4. Hukuk Dairesi
4. Hukuk Dairesi 2022/17010 E. , 2024/13181 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi
İtiraz Hakem Heyeti kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmiş, İstanbul Anadolu 13. Asliye Ticaret Mahkemesinin 03.11.2021 tarihli ek kararı ile verilen kesin süreye rağmen eksik harcın tamamlanmadığı gerekçesiyle 27.06.2021 gün ve 2021/İHK-17323 sayılı İtiraz Hakem Heyeti kararına karşı yapılan temyiz başvurusunun reddine karar verilmiştir. İtiraz Hakem Heyeti kararı ve İstanbul Anadolu 13. Asliye Ticaret Mahkemesinin 03.11.2021 tarihli ek kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; 29.04.2020 tarihinde davalıya kasko sigortası ile sigortalı aracın karıştığı kaza sonucu aracının hasara uğradığını iddia ederek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla 5.000,00 TL tazminatın avans faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiş; ıslah dilekçesiyle taleplerini 44.986,80 TL'ye yükseltmiştir. II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; kasko sigortasında daini mürtehin şerhi olması nedeni ile davacının taraf sıfatının olmadığını, aracın kiralık araç olarak kullanıldığı tespit edildiğinden %80 muafiyet uygulanması gerektiğini, işçilik ve KDV'den sorumlu olmadıklarını, davacının taleplerinin fahiş olduğunu savunarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir. III. UYUŞMAZLIK HAKEM HEYETİ KARARI
Uyuşmazlık Hakem Heyetinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; başvurucuya ait aracın meydana gelen kaza neticesinde hasara uğradığı, davalı ... şirketinin kazaya karışan aracın kasko sigortacısı olması nedeni ile meydana gelen hasar tazminatından sorumlu olduğu, davacının doğru beyanda bulunma yükümlülüğünü yerine getirmediğine dair somut delil sunulamadığı gerekçesi ile başvuru sahibinin talebinin kabulü ile 44.986,80 TL tazminatın 28.06.2020 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
IV. İTİRAZ
Uyuşmazlık Hakem Heyetinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekilince itiraz edilmesi üzerine; İtiraz Hakem Heyetinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile itirazın reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davalı vekili temyiz dilekçesinde; araç sahibinin aracı kiralık araç olarak kullanması nedeni ile faaliyet klozu gereği %80 oranında muafiyet uygulanması gerektiğini, %30 oranında kıymet kazanma indirimi uygulanması gerektiğini ve %15 oranında beyana aykırılık klozunun uygulanması gerektiğini, KDV talebinin haksız olduğunu, avans faizine hükmedilmesinin hatalı olduğunu ileri sürerek İtiraz Hakem Heyeti kararının bozulmasını talep etmiştir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık;
davalı ... tarafından Kasko Sigorta Poliçesi ile teminat altına alınan davacıya ait aracın, farklı bir araçla çarpışması sonucu meydana gelen hasar tazminatı talebine ilişkindir.
1.İtiraz Hakem Heyeti kararı davalı vekilince temyiz edilmiş, mahkemece temyiz posta giderinin yatırılması için davalı vekiline muhtıra tebliğ edilmiş ve muhtıra gereğinin süresi içinde yerine getirilmediğinden 03.11.2021 tarihli ek karar ile, davalı vekilinin temyiz talebinden vazgeçmiş sayılmasına karar verilmiştir.
HMK'nın 344. maddesinde; temyiz dilekçesi verilirken gerekli harç ve giderlerin tamamının ödeneceğini, bunların eksik olduğunun tespiti halinde kararı veren tarafından verilecek bir haftalık kesin süre içerisinde tamamlanacağını, aksi halde başvurudan vazgeçmiş sayılacağı hususunun başvurana bildirileceğini ve verilen süre içerisinde tamamlamadığı takdirde sayılmasına karar verileceğini hükme bağlamıştır. Bu hüküm uyarınca gönderilen muhtıranın hukuki sonuç doğurabilmesi usulünce düzenlenmesine bağlıdır.
Somut olayda, muhtıranın 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun geçici 3. maddesi yollamasıyla 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu’un 434/3. maddesine göre çıkartıldığı, oysa İtiraz Hakem Heyeti karar tarihi itibari ile 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun yürürlükte olduğu, bu halde muhtıranın usulüne uygun şekilde yürürlükte olan kanuna göre düzenlenmediği, böylelikle süresinde muhtıranın gereğinin yerine getirilmediğinden bahisle temyiz başvurusunun yapılmamış sayılmasına karar verilmesinin doğru olmadığı anlaşılmaktadır. Açıklanan nedenlerle davalının temyiz isteminin reddine dair 03.11.2021 tarihli ek kararın kaldırılmasına karar verilerek işin esasının incelenmesine geçilmiştir.
2.
Davacı vekili, davacıya ait aracın kaza sonrası hasara uğradığını, davalı şirketin davacıya ait aracın kasko sigortacısı olduğu bu nedenle meydana gelen hasar tazminatından sorumlu olduğunu iddia etmektedir.
Davalı vekili ise davacının araç kiralama işi ile uğraştığını, dava konusu hasarlı aracın da kiralık araç olarak kullanılmakta olduğunu, taleplerin beyana aykırılık nedeni ile poliçe teminatı kapsamında olmadığını savunmaktadır. Dosyanın incelenmesinde; iddia edilen trafik kazasının 29.04.2020 tarihinde meydana geldiği, davacının araç kiralama işi ile uğraştığı anlaşılmaktadır.
Dosya içerisinde yer alan bilgi ve belgeler dikkate alındığında; tarafların iddia ve savunmalarındaki uyuşmazlığın ancak geniş bir araştırma sonucu belirlenebileceği, bu hali ile genel mahkemelerce gerekli araştırmanın yapılması gerektiğinden tahkim yargılamasının dosyadan el çekme ile sonlandırılmasına karar verilmesi gerekirken uyuşmazlığın esası hakkında karar verilmesi doğru görülmemiştir. Kararın açıklanan nedenle bozulması gerekmiştir.
3.Bozma nedenine göre davalı vekilinin diğer temyiz itirazları şimdilik incelenmemiştir. VI. KARAR
1.Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle, davalı vekilinin temyiz itirazının kabulü ile mahkemenin 03.11.2021 tarihli EK KARARININ KALDIRILMASINA,
2.Yukarıda (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin asıl karara yönelik temyiz itirazlarının kabulü ile kararın BOZULMASINA,
3.Yukarıda (3) numaralı bentte açıklanan sebeplerle davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik yer olmadığına, Peşin alınan temyiz harcının istek hâlinde davalıya iadesine, Dosyanın mahkemeye gönderilmesine, 18.12.2024 tarihinde Başkan ... ve Üye ...'nin karşı oyları ve oy çokluğuyla karar verildi. KARŞI OY Taraflar arasındaki sigorta tahkim yargılaması sonunda Uyuşmazlık Hakem Heyetince davanın kabulüne karar verilmiş, karara davalı vekili tarafından itiraz edilmesi üzerine İtiraz Hakem Heyetince itirazın reddine karar verilmiş olup bu karara karşı davalı vekilince temyiz yoluna başvurulmuştur.
Davacıya ait davalı ... nezdinde kasko sigorta poliçesiyle teminat altına alınan araç trafik kazası sonucunda hasara uğramış ve davacı tarafından kaza sonrası araçta oluşan hasar bedelinin tazmini için sigorta şirketine başvurulmuş fakat sigorta şirketince herhangi bir ödeme yapılmadığından dolayı davacı tarafından hakem heyetine iş bu başvuru yapılmıştır. 5684 sayılı Sigortacılık Kanunu'nun 30 uncu maddesine göre davacının sigorta ettirdiği araçta meydana gelen hasar bedelinin tazmini için genel mahkemelerde dava açabileceği gibi Sigorta Tahkim Komisyonu nezdinde oluşturulan hakem heyetine başvurabilme hakkı bulunmaktadır. Somut olayda Sigortacılık Kanunu'nun 30/14 f maddesindeki istisnai durumda söz konusu değildir. Davacının adil yargılanma hakkı kapsamında bulunan hakeme başvurma hakkını ortadan kaldıracak şekilde hakem heyeti tarafından dosyadan el çekilmesine karar verilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğu düşüncesiyle sayın çoğunluğun görüşüne katılmıyoruz.