4. Hukuk Dairesi
4. Hukuk Dairesi 2023/4409 E. , 2025/2547 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi
İtiraz Hakem Heyeti kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; 24.09.2015 tarihinde davacının sürücüsü olduğu aracın, trafik sigortası bulunmayan araçla karıştığı çift taraflı trafik kazası sonucunda davacının yaralanarak %15.2 oranında malul kaldığını, davalıya yapılan başvurudan sonuç alınamadığını belirterek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla 4.000,00 TL sürekli ve 500,00 TL geçici iş göremezlik tazminatı ile 500,00 TL bakıcı gideri olmak üzere toplam 5.000,00 TL'nin temerrüt tarihinden itibaren işleyecek temerrüt faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiş; 12.12.2022 tarihli ıslah dilekçesiyle talebini sürekli iş göremezlik tazminatı yönünden 279.969,53 TL'ye, geçici iş göremezlik tazminatı yönünden 8.282,83 TL'ye ve bakıcı gideri yönünden 1.747,64 TL'ye olmak üzere toplam 290.000,00 TL'ye yükseltmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; mahkemeye intikal etmiş uyuşmazlıklarla ilgili olarak komisyona başvuru yapılmasının mümkün olmadığını, Bor Asliye Hukuk Mahkemesinin 2020/120 esas sayılı dosyasında İstanbul 2. Adli Tıp İhtisas Kurulundan alınan 09.06.2021 tarihli raporda davacının maluliyeti bulunmadığının tespit edilmesi nedeniyle davanın takipsiz bırakılması nedeniyle davanın açılmamış sayılmasına karar verildiğini, bu kez davacının ... Üniversitesinden rapor alarak eldeki başvuruyu yaptığını, davanın kesin hüküm sebebiyle reddi gerektiğini, eldeki başvuruya sunulan bu raporun, İstanbul 2. Adli Tıp İhtisas Kurulunca düzenlenen ve maluliyetin olmadığını tespit eden raporla da çeliştiğini, talebin zamanaşına uğradığını, dava konu kaza nedeniyle kalıcı maluliyetin olmadığını, müvekkili kuruma kalıcı maluliyete ilişkin rapor sunulmaması nedeniyle tazminat talep hakkının bulunmadığını, davada hukuki yarar olmadığını, eldeki başvuruya sunulan raporu kabul etmediklerini, kusur tespiti gerektiğini, hesaplamanın TRH 2010 Yaşam Tablosu ve %1.65 teknik faiz dikkate alınarak yapılması gerektiğini, davacının kaza anında sürücü belgesi bulunmaması, koruyucu ekipman kullanmaması nedeniyle müterafik kusur indirimi yapılması gerektiğini, bakıcı gideri talebinden davalının sorumlu olmadığını, davacıda kalıcı engel bulunmadığından davalının temerrütünden de söz edilemeyeceğini belirterek mahkemeye intikal etmiş uyuşmazlıklar hakkında tahkime başvurulması mümkün olmadığından ve kesin hüküm nedeniyle davanın usulden reddine, aksi kanaat halinde davacıda maluliyet bulunmadığından davanın reddine, aksi kanaat halinde davanın esastan reddine karar verilmesini istemiştir.
III. UYUŞMAZLIK HAKEM HEYETİ KARARI
Uyuşmazlık Hakem Heyetinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile kaza tespit tutanağında kusur tespiti yapıldığı, kusur oranlarına süresi içinde itirazda bulunulmadığı, soruşturma dosyasına sunulan bilirkişi raporunda da aynı kusur tespitinin yapılması nedeniyle ayrı bir kusur raporu alınmasına ihtiyaç duyulmadığı, dosyaya sunulan 07.01.2022 tarihli raporda maluliyet oranının %12 olduğu, Bor Asliye Hukuk Mahkemesinin 2020/120 esas sayılı dosyasında alınan İstanbul 2. Adli Tıp İhtisas Kurulunun 24.06.2021 tarihli raporunda maluliyet bulunmadığının belirtildiği, maluliyet oranlarına itiraz edildiği, raporlar arasındaki çelişkilerin denetlenmeye muhtaç olması nedeniyle adli tıp uzmanları heyetinden rapor alınmasına karar verildiği, ara kararıyla öncelikle davacıdan her iki eklem hareket açıklıklarında kısıtlılık ve antaljik yürüyüş bulunup bulunmadığı konusunda ölçüm içeren 01.11.2022 tarihli raporun dosyaya sunulduğu, maluliyet tespiti yönünden alınan kaza tarihinde yürürlükte olan yönetmeliğe göre alınan raporda maluliyet oranının %17, iyileşme süresinin 180 gün ve geçici bakıcı ihtiyacının 30 gün olarak tespit edildiği, raporun taraflara tebliğ edildiği, davalının rapora yönelik itirazlarını sunduğu, maluliyet ve tazminata ilişkin raporun hüküm kurmaya elverişli olduğu ve farklı bir rapor ya da ek rapor alınmasına ihtiyaç bulunmadığı, dosya kapsamında müterafik kusur indirimi yapılmasını gerektiren bir neden tespit edilemediği gerekçesiyle başvurunun kabulü ile 279.969,53 TL sürekli ve 8.282,83 TL geçici iş göremezlik tazminatı ile 1.747,64 TL bakıcı gideri olmak üzere toplam 290.000,00 TL maddi tazminatın 19.03.2022 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
IV. İTİRAZ
Uyuşmazlık Hakem Heyetinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekilince itiraz edilmesi üzerine; İtiraz Hakem Heyetinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile her ne kadar uyuşmazlık konusu talep bakımından daha önce genel mahkemede dava açılmışsa da söz konusu davanın açılmamış sayılmasına karar veriliği, açılmamış sayılan davadaki talep dahi vaki olmamış sayıldığından davalının bu yöne ilişkin itirazının yerinde olmadığı, davacı taraf mahkemedeki davasını takip etmese dahi davalı tarafın takip etmesinin mümkün olduğu, maluliyet raporları arasındaki çelişkinin giderilmesi bakımından iki adli tıp uzmanı ile bir ortopedi ve travmatoloji uzmanı bilirkişiden rapor alındığı, bu raporda kaza ile maluliyet arasındaki illiyet bağının kurulduğu, raporun kaza tarihinde yürürlükte olan yönetmelik hükümlerine göre düzenlendiği, başvuru sahibinin komisyona başvuru dilekçesinde maluliyet oranının %15.2 olduğunu beyan ettiği, ancak talebini %15.2 olarak sınırlandırmamış olduğu, fazlaya ilişkin haklarını saklı tuttuğu, bu nedenle davalı vekilinin taleple bağlılık ilkesinin ihlal edildiği yönündeki itirazının yerinde görülmediği, öte yandan talebin %15.2 oran üzerinden tazminat talep edildiği kabul edilse dahi hesaplanan sürekli iş göremezlik tazminatının poliçe limiti olan 290.000 TL'nin üzerinde olduğu, dosyada mübrez Adli Tıp Kurumu Trafik İhtisas Dairesinin trafik sigortası bulunmayan araç sürücüsünün asli kusurlu ve başvuru sahibinin kusursuz olduğu tespitine ilişkin raporunun kusur yönünden denetime elverişli ve kaza tespit tutanağıyla uyumlu ve karar vermeye yeterli olduğu, hesap yönteminde isabetsizlik görülmediği, davalıya rizikonun bilgi ve belgeleriyle birlikte ihbar edildiği tarihte temerrüte düştüğü gerekçesiyle davalı vekilinin itirazının reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davalı vekili temyiz dilekçesinde; uyuşmazlığın mahkemeye intikal etmesi nedeniyle başvurunun reddi gerektiği, ayrıca mahkeme dosyasının bilerek takipsiz bırakıldıktan sonra mevzuata aykırı raporla sigorta tahkime başvurularak tazminat talep edildiği, davacı iyiniyetli olmayıp alenen kesin hükmü dolanmaya yönelik olduğu, başvuruya sunulan raporun İstanbul 2. Adli Tıp İhtisas Kurulunca düzenlenen ve maluliyetin olmadığı tespitli raporla da çeliştiği, davalıya eksik evraklarla başvuru yapıldığı, ATK raporu mevcut olmasına karşın, davacı muayene edilmeden dosya üzerinden maluliyet raporu alınmasının hukuka aykırı olduğu, ayrıca dava dilekçesindeki talep %12 maluliyet iddiası olup taleple bağlılık ilkesi ihlal edilerek %17 oran üzerinden hesaplama yapılmasının hatalı olduğu, kusur raporu alınmadığı, teknik faiz işletilmeden yapılan hesabın hatalı olduğu, müterafik kusur indirimi yapılması gerektiği, temerrütün gerçekleşmediğini beyan etmektedir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, 24.09.2015 tarihinde davacının sürücüsü olduğu araçla kaza tarihinde trafik sigortası bulunmayan aracın karıştığı çift taraflı trafik kazası sonucu yaralanan davacı sürücünün sürekli ve geçici iş göremezlik tazminatı ile bakıcı gideri talebine ilişkindir.
1.Haksız fiil sonucu çalışma gücünde kayıp olduğu iddiası ve buna yönelik bir talebin bulunması hâlinde, zararın kapsamının tespiti açısından varsa geçici iş göremezlik süresi ile sürekli iş göremezlik oranının doğru bir şekilde belirlenmesi gerekmektedir. Söz konusu belirleme için ise bağlı oldukları mevzuat uyarınca sağlık kurulu raporu vermeye yetkili hastanelerin adli tıp anabilim dalı başkanlıkları ve benzeri kuruluşların çalışma gücü kaybı olduğu iddia edilen kişide bulunan şikâyetler dikkate alınarak oluşturulacak uzman doktor heyetinden kaza tarihinde yürürlükte bulunan mevzuata göre sağlık kurulu raporu alınmalıdır.
11.10.2008 tarihinden önce Sosyal Sigorta Sağlık İşlemleri Tüzüğü, 11.10.2008 ilâ 01.09.2013 tarihleri arasında Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliği, 01.09.2013 ilâ 01.06.2015 tarihleri arasında Maluliyet Tespiti İşlemleri Yönetmeliği, 01.06.2015 ilâ 20.02.2019 tarihleri arasında Özürlülük Ölçütü, Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurul Raporları Hakkında Yönetmelik ve 20.02.2019 tarihinden sonra ise Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik yürürlükte olduğundan kaza tarihinde geçerli mevzuat uyarınca sağlık kurulu raporu düzenlenmelidir.
Dosya kapsamından; davacının sol kalça hareket kısıtlılığı arazı nedeniyle oluşan zararın tazmini için Bor Asliye Hukuk Mahkemesinin 2020/120 Esas sayılı dosyasında açtığı ve açılmamış sayılmasına karar verilen dava kapsamında mahkemece Adli Tıp Kurumu İstanbul 2. Adli Tıp İhtisas Kurulundan alınan 09.06.2021 tarihli raporda; daha önce Çukurova Üniversitesince kaza tarihinde geçerli yönetmelik uyarınca düzenlenen %8 maluliyet oranı bildiren raporuna da verilerek kaza tarihinde geçerli olmayan Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliğine (ÇGMKGKOTİY) göre maluliyet tayinine mahal olmadığının belirlendiği, eldeki başvuruya sunulan ... Üniversitesi Adli Tıp Anabilim Dalı tarafından düzenlenen 07.01.2022 tarihli raporda ise kaza tarihinde geçerli Özürlülük Ölçütü, Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurul Raporları Hakkında Yönetmelik uyarınca %12 oranında, ÇGMKGKOTİY'ne göre %15.2 oranında malul kaldığının belirtildiği, Uyuşmalık Hakem Heyetince davacıdan her iki kalça eklem hareket açıklığı ölçümüne ilişkin güncel rapor istenilmesi üzerine ... Üniversitesi Eğitim ve Araştırma Hastanesinde fizik tedavi uzmanınca yapılan 01.12.2022 tarihli güncel ölçüm raporunun sunulduğu,
Uyuşmazlık Hakem Heyeti tarafından dosya üzerinde iki adli tıp ve bir ortopedi uzmanından aldığı 08.12.2022 tarihli raporda kaza tarihinde geçerli Özürlülük Ölçütü, Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurul Raporları Hakkında Yönetmeliğe göre güncel muayene bulguları incelenerek sol kalça hareket kısıtlılığı nedeniyle davacının %17 oranında malul kaldığı belirlenmiştir.
Uyuşmazlık Hakem Heyetince bu raporlardan 08.12.2022 tarihli son rapora itibar edilerek hükmü kurulduğu anlaşılmaktadır.
Dosya kapsamındaki maluliyete ilişkin her üç rapor arasında davacıda maluliyet oluşup oluşmadığı konusunda açıkça ve büyük oranda çelişki bulunmakta olup hakem heyetince raporlar arasındaki çelişki giderilmeksizin ve gerekçede izah edilmeksizin eksik inceleme ve araştırmayla hüküm kurulması doğru görülmemiştir.
Bu durumda İtiraz Hakem Heyeti tarafından; davacının kazaya ilişkin tüm tedavi evrakı eklenip (eksik varsa temini ile) dosyada bulunan tüm sağlık kurulu raporları da irdelenerek ve bizzat muayene edilmek suretiyle kaza tarihinde yürürlükte bulunan yönetmelik hükümlerine uygun olarak, davacının ikametine en yakın ve dosyada mevcut raporları düzenleyen üniversite hastaneleri dışındaki yetkili sağlık kurulundan (kararın davacı tarafından temyiz edilmediği de göz önüne alındığında davalının usuli kazanılmış hakları da gözetilerek) raporlar arasındaki çelişkinin giderildiği, açık, anlaşılır ve denetime elverişli bir rapor alınarak sonucuna göre karar verilmesi gerekirken eksik inceleme ile yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiş, kararın bozulmasına karar verilmiştir.
2.Bozma neden ve şekline göre davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik gerek görülmemiştir. VI. KARAR
1.Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazının kabulü ile temyiz olunan İtiraz Hakem Heyeti kararının BOZULMASINA,
2.Yukarıda (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına, Peşin alınan temyiz harcının istek hâlinde davalıya iadesine, Dosyanın mahkemeye gönderilmesine, 17.02.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.