9. Hukuk Dairesi
9. Hukuk Dairesi 2024/14464 E. , 2025/2863 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 50. Hukuk Dairesi
İLK DERECE MAHKEMESİ : İstanbul 17. İş Mahkemesi
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalılar vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin 03.09.2012 tarihinden itibaren elektrik açma kesme görevlisi olarak çalıştığını, Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı İş Teftiş Kurulu Başkanlığınca düzenlenen 10.05.2011 tarihli ve 7457 sayılı rapor ile alt işverenlerde çalışan tüm işçilerin davalı ... Şirketinin (...) işçisi olduğuna karar verildiğini, davalı ...’ın söz konusu rapor aleyhine İstanbul 1. İş Mahkemesinin 2011/681 Esas sayılı dosyası ile dava açtığını ve yapılan yargılama sonucunda 07.02.2013 tarihli karar ile kurulan asıl işveren alt işveren ilişkisinin muvazaalı olduğunun edildiğini, davacının ...'ın toplu iş sözleşmesinden kaynaklı alacaklarının hesaplanması gerektiğini ve davacı ile aynı görevi yapan asıl işveren işçisi olan işçilere ödenen ücret ve eklerin davacıya da verilmesi gerektiğini, davalı ... bir iktisadi devlet teşekkülü olduğundan fesih tarihine kadar tüm dönem için 6772 sayılı Devlet ve Ona Bağlı Müesseselerde Çalışan İşçilere İlave Tediye Yapılması ve 6452 Sayılı Kanunla 6212 sayılı Kanunun 2 nci Maddesinin Kaldırılması Hakkında Kanun'dan kaynaklanan ilave tediye alacağının davacıya ödenmesi gerektiğini, ekte sunulan devir sözleşmesinden anlaşıldığı gibi davalı ...’ın kamuya ait hisselerinin diğer davalı ... (... Enerji AŞ) tarafından devralındığını, 4857 sayılı İş Kanunu'nun (4857 sayılı Kanun) 6. maddesi gereği davalı işverenin davacının tüm hak ve alacaklarından sorumlu olduğunu, özelleştirme sonrası ... ve ... Enerji AŞ’nin aynı çatı altında, aynı adreste aynı işkolunda çalışmaya devam ettiklerini, dava konusu haklardan her iki Şirketin de müştereken ve müteselsilen sorumlu olduklarını iddia ederek sosyal yardım, ikramiye, iş güçlüğü, bakım tazminatı, gıda yardımı, elektrik yardımı, cumartesi çalışma zammı alacaklarının davalılardan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalılar vekili cevap dilekçesinde; davacı ile müvekkili arasında iş ilişkisi bulunmadığını, davacının yüklenici Şirketlerin işçisi olduğunu, müvekkili ile dava dışı yüklenici Şirketler arasında asıl işveren alt işveren ilişkisi bulunmadığını, müvekkiline husumet yöneltilemeyeceğini, davanın dava dışı yüklenici Şirketlere yöneltilmesi gerektiğini, zamanaşımı def'inde bulunduklarını, davacının herhangi bir hak ve alacağının bulunmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; somut uyuşmazlıkta davacı işçinin yaptığı işin davalı ...’ın asli işi olduğu, işin gereği ya da teknolojik nedenlerle alt işverene verilebilecek işlerden olmadığı, davacının işçilik alacaklarından sorumlu olduğu, kanuna uygun bir asıl işveren alt işveren ilişkisinin kurulduğu kabul edilse bile 4857 sayılı Kanun'un 2/7 hükmü uyarınca, davalı Kurumların davacı işçinin, işçilik alacaklarından alt işverenle birlikte sorumlu olduğunu, 4857 sayılı Kanun'un 6. maddesinde düzenlenen işyeri devri kuralları gereğince, davalı ... Enerji AŞ'nin davacı işçinin geçmiş dönem hizmetleri nedeniyle de sorumlu olduğu sonucuna varıldığı gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalılar vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine, Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; İstanbul 1. İş Mahkemesinin 2011/681 Esas ve 2013/16 Karar sayılı kararı ile ... ile alt işverenler arasındaki ilişkinin muvazaalı olduğu, davacının davalı işyerinde elektrik açma kapama görevlisi olarak çalıştığı, davacıya üyesi olduğu Sendika ile davalı ... arasında bağıtlanan 14. Dönem (01.03.2011-28.02.2013 yürürlük süreli) ve 15. Dönem (01.03.2013-28.02.2015 yürürlük süreli) Toplu İş Sözleşmesi hükümlerinin uygulanmasında ve üyesi olduğu sendika ile davalı ... Enerji AŞ arasında düzenlenen toplu iş sözleşmesi kapsamında davacıya yapılan sosyal yardım ve ikramiyelerin bu alacaklara yönelik yapılan hesaplamadan mahsup edilmesinde isabetsizlik bulunmadığı, davacının sendika üyelik tarihi ve davalıların davacının sendika üyeliğinden haberdar olma tarihleri dikkate alındığında toplu iş sözleşmesinden yararlandırılma tarihlerinde hata olmadığının görüldüğü, ancak 28.02.2015 sonrası için yapılan hesaplamalar sonucu belirlenecek alacakların toplu iş sözleşmesinin art etkisinden kaynaklandığı, bu nedenle bu tarih sonrası için alacaklara işletme kredisi faizi uygulamasının hatalı olduğu gerekçesiyle davalılar vekilinin istinaf başvurularının kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmü kaldırılarak yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davalılar vekili temyiz dilekçesinde;
1.Müvekkili ... yönünden fiilî devir tarihi olan 28.05.2013 tarihinden itibaren, devreden olarak 4857 sayılı Kanun'un 6. maddesi gereği 2 yılllık sorumluluk süresinin geçtiğini,
2.Davacının müvekkili ... bünyesinde çalışmadığından bu Şirket yönünden davanın husumetten reddinin gerektiğini,
3.Her ne kadar müvekkili ... yönünden, iş müfettişliğince inceleme yapılmış ve bir kısım işyeri yönünden asıl işveren alt işveren ilişkisinin muvazaalı olduğu tespit edilmiş ve bu tespit 06.05.2011 tarihli muvazaa tespit raporunda belirtilmişse de bu tarih sonrasına yönelik herhangi bir muvazaa tespitinin bulunmadığını,
4.Hükme esas alınan bilirkişi raporunda müvekkili olan ... Enerji AŞ’nin Tes-İş Sendikası ile imzalamış olduğu işletme toplu iş sözleşmesinin göz ardı edilip ...’ın imzalamış olduğu işletme toplu iş sözleşmesinin dikkate alınmasının hatalı olduğunu,
5.Davacının sendikal alacaklardan yararlanma şartının sendika üyeliğinin işverene bildirildiği tarih itibarıyla olacağı ve dosya kapsamında bu hususa ilişkin herhangi bir tespitin yapılmadığını,
6.Hükmedilen sendikal alacaklardan iş güçlüğü, bakım tazminatı, gıda yardımı, elektrik yardımı, cumartesi çalışması alacakları müvekkili ... Enerji AŞ ile Tes-İş Sendikası arasında imzalanan toplu iş sözleşmesinde yer almadığından davacının bu talepleri yönünden davanın reddine karar verilmesinin gerektiğini,
7.Hükme esas alınan bilirkişi raporunda alacakların hesabında toplu iş sözleşmesi hükümlerine göre ücrete ilişkin tespit yapılmasının hukuka aykırı olduğunu,
8.Hükme esas alınan bilirkişi tarafından davacının iş güçlüğü kapsamında çalışıp çalışmadığı tespit edilmeden hesaplama yapıldığını,
9.Islaha karşı zamanaşımı def'ileri dikkate alınmadan hüküm kurulduğunu ileri sürmüştür.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık, asıl işveren alt işveren ilişkinin muvazaalı olup olmadığı ve buna göre davacının uyuşmazlık konusu dönemde yararlanması gereken toplu iş sözleşmesinin tespiti, davacının fazla çalışma, hafta tatili, ulusal bayram ve genel tatil ücretleri ile ...'ın toplu iş sözleşmesinden kaynaklanan alacaklara hak kazanıp kazanmadığı, talep edilen alacaklardan davalının sorumlu olup olmadığı, zamanaşımı, husumet, alacakların hesap yöntemi, hesap dönemi hususlarına ilişkindir.
1.Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre davalılar vekilinin aşağıdaki paragrafların kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
2.Elektrik dağıtım hizmetini üstlenen Türkiye Elektrik Dağıtım AŞ'nin (TEDAŞ) özelleştirme programına alınması sonucunda ..., 28.05.2013 tarihinde ... Elektrik Perakende Satış AŞ (BEPSAŞ) ve ... olarak özelleştirme mevzuatı gereğince ihaleyi alan yükleniciler tarafından kurulan ... Enerji AŞ’ye ayrı ayrı işletme hakkı devir sözleşmesi ile devredilmiş olup bu kapsamda işletme hakkının %100 hissesi ... Enerji AŞ'ye ait hâle gelmiştir.
Sözü edilen devir öncesi dönemde ... ile dava dışı alt işverenler arasında 4857 sayılı Kanun'un 2/7 hükmüne aykırı olacak şekilde muvazaalı bir ilişki bulunduğu kesinleşen yargı kararı ile tespit edildiğinden, bu dönem için davacının ... işçisi olarak kabul edilmesinde bir isabetsizlik bulunmamaktadır. Dolayısıyla davacının bu dönem için hesaplamalara esas alınacak ücretinin ve ücrete bağlı diğer haklarının davacının sendika üyeliğinin davalı ...'a bildirildiği tarihten itibaren davalı ...'ın taraf olduğu toplu iş sözleşmesine göre belirlenmesi gerekir.
Davacının 01.08.2013 tarihinden itibaren ... Enerji AŞ'de çalıştığı sürenin ise ayrıca değerlendirilmesi gereklidir. 4628 sayılı Enerji Piyasası Düzenleme Kurumunun Teşkilat ve Görevleri Hakkında Kanun'un (4628 sayılı Kanun) 15. maddesine 09.07.2008 tarihli ve ... Elektrik Piyasası Kanunu ve Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun'un 5. maddesiyle eklenen ve 26.07.2008 tarihinde yürürlüğe giren fıkra; "Elektrik enerjisi üretim, iletim ve dağıtım faaliyeti gösteren kamu tüzel kişileri, gerekli hallerde üretim, iletim ve dağıtım tesislerinin işletilmesi ve bakım onarım işlerini tabi oldukları ihale mevzuatı çerçevesinde hizmet alınması yoluyla yaptırabilirler” şeklindedir. Bu hüküm 30.03.2013 tarihinde yürürlüğe giren 14.03.2013 tarihli ve 6446 sayılı Elektrik Piyasası Kanunu'nun (6446 sayılı Kanun) 30. maddesi ile yürürlükten kaldırılmış olup 6446 sayılı Kanun'un 22. maddesi ile; lisans sahibi tüzel kişilerin, lisansları kapsamındaki faaliyetlerle ilgili olarak hizmet alımı yapabileceği düzenlenmiştir. Yönetmelik'in 48. maddesine göre de, lisans sahibi tüzel kişiler, lisansları kapsamındaki faaliyetlerle ilgili olarak hizmet alımı yapabilirler. Hizmet ise dağıtım faaliyeti kapsamında; arıza giderme, endeks okuma, kesme-bağlama, sayaç sökme-takma, ihbarname dağıtma, kaçak tarama, proje, hukuk, bakım ve onarım, taşıma, haberleşme, sigorta, araştırma ve geliştirme, muhasebe, piyasa araştırması ve anket, danışmanlık, mimarlık ve mühendislik, tanıtım, basım ve yayın, temizlik, yemek hazırlama ve dağıtım, toplantı, organizasyon, sergileme, koruma ve güvenlik, mesleki eğitim, fotoğraf, film, fikri ve güzel sanat, bilgisayar sistemlerine yönelik hizmetler ile yazılım hizmetlerini, taşınır ve taşınmaz mal ve hakların kiralanmasını ve benzeri diğer hizmetleri ifade eder. ..., 6446 sayılı Kanun’un 22. maddesine göre lisans sahibi tüzel kişi olarak lisans kapsamındaki faaliyetlerle ilgili hizmet alımı yapmaktadır. ...’ın dağıtım faaliyeti kapsamında ihale yoluyla gördürdüğü işler arasında yukarıda ifade edildiği üzere arıza giderme, endeks okuma, kesme bağlama, sayaç sökme takma, bakım onarım işleri bulunmaktadır. ... Enerji AŞ'de sözü edilen ihaleler kapsamında yasal düzenlemelere uygun şekilde iş üstlenmektedir.
Dosya kapsamından 6446 sayılı Kanun'un hukuki çerçevesinde işlem tesis edildiği, davacı işçinin ihale ile verilen işler kapsamında elektrik arıza, bakım, onarım işlerinde çalıştırıldığı belirlenmiştir. Her ne kadar özelleştirme öncesi, davalı ... ile dava dışı şirketler arasındaki ilişki kesinleşen yargı kararlarına göre muvazaalı ise de, özelleştirme sonrası davalı ... ile davalı ... Enerji AŞ arasında yasal düzenlemelere uygun şekilde kurulan bir asıl işveren alt işveren ilişkisi bulunduğu ve bu ilişkinin muvazaalı olmadığı sonucuna varılmıştır.
Yapılan açıklamalara göre, özelleştirme sonrası davalılar arasında kurulan asıl işveren alt işveren ilişkisi geçerli olup muvazaalı değildir. Bu itibarla davacının ... Enerji AŞ'de çalışmaya başladığı 01.08.2013 tarihi itibarıyla ...'ın taraf olduğu toplu iş sözleşmesinden yararlanma imkânı bulunmamaktadır.
Şu hâlde öncelikle 01.08.2013 tarihine kadar olan dönem için davacının sendika üyeliğinin davalı ...'a bildirilip bildirilmediği belirlenmelidir. Dairemizin 17.10.2022 tarihli ve 2022/13480 Esas, 2022/12661 Karar sayılı kararında muvazaanın varlığı durumunda işçinin gerçek işveren tarafından bağıtlanan toplu iş sözleşmesinden yararlanma koşulları şu şekilde açıklanmıştır:"... Somut uyuşmazlıkta olduğu gibi asıl alt işveren ilişkisinin muvazaaya dayandığının ya da geçerli olarak kurulmadığının ve işçinin çalışma süresinin en başından itibaren asıl işverenin işçisi olduğunun belirlendiği durumlarda; işçi, toplu iş sözleşmesinin imza tarihinde yetkili sendikaya üye olsa da gerçek işveren olan asıl işverenin toplu iş sözleşmesinden yararlanabilmesi; ancak taraf sendika üyeliğinin gerçek işverene bildirildiği tarihten itibaren mümkündür. ...". Buna göre sözü edilen dönem için, davacının ...'ın taraf olduğu toplu iş sözleşmesinden ancak sendika üyeliğinin ...'a bildirildiği tarihten itibaren yararlanabileceği kabul edilerek hesaplamaların yapılması gerekir.
01.08.2013 tarihinden sonraya ilişkin uyuşmazlık dönemi bakımından ise davacının ...'ın taraf olduğu toplu iş sözleşmesinden yararlanması mümkün değildir. Sözü edilen dönem için davacı işçinin davalı ... Enerji AŞ'de çalıştığı sürede, bu davalının taraf olduğu toplu iş sözleşmelerinden yararlanabilmesi 6536 sayılı Kanun'un 39. maddesine göre; toplu iş sözleşmelerinin imzalandığı tarihte taraf sendikaya üye olması durumunda yürürlük tarihinden, imza tarihinden sonra üyelik hâlinde üyeliğinin taraf işçi sendikasınca davalı ... Enerji AŞ'ye bildirildiği tarihten ya da dayanışma aidatı ödeyerek yararlanma talebi bulunmakta ise talep tarihinden itibaren mümkündür.
Bölge Adliye Mahkemesince belirtilen hususlara göre yeniden değerlendirme yapılmalı ve sonucuna göre davacının dava konusu ettiği alacaklara hak kazanıp kazanmadığı belirlenmelidir. Açıklanan nedenlerle eksik inceleme ve yanılgılı değerlendirmeyle yazılı şekilde verilen kararın bozulması gerekmiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının BOZULMASINA,
Peşin alınan temyiz karar harcının istek hâlinde ilgiliye iadesine, Dosyanın kararı veren Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
19.03.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.