Esas No
E. 2024/4166
Karar No
K. 2025/3992
Karar Tarihi
Karar Sonucu
ONANMASINA
Hukuk Alanı
Genel Hukuk

11. Hukuk Dairesi         2024/4166 E.  ,  2025/3992 K.

"İçtihat Metni"MAHKEMESİ : Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 10. Hukuk Dairesi

SAYISI: 2023/315 Esas, 2024/931 Karar
HÜKÜM: Esastan Ret

Bölge Adliye Mahkemesi kararı, Yargıtayca duruşma istemli olarak davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildi. Duruşma için belirlenen 03.06.2025 günü hazır bulunan davacı vekili Avukat ... ile davalı vekili Avukat ... dinlenildikten sonra duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakıldı. Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip, gereği düşünüldü.

KARAR

I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde, davalının ısrarları ve davacıyı ikna için kullandığı metotlar sayesinde davalı, davacının hiffetsizliğinden, hukuki ve mali bilgisizliğinden de faydalanmak sureti ile davacıya ait olan taşınmaz üzerinde kat karşılığı inşaat sözleşmesi uyarınca inşaat yapılması için ileride noterde imzalanacak gayrimenkul satış vaadi ve arsa payı karşılığı inşaat sözleşmesinin temel ilkelerini tespit etmek amacıyla şartları genel itibari ile davacı aleyhine ve davalı lehine olacak şekilde bir ön sözleşme düzenlendiğini, sözleşmeye göre şüyulandırma işlemlerinin davacı adına davalı tarafça takip edileceği ve yapılacak takipler için hiçbir ücret talep edilmeyeceği, taraflardan birinin haksız olarak sözleşmeyi feshetmesi halinde sözleşme fesih tarihine kadar diğer tarafın katlanmış olduğu her türlü masraf ve harcamaların ticari faiziyle birlikte karşılanmakla yükümlü olduğunun kararlaştırıldığını, davacıya ait taşınmaz üzerine ilk olarak 06.10.2015 tarihli 2.500.000,00 TL borcu teminen 2.500.000,00 TL değerinde ipotek tesis edildiğini, akabinde davalının isteği ve baskısı sonucu aynı borca karşılık 27.03.2017 tarihli işlem ile ipotek bedelinin 1.500.000,00 TL arttırıldığını, son olarak da 21.08.2019 tarihli işlem ile 1.000.000,00 TL arttırılarak ipotek bedelinin 5.000.000,00 TL'ye yükseltildiğini, davalının davacıyı ikna etmek ve taşınmaz üzerindeki ipoteği kaldırmak için ödediği paralar taşınmazda yapılacak inşaatın bitip davacıya ait bağımsız bölümleri teslim edilince ödeneceğinin kararlaştırıldığını,davalı tarafından ihtarname gönderilerek muaccel olduğu iddia edilen 4.018.351,38 TL tutarlı borcun işlemiş faiziyle birlikte 3 gün içerisinde peşin olarak ve tek seferde ödenmesinin talep edildiğini, davacının muaccel hale gelmemiş 2.500.000,00 TL borca karşılık davalı lehine 5.000.000,00 TL'lik ipotek hakkı tesis edildiğini, temerrüt şartları oluşmamış alacak ile alakalı ipotek akit tablosunda yazılı 2.500.000,00 TL alacak miktarını aşacak şekilde 5.000.000,00 TL miktarlı ipotek tesis edildiğini, alacağın rehin ile teminat altına alındığı ve teminatın alacağı fazlası ile karşıladığını ileri sürerek davacının davalıya 1.472.701,38 TL borçlu olmadığının tespitine karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; 15.06.2015 tarihinde imzalanan Ön Sözleşme'de davacıya ödeme yapılacağının belirtilmediğini ve davacının mütemadiyen acil nakit taleplerinde bulunmaya başladığını, davacının 01.10.2015 tarihinde müvekkilinden para almaya başladığını ve inşaatın kısa sürede başlayacağı ve mahsuplaşma yapılacağını belirttiğini, ne var ki inşaatın söz konusu parselin imar durumunun değişmemesi nedeniyle başlayamadığını ve fakat cari ekstrede göründüğü üzere tamamı banka kanalıyla ödenen paraların 5 yıldır davacıya gönderilmeye devam ettiğini, borçlunun borcunu ikrar etmiş olması ve davalının süresiz ipotekle dilediği an borcu geri alabilir olduğunun ve faiz talep etme hakkının kanundan doğduğunun sabit olması nedeniyle davanın reddine karar verilmesini istemiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davalının davacı ile ... İlçesi, ... Mahallesi, 991 nolu parsel de bulunan taşınmaz üzerinde inşaat yapmak amacıyla kat karşılığı inşaat sözleşmesi yapmak istediği, ancak taşınmazın tarla vasfında olduğu, henüz bölgenin imara açılmadığının anlaşıldığı ve sözleşmenin imzalanamadığı ve buna karşılık davalının davacıya çeşitli defalar dosya kapsamındaki konuşma kayıtlarından ödeme dekontlarında da anlaşılacağı üzere borç verdiği, karşılığında taşınmaza ipotek konulduğu, zaman zaman davalı tarafından ipotek miktarının arttırılmasının istenildiğinin anlaşıldığı, alınan bilirkişi raporunda davalı tarafından davacıya gönderilen tutarın 2.536.000,00 TL olduğu, işlemiş avans faizinin ise 1.329.027,73 TL olarak hesaplandığı, ayrıca davalı şirket tarafından davacı adına düzenlenen 30.000,00 TL bedelli bir çekin bulunduğu, bu çekin Akbank'tan gelen yazı cevabı doğrultusunda 07.12.2018 tarihinde ....tarafından tahsil edildiği, taraflar arasındaki ön sözleşmede ödünç para ilişkisinden bahsedilmediği için davacı tarafından iddia edilen ödünç para verme sebebinin sözleşme kapsamında kabul edilemeyeceği gibi arsa payı karşılığı inşaat sözleşmesinin gayri resmi yapılmakla geçersiz olduğu, arsa payı karşılığı inşaat sözleşmesinden bağımsız ve ödünç para ilişkisi karşılığında tapuya ipotek konulduğu ve teminat altına alındığı, bunun sonucunda ipoteğin paraya çevrilmesi yoluyla tahsil imkanı bulunduğu, ipotek miktarının 5.000.000,00 TL olduğu, davalının davacıdan Bursa 23. Noterliği'nin 09.11.2020 tarih ve 39332 yevmiye numaralı ihtarnamesinde 4.018.351,38 TL tutarlı ana para borcunun ödenmesinin talep edildiği, ancak bilirkişi raporu ile sabit olduğu üzere, davalının davacıya göndermiş olduğu tutarlar toplamının 2.536.000,00 TL olduğu, buna karşılık 5.000.000,00 TL bedelli ipotek konulduğu, davacının davalıya yönelik olarak taleple bağlı kalınarak 1.472.701,38 TL borçlu olmadığı, yine menfi tespit davalarında kural olarak alacağın varlığının ispatının davalı alacaklıda olduğu" gerekçesiyle davanın kabulüne, davacının, davalıya yönelik olarak 1.472.701,38 TL borçlu olmadığının tespitine karar verilmiş, karar, davalı vekilince istinaf edilmiştir.

IV. BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARI

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davalı vekilinin istinaf talebinin esastan reddine karar verilmiş, karar, davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.

V. TEMYİZ İNCELEMESİ

A. Dava ve Hukuki Nitelendirme Dava, menfi tespit istemine ilişkindir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe

Yapılan yargılama ve saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kuralları gözetildiğinde İlk Derece Mahkemesince verilen kararda bir isabetsizlik olmadığının anlaşılmasına göre yapılan istinaf başvurusunun 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 353/1-b(1) hükmü uyarınca Bölge Adliye Mahkemesince esastan reddine ilişkin kararın usul ve yasaya uygun olduğu kanısına varıldığından Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar vermek gerekmiştir.

VI. SONUÇ:

Yukarıda açıklanan nedenlerle, davalı vekilinin temyiz itirazlarının reddi ile Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın HMK'nın 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA, aynı Kanun'un 372. maddesi uyarınca işlem yapılmak üzere dava dosyasının İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, takdir olunan 28.000,00 TL duruşma vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine, 03.06.2025 tarihinde kesin olarak oy birliğiyle karar verildi.

Karar Etiketleri
ONANMASINA YARGITAYKARARI HUKUK Genel Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu HMK md.370/1
© 2026 İçtihat Pro — ictihatpro.com  |  Bu belge bilgilendirme amaçlıdır. Resmi belge niteliği taşımaz.

İçtihat Pro Blog