Esas No
E. 2025/2061
Karar No
K. 2025/4443
Karar Tarihi
Karar Sonucu
BOZULMASINA
Hukuk Alanı
Gayrimenkul Hukuku

8. Hukuk Dairesi         2025/2061 E.  ,  2025/4443 K.

"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Kadastro Mahkemesi

SAYISI: 1993/71 E., 1993/147 K.

Taraflar arasında İlk Derece Mahkemesinde görülen kadastro tespitine itiraz davasında verilen ve kesinleşen hükmün tashih edilmesinin istenilmesi üzerine İlk Derece Mahkemesinin 19.02.2024 tarihli ek kararıyla, tashih talebinin reddine karar verilmiştir.

Kararın ... vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, Dairenin 25.09.2024 tarihli ve 2024/2938 Esas, 2024/5267 Karar sayılı ilamıyla Mahkeme kararının onanmasına karar verilmiştir. ... vekili tarafından Dairece verilen kararın düzeltilmesi istenilmiş olmakla; kesinlik, süre ve diğer usul eksiklikler yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, karar düzeltme dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hakimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: K A R A R Kadastro çalışmaları sırasında Kocaeli ili, ... ilçesi, ... köyü, Köyiçi mevki 122 ada 3 parsel sayılı taşınmaz ... mirasçıları arasındaki taksim sonucu ...'e kaldığından bahisle ... adına tespit edilmiştir. ... ve ..., tespitin muris ...'ün tüm mirasçıları adına yapılması gerektiği gerekçesiyle açtığı tespite itiraz davasında İlk Derece Mahkemesince yapılan taksimin geçersiz olduğu, tespit maliki ...'ün taşınmazı dava dışı ...'e satışının ...'e ait 16/192 pay yönünden geçerli olduğu belirtilerek tespitin iptali ile taşınmazın veraset ilamındaki hisseleri nispetinde ... varisleri adına tapuya tesciline karar verilmiştir.

Hükmün kesinleşmesinden sonra, davalı tespit maliki ... vekili, müvekkilinin ...'e haricen satış nedeniyle ...'e ait 16 pay yönünden geçerli olmasına rağmen hükümde ... adına 16 payın gösterilmediği, nüfusta ... mirasçısı olmayan ... ...'e de 16 pay verilmesinin doğru olmadığı belirtilerek hükmün tashih edilmesini talep etmiş olup İlk Derece Mahkemesinin 19.02.2024 tarihli ek kararıyla; 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 305/A maddesi şartları bulunmadığından tashih talebinin reddine karar verilmiş; hüküm, davalı vekilince temyiz edilmiş, Dairemizin 25.09.2024 tarihli ve 2024/2938 Esas, 2024/5267 Karar sayılı ilamıyla, Mahkeme ek kararının onanmasına karar verilmiş, onama ilamına karşı ... vekili tarafından karar düzeltme isteminde bulunulmuştur.

Davalı vekili, adına tescil hükmü kurulan ... isminde muris ...'ün bir çocuğunun bulunmadığı, buna ilişkin açtıkları nüfus kaydının düzeltimi davası ile bu hususun kesinleştiğini ileri sürmekte ise de eldeki hükmün kesinleşmesinden sonra açılan nüfus kaydının düzeltilmesine ilişkin davanın gelinen aşamada tespitten sonraki sebep sayılması nedeniyle ... payına yönelik karar düzeltme istemi yerinde değildir.

Ancak; İlk Derece Mahkemesinin 28.12.1993 tarihli kararı incelendiğinde; taşınmazın öncesinde ...'e ait iken mirasçılarına kaldığı, mirasçıları arasında geçerli bir taksimin bulunmadığı, ...'ün bu taşınmazı ...'e sattığı, davalının adı geçenden satın aldığı, davalının ancak kendi payını satabileceği, diğer mirasçıların payları yönüyle yapılan satışın geçersiz olduğu gerekçesiyle karar tarihinde dosya içinde bulunan ... Sulh Hukuk Mahkemesinin 12.11.1993 tarihli 1993/226-398 Esas ve Karar sayılı vereset ilamına göre; muris İbrahim'in sağ kalan eşine 48 pay, (geri kalan 144 payın) da 16 pay olarak çocukları adına tesciline karar verilmiş ancak aynı zamanda mirasçı oğlu olan davalı ... adına pay tescil edilmediği, böylece 16 pay açıkta kalacak şekilde tescil hükmünün kurulduğu anlaşılmaktadır.

Her ne kadar; gerekçede davalı ...'ün kendi payı yönüyle ancak üçüncü kişi ...'e satışın geçerli olduğundan bahsedilmekte ise de, davanın 3402 sayılı Kadastro Kanunu (3402 sayılı Kanun) 30/2. maddesinde öngörülen ve mahkemece malikin resen belirlenmesi gereken davalardan olmadığı, tutanağın malik sütununun dolu olduğu, askı ilan süresi içinde ve 3402 sayılı Kanun'un 28/2. maddesinde düzenlendiği üzere; "bir mirasçı diğerlerinin muvafakatı olmadan dava açabilir ve yalnız başına davaya devam edebilir" hükmü gereğince; ... mirasçılarından ... ile ... tarafından tespit maliki olan mirasçı ...'e karşı tüm mirasçılar adına tescili istemiyle açılan dava niteliğinde olduğu, Mahkemece tüm mirasçılar adına tesciline karar verildiği ancak; hüküm yerinde davalı ...'e pay verilmesinin unutulduğu anlaşılmaktadır. 3402 sayılı Kanun'un 1. maddesiyle; "Bu Kanunun amacı, ülke koordinat sistemine göre memleketin kadastral veya topoğrafik kadastral haritasına dayalı olarak taşınmaz malların sınırlarını arazi ve harita üzerinde belirterek hukukî durumlarını tespit etmek suretiyle 4721 sayılı Türk Medeni Kanununun öngördüğü tapu sicilini kurmak, mekânsal bilgi sisteminin alt yapısını oluşturmaktır." hükmü getirilmiştir. Bir başka deyişle; kadastro tespiti yapılan taşınmaz hakkında 3402 sayılı Kanun'un 1. maddesi uyarınca kadastro hakimi doğru, infazı kabil, infaz sırasında tereddüt oluşturmayacak ve taşınmaz hakkında sicil oluşturmaya elverişli şekilde karar vermek zorundadır.

Somut olaya gelince; Mahkemece ... mirasçıları adına tesciline karar verildiği, ancak hüküm yerinde maddi hataya dayalı olarak davalı ...'e ait olan miras payının açıkta bırakılarak ... adına tescil hükmü kurulmaması nedeniyle hükmün infazının mümkün olmadığı ve bu nedenle bu güne kadar da hükmün infazının yapılamadığı açıktır. 6100 sayılı Kanun'un 305. maddesi uyarınca; hükmün infaz edilinceye kadar her zaman tavzihi istenebilir. Diğer yandan; açıkta kalan ve davalı ... adına tescil edilmesi gereken payın tavzih kararıyla ... adına tesciline karar verilmesi halinde adlarına tescil hükmü kurulan diğer paydaşların paylarını etkilemeyeceğinden aleyhlerine durum da yaratılmayacaktır.

Hal böyle olunca; Mahkemece; açıkta kalan 16 payın davalı ... adına tesciline karar verilmesi gerekirken, talebin reddine karar verilmesi isabetsiz olup İlk Derece Mahkemesinin 19.02.2024 tarihli ek kararının bu nedenle bozulması gerekirken sehven onandığı bu kez yapılan karar düzeltme incelemesi sırasında anlaşıldığından davalı ... vekilinin talebinin bu nedenlerle kabulü gerekmiştir.

SONUÇ: Açıklanan nedenlerle;

Dairemizin 25.09.2024 tarihli ve 2024/2938 Esas, 2024/5267 Karar sayılı onama ilamının ortadan kaldırılmasına ve İlk Derece Mahkemesinin 19.02.2024 tarihli ek kararının BOZULMASINA, İstek halinde peşin harcın karar düzeltme isteyene iadesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine, 03.06.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

© 2026 İçtihat Pro — ictihatpro.com  |  Bu belge bilgilendirme amaçlıdır. Resmi belge niteliği taşımaz.