4. Hukuk Dairesi
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 4. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2023/11202
- Karar No
- 2025/5792
- Karar Tarihi
- 14.04.2025
- Dava Türü
- Hukuk
- Hukuk Alanı
- Ticaret Hukuku
- Karar Sonucu
- BOZULMASINA
4. Hukuk Dairesi 2023/11202 E. , 2025/5792 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi
SİGORTA TAHKİM KOMİSYONU İTİRAZ HAKEM HEYETİ
SİGORTA TAHKİM KOMİSYONU UYUŞMAZLIK HAKEM HEYETİ
İtiraz Hakem Heyeti kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; 23.05.2021 tarihinde davacının sevk ve idaresindeki motorlu bisiklet ile davalı ... şirketi tarafından Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası yapılan aracın karıştığı trafik kazasında davacının yaralandığını ve malul kaldığını, arabuluculuk yoluyla tarafların sulh olduğunu, ancak soruşturma evresinde alınan kusur raporunda davacı sürücünün kazanın oluşumunda hiç kusuru bulunmadığının tespit edildiğini, davacının kusursuz olması sebebiyle eksik ödenen tazminatın tahsili amacıyla Sigorta Tahkim Komisyonuna başvuru yapıldığını, hakem heyetince bakiye zararın belirlendiğini ancak taleple bağlı kalınarak hüküm kurulduğunu, iş bu ek davada bakiye alacakların tahsilinin istendiğini ileri sürerek, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydı ile 325.964,98 TL sürekli iş göremezlik tazminatı, 16.985,42 TL geçici iş göremezlik tazminatı, 7.029,60 TL geçici bakıcı giderinin kaza tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsilini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; başvurunun kesin hüküm nedeniyle reddi gerektiğini, davacı ile ihtiyari arabuluculuk sürecinde anlaşmaya varıldığını, 6531 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunun 18/4. maddesinde arabuluculuk faaliyetinde anlaşmaya varılması halinde üzerinde anlaşılan hususlara ilişkin olarak dava açılamayacağı düzenlemesi bulunduğunu, davacının anlaşma metninde alacaklarından feragat ettiğini de belirttiğini, davanın feragat nedeniyle reddine karar verilmesi gerektiğini, kabul anlamına gelmemek kaydı ile, sunulan maluliyet raporuna itirazları bulunduğunu, ikametgaha en yakın yetkili sağlık kuruluşundan alınmadığını, tek taraflı olarak düzenlendiğini, Erişkinler İçin Engelilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik hükümlerine göre düzenlenmediğini, iyileşme süresi beklenmeden hazırlandığını, kusur durumunun tespiti gerektiğini, tazminat hesabının aktüer sıfatına sahip bilirkişiler tarafından yapılması gerektiğini, motorlu bisikletlerin kullanımından doğan zararların zorunlu mali sorumluluk sigortası teminatı kapsamında olmadığını, müterafik kusur indirimi yapılması gerektiğini, geçici iş göremezlik tazminatı ve geçici bakıcı giderinin poliçe kapsamında olmadığını, hesaplamanın TRH-2010 Yaşam Tablosu ve %1,65 teknik faiz ile yapılması gerektiğini, ceza yargılamasında uzlaşma sağlandı ise bunun evraklarının dosyaya sunulması gerektiğini, aleyhe hüküm kurulacak olması halinde davacı lehine hükmedilecek vekalet ücretinin Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi'ne (AAÜT) göre belirlenen rakamın 1/5'i oranında olması gerektiğini savunarak davanın reddini istemiştir.
III. UYUŞMAZLIK HAKEM HEYETİ KARARI
Uyuşmazlık Hakem Heyetinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın kabulüne, 325.964,98 TL sürekli iş göremezlik tazminatı, 16.985,42 TL geçici iş göremezlik tazminatı, 7.029,60 TL geçici bakıcı giderinin 23.09.2022 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir. IV. İTİRAZ
Uyuşmazlık Hakem Heyetinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili tarafından itiraz başvurusunda bulunulması üzerine; İtiraz Hakem Heyetinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; itirazların kısmen kabulüne, vekalet ücretinin AAÜT'ye göre belirlenen rakamın 1/5'i olacak şekilde düzeltilmesine, kararın diğer kısımlarının aynen icrasına karar verilmiştir. V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davalı vekili temyiz dilekçesinde; başvurunun kesin hüküm nedeniyle reddi gerektiğini, arabuluculuk yolu ile anlaşmaya varıldığını, 6531 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu'nun 18/4. maddesinde arabuluculuk faaliyetinde anlaşmaya varılması halinde üzerinde anlaşılan hususlara ilişkin olarak dava açılamayacağı düzenlemesi bulunduğunu, davacının anlaşma metninde alacaklarından feragat ettiğini de belirttiğini, davanın feragat nedeniyle reddine karar verilmesi gerektiğini, davacının aynı kaza nedeniyle Sigorta Tahkim Komisyonuna başvuru yaptığını, bu başvuru üzerine karar verildiğini ve kesinleştiğini, kesin hüküm nedeniyle de talebin reddi gerektiğini, kabul anlamına gelmemek kaydı ile maluliyet raporunun yürürlükteki yönetmelik hükümlerine uygun hazırlanmadığını, iyileşme süresi dolmadan hazırlandığını, talebin dava şartı yokluğundan usulden reddi gerektiğini, maluliyet raporuna itirazları olduğunu, ikametgaha en yakın yetkili sağlık kuruluşundan alınmadığını, tek taraflı beyanlarla hazırlandığını, yönetmelik hükümlerine uygun düzenlenmediğini, motorlu bisikletlerin kullanılmasından ileri gelen zararların teminat dışı olduğunu, koruyucu ekipman kullanılmadığından müterafik kusur indirimi yapılması gerektiğini, geçici iş göremezlik tazminatı ve geçici bakıcı giderinin poliçe kapsamında olmadığını, hesaplamanın TRH-2010 Yaşam Tablosu ve %1,8 teknik faiz ile yapılması gerektiğini, sigorta şirketi temerrüde düşürülmediğinden faiz talep edilemeyeceğini, davalı ... şirketinin kazanılmış haklarının korunması gerektiğini belirterek kararı temyiz etmiştir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, davalı ...
şirketi tarafından Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası yapılan aracın karıştığı trafik kazası sonucu yaralanan ve malul kalan davacı motorlu bisiklet sürücüsünün sürekli iş göremezlik ve geçici iş göremezlik tazminatı ile geçici bakıcı gideri talebine ilişkindir.
1.6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu'nun 18. maddesi " (1) Arabuluculuk faaliyeti sonunda varılan anlaşmanın kapsamı taraflarca belirlenir; anlaşma belgesi düzenlenmesi hâlinde bu belge taraflar ve arabulucu tarafından imzalanır. (2) Taraflar arabuluculuk faaliyeti sonunda bir anlaşmaya varırlarsa, bu anlaşma belgesinin icra edilebilirliğine ilişkin şerh verilmesini talep edebilirler. Dava açılmadan önce arabuluculuğa başvurulmuşsa, anlaşmanın icra edilebilirliğine ilişkin şerh verilmesi, arabulucunun görev yaptığı yer sulh hukuk mahkemesinden talep edilebilir. Davanın görülmesi sırasında arabuluculuğa başvurulması durumunda ise anlaşmanın icra edilebilirliğine ilişkin şerh verilmesi, davanın görüldüğü mahkemeden talep edilebilir. Bu şerhi içeren anlaşma, ilam niteliğinde belge sayılır. (3) İcra edilebilirlik şerhinin verilmesi, çekişmesiz yargı işidir ve buna ilişkin inceleme dosya üzerinden yapılır. Ancak arabuluculuğa elverişli olan aile hukukuna ilişkin uyuşmazlıklarda inceleme duruşmalı olarak yapılır. Bu incelemenin kapsamı anlaşmanın içeriğinin arabuluculuğa ve cebri icraya elverişli olup olmadığı hususlarıyla sınırlıdır. Anlaşma belgesine icra edilebilirlik şerhi verilmesi için mahkemeye yapılacak olan başvuru ile bunun üzerine verilecek kararlara karşı ilgili tarafından istinaf yoluna gidilmesi hâlinde, maktu harç alınır. Taraflar anlaşma belgesini icra edilebilirlik şerhi verdirmeden başka bir resmî işlemde kullanmak isterlerse, damga vergisi de maktu olarak alınır. (4) (Ek: 12/10/2017-7036/35 md.) Kanunlarda icra edilebilirlik şerhi alınmasının zorunlu kılındığı haller hariç, taraflar ve avukatları ile arabulucunun, ticari uyuşmazlıklar bakımından ise avukatlar ile arabulucunun birlikte imzaladıkları anlaşma belgesi, icra edilebilirlik şerhi aranmaksızın ilam niteliğinde belge sayılır. (5) (Ek: 12.10.2017-7036/24 md.) Arabuluculuk faaliyeti sonunda anlaşmaya varılması hâlinde, üzerinde anlaşılan hususlar hakkında taraflarca dava açılamaz." şeklinde düzenleme içermektedir.
Davacı vekili, davalı ... şirketinin zorunlu mali sorumluluk sigortasını yaptığı aracın davacının kullandığı araca çarpması sonucu davacının malul kaldığını, tarafların arabuluculuk yoluyla sulh olduklarını ancak soruşturma evresinde alınan kusur raporu ile davacının hiç kusurlu olmadığının tespit edildiğini, bu nedenle tazminatın eksik ödendiğinin ortaya çıktığını, sigorta tahkim yoluna bakiye alacaklar için başvurulduğunu, bu yargılamada taleple bağlı kalınarak karar verildiğini bu nedenle iş bu ek davanın açıldığını iddia ederek bakiye sürekli iş göremezlik, geçici iş göremezlik tazminatı ile geçici bakıcı gideri talep etmiştir.
Taraflar arasında arabuluculuk anlaşma belgesinin imzalandığı, anlaşma belgesine göre Sigorta Tahkim başvurusuna konu olan uyuşmazlığın arabuluculuk yöntemi ile sonuçlandırıldığı, imzalara itiraz olmadığı gibi, hata, hile veya ikrahla iradelerin fesada uğradığının da ileri sürülmediği açıktır.
Taraflar arasında arabuluculukta anlaşmaya varılması karşısında yukarıda anılan yasal düzenleme karşısında anlaşmanın ilam hükmünde olması ve arabuluculuğa konu olan bir hususun yeniden dava konusu yapılmasının mümkün olmaması karşısında davanın reddi gerekirken kabulü hatalıdır. Kararın bu nedenle bozulması gereklidir.
2.Bozma ilamının neden ve şekline göre davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarının incelenmesine gerek görülmemiştir. VI. KARAR
1.Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile temyiz olunan İtiraz Hakem Heyeti kararının BOZULMASINA,
2.Yukarıda (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarının incelenmesine yer olmadığına, Peşin alınan temyiz harcının istek hâlinde davalıya iadesine,Dosyanın mahkemeye gönderilmesine,14.04.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.