11. Hukuk Dairesi
11. Hukuk Dairesi 2024/6223 E. , 2025/4108 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ : Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi
İLK DERECE MAHKEMESİ : Çorum 2. Asliye Hukuk Mahkemesi
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
KARAR
I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; davalı şirket tarafından 02.08.2018 tarihinde meydana gelen elektrik kesintisi öncesinde müvekkilinin bilgilendirilmemesi nedeniyle tamamı kapalı devre elektrik sistemi ile çalışan kümeste bulunan 38.670 adet yarkanın, elektrik kesintisine bağlı olarak havalandırma sisteminin devre dışı kalması sonucu öldüğünü, belirtilen ölümlerin akabinde yapılan tespit neticesinde 7 numaralı kümeste bulunan 55.500 adet 17 haftalık yarkadan 38.670'inin öldüğünü ileri sürerek davalı şirketin yapmış olduğu elektrik kesintisi ve buna bağlı olarak müvekkili şirket işyerindeki havalandırma sisteminin çalışmaması nedeniyle ölen yarkaların fatura tutarı olan 587.125,00 TL ile yarkaların alım tarihinden ölüm tarihine kadar yarkalara yapılan beslenme gibi zorunlu masrafların tutarı olan 146.529,00 TL'nin toplamı olan 733.654,00 TL'nin davalıdan davalı şirketin ihtarname neticesinde temerrüde düştüğü tarihten itibaren işleyecek ticari faiziyle birlikte alınarak davacıya verilmesine, yarka ölümleri nedeniyle müvekkil şirketin yapmış olduğu iş göz önüne alınarak mahrum kalmış olduğu karın şimdilik 1.000,00 TL'sinin davalıdan davalı şirketin ihtarname neticesinde temerrüde düştüğü tarihten itibaren işleyecek ticari faiziyle birlikte alınarak davacıya verilmesine karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP 1.Davalı vekili cevap dilekçesinde; davacının elektrik kesintisinin ne zaman olduğu ile ilgili bir saat vermediğini, davacı şirketin sahibi olduğunu söyleyen ... Yürüyen arıza-bakım- onarım şefi ...'yi sabah 8 sularında arayarak elektrik kesintisi olduğunu, bundan dolayı tavuk çiftiliğinde 3 kümesten birindeki yarkaların öldüğünü söylediğini, elektrik kesintisi ile yarkaların ölümü arasında uygun bir illiyet bağı olmadığını, kesinti oldu ise diğer 2 kümesteki yarkaların neden ölmediğini, ... İşletme Müdürlüğü'nün o bölgede sadece 18:40 ile 19:07 arasında kesinti olduğunu belirttiğini ve o gün o bölgede başka bir elektrik kesintisine rastlanmadığını, elektrik piyasasında dağıtım sisteminde sunulan elektrik enerjisinin tedarik sürekliliği ticari ve teknik kalitesi hakkında yönetmeliğe uygun olarak faaliyet gösteren müvekkili şirketin, davacı şirket tarafından iddia edildiği gibi elektrik kesintisi ve arızadan kaynaklı kesintiler bakımından yönetmeliği ihlal etmediğini savunarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir. 2.İhbar olunan Türkiye Sigorta A.Ş. vekili cevap dilekçesinde; davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dosya kapsamında alınan bilirkişi raporları doğrultusunda meydana gelen olayda, bulunduğu iş alanı ve özelliği sebebiyle, enerji kesintilerine karşı önlem alması gerektiğinden/beklendiğinden davacı tarafın çalışan elamanlarına gerekli eğitimleri vermiş olması, elemanların böyle bir olayla karşılaştıklarında bir üst yetkiliyi aramadan önce sistemin devreye girip girmediği kontrol edip gerekirse manuel olarak müdahale etmesi gerektiği, jeneratörlerin bakımlarının zamanında yaptırılmış olması gerektiği dikkate alındığında davacı tarafın %70 sorumlu olduğu, enerji kesintisi sebebiyle, davacı tarafa ait yarkaların ölümünde illiyet bağı olduğu ve programlı kesinti olmasa daha uzun sürebileceği ihtimaline karşı arıza bilgisinin tüketicilere bildirilmesi gerektiği değerlendirildiğinden davalı kurumun da %30 oranında sorumlu olduğunun tespit edildiği, bilirkişi raporunun denetime ve hüküm vermeye elverişli olduğu, davalı kurum her ne kadar meydana gelen olayda kusurlarının olmadığını belirterek rapora itiraz etmiş ise de jeneratörün elektrik kesintisi sonrası devreye girmemesinin nedensellik bağını kesecek mahiyette olmayıp ancak tazminat miktarının hesabında gözetilecek hususlardan olduğu, davalı şirketin sorumluluğunun kusursuz sorumluluk olduğundan davalının itirazlarının yerinde görülmediği gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile; 260.493,92 TL'nin dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine karar verilmiş, hüküm taraf vekillerince istinaf edilmiştir.
IV. İSTİNAF
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile inceleme konusu kararın usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğu gerekçesiyle taraf vekillerinin istinaf başvurularının ayrı ayrı esastan reddine karar verilmiş, hüküm, davacı vekilince temyiz edilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Dava ve Hukuki Nitelendirme Dava, elektrik kesintisi nedeniyle uğranılan zararın tazmini istemine ilişkindir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
1.Yapılan yargılama ve saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kuralları gözetildiğinde İlk Derece Mahkemesince verilen kararda bir isabetsizlik olmadığının anlaşılmasına göre yapılan istinaf başvurusunun 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 353/1-b(1) hükmü uyarınca Bölge Adliye Mahkemesince esastan reddine ilişkin kararın usul ve yasaya uygun olduğu kanısına varıldığından davacı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
2.Elektrik kesintisi nedeniyle uğranılan zararın tazmini istemine ilişkin açılan davada, İlk Derece Mahkemesince davanın kısmen kabul, kısmen reddine karar verilmiş, davanın kısmen kabul edildiği ve reddedildiği miktarlar esas alınarak nispi vekalet ücretleri hesaplanmıştır. Mahkemece davanın kısmen kabul, kısmen reddedilen miktarları esas alınarak nispi vekalet ücreti hesaplanması doğru ise de karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinin 13/3 fıkrasında, maddi tazminat istemli davanın kısmen reddi durumunda, karşı taraf vekili yararına, tarifenin üçüncü kısmına göre hükmedilecek ücretin, davacı lehine belirlenen ücreti geçemeyeceği düzenlenmiştir. O halde mahkemece anılan düzenleme göz ardı edilerek maddi tazminat davasında davalı lehine, davacı lehine belirlenen vekalet ücretinden fazlasına hükmedilmesi doğru görülmemiştir. Ne var ki bu yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden HMK'nın 370/2 hükmü uyarınca Bölge Adliye Mahkemesi kararının kaldırılması ile İlk Derece Mahkemesi kararının düzeltilerek onanması gerekir.
VI. SONUÇ:
Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin diğer temyiz itirazlarının REDDİNE, (2) numaralı bent uyarınca temyiz olunan, İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA, davacı vekilinin temyiz itirazının kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararının hüküm fıkrasının (5) numaralı bendinde yer alan “106.380,77 TL” ibaresinin çıkartılarak yerine “39.469,15 TL” ibaresinin yazılması suretiyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA, dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, peşin alının temyiz karar harcının istek halinde ilgiliye iadesine, 16.06.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.