Esas No
E. 2024/4059
Karar No
K. 2025/4015
Karar Tarihi
Karar Sonucu
ONANMASINA
Hukuk Alanı
Ticaret Hukuku

11. Hukuk Dairesi         2024/4059 E.  ,  2025/4015 K.

"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi

SAYISI: 2023/875 Esas, 2023/1120 Karar
HÜKÜM: Kısmen kabul

Mahkemece bozma ilamına uyularak verilen karar, Yargıtayca duruşmalı olarak incelenmesi taraf vekilleri tarafından istenmiş olduğu anlaşılmakla, duruşma için belirlenen 03.06.2025 günü hazır bulunan davacı vekili Av. ... ile davalı vekili Av. ... dinlenildikten sonra duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakıldı. Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:

KARAR

I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; taraflar arasında 29.05.2009 ve 08.01.2010 tarihli temlik vaadi sözleşmelerinin yapıldığını, müvekkilinin işlerinin bozulması üzerine yüksek tutarlı son taksidin ödenmediğini, daha önce yapılan ödemelerin istenmesine rağmen iade edilmediğini, bu ödemelerin tahsili için davalı aleyhine başlatılan icra takibine itirazın haksız olduğunu, davalının icra dosyalarından taşınmaz satışları yaptığını, hem bu icra dosyalarından hem de müvekkilinden mükerrer tahsilat sağladığını, bir koyundan iki post çıkarmak niyetiyle hareket ettiğini ileri sürerek Bakırköy 2. İcra Müdürlüğünün 2012/17904 E. sayılı icra takip dosyasına yapılan itirazın iptalini, icra inkâr tazminatının tahsilini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; müvekkilinin dava dışı borçlular aleyhine başlattığı icra takiplerine konu alacakların ve bunlarla ilgili banka takip ve talep haklarının davacıya temliki hususunda yapılan temlik vaadi sözleşmeleri kapsamında gereken ödemelerin yapılmadığını, sözleşmenin 4-b maddesi uyarınca ödemelerin tam ve eksiksiz olarak yerine getirilmemesi hâlinde temellük edecek olanın ödeyeceği tutarların bankanın her türlü zararına karşılık, zarar ve/veya cezai şart ve/veya tazminat olarak bankada kalacağını, bu sebeple müvekkilinin tahsil ettiği tutarları iade etmediğini, sözleşme koşullarını davacının yerine getirmediğini savunarak davanın reddini, kötü niyet tazminatının tahsilini istemiştir. III. MAHKEMEKARARI Mahkemece bozma ilamına uyularak yapılan yargılama neticesinde, davacının 29.05.2009 tarihli temlik ve 08.01.2010 tarihli ek temlik sözleşmesi hükümleri doğrultusunda ödeme yükümlülüğünü zamanında ve tam olarak yerine getirmediği, 08.01.2010 tarihli ek temlik sözleşmesinde 29.05.2009 tarihli temlik vaadi sözleşmesinin tüm hükümlerinin geçerli olacağının kararlaştırıldığı, sözleşmenin 4-b maddesi uyarınca sözleşmenin kendiliğinden sona erdiği, davacı tarafça yapılan kısmi ödemelerin sözleşmenin 4-b maddesi uyarınca bankada kalacağı hususundaki düzenlemenin dönme cezası niteliğinde cezai şart vasfı taşıdığı, dolayısıyla yapılan kısmi ödemelerin davalı bankada kalacağına ilişkin cezai şartın sözleşme serbestisi ilkesi uyarınca geçerli olduğu, ancak dava tarihinde yürürlükte bulunan 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun (TBK) 182/son maddesi hükmü uyarınca, cezai şartın fahiş olup olmadığının re'sen nazara alınarak fahiş cezai şartın indirilmesinin gerektiği, davacının tacir sıfatının bulunmadığı, davacının temlik aldığı icra takibi ve alacak miktarı ile cezai şart olarak kesilen miktarın nispeti, davacının dosyaya yansıyan ekonomik durumu, özel olarak borçlunun ödeme kabiliyeti ile beraber borçlunun borcunu yerine getirememiş olması nedeniyle sağladığı menfaat, borçlunun kusur derecesi ve borca aykırılığın ağırlığı, ülkenin ekonomik durumu, faiz oranları ve günün şartları dikkate alınarak hak ve nesafete uygun olarak cezai şarttan taktiren 3/4 oranında indirime gidildiği, takdir hakkı kullanılarak hüküm kurulmuş olmakla alacağın likit kabul edilmediği gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile Bakırköy 2. İcra Müdürlüğünün 2012/17904 E. sayılı icra takibine karşı yapılan itirazın kısmen iptali ile 367.500,00 TL asıl alacak üzerinden asıl alacağa takip tarihi itibariyle avans faizi uygulanmak suretiyle takibin devamına, icra inkar tazminatı ve kötü niyet tazminatının koşulları oluşmadığından bu konudaki taleplerin reddine karar verilmiş, hüküm, taraf vekillerince temyiz edilmiştir. IV. TEMYİZ A. Dava ve Hukuki Nitelendirme Dava, itirazın iptali ve icra inkâr tazminatının tahsili istemine ilişkin olup uyuşmazlık, taraflar arasında düzenlenen temlik vaadi sözleşmesi ve sözleşme şartlarının uyarlanmasına yönelik ek sözleşme hükümleri uyarınca davacı tarafça yapılan kısmi ödemelerin, sözleşmenin kalan ödemelerinin süresinde ve tam yapılmaması nedeni ile geçersiz hâle gelmesi sonucunda, sözleşme hükümleri uyarınca kısmi ödemelerin cezai şart olarak davalı bankada kalmasının gerekip gerekmediği, bu kısmi ödemelerin davacıya iadesi gerekip gerekmediği noktalarında toplanmaktadır. B. Değerlendirme ve Gerekçe Dosyadaki yazılara, Mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre tarafların bütün temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. V. SONUÇ: Tarafların yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA, dosyanın Mahkemesine gönderilmesine, takdir olunan 28.000,00 TL duruşma vekâlet ücretinin bir diğerinden alınarak yek diğerine verilmesine, aşağıda yazılı temyiz giderlerinin temyiz edenlere yükletilmesine, 04.06.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Karar Etiketleri
ONANMASINA YARGITAYKARARI HUKUK Ticaret Hukuku 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu
© 2026 İçtihat Pro — ictihatpro.com  |  Bu belge bilgilendirme amaçlıdır. Resmi belge niteliği taşımaz.