8. Hukuk Dairesi
8. Hukuk Dairesi 2023/1739 E. , 2025/3368 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 37. Hukuk Dairesi
İLK DERECE MAHKEMESİ : İstanbul Anadolu 2. Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki 6292 sayılı Kanun'un 7/A maddesi uyarınca yapılan işlemin iptali ve anılan Kanun'un 6. maddesi uyarınca tescil talebine ilişkin davadan dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince, davanın reddine karar verilmiştir. İlk Derece Mahkemesi kararının, davacılar vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesince, istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı, davacılar vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: K A R A R
Davacı ... ve arkadaşları vekili dava dilekçesinde; müvekkili olan davacıların...Mahallesi eski 3 ada 8 parsel, revizyonla 1613 parsel ve güncel 282 ada 14 parsel sayılı taşınmazda 30 yılı aşkın süredir zilyet sıfatıyla hak sahibi olduklarını, söz konusu yerin 6831 sayılı Kanun'un (2/B) maddesi kapsamında Hazine adına orman sınırı dışına çıkartılmış yer olduğunu, 6292 sayılı Kanun'un 6. maddesi uyarınca davacılara satılması gerekirken aynı kanun'un (7/A) maddesi uyarınca davalı...a bedelsiz olarak iade edildiğini ileri sürerek, taşınmaza ait tapunun davacıların kullanımında olan alanlar yönünden iptali ile davacılar adlarına tesciline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
İlk Derece Mahkemesince yapılan yargılama sonunda; "... davanın dinlenebilmesi için, dava konusu taşınmazların ya "ilgilileri adına oluşturulan ve tapuda halen kişiler adına kayıtlı olan taşınmazlardan" olması, ya da "Özel Kanunlar gereğince Devlet tarafından kişilere satılan, dağıtılan, trampa edilen, bedelli veya bedelsiz devredilen veya iskana verilen ya da özelleştirme suretiyle satılanlar ile hisseleri devredilen özel hukuk tüzel kişileri adına kayıtlı olan taşınmazlardan" olması gerektiği, dava konusu taşınmazın öncesinin, 2510 sayılı İskan Kanunu gereğince tapu düzenlenen ve iskan edilen kişiye verilen bir taşınmaz olduğu, sonrasında da tevzi edilen kişinin kanuni mirasçılarınca usulüne uygun bir şekilde tapu memuru huzurunda işlem yapılarak el değiştirdiği, davalıya satışı yapıldığı, ardından orman sınırlarının dışarısına çıkartılmış olduğu ve 6292 sayılı Kanun'un (7/A) maddesi gereğince davalı ... adına bedelsiz olarak tescil edildiği, dolayısıyla davacıların zilyetliklerine değer verilemeyeceği ..." gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş; hükmün, davacılar vekili tarafından, "dava konusu taşınmaza dair alınan bilirkişi raporunda alanında uzman hukukçu imzası olmadığı, dava konusu taşınmaz için özel bir uzmanlık alanı olan hukukçu bir öğretim üyesinden görüş alınmasının mutlak suretle şart olduğu, kadastro tespitinin kesin yargı hükmünü taşımadığı, kadastro tespitinin kesinleşmesinden itibaren 10 yıllık hak düşürücü sürenin dolmadığı, davalının 50 yıllık zilyetlik iddiasının doğru olmadığı, istinaf konusu kararda taşınmazın kamu malı olduğu dönem için zilyetliğin iktisabını sağlamaya elverişli olmadığının açıkça beyan edilmesine rağmen bu beyanla çelişkili hüküm verilmesinin hatalı olduğu" iddiasıyla istinaf edilmesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesince; "... dava konusu taşınmazın davalı adına tapuda kayıtlı iken, mahkeme kararıyla Hazine adına tescil edildiği, taşınmazın (2/B) niteliğinde bulunduğu ve 6292 sayılı Kanun'un 7. maddesi gereğince eski tapu malikleri adına bedelsiz iade edilecek taşınmazlardan olması nedeniyle, davalıya iade edildiği, bu gibi taşınmazlarda 6292 sayılı Kanun'un 6. maddesi gereğince zilyetler adına satış işleminin yapılamayacağı, dava konusu taşınmazın davalı adına tesciline esas olan hukuki işlemin 6292 sayılı Kanun'un 7. maddesi uyarınca Hazinenin iade işlemine dayanan idari işlem olduğu, Hazinenin iade işlemi ortadan kaldırılmadıkça, başka bir ifade ile idari işlem niteliğindeki Hazinenin iade işlemi idarece geri alınmadıkça ya da İdari Yargıda iptal edilmedikçe davalı adına oluşan tapu kaydının yolsuz tescil olarak nitelendirilemeyeceği ..." gerekçesiyle davacılar vekilinin istinaf başvurusunun 353/1-b.1 maddesi gereğince esastan reddine karar verilmiş ve iş bu karar, davacılar vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Davacılar vekili temyiz dilekçesinde; davalı adına kayıtlı olduğu belirtilen 3 ada 8 parselin kadastro revizyonu ile 282 ada 14 parsele dönüştüğüne ilişkin dosyada belge bulunmadığı, Kadastro Müdürlüğünün taşınma esnasında eski evrakların kaybolduğunu belirttiği, taşınmaza ilişkin bilgiler bulunmadığı halde karar verilmesinin hukuka aykırı olduğu, davacıların dava konusu taşınmazda 30 yılı aşkın süredir yaşadıkları, 1964 yılında inşaat yapıldığı, bu zamana kadar davacılara karşı hak talep edilmediği, revizyonun usule aykırı yapıldığı, kadastro tespitinde zilyetlik ibaresinin geçtiği, kaydın davalının malik olduğu şeklinde düzeltilmesinin davacıları bağlamayacağı, tespitte 117 m² alan yönünden tespit bulunmasına rağmen 3.833,86 m² olan taşınmazın tamamının tesciline karar verildiği, Mahkemece farkın fenni imkanların yetersizliğinden kaynaklandığı gerekçesini kabul etmedikleri, davalının 50 yıllık zilyetlik iddiasının doğru olmadığı iddiasıyla, hükmün bozulmasını talep temyiz etmiştir.
Dava konusu...Mahallesi eski 3 ada 8 parsel, yeni 282 ada 14 parsel sayılı taşınmazın bulunduğu yörede 1943 yılında yapılan Orman Kadastrosunda taşınmazın orman olarak sınırlandırıldığı, 28.01.1944 tarihinde 2510 sayılı İskan Kanununa göre iskanen tahsis yoluyla funda ve çalılık niteliği ile ...adına tescil edildiği, 06.03.1984 tarihinde .................yevmiye, 220 cilt, 72 sahife, 2 sıra no ile davalıya satışı yapıldığı, 1992-1993 yıllarında yapılan 2/B kadastro çalışmalarında Hazine adına orman tahdit sınırları dışına çıkarıldığı, 2014 yılında taşınmazın bulunduğu bölgede eksiklikler olduğu gerekçesiyle yeniden (2/B) çalışmaları yapıldığı ve taşınmazın Hazine adına Orman tahdit sınırları dışında bırakıldığı, 12.04.2017 tarih, 11245 yevmiye numarası ile 6292 sayılı Kanunun 7/A maddesi gereğince hak sahiplerine iade işlemine istinaden davalı adına tescil edildiği anlaşılmıştır.
Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, İlk Derece Mahkemesi ve Bölge Adliye Mahkemesi kararındaki gerekçeye, 6100 sayılı Kanun’un 369/1 inci maddesi de gözetilerek yapılan incelemede aynı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden biri bulunmadığına göre, temyizen incelenen karar usul ve kanuna uygun olup davacılar vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürdüğü nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
SONUÇ : Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesi fıkrası uyarınca ONANMASINA, 179,90 TL peşin harcın onama harcına mahsubu ile kalan 435,50 TL'nin temyiz eden davacılardan alınmasına, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 05.05.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.