Esas No
E. 2022/2106
Karar No
K. 2025/1354
Karar Tarihi
Karar Sonucu
REDDİNE
Hukuk Alanı
Sigorta Hukuku

T.C.

İSTANBUL

BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ

9.HUKUK DAİRESİ

T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A

K A R A R

ESAS NO: 2022/2106
KARAR NO: 2025/1354

İNCELENEN DOSYANIN

MAHKEMESİ: İSTANBUL 11. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

KARAR TARİHİ: 13/06/2022
NUMARASI: 2021/661 Esas - 2022/580 Karar
DAVA: Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan)

KARAR TARİHİ17/09/2025

Yukarıda yazılı İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine, Dairemiz Heyetince yapılan müzakere sonucunda;

GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ

Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; 05.09.2020 tarihinde davalı sigorta şirketi tarafından ... poliçeli ... plaka sayılı otonun sürücüsü davalı ... yönetimindeki ... marka servis aracı ile İmes caddesi üzerinde seyrederken sola fabrikaya giriş yapmak için şerit değiştirdiğinde yine aynı yönde seyreden ve arkasından gelen davacı tarafa ait ... yönetimindeki ... plaka sayılı ... marka aracın sol yan tarafına çarpması ile meydana gelen yaralamalı ve maddi hasarlı trafik kazasında davacı aracında oluşan hasarın şimdilik 1.000,00 TL'sinin olay tarihinden itibaren işleyecek ticari avans faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.Davalı ... Sigorta A.Ş vekili cevap dilekçesinde özetle; Kazanın meydana gelmesinde sigortalısının kusuru bulunmadığını, başvurana ait aracın kaskosu bulunup bulunmadığı, kaskosu var ise zararın kasko şirketi tarafından karşılanıp karşılanmadığının araştırılması gerektiğini, yedek parça ve işçilik bedellerine iskonto uygulanması gerektiğini, müvekkili şirketin sorumluluğunun, kaza tarihi itibariyle benzer hasarlardaki onarım uygulamasına göre, eşdeğer veya ömrünü tamamlamış araçlar mevzuatı kasamındaki parça bedelleri ile sınırlı olduğunu, teminat limitinin aşılamayacağını belirterek davanın reddini talep etmiştir.

Diğer davalılar davaya cevap vermemiştir.Mahkemece yapılan yargılama sonucunda, "Davanın kabulü ile; 24.000,00 TL maddi tazminatın, 1.000,00 TL'sine davalılar... ve ... yönünden kaza tarihi olan 05/09/2020 tarihinden, davalı ... Sigorta A.Ş yönünden dava tarihi olan 11/10/2021 tarihinden itibaren, 23.000,00 TL'sine tüm davalılar yönünden ıslah tarihi olan 15/04/2022 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine" karar verilmiştir.

Bu karara karşı davalı ... Sigorta vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.Davalı ... Sigorta vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; Islah dilekçesinden gördükleri üzere davacı taraf davasını belirsiz alacak davası olarak açtığını ancak dava açılmadan önce Gebze 1. Sulh Hukuk Mahkemesinin 2020/65 D.İş sayılı dosyası kapsamında bilirkişi raporu düzenlenmiş olduğundan artık belirsiz alacak davası açılamayacağını, davanın işin esasına girilmeden hukuki menfaat yokluğundan davanın reddi gerektiğini, kazanın meydana gelmesinde sigortalının kusuru olmadığını, Adli Tıp Kurumu Trafik İhtisas Dairesi tarafından kusur tespiti yapılması gerektiğini, Kolluk kuvvetleri tarafından düzenlenen kaza tespit tutanağından da görüleceği üzere sigortalı aracın kurallara uygun olacak şekilde sinyal vererek yolun soluna geçtiği ancak davacı yana ait araç sürücüsünün gerek dikkatsizliği, gerekse hızını ve takip mesafesini ayarlayamamış olması sebebi ile kazanın meydana geldiği, müvekkili şirketin sorumluluğu sigortalısının kusuru ve teminat limitleri ile sınırlı olduğundan ilgili davanın reddine karar verilmesi gerektiğini, bilirkişi tarafından yapılan zarar tespitine göre aracın onarımı ekonomik olmadığını, bilirkişi tarafından yapılan hesaplamaya göre ödeme yapılır ise 60.000,00-TL alacak hakkı olan davacı tarafa 45.000,00-TL sovtaj bedeli yanında 30.000,00-TL daha ödeme yapıldığında 75.000,00-TL tazminat almış olacağını, görüleceği üzere hakkı olan 60.000,00-TL bedelin çok üzerinden tazminat alacak sebepsiz zenginleşmiş olacağını, sovtaj bedeli de bir tazminat olduğundan, kusur durumuna göre tazminata dahil edilmesi gerektiğini, sigorta poliçesi sebepsiz zenginleşme aracı olmadığını, bu nedenle yapılan hesaba itiraz ettiğini, ödenmesine karar verilen arabuluculuk ücreti hatalı olduğunu, Hazine 1.320,00-TL'nin KDV ve Stopajını makbuz kesen arabulucudan iade almış olmasına rağmen müvekkil tarafından bu düşümler yapılmadan 1.320,00-TL'nin ödenmesine karar verilmesi sebepsiz zenginleşmeye neden olacağını, arabuluculuk ücretlerine hükmedilirken Arabulucular tarafından ödenen KDV ve stopajın dikkate alınması gerektiğinden kurulan hüküm bu hususta da hatalı olduğunu belirterek istinaf yasa yoluna başvurmuştur. Dava, maddi hasarlı trafik kazası nedeniyle maddi tazminat istemine ilişkin olup istinaf açısından uyuşmazlık konusu HMK'nın 355. maddesine göre kamu düzeni ve istinaf nedenleri ile sınırlı olmak üzere İlk Derece Mahkemesince verilen kararın usul, yasa ve dosya içeriğine uygun olup olmadığıdır.Dosya kapsamından, 05.09.2020 günü saat 08.00 sıralarında davalı sigorta şirketi tarafından ... poliçeli ... plaka sayılı aracın sürücüsü davalı ... yönetimindeki servis aracı ile İmes caddesi üzerinde seyrederken sola fabrikaya giriş yapmak için şerit değiştirdiğinde, yine aynı yönde seyreden ve arkasından gelmekte olan davacı tarafa ait ... yönetimindeki ... plaka sayılı aracın sol yan tarafına çarpmış, yaralamalı ve maddi hasarlı trafik kazasında davacı aracında hasar meydana gelmesi nedeniyle tazminat talep edildiği anlaşılmıştır.6100 sayılı HMK’nın belirsiz alacak davasını düzenleyen 107. maddesinde "(1) Davanın açıldığı tarihte alacağın miktarını yahut değerini tam ve kesin olarak belirleyebilmesinin kendisinden beklenemeyeceği veya bunun imkânsız olduğu hâllerde, alacaklı, hukuki ilişkiyi ve asgari bir miktar ya da değeri belirtmek suretiyle belirsiz alacak davası açabilir." hükmüne yer verilmiştir.

Bu hükme göre belirsiz alacak davasının alacak miktarının veya değerinin tam ve kesin olarak belirlenemediği ya da imkansız olduğu hallerde olanaklı olduğu anlaşılmaktadır. HMK’nın kısmi davayı düzenleyen 109. maddesine göre, talep konusunun niteliği itibarıyla bölünebilir olduğu durumlarda, sadece bir kısmı da dava yoluyla ileri sürülebilir.Somut uyuşmazlıkta dava dilekçesi ve ıslah dilekçesinden davanın zaten kısmi dava olarak açıldığı anlaşılmakla davanın belirsiz alacak davası olarak açılamayacağına ilişkin istinaf itirazı yerinde değildir.Hükme esas alınan kusur bilirkişi raporunda;"... Dosya içinde mevcut, davalı aracının giriş yapacağı iş yerinin kamera kayıtlarının incelenmesi sonucu, davalı aracının yolun sağ şeridini takiben gelerek iş yeri kapısından giriş için sola doğrultu değiştirdiği, bu sırada sol şeritte seyretmekte olan ve davalı aracının geçmekte olan otonun sağ ön tarafının dönmekte olan aracın sol ön tarafından çarpması sonucu sola yönelip duvara çarptığı görül müş, olay sırasında davalı aracının sola işaret verdiği görülmemiştir. " açıklamasına göre davalı sürücü ..., belirtilen kurallara uymadan seyrini sürdürüp yolun sağ şeridinde olmasına rağmen soldaki fabrikaya giriş için işaret verip önceden sol şeride geçmesi gerektiği halde, sağ şeritten sol arkasını kontrol etmeden sola doğrultu değiştirip solundaki davacı aracına çarptığından olayda asli kusurlu görülmüştür.Kaza tespit tutanağında ise davalı sürücünün sinyal verdiği belirtilerek kusuru olmadığı tespit edilmiştir.

Bu durumda tutanak ile rapor arasında çelişkili olmakla birlikte kusur bilirkişi raporunun kamera kayıtlarına göre düzenlediği, kaza tespit tutanağının ise sürücü beyanları esas alındığından mahkemece bilirkişi raporunun hükme esas alınmasında isabetsizlik bulunmamaktadır. Kusur raporunun ATK'dan alınması gerektiğine ilişkin zorunluluk olmadığından bu yöndeki istinaf itirazı da yerinde değildir. Kaza tarihinde aracın tamirinin ekonomik olup olmadığı, ekonomik ise hasar bedeli, ekonomik değil ise kaza tarihindeki ikinci el satış bedeli ile kazadan sonraki hasarlı hali, hurda (sovtaj) değerinin tespit edilmesi, belirlenen rayiç değerden de aracın hurda bedeli indirilmek suretiyle davacının gerçek zararının tespiti gerekir. (Yargıtay 4. Hukuk Dairesinin 2021/13793 E-2022/9551 K. sayılı kararı).Somut uyuşmazlıkta, hükme esas bilirkişi raporunda hasar tutarın tespit dosyasında 69.218,48 TL olduğu, söz konusu aracın kaza sonucu meydana gelen hasarın belirlenen teknik niteliklerine göre onarımının ekonomik olmayacağı, bu nedenle pert-total kabul edilebileceği, serbest piyasa koşullarından aynı teknik özelliğe sahip tam hasarlı (pert) aracın dava konusu kaza öncesindeki piyasa rayiç değerinin 75.000,00 TL olabileceği, dava konusu kazadan sonraki onarılmamış haldeki hasarlı sovtaj değerinin 45.000,00 TL civarında olduğu tespit edilerek bildirilmiştir. İlk Derece Mahkemesince bilirkişi raporu esas alınarak davacı aracının pert olduğu kabul edilerek 75.000,00 TL bedelinden - 45.000,00 TL onarılmamış haldeki hasarlı değeri (sovdaj) düşülerek 30.000,00 TL belirlenen zarardan kusur oranına göre belirlenen tazminata karar verilmesinde isabetsizlik bulunmamaktadır. Yine hesaplanan tazminattan kusur oranı en son düşüleceğinden hesaplamaya ilişkin istinaf itirazının reddi gerekmiştir.Arabuluculuk Ücretlerine hükmedilirken arabulucuya ödenen KDV ve Stopajın dikkate alınması gerektiğine ilişkin düzenleme bulunmadığından bu yöndeki istinaf itirazı da yerinde görülmemiştir. Bu nedenlerle; davalı ... Sigorta A.Ş. vekili vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b/1. maddesi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir.

KARAR: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere:

1.Davalı ... Sigorta A.Ş. vekilinin yukarıda esas ve karar numarası yazılı İlk Derece Mahkemesi kararına karşı yapmış olduğu istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b/1. maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE, 2-Harçlar Yasası'na göre alınması gereken 1.639,44 TL harçtan peşin alınan 409,85 TL harcın mahsubu ile bakiye 1.229,59 TL harcın davalı ... Sigorta A.Ş.'den tahsili ile Hazineye irat kaydına,3-İstinaf yargılama giderlerinin istinaf eden üzerinde bırakılmasına,4-Duruşma yapılmadığından, vekalet ücreti hükmedilmesine yer olmadığına,5-İstinaf aşaması için yatırılan gider avansından artan kısmın yatıran tarafa iadesine, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, HMK'nın 362/1-a maddesi uyarınca kesin olmak üzere, oy birliği ile karar verildi.17/09/2025

Karar Etiketleri
© 2026 İçtihat Pro — ictihatpro.com  |  Bu belge bilgilendirme amaçlıdır. Resmi belge niteliği taşımaz.