4. Hukuk Dairesi
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 4. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2022/16746
- Karar No
- 2025/164
- Karar Tarihi
- 07.01.2025
- Dava Türü
- Hukuk
- Hukuk Alanı
- Ticaret Hukuku
- Karar Sonucu
- ONANMASINA
4. Hukuk Dairesi 2022/16746 E. , 2025/164 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi
SİGORTA TAHKİM KOMİSYONU İTİRAZ HAKEM HEYETİ
SİGORTA TAHKİM KOMİSYONU UYUŞMAZLIK HAKEM HEYETİ
İtiraz Hakem Heyeti kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; HDI Sigorta Şirketine kasko poliçesi ile sigortalı müvekkilinin malik ve işleteni olduğu aracın 22.09.2021 tarihinde hasarlandığını, pert kaydı neticesinde müvekkilinin aracının rayiç değerinin 380.000,00 TL olarak tespit edildiğini bu bedelin çok düşük olduğunu, yapılan piyasa araştırmaları ile müvekkiline ait aracın gerçek rayiç bedelinin 823.000,00 TL olduğunu, her ne kadar müvekkiline ibraname/mutabakatname imzalatılmış olsa da; belirlenen rayiç bedelin gerçeği yansıtmadığını belirterek fazlaya ilişkin hakları hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik 100,00 TL pert işlemi fark bedelinin poliçe limitleri dahilinde muhatap şirketin temerrüt tarihi olan 10.01.2022 tarihinden itibaren avans faizi ile birlikte sigorta şirketinden tahsiline karar verilmesini talep etmiş, ıslah dilekçesiyle talebini 123.763,23 TL'ye yükseltmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; belirsiz alacak davasına ilişkin şartların oluşmadığını, müvekkili şirketin ödeme yaparak yükümlülüğünü yerine getirdiğini, aracın pert olarak değerlendirilmediğini, araca pert kaydı konulmadığını, başvuru sahibinin imzalamış olduğu ibraname ile müvekkili şirketi kayıtsız şartsız şekilde ibra ettiğini, fazlaya ilişkin haklarını saklı tutmadığını, KTK 111. maddesinin kasko sigortalarından kaynaklanan uyuşmazlıklara tatbik edilemeyeceğini, dosya kapsamındaki tazminat hesabının Kara Araçları Kasko Sigortası Genel Şartları ve poliçe hükümleri dikkate alınarak yapılması gerektiğini, müvekkili şirketin KDV'den, ekspertiz raporu ücreti ve noter masraflarından sorumlu olmadığını, 1/5 oranında vekalet ücreti düzenlemesinin başvuranlar bakımından da tatbik edilmesi gerektiğini belirterek davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
III. UYUŞMAZLIK HAKEM HEYETİ KARARI
Uyuşmazlık Hakem Heyetinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; dosyaya sunulan kesin ekspertiz raporuna göre söz konusu aracın anlaşmalı ve yetkili serviste onarıldığı, zararın giderildiği, sahibine teslim edildiği, pert belgesi veya trafikten çekme belgesi sunulmadığı, başvuranın aracını 27.10.2021 tarihinde üçüncü kişiye sattığı, satımdan alınan bedel ve onarım masrafı beraber düşünüldüğünde iddia edilen zararın oluşmadığı, sırf ibranamede fazlaya ilişkin hakların saklı tutulması kaydı olması ya da olmamasının taraflar arasındaki sözleşmenin şartlarını değiştirecek mahiyette olmadığı, ihtirazi kaydın geçerliliğinin ifanın ve ifayı kabulün geçerliliğine ilişkin genel ilkelere bağlı olduğu, somut olayda gabin unsurlarının da gerçekleşmediği, irade fesadı hallerinin olmadığı gerekçesiyle başvurunun reddine karar verilmiştir.
IV. İTİRAZ
Uyuşmazlık Hakem Heyetinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekilince itiraz edilmesi üzerine; İtiraz Hakem Heyetinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile, dosyaya sunulu ibranamede fazlaya ilişkin hakların saklı tutulduğu, Hakem Heyetince aracın rayiç ve pert bedelinin değerlendirilmesi bakımından rapor alınmasına ara kararla karar verildiği, sigorta şirketinin haksız zenginleşmeye yol açmayacak uğranılan gerçek zarardan sorumlu olduğu, bu durumda bilirkişi tarafından hesaplanan iskontolu miktar olan KDV dâhil 249.382,58 TL'nin dikkate alındığı, sigorta şirketinin ödemiş olduğu 180.000,00 TL indirimi ile bakiye 69.382,58 TL tazminatın ödenmesine karar verildiği, sigorta şirketine başvuru tarihi 29.12.2021 dikkate alındığında 10 işgünü sonrası olan 13.01.2022 tarihinde sigorta şirketinin temerrüde düştüğü, başvuru konusu kasko sigortasına ilişkin olduğundan TTK m.3 ve emsal Yargıtay kararları gereği olaya avans faizi uygulanması gerektiği gerekçesiyle "Başvuru sahibi vekilinin, Uyuşmazlık Hakem Heyetince verilen 27/06/2022-K-2022/159762 sayılı karara karşı yaptığı itirazın kabulüyle hakem kararının kaldırılarak yeniden karar oluşturulmasına, başvuru sahibinin talebinin kısmen kabulüyle, 69.382,58 TL bakiye tazminatın 13.01.2022 tarihinden itibaren işleyecek avans faiziyle birlikte davalı ... şirketinden tahsili ile başvuru sahibine ödenmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine" karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde; Sigorta Tahkim Komisyonu İtiraz Hakem Heyetinin 18.11.2021 tarih 2021/İHK -39863 Sayılı kararının usul ve yasalara aykırı olduğunu, Kara Taşıtları Kasko Sigortası Genel Şartlarına göre; "Sigorta şirketi aracı hasar tarihi itibarıyla "rayiç değerine kadar" teminat altına alır ve rizikonun gerçekleşmesi halinde ödenecek sigorta tazminatının hesabında, sigortalanan menfaatin rizikonun gerçekleştiği andaki rayiç bedeli esas alınır.'' hükmü bulunduğunu, 6102 Sayılı TTK'nun 1459. maddesinde "Sigortacı, sigortalının uğradığı zararı tazmin eder." denilmekle sigortacının, zarara uğrayanın gerçek zararını ödemekle sorumlu olduğunun belirtildiğini, her ne kadar bilirkişi tarafından seçenekli olarak hasar bedeli tespit edilmiş ise de yedek parça ve işçilik bedelinden oluşan hasar bedelinden iskonto yapılarak tazminata indirim uygulanmasının hakkaniyete ve yasalara aykırı olduğunu, taraflar arasında düzenlenen kasko poliçesi incelendiğinde kaskonun rayiç değer üzerinden yapıldığını ve bu bedele göre prim alındığının görüleceğini, müvekkilinin aracındaki hasar miktarının KDV dahil 303.763,23 TL olduğu denetime açık bilirkişi raporu ile tespit edildiğinden müvekkilinin sigorta tarafından ödenen bedelin mahsubundan sonra bakiye 123.763,23 TL hasar bedelinin davalı ... şirketinin temerrüt tarihinden itibaren işletilecek avans faizi ile birlikte tahsiline karar verilmesi gerektiğini belirtmiştir.
B. Gerekçe Uyuşmazlık;
davalı ... tarafından Kasko Sigorta Poliçesi ile teminat altına alınan davacıya ait aracın hasar bedelinin tahsili talebine ilişkindir.
Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Davacı vekilinin tüm temyiz itirazlarının reddi ile temyiz olunan İtiraz Hakem Heyeti kararının ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz harcının temyiz eden davacıya yükletilmesine, Dosyanın mahkemeye gönderilmesine,
07.01.2025 tarihinde Başkan ...'ın karşı oyu ve oy çokluğuyla karar verildi. (Karşı Oy) KARŞI OY Dava, kasko sigorta poliçesine dayanan hasar onarım bedeli talebine ilişkindir.
Hakem Heyeti tarafından karara esas alınan bilirkişi raporunda KDV dahil olacak biçimde parça bedelleri ile işçilik ücretleri toplamı 249.382,58 TL olarak hesaplanmış ve bu rapordaki miktardan davalının davadan önce ödediği 180.000,00 TL'nin düşülmesiyle belirlenen hasar bedeli tazminatının davalıdan tahsiline karar verilmiştir. 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 1409 uncu maddesinin 1 inci fıkrası ve 1459 uncu maddesi gereği sigortacı poliçede yazılı rizikonun gerçekleşmesiyle oluşan gerçek zararı gidermekle yükümlüdür. TTK'nın "Koruyucu Hükümler" başlıklı 1486/1 inci maddesinde aynı kanunun 1459 uncu maddesine aykırı yapılan sözleşmelerin geçerli olmadığı hususu düzenlenmiştir. Bu yasal düzenlemelere göre, tarafların akdettiği kasko poliçesine konulan ve kanunda sigortalıyı korumak üzere emredici biçimde düzenlenen hükümlere aykırı poliçe özel şartının geçerli olduğundan bahsedilemez.
Sigortacının gerçek zararı tazmin yükümlülüğüne ilişkin yasal düzenlemelerin uzantısı olarak, anlaşmalı servis iskontosu gibi poliçe özel şartı ile getirilen ve gerçek zarar miktarının düşürülmesi sonucunu doğuran uygulamaların kabulü mümkün değildir. Davalı sigortacı ile anlaşmalı ya da yetkili servisleri arasında yapılan anlaşmalara göre iskonto uygulanması, davacı sigortalıyı bağlamaz ve davacı sigortalı onarımın yapılacağı yeri belirleme konusunda serbesttir (Yargıtay (kapatılan) 17. Hukuk Dairesinin 2015/14700 Esas- 2016/4229 Karar, 2015/5479 Esas- 2015/12776 Karar, 2015/13831 Esas- 2016/2394 Karar, Dairenin 2021/15201 Esas- 2021/3717 Karar sayılı ilamları da bu yöndedir).
Açıklanan tüm bu nedenlerle; 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun emredici hükümlerine aykırı nitelik taşıyan "anlaşmalı olmayan serviste yapılan onarımlarda sigortacının belirleyeceği parça tedarik iskontosunun uygulanacağı" şeklindeki poliçe özel hükmü gereği parça tedarik iskontolu (% 20 oranında) hasar bedelinin esas alınamayacağı, iskontosuz hesaplanan tutardan davalı ödemesi düşülerek sonuç tazminatın belirlenmesi için İtiraz Hakem Heyeti kararının bozulması gerektiği kanaatinde olduğumdan, sayın çoğunluğun onama kararına katılmıyorum.