Esas No
E. 2024/1899
Karar No
K. 2025/3567
Karar Tarihi
Karar Sonucu
REDDİNE
Hukuk Alanı
İcra İflas Hukuku

4. Hukuk Dairesi         2024/1899 E.  ,  2025/3567 K.

"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

SAYISI: 2021/417 E., 2022/610 K.

İlk Derece Mahkemesince kesin olarak verilen kararın kanun yararına temyizen incelenmesi Adalet Bakanlığı tarafından istenilmiş olmakla; Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA

Davacı vekili dava dilekçesinde; İçişleri Bakanlığı Mülkiye Müfettişliğinin 28.09.2020 tarih ve 163/42 sayılı tazmin raporunda; birlik encümeninin 10.02.2010/4 ve 10.11.2016/1 sayılı kararları ile başka kurumlardan geçici olarak görevlendirilen personele ek ödeme yapıldığını, ancak mevzuatta buna imkân tanıyan bir düzenleme bulunmadığını, 5355 sayılı Mahalli İdare Birlikleri Kanunu'nun (5355 sayılı Kanun) 17. maddesinin bu imkânı sadece birlik genel sekreteri ve üst yönetici kadrolarında olanlar için tanıdığını, geçici görevlendirilen personelin böyle bir görevinin olmadığını, üst yönetici kadrolarında görevlendirilmediğini, dolayısı ile bu tür geçici görevlendirme ile çalışan personele yapılan aylık düzenli ödemelerin usulsüz olduğu tespitinde bulunulduğunu, tazmin raporundaki tespit üzerine 19.11.2020 tarihli ve 655 sayılı yazıyla usulsüz ödeme tutarının davalıdan talep edildiğini, davalının söz konu idari işlemin iptaline yönelik Ordu 2. İdare Mahkemesinde açtığı davanın incelenmeksizin reddine karar verildiğini, Kamu Zararlarının Tahsiline İlişkin Usul ve Esaslar Hakkında Yönetmelik'in 7/a maddesi gereğince idarece düzenlenen değerlendirme formunda üst yönetici tarafından kamu zararının oluştuğu, takip ve tahsil edilmesi gerektiği kanaatine varıldığını, kamu zararının ödenmesinin 19.11.2020 tarihli yazıyla istenmesi üzerine davalının kamu zararını kabul etmediğini ve itiraz ettiğini, rızaen ödeme yapılmaması sebebiyle dava açılması zorunluluğunun hasıl olduğunu belirterek 5.250,00 TL kamu zararının aylık ücretler halinde davalıya ödendiği ilk tarih olan 15.03.2013 tarihinden başlamak üzere işleyecek yasal faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP

Davalı vekili cevap dilekçesinde; Giresun İl Özel İdaresi bünyesinde devlet memuru olarak görev yapmakta iken 22.02.2013 ve 30/12/2013 tarihli birlik müdürü ...'ın teklifi, dönemin birlik başkanının oluru ile Giresun İli Katı - Sıvı Atık ve İçme Suları Birliği Başkanlığında mali hizmetler birim amiri olarak görevlendirmenin ilin en üst mülki amirleri tarafından resen yapıldığını, verilen görevi yapmaması veya kabul etmemesinin mümkün olmadığını, davacı birlik encümeninin 10.02.2010 tarih ve 04 sayılı kararında geçici görevlendirme yapılan personelin alacağı ücrete ilişkin karar alınarak birlik müdürü dışında görev yapan personele aylık 500,00 TL ücret ödemesi yapılmasına karar verildiğini, encümen kararları kararda aksi belirtilmediği sürece yıllık olmayıp yeni bir karar alınmasına veya yargı yoluyla iptal edilmesine kadar geçerli olduğunu, 26.02.2013 tarihinde başladığı görevin 15.01.2014 tarihinde son bulduğunu,15.01.2014 tarihinde görevinden istifa ederek ayrıldığını, görevlendirme tarihlerine ilişkin olan ödemelerin encümen kararına uygun olarak yapıldığını, tazmin raporunda üst yönetici kadrosunda görevlendirilmediği belirtilmekte ise de birlik başkanlığında mali hizmetler birim amiri olarak üst yönetici kadrosunda görevlendirildiğini, yapılan ödemelerin mevzuata ve usule uygun olduğunu, görevlendirme yapıldığı süre içerisinde birlik bünyesinde kadrolu herhangi bir personel de çalıştırılmadığını, birlik faaliyetlerinin diğer kurumlardan geçici görevlendirilen personel eliyle yürütüldüğünü, İdare Mahkemesinde açtığı davanın dava konusu işlemin idari davaya konu olabilecek kesin ve icrai nitelikte bir işlem bulunmadığı gerekçesiyle davanın esası incelenmeksizin reddedildiğini belirterek davanın reddine karar verilmesini istemiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davalının davacı kurumda görevlendirilmesi ve ek ödeme yapılmasının kanuni dayanağı bulunmadığı, ne var ki davalı tarafından fiilen yapılan görevlendirme gereği emek ve mesai harcandığı, yapılan tüm ödemelerin de görevlendirme kapsamında yapılan işe ilişkin olduğu, davacının ücretsiz olarak çalıştırılmasının angarya yasağına aykırılık teşkil ettiği, bu nedenle davalının emeğine karşılık almış olduğu ücretin iadesinin talep edilmesinin yerinde görülmediği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. İlk Derece Mahkemesi kararı kesin olarak verilmiştir.

IV. KANUN YARARINA TEMYİZ

A. Kanun yararına Temyiz Sebepleri

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına yönelik Adalet Bakanlığı kanun yararına temyiz isteminde; 5355 sayılı Kanun'un 17. maddesine göre hangi görevlendirmelerde ücret ödeneceğinin kararlaştırıldığı, davalının ise mali hizmetler birim amiri olarak görevlendirildiği, bu görevlendirmenin ücret ödenecek görevlendirme kapsamında bulunmadığı, davalıya yapılan ek ödemenin kamu zararı olarak değerlendirilmesi gerektiği dikkate alınmak suretiyle davanın kabulüne karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm kurulmasının usul ve yasaya aykırı olduğu belirtilmiştir.

B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, İl Özel İdaresinde memur olarak görev yapan ve davacı birlikte 26.02.2013 ile 15.01.2014 tarihleri arasında mali hizmetler birim amiri olarak görevlendirilen davalıya birlik encümen kararı uyarınca yapılan yersiz ödemenin iadesi talebine ilişkindir.

Somut olayda, davalıya yersiz ödeme yapıldığı belirtilerek açılan dava İçişleri Bakanlığı Mülkiye Müfettişliğinin 28.09.2020 tarihli tazmin raporuna istinaden açılmış, davalının idari yargıda açtığı davada ise idari davaya konu iptali mümkün kesin ve icra edilebilir bir işlem bulunmadığı gerekçesiyle esasa girilmeksizin ret kararı verilmiştir. 5355 sayılı Kanun'un "Teşkilat" başlıklı 17. maddesinde; "Norm kadroya uygun olarak birlik teşkilâtı birlik müdürü, yazı işleri, malî işler birimleriyle birliğin faaliyet alanına göre kurulacak teknik işler biriminden oluşur. Ülke düzeyinde kurulan birliklerle üye sayısı yüzden fazla olan birliklerde teşkilât, norm kadroya uygun olarak genel sekreter, yazı işleri ve malî işler birimleriyle birliğin faaliyet alanında olmak ve sayısı üçü geçmemek üzere birlik meclisinin kararıyla kurulacak diğer birimlerden oluşur.

Kamu kurum ve kuruluşlarında çalışan memurlar, Belediye Kanununda belirtilen esas ve usûllere göre birlik genel sekreteri veya diğer üst yönetici kadrolarında görevlendirilebilir. Bu tür görevlendirmelerde ilgilinin kendi kurumundan aldığı her türlü malî ve sosyal hakları kesilmez, ancak kurumundan aldığı aylık ve diğer ödemelerin toplam tutarını geçmemek üzere birlik encümeni kararıyla ek ödeme yapılabilir." hükmü düzenlenmiştir.

Anılan Kanun'un "Ortak hükümler" başlıklı 22. maddesinin birinci fıkrasında ise, mahalli idare birliklerinin denetiminin, İçişleri Bakanlığınca yapılacağı, vali ve kaymakamlıkların gerekli gördüklerinde ülke düzeyinde kurulan birlikler dışındaki birlikleri denetleyebileceği hükme bağlanmıştır. Anılan maddenin ikinci fıkrasına göre, Sayıştay'ın dış denetimine tâbi olmayan mahalli idare birliklerinin, İçişleri Bakanlığı, valiler veya kaymakamlarca mali denetimi sonucunda tespit edilen kamu zararı üzerine yapılan kişi borcu teklifleri, birlik meclisinde görüşülerek karara bağlanır. Bu kararın örneği, birlik merkezinin bulunduğu yerin valiliğine, ülke düzeyinde kurulan birlikler ile başkanı vali veya vali yardımcısı olan birliklerde ise İçişleri Bakanlığına gönderilir. Karara karşı, ülke düzeyinde kurulan birlikler ile başkanı vali veya vali yardımcısı olan birliklerde İçişleri Bakanlığı, diğerlerinde ise valiler veya hakkında kişi borcu çıkarılanlar on gün içinde idari yargıya başvurabilirler. İdari yargı kararı doğrultusunda işlem sonuçlandırılır.

Tüm bu bilgiler ışığında davaya konu olay irdelendiğinde; eldeki davada 5355 sayılı Kanun'un 22/2. maddesine uygun şekilde kamu zararına ilişkin birlik meclisince alınan ve davalıya tebliğ edilen bir iade kararı bulunmamaktadır. Şöyle ki; kanun uyarınca birlik meclisi öncelikle ya kişi borcunun tahsiline ya da kaldırılmasına karar verecek, bunun üzerine valilik ve davalıya tebliğ edilen birlik meclisi kararına karşı taraflar idari yargıda dava açma imkânına kavuşacak, idari yargı kararı doğrultusunda işlem sonuçlandırılacaktır. 5355 sayılı Kanun'un 22. maddesin de açıklanan bu düzenleme bir nevi özel kanundan kaynaklanan dava şartı niteliğindedir. Böylece anılan madde hükmü uyarınca birliklerin tespit edilen kamu zararı üzerine yapılan kişi borcu tekliflerinin birlik meclisinde görüşülerek karara bağlanıp bağlanmadığı, bu kararın kanunda belirtilen ilgililere gönderilip gönderilmediği öncelikle incelenmelidir.

Eldeki uyuşmazlık kapsamında ise böyle bir birlik meclis kararı bulunmamaktadır. Şu hâlde 5355 sayılı Kanun'un 22/2. maddesi uyarınca davanın salt bu gerekçe ile reddine karar verilmesi gerekirken farklı gerekçeyle esastan reddine karar verilmesi usul ve yasaya aykırıdır. Ancak İlk Derece Mahkemesince davanın esastan reddi kararı sonucu itibariyle doğru olup bu itibarla Adalet Bakanlığının kanun yararına temyiz isteğinin reddine karar verilmesi gerekmiştir.

V. KARAR

Açıklanan sebeplerle; Adalet Bakanlığının hükmün kanun yararına bozulması talebinin REDDİNE,

Kararın bir örneğinin ve dava dosyasının Adalet Bakanlığına gönderilmesine,03.03.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Karar Etiketleri
© 2026 İçtihat Pro — ictihatpro.com  |  Bu belge bilgilendirme amaçlıdır. Resmi belge niteliği taşımaz.