11. Hukuk Dairesi
11. Hukuk Dairesi 2025/969 E. , 2025/4017 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi
Taraflar arasında görülen davada Mahkemece verilen kararı onayan Dairenin kararı aleyhinde davacı vekili tarafından karar düzeltme talebinde bulunulmuş olmakla, tüm belgeler okunup, incelendikten sonra gereği konuşulup görüşüldü:
KARAR
I. DAVA Birleşen
İstanbul 19. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2012/297 E. sayılı dosyasında davacı vekili; müvekkiline ait .... projesinin davalı şirket tarafından üçüncü şahıs zararlarına karşılık üçüncü şahıs mali mesuliyet sigorta poliçesi ve komşularda meydana gelecek risklere karşı yangın sigorta poliçesi ile sigortalandığını, 06.08.2011 tarihinde iletim tünellerinde oluşan kırıktan serbest kalan basınçlı ve çok yüksek debili su nedeniyle çevrede bulunan üçüncü şahıslara ait arazi, toprak ve duvarların zarar gördüğünü, müvekkilinin üçüncü kişilere ve onlar yararına ödemeler yaptığını, davalının ise yalnızca yangın sigorta poliçesine dayalı olarak hatır ödemesi adı altında 300.000,00 TL ödediğini, yapılan ödemeye istinaden alınan ibranamenin müzayaka halinde alındığını ileri sürerek şimdilik 722.780,00 TL tazminat tutarının 31.12.2011 tarihinden itibaren işleyecek ticari avans faizi ile birlikte davalıdan tahsilini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı vekili birleşme sonrasındaki celsede beyanında; sigorta poliçesinde "inşaat ve montaj işlerinden kaynaklı hasarların" açıkça teminat dışında bırakıldığını, meydana gelen hasarın imalat hatasından kaynaklanması nedeniyle teminat dışında olduğunu, davacının basiretli tacir gibi davranarak imzaladığı ibranamenin sorumluluğunu üstlenmesi gerektiğini savunarak davanın reddini istemiştir. III. MAHKEME KARARI Mahkemece bozma ilamına uyularak yapılan yargılama neticesinde, olayda komşu arazilerin uğradığı zararın asıl sebebinin hidroelektrik santralin ayıplı inşası olduğu, söz konusu zararların sadece Yangın Üçüncü Şahıs Mali Mesuliyet Sigortası değil, aynı zamanda Makine Kırılması Sigortası ve Üçüncü Şahıs Mali Mesuliyet Sigortası poliçeleri bakımından da talep edildiği, komşu arazilerin uğradığı zararlara ilişkin olarak üçüncü şahıs mali mesuliyet sigortası poliçesi bakımından Üçüncü Şahıs Mali Mesuliyet Sigortası Genel Şartları’nın 3. maddesinde “Sigortalı veya müstahdemleri veyahut sigortalı hesabına hareket eden kimseler tarafından imal veya teslim edilen veya işlenen şeylerde veya bu şeylerle fonksiyonel rabıtası olan teknik cihaz veya tesislerde, işin veya teslimatın kusurlu ve ayıplı olması dolayısı ile husule gelen zarar ve ziyandan doğan talepler teminat kapsamı dışındadır" düzenlemesi bulunmakta olup zararın asıl sebebinin hidroelektrik santralin ayıplı inşası olduğu, sigortacının üçüncü şahıs mali mesuliyet sigortası poliçesi çerçevesinde de bir ödeme yükümlülüğünün bulunmadığı, kaldı ki ayıbın eser sözleşmesinin karşı tarafı olan ... İnşaatın ayıplı ifasına dayandığı, “Sulh-İbraname ve Feragat” başlıklı belgenin içeriğinden her ne kadar davaya konu diğer sigorta poliçeleri kapsamında hak kazanılacak sigorta tazminatı talep haklarından da feragat edildiği belirtilmiş ise de, dava konusu diğer sigorta poliçeleri çerçevesinde sigortacının herhangi bir ödeme yükümlülüğünün bulunmadığı, komşuların uğradıkları zararların Üçüncü Şahıs ... Sigortası ve dava konusu diğer sigorta poliçeleri bakımından teminat kapsamı dışında olduğundan aşırı yararlanma halinin tespitinde esas alınacak olan yangın mali mesuliyet sigorta poliçesi kapsamında yapılan ödemenin bir hatır ödemesi kapsamında olduğu, aşırı yararlanmadan söz edebilmek için edimler arasında %50 ve daha fazla fark bulunmasının kabul edildiği, sahipleri lehine delil niteliğindeki davacı şirket defterlerinde dava dışı 3. kişilere yapılan ödemelerin toplam tutarının 201.500,00 TL olduğu, davacının dava dışı .... firmasına üçüncü şahıs duvarlarının yeniden yaptırılması işi karşılığında KDV dâhil 821.280,00 TL ödeme yaptığı, davacı şirketin 2012 yılı mali verilerine göre özvarlığı 6.275.971,82 TL olup borca batık olmadığı, yine 2011 yılında zarar etmesine karşılık 2012 yılında 5.166.432,47 TL’lik artışla 464.561,67 TL’lik dönem kârı elde ettiği, su taşkını sonrasında, üçüncü şahıslara yapıldığı iddia olunan ağaç bedeli ödemeleri ile yine üçüncü şahıslara ait taş duvarların yapılmasına ilişkin masrafların üçüncü şahıs mali mesuliyet sigortası kapsamında olduğu, yapılan 300.000,00 TL’lik ödemenin salt üçüncü kişilerin zararına yönelik olarak kabul edilmesi durumunda gerçek zarar ile aşırı bir nispetsizliğin gerçekleştiği, ancak davacının ödemenin yapıldığı tarihteki mali durumunun davacının üçüncü şahısların taleplerini “Sulh - Feragat ve İbraname” başlıklı belgeye istinaden sigortacının yapmayı taahhüt ettiği ödeme olmaksızın gideremeyecek durumda olmadığı, dolayısıyla aşırı yararlanmanın gerçekleşmediği gerekçesiyle birleşen 19. Asliye Ticaret Mahkemesine ait 2012/297 E. sayılı dosyası ile açılan davanın reddine, asıl ve birleşen diğer dava dosyası bozma kapsamı dışında tutulduğundan karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiş, hüküm davacı vekilince temyiz edilmiş, Dairemizin 24.10.2024 tarihli, 2024/2392 E. ve 2024/7587 K. sayılı kararı ile hükmün onanmasına karar verilmiş, Dairemiz ilamına karşı davacı vekilince karar düzeltme yoluna başvurulmuştur. IV. KARAR DÜZELTME İNCELEMESİ A.Dava ve Hukuki Nitelendirme Dava ve birleşen davalar; taraflar arasında düzenlendiği çekişmesiz olan poliçelere dayalı maddi tazminatın tahsili istemine ilişkindir. B.Değerlendirme ve Gerekçe Dosyadaki yazılara, Mahkeme kararında belirtilip Yargıtay ilamında benimsenen gerektirici sebeplere göre davacı vekilinin 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun (HUMK) 440. maddesinde sayılan hâllerden hiçbirini ihtiva etmeyen karar düzeltme isteminin reddi gerekir. V. SONUÇ: Davacı vekilinin karar düzeltme isteminin HUMK'un 442. maddesi gereğince REDDİNE, alınması gereken karar düzeltme harcı peşin ödenmiş olduğundan yeniden alınmasına yer olmadığına, 3506 sayılı Yasa ile değiştirilen HUMK'un 442/3 hükmü uyarınca takdiren 3.605,00 TL para cezasının karar düzeltme isteyenden alınarak Hazine'ye gelir kaydedilmesine, 04.06.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.