Esas No
E. 2024/5335
Karar No
K. 2025/4172
Karar Tarihi
Karar Sonucu
ONANMASINA
Hukuk Alanı
İcra İflas Hukuku

11. Hukuk Dairesi         2024/5335 E.  ,  2025/4172 K.

"İçtihat Metni"MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 43. Hukuk Dairesi

SAYISI: 2021/567 Esas, 2024/856 Karar
KARAR: Esastan Ret

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

KARAR

I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; dava dışı borçlu firma ile ile banka arasında imzalanan genel kredi sözleşmesi gereği dava dışı borçlu firmaya taksitli ticari kredi, kredi kartı, iskonto kredisi ve kredili mevduat hesabı kullandırıldığı, kredi borçlarının ödenmemesi üzerine ihtarname keşide edildiği, buna rağmen ödeme yapılmadığı için icra takibi başlatıldığını, davalı kefilin borca, faize ve ferilerine itiraz ettiğini ileri sürerek yapılan itirazın iptaline ve takibin devamına, davalının %20’den aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına mahkum edilmesine karar verilmesini talep etmiştir II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; davanın reddi ile davacının kötüniyetli olmasından ötürü %20’den az olmamak üzere kötüniyet tazminatı ödemesine karar verilmesini istemiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacı banka ile dava dışı ... Çelik Paslanmaz Ürn.San ve Tic. Ltd. Şti. arasında genel kredi sözleşmeleri imzalandığı, davalı ...'ın ise sadece 28.02.2013 tarihli genel kredi sözleşmesine 500.000,00 TL limitle müteselsil kefil olduğu ve daha sonrasında limit arttırımı da yapılmadığı, genel kredi sözleşmesi kapsamında kredili mevduat hesabı, iskonto kredisi, taksitli ticari kredi kullandırıldığı, kredi borçlarının ödenmemesi nedeniyle hesabın kat edilerek ihtarname keşide edildiği, sözleşmede belirtilen adrese yapılan tebligat ve ihtarnamede belirlenen sürenin sonunda yani 28.05.2018 tarihinde davalının temerrüde düştüğü, temerrüt tarihi itibariyle temerrüt faiz oranları belirlenerek yaptırılan bilirkişi incelemesi neticesinde davalının 500.000,00 TL kefalet limiti ile sorumlu olduğu dikkate alınarak hesaplama yapıldığı, öncelik nakdi kredilerde olduğundan gayrinakdi kredi hesabının değerlendirmeye alınmadığı, buna göre davacı bankanın takip tarihi itibariyle davalıdan talep edebileceği miktarın 508.020,83 TL olduğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, İstanbul 34. İcra Müdürlüğü'nün 2018/20731 E. sayılı takip dosyasında davalının yaptığı itirazın kısmen iptali ile takibin 500.000,00 TL asıl alacak, 7.638,69 TL işlemiş faiz, 381,94 TL BSMV olmak üzere 508.020,83 TL toplam alacağın asıl alacağa takip tarihinden itibaren işleyecek %50 oranında temerrüt faizi ve faizin %5 gider vergisi yürütülmek suretiyle devamına, fazlaya ilişkin istemin reddine, kabul edilen asıl alacağın %20'si oranında icra inkar tazminatına hükmedilmesine karar verilmiş, hüküm, davacı vekilince istinaf edilmiştir.

IV. İSTİNAF

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacı banka ile dava dışı ... Çelik Paslanmaz Ürünleri San. ve Tic. Ltd. Şti. arasında 28.02.2013, 21.02.2014, 19.10.2016 ve19.04.2017 tarihinde genel kredi sözleşmeleri imzalandığı, davalı ... bunlardan 28.02.2013 tarihli genel kredi sözleşmesine 500.000,00 TL limit ile müteselsil kefil olduğu, davacı banka tarafından kredi borçlusu ve davalı muhatabına çekilen Kahramanmaraş 2. Noterliği'nin 21.05.2018 tarihli ihtarname ile kredi hesabının kat edildiği ve kredi borcunun ödenmesinin ihtar olunduğu, davacı takip alacaklısı tarafından, davalı takip borçlusu hakkında toplam 1.130.249,43 TL nakdi ve 56.000,00 TL gayrinakdi alacağın tahsili istemiyle 08.06.2018 tarihli takip talebi ile ilamsız icra takibi başlatıldığı, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 589/1. maddesi uyarınca kefilin her durumda kefalet sözleşmesinde belirtilen azamî miktara kadar sorumlu olduğu, bu nedenle, davalı kefilin kefalet limitini aşan kısımdan sorumlu olmadığı, genel kredi sözleşmesinde kefilin doğmuş ve doğacak tüm borçlardan sorumlu olduğu yönündeki düzenlemenin de kefilin sorumluluğunun kefalet limiti ile sınırlı olmasına ilişkin düzenlemeye bir etkisinin bulunmadığı, zira kefilin ileride doğacak borçlardan dahi kefalet limiti ile sorumlu olacağı, Mahkemece, davalı kefilin kefalet limiti ve kendi temerrütünün sonuçlarından sorumlu tutulmasında bir isabetsizliğin görülmediği, davacının tespit edilen temerrüt tarihine de itiraz ettiği, 2004 sayılı İcra İflas Kanunu'nun 68/b-1 maddesine göre, borçlu cari hesap veya kısa, orta, uzun vadeli kredi şeklinde işleyen kredilerde krediyi kullandıran taraf, krediyi kullanan tarafın kredi sözleşmesinde belirttiği adresine, borçlu cari hesap sözleşmesinde belirtilen dönemleri veya kısa, orta, uzun vadeli kredi sözleşmelerinde yazılı faiz tahakkuk dönemlerini takip eden onbeş gün içinde bir hesap özetini noter aracılığı ile göndermek zorunda olduğu, bu düzenleme uyarınca, davacının, alacağın vadeye bağlı olduğu ve temerrütün buna göre belirlenmesi gerektiği iddiasının yerinde olmadığı, kaldı ki, davalı kefile çıkarılan ihtarnamede borcun ödenmesi için 24 saat süre verilmiş olup temerrütün bu süre sonunda oluşacağı, nakdi ve gayri nakdi kredi yönünden ayrı ayrı vekalet ücretine takdir edilmesinde bir isabetsizliğin bulunmadığı, davacı tarafça 2020 yılında karar verilmesine rağmen 2021 yılının tarifesine göre davalı yararına vekalet ücreti belirlendiğini ileri sürmüş ise de, 2021 yılında uygulanacak Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinin 24.11.2020 tarihinde yürürlüğe girmiş olduğundan, karar tarihinde yürürlükte olan tarifeye göre vekalet ücretine hükmedildiği gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiş, karar, davacı vekilince temyiz edilmiştir.

V. TEMYİZ

A. Dava ve Hukuki Nitelendirme Dava, genel kredi sözleşmesi kapsamında kullandırılan krediden kaynaklanan alacağın tahsili istemiyle başlatılan icra takibine vaki itirazın iptali ilişkindir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe

Yapılan yargılama ve saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kuralları gözetildiğinde İlk Derece Mahkemesince verilen kararda bir isabetsizlik olmadığının anlaşılmasına göre yapılan istinaf başvurusunun 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 353/1-b(1) hükmü uyarınca Bölge Adliye Mahkemesince esastan reddine ilişkin kararın usul ve yasaya uygun olduğu kanısına varıldığından Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar vermek gerekmiştir.

VI. SONUÇ:

Yukarıda açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin temyiz itirazlarının reddi ile Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın HMK'nın 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA, aynı Kanun'un 372. maddesi uyarınca işlem yapılmak üzere dava dosyasının İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,17.06.2025 tarihinde kesin olarak oy birliğiyle karar verildi

© 2026 İçtihat Pro — ictihatpro.com  |  Bu belge bilgilendirme amaçlıdır. Resmi belge niteliği taşımaz.