11. Hukuk Dairesi
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 11. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2024/6849
- Karar No
- 2025/4247
- Karar Tarihi
- 17.06.2025
- Dava Türü
- Hukuk
- Hukuk Alanı
- Genel Hukuk
- Karar Sonucu
- ONANMASINA
11. Hukuk Dairesi 2024/6849 E. , 2025/4247 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ : Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 7. Hukuk Dairesi
İLK DERECE MAHKEMESİ : Kocaeli 3. Asliye Hukuk Mahkemesi
(Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi sıfatıyla)
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
KARAR
I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde, müvekkili şirkete ait "..." markasının,
Paris Sözleşmesi ile 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu'nun 6/4 ve 6/5 hükümleri anlamında tanınmış bir marka olduğunu, müvekkilinin "..." markasını uzun yıllar önce ülkede kendi adına tescil ettirdiğini ve markayı yoğun ve yaygın biçimde kullanarak maruf ve meşhur hale getirdiğini, müvekkili şirkete ait "..." markasının tanınmış marka olduğu hususu birçok farklı yerel mahkeme ilamı ile de kabul edildiğini, davalı tarafın 27. sınıfta tescilli davaya konu markasının "... ..." kelime unsurlarından oluştuğunu, müvekkili şirketin davaya dayanak ilgili sınıflarda tescilli markalarının esas unsurunun da aynı şekilde ... ibaresinin olduğunu, davalı tarafın basiretli bir tacir gibi davranmadığını, kötüniyetli olduğunu, davalının marka olarak sınırsız tercih seçeneği varken, müvekkilinin markası ile ayırt edilemeyecek derecede benzer olan davaya konu markayı tescil başvurusuna konu etmesinin ve müvekkil markasına yakınlaşacak şekilde markasal kullanımda bulunmasının tesadüfi olmadığını ve basiretli bir tacir gibi hareket etmediğini ileri sürerek 2021/... sayılı markanın hükümsüzlüğü ve sicilden terkinine karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde, davacı yanın markalarının kullanılmadığını, bu hususta ispat külfeti altında olduğunu, müvekkilinin ... İnşaat Tarım San. Tic. Ltd. Şti.'nin yetkilisi olduğunu, müvekkili markasının hukuka uygun olarak tescil edildiğini, taraf markaları arasında benzerlik ve iltibas ihtimali olmadığını, davacının markalarının içeriğinde mutlaka "şekil" unsurunun yer aldığını, şekil yer almayan markalarda ise; "... ..." ifadesinin bulunduğunu, davacının 27. sınıfta markası bulunmadığı gibi, bu alanda mal/hizmet üretmediğini, müvekkiline ait dava konusu markanın hükümsüzlüğü gerektirecek bir durumun oluşmadığını savunarak davanın reddini talep etmiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile, dava konusu davalı markasında yer alan “...” ibaresinin halı kelimesinin İngilizce karşılığı olduğu, uyuşmazlık konusu 27. sınıf mallar bakımından tanımlayıcılık içerdiği, davalı markasının asıl ve esaslı unsurunu "..." kelimesinin oluşturduğu, davacı markasının dünya çapında tanınmış marka olduğu, tanınmış marka olması halinde ortak sınıf olmasa dahi davalı markasının hükümsüzlüğünün söz konusu olabilmesi, markaların baskın unsuru da gözönüne alınmak suretiyle markayı oluşturan işaretlerin üzerinde kullanılacağı mal ve hizmetlerin ortalama tüketicileri nezdinde bir bütün olarak bıraktıkları izlenim dikkate alınarak belirlenmesi kapsamında benzer tekstil ürünlerinde davalı markasının tescil edilmesi nedeniyle ortalama tüketici nezdinde iltibas ihtimalinin bulunduğu, davalının bir çok şekilde seçenek özgürlüğünün geniş olmasına rağmen daha önce tescil olunmuş davacı markasıyla yazım ve fonetik olarak aynı-benzer marka tescilinin de uygun olmadığı nedeniyle Fikri Mülkiyet Haklarının Ticari Niteliklerine İlişkin Anlaşma (Agreement On Trade-Related Aspects of Intellectual Property Rights) olarak tanımlanan TRIPS anlaşması, Paris Anlaşması kapsamında da davacının markaya dayalı üstün hakkın korunmasının gerektiği kanaatiyle markalar arasında karıştırılma ihtimalinin bulunduğu, davalının yazım şekli değişik şekilde aynı markanın farklı sınıfta tescilinin dürüstlük kuralına da aykırı olduğu gerekçesiyle davanın kabulüne, davalıya ait markanın hükümsüzlüğü ile sicilden terkinine karar verilmiş, karar, davalı vekilince istinaf edilmiştir.
IV. BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARI
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile, dosya kapsamı, mevcut delil durumu ve ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında Mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı, gerekçesiyle davalının istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiş, karar, davalı vekilince temyiz edilmiştir.
V. TEMYİZ İNCELEMESİ
A. Dava ve Hukuki Nitelendirme Dava, marka hükümsüzlüğü istemine ilişkindir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Yapılan yargılama ve saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kuralları gözetildiğinde İlk Derece Mahkemesince verilen kararda bir isabetsizlik olmadığının anlaşılmasına göre yapılan istinaf başvurusunun 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 353/1-b(1) hükmü uyarınca Bölge Adliye Mahkemesince esastan reddine ilişkin kararın usul ve yasaya uygun olduğu kanısına varıldığından Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar vermek gerekmiştir.
VI. SONUÇ:
Yukarda açıklanan nedenlerle, davalı vekilinin temyiz itirazlarının reddi ile Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın HMK'nın 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA, aynı Kanun'un 372. maddesi uyarınca işlem yapılmak üzere dava dosyasının İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,17.06.2025 tarihinde kesin olarak oy birliğiyle karar verildi.