11. Hukuk Dairesi
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 11. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2025/196
- Karar No
- 2025/4586
- Karar Tarihi
- 26.06.2025
- Dava Türü
- Hukuk
- Hukuk Alanı
- Genel Hukuk
- Karar Sonucu
- ONANMASINA
11. Hukuk Dairesi 2025/196 E. , 2025/4586 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi
İLK DERECE MAHKEMESİ : Ankara 1. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
KARAR
I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkili adına tescilli "..." asıl unsurlu markaların bulunduğunu, davalı gerçek kişinin ise 2017/... sayılı "..." ibareli marka başvurusunu yaptığını, müvekkilince bu başvuruya yapılan itirazın önce Markalar Dairesi Başkanlığı, sonrasında ise Yeniden İnceleme ve Değerlendirme Kurulu (YİDK) tarafından reddedildiğini, oysa dava konusu başvuru ile müvekkili markalarının benzediğini ve markalar arasında iltibas tehlikesi bulunduğunu, markaların gözde, kulakta ve bellekte bıraktığı izlenimin ayırt edilemeyecek kadar benzediğini, iki markanın sadece baş harflerinin farklı olduğunu, baş harfler dışında kalan tüm harflerin aynı sırayla kullanıldığını, müvekkili markaları ve davalı taraf başvurusunun aynı sınıfları kapsadığını, 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu'nun (SMK) 6/1 maddesi koşullarının gerçekleştiğini, davalı gerçek kişinin, müvekkilinin 2008’den beri tescilli olan markasını ve ürünlerini bilmediğinin düşünülemeyeceğini, müvekkili markalarının tüm dünyadaki tanınmışlığından, itibarından ve başarısından haksız yarar ve avantaj sağlama, müşteri kitlesinden istifade etme amacıyla dava konusu başvurunun yapıldığını, dolayısıyla başvurunun kötüniyetli olduğunu ileri sürerek YİDK kararının iptaline, dava konusu markanın hükümsüzlüğüne karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP 1.Davalı ... vekili, Kurum kararının usul ve yasaya uygun olduğunu, dava konusu başvuru ile davacı markaları arasında karıştırılmaya yol açacak düzeyde benzerlik bulunmadığını savunarak davanın reddini istemiştir. 2.Diğer davalı, davaya cevap vermemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacı adına tescilli "..." esas ibareli markalar ile davalının "..." ibareli başvurusu arasında biçim, renk, grafik unsurlar, düzenleme ve tertip tarzı itibariyle görsel ve anlamsal olarak ortalama tüketicileri iltibasa düşürecek derecede bir benzerlik bulunmadığı, sescil olarak ise kısmi bir benzerlik olduğu, "..." ve "..." kelimeleri tek harf farkı içerse de, ibareler arasında özellikle anlam farkı bulunması sebebiyle markaların yeterli düzeyde uzaklaştığı, davalının "..." ibareli marka başvurusu ile davacının "..." ibareli markaları arasında benzerlik ve karıştırılma ihtimali bulunmadığı, ortalama bir tüketicinin, davalı ... davacı markalarının ve/veya işletmelerinin farklı ve ilişkisiz olduğunu kolaylıkla anlayacağı, taraf markaları kapsamında aynı/aynı tür olan 05. sınıftaki mallarının kullanım amaçları, giderdikleri ihtiyaç ve satın alım süreçleri gereği ilgili tüketici kesiminin daha dikkatli ve özenli olacağı, bu durumun da iltibas eşiğini oldukça yükselttiği, başvurunun, davacı markalarının serisi olarak da algılanmayacağı, dosyadaki delillerden davacının "..." ibareli markasının tanınmış marka olduğu iddiasının ispatlanamadığı ve SMK’nın 6/5 maddesinde sayılan koşulların somut olayda gerçekleşmediği, davalı ... başvurusunun kötüniyetle yapıldığı iddiasının da ispatlanamadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş, hüküm, davacı vekili tarafından istinaf edilmiştir.
IV. İSTİNAF
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiş, hüküm, davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir. V. TEMYİZ
A. Dava ve Hukuki Nitelendirme Dava, YİDK kararının iptali ve marka hükümsüzlüğü istemlerine ilişkindir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Yapılan yargılama ve saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kuralları gözetildiğinde İlk Derece Mahkemesince verilen kararda bir isabetsizlik olmadığının anlaşılmasına göre yapılan istinaf başvurusunun 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 353/1-b(1) hükmü uyarınca Bölge Adliye Mahkemesince esastan reddine ilişkin kararın usul ve yasaya uygun olduğu kanısına varıldığından Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar vermek gerekmiştir.
VI. SONUÇ:
Yukarıda açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin temyiz itirazlarının reddi ile Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın HMK'nın 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA, aynı Kanun'un 372. maddesi uyarınca işlem yapılmak üzere dava dosyasının İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine, 26.06.2025 tarihinde kesin olarak oy birliğiyle karar verildi.