınca davanın USULDEN REDDİNE,
2.HMK'nın 20. maddesi uyarınca kararın kesinleşmesinden itibaren iki hafta içinde istemde bulunulduğu takdirde dava dosyasının yetkili İzmir Nöbetçi Tüketici Mahkemesi'ne gönderilmesine, Aksi takdirde HMK 20/1.maddesi son cümlesi uyarınca davanın açılmamış sayılmasına dair ek karar düzenlenmesine,
3.HMK'nın 331/2. maddesi uyarınca harç ve yargılama giderlerinin görevli mahkemece hüküm altına alınmasına, Dair, kararın tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde, mahkememize veya bulunduğu yerde varsa Asliye Ticaret Mahkemesi'ne, yoksa Asliye Hukuk Mahkemesine verilecek istinaf dilekçesi ile, İzmir Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde, istinaf kanun yolu açık olmak üzere dosya üzerinden yapılan inceleme sonucu karar verildi. 16/01/2025 Katip ...
(e-imzalıdır)
Hakim ...
(e-imzalıdır)