Esas No
E. 2022/6195
Karar No
K. 2025/5403
Karar Tarihi
Karar Sonucu
ONANMASINA
Hukuk Alanı
Genel Hukuk

4. Hukuk Dairesi         2022/6195 E.  ,  2025/5403 K.

"İçtihat Metni"MAHKEMESİ: Konya Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi

SAYISI: 2022/380 E- 2022/460 K

İLK DERECE MAHKEMESİ : Karaman 2. Asliye Hukuk Mahkemesi

SAYISI: 2020/323 E- 2021/132 K

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I.DAVA

Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin davalı ...'tan alacaklı olduğunu, davalı borçlu aleyhine Karaman İcra Müdürlüğünün 2016/8879 Esas sayılı dosyası ile icra takibi başlatıldığını, acz halinde olduğunu, adına kayıtlı ... Merkez Akçaşehir kasabası 314 ada 1 parsel ile 356 ada 10 parsel sayılı taşınmazlarını mal kaçırmak kastıyla davalı torunu ...'a devrettiğini, ondan da diğer davalı ...'a devrettiğini,beyan ederek davalılar arasındaki satış işleminin iptali ile alacaklarını karşılamak için dava konusu taşınmazlar için Karaman İcra Müdürlüğünün 2016/8879 Esas sayılı dosyasından dolayı satış yetkisi ve kararı verilmesini talep ve dava etmiştir.

II. CEVAP

1.Davalı ... vekili cevap dilekçesinde, davaya dayanak teşkil eden senedin zamanaşımına uğradığını, senedin üzerinde 1997 yılına ait pul yapıştırılmış olduğundan borcun doğum tarihinin 1997 yılı olduğunu, iptali istenen tasarrufun ise 2013 yılında yapıldığını, tasarrufun iptali davası şartlarının oluşmadığını, davacı ... ile davalı müvekkili ...'ın baba oğul olduğunu, taraflar arasında takip dayanağı kambiyo senedinin düzenlenmesine neden olacak gerçek anlamda hukuki ve ticari bir ilişkinin bulunmadığını belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

2.Davalı ... cevap dilekçesinde, dava konusu taşınmazları diğer davalı ...'tan rayiç değer üzerinden tapu siciline güvenerek satın aldığını, taşınmazların öncesinin davalı ... adına kayıtlı olduğunu bilmeyeceğini, davacı ... ile davalı ...'ın baba oğul olduğunu, bono senedini davalıyı mağdur etmek için her zaman düzenlemelerinin mümkün olduğunu, davacı tarafın borcun doğum tarihini ispatlaması gerektiğini, icra takibine konu senedin üzerinde 1997 yılına ait pul yapıştırıldığını bu nedenle tasarrufun iptali davası şartlarının oluşmadığını belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

3.Davalı ... duruşmada, dedesi köyde kalırken dayısı olan davacının, dedesini sürekli bize mal vermiyorsunuz şeklinde rahatsız ettiklerini, anneannesi de hasta olduğu için kendi evlerine getirdiklerini, onun hastane masrafları için dedesinin tarlayı satışa çıkardığını, kendisinin o zaman babası vefat ettiğinden kalan parası ile bir miktar da çeşitli çevrelerden temin ettiği para ile borçlanarak dedesinin 2 adet taşınmazını satın aldığını, dedesinin paraya ihtiyacı olduğu için aldığını, 1,5-2 yıl geçtikten sonra düğün masrafları nedeniyle bir aracı vasıtası ile tanıştığı diğer davalı ...'a bedeli karşılığında 2 taşınmazı da sattığını, bu taşınmazların satışından toplam 125.000 TL para aldığını belirterek davanın reddini savunmuştur.

III. İLK DERECE MAHKEME KARARI

İlk Derece Mahkemesinin 09.03.2021 gün, 2020/323 E- 2021/132 K sayılı ilamı ile;"Karaman İcra Müdürlüğünün 25.02.2021 tarihli 2016/8879 sayılı yazısı ile, 2016/8879 Esas sayılı icra dosyası borcunun ödendiği ve dosyanın infazen kapatıldığı bildirilmiş, davacı vekili de duruşmada, icra dosyası borcunun ödendiğini bildirmiştir. Hal böyle olunca, davaya dayanak icra dosyası borcunun ödenerek infaz edildiği anlaşıldığından konusuz kalan davanın esası hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar vermek gerekmiştir.

Davanın açıldığı tarihte davalı ...

4.kişi konumunda olup, diğer davalılar ...'ın ve ...'nin mal kaçırmak amacı ile taşınmazı devrettiklerini bilen veya bilebilecek konumda değildir. Davalı ...'in dava tarihi itibari ile kötü niyetli olduğuna dair herhangi bir delil veya emare bulunmamaktadır. Bu nedenle davalı ...'in yargılama gideri ve vekalet ücreti yönünden sorumlu tutulmamasının ve davalı ...'in kayıt maliki olması, tasarrufun iptali davası nedeniyle zorunlu olarak davalı gösterilmesi nedeniyle davalı ... lehine vekalet ücretine hükmedilmemesinin adil ve hakkaniyete uygun olduğu kanaatine varılmıştır. Ancak diğer davalılar kendilerine dava açılmasına sebebiyet verdiği, fikir ve eylem birliği içinde mal kaçırmak amacı ile devirler yaptığı ve icra dosyası borcunun da dava sırasında ödendiği anlaşılmakla davalılar ... ve ...'nin yargılama giderlerinden sorumlu tutulmasına karar verilmiştir. Kendileri aleyhine dava açılmasına sebebiyet veren davalılar hakkında dava tarihi itibariyle icraya konu borç miktarı olan 165.317,61 TL müddeabih olarak esas alınarak harç, yargılama gideri ve vekalet ücretinden sorumlu tutularak aşağıdaki hüküm kurulmuştur.

1.Konusuz kalan davanın esası hakkında karar verilmesine yer olmadığına, -Davacı tarafça yatırılan 29,20 TL başvurma harcı, 59,30 TL karar ve ilam harcı olmak üzere toplam 88,50 TL harç bedelinin davalılar ... ve ...'tan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya ödenmesine,

3.Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinin 6.maddesi gereğince 19.655,17 TL vekalet ücretinin davalılar ... ve ...'tan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya ödenmesine,

4.Davacı tarafça yatırılan gider avansından yapılan 1.621,48 TL yargılama giderinin davalılar ... ve ...'tan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine," karar verilmiştir. IV. İSTİNAF

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili ve vekalet ücreti yönünden ise davalı ... vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin 01.03.2022 gün, 2022/380 E- 2022/460 K sayılı kararı ile davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine,

Davalı ... vekilinin istinaf başvurusunun ise davalı ... yönünden mahkemece lehe karar verilmesine rağmen vekalet ücretine hükmedilmemesinin doğru olmadığı gerekçesi ile kabulü ile incelenen kararın HMK’nin 353/1-b maddesinin (2) numaralı alt bendi uyarınca düzeltilmek üzere kaldırılması ve düzeltilerek yeniden esas hakkında hüküm kurulmak sureti ile; konusuz kalan davanın esası hakkında karar verilmesine yer olmadığına, davalı ... kendisini bir vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT gereğince 5.100,00 TL vekalet ücretinin davacıdan tahsili ile bu davalıya ödenmesine, karar verilmiştir. Karar davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.

V. TEMYİZ

A. Temyiz Sebepleri

Davacı vekili temyiz dilekçesinde; davanın kabulüne karar verilmesi gerekirken karar verilmesine yer olmadığına karar verilmesinin yasal olmadığını, deliller toplanmadan eksik inceleme ve araştırma ile karar verildiğini, yemin delili ve bilirkişi incelemesinin ilk derece mahkemesi tarafından yerine getirilmediğini, tanıkların dinlenmediğini, beyan ederek kararın bozulmasını talep etmiştir.

B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, 2004 sayılı yasanın 277 ve devamı maddelerine göre açılmış, tasarrufun iptali istemine ilişkindir.

Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun(6100 sayılı Kanun/HMK) 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere, dava konusu icra dosyasının tahsil ve tasfiye edildiğinin, davalı ...'ın da kötü niyetinin ispat edilememiş olmasına göre davacı vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

V. KARAR

Açıklanan sebeplerle davacı vekilinin tüm temyiz itirazlarının reddiyle usul ve yasaya uygun bulunan hükmün ONANMASINA,

Aşağıda yazılı temyiz harcının temyiz eden davacıya yükletilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine,09.04.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi

Karar Etiketleri
ONANMASINA YARGITAYKARARI HUKUK Genel Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu HMK md.353/1 K6100 md.371
© 2026 İçtihat Pro — ictihatpro.com  |  Bu belge bilgilendirme amaçlıdır. Resmi belge niteliği taşımaz.

İçtihat Pro Blog