Esas No
E. 2024/1348
Karar No
K. 2025/4599
Karar Tarihi
Karar Sonucu
ONANMASINA
Hukuk Alanı
Gayrimenkul Hukuku

8. Hukuk Dairesi         2024/1348 E.  ,  2025/4599 K.

"İçtihat Metni"MAHKEMESİ : Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 10. Hukuk Dairesi

SAYISI: 2022/1892 E., 2023/1777 K.

İLK DERECE MAHKEMESİ : Balıkesir Kadastro Mahkemesi

SAYISI: 2021/9 E., 2022/52 K.

Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesinin davanın reddine ilişkin kararına karşı davacı ... İdaresi vekili tarafından istinaf yoluna başvurulmuş, Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 10. Hukuk Dairesince istinaf talebinin esastan reddine karar verilmiş olup, bu kez davacı ... İdaresi vekilinin Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 10. Hukuk Dairesi kararını temyizi üzerine, Dairece dosya incelendi, gereği düşünüldü: K A R A R

Balıkesir ili ... ilçesi ... Mahallesinde kain 119 ada 1 parsel (eski 722 parsel) parsel sayılı taşınmaz, yörede 1981 yılında yapılan kadastro çalışmasında 382 m² yüzölçümü ile ve bahçeli ahşap ev vasfıyla Hazine adına tespit ve tescil edilmiş, 1988 yılında yapılan satış ile gerçek kişi davalıların murisi ...’a intikal etmiştir.

Davacı ... İdaresi vekili, dava konusu taşınmazın devlet ormanı sınırları içinde kalmasına rağmen, yörede 2020 yılında yapılan sayısallaştırma işlemi sırasında orman olarak tescil edilmediğini, taşınmazın nitelik olarak da orman vasfında olduğunu açıklayarak, 2020 yılında yapılan sayısallaştırma işleminin ve tapu kaydının iptali ile taşınmazın orman vasfıyla Hazine adına tesciline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

Yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince; 2020 yılında yapılan sayısallaştırma çalışmasının mevzuata uygun yapıldığı, orman bilirkişi tespitinde yerin orman sayılan yerlerden olduğu belirtilmiş ise de dava konusu yerin 1987 tarihli tapu kaydına dayanılarak kesinleşen 1988 tarihli ilk tesis kadastrosuyla tapuda tescilli olduğu, orman sınırlarının tespitine ilişkin Orman Kadastrosu çalışmalarının ise tesis kadastrosundan sonra 1991 yılında gerçekleştiği, kesinleşen tutanak uyarınca sicil oluşan taşınmazlara ilişkin uyuşmazlıkların Kadastro Mahkemelerinin görev ve yetki kapsamı dışında kaldığı, uyuşmazlık konusu yere ilişkin vasıf tayini ve mülkiyet tartışmasının sayısallaştırmaya itiraz davasında görülemeyeceği gerekçesiyle davacının kadastro sayısallaştırma işlemine yönelik talebi yönünden davanın reddi ile dava konusu Balıkesir ili ... ilçesi ... Mahallesi, 119 ada, 1 nolu (eski 0/722) parselin Sayısallaştırma Raporu ve ekleri gibi 380,11 m² yüzölçümü ile tapuya kayıt ve tesciline, davacının mülkiyete yönelik tescil talebi yönünden davanın tefrikine, davacının davalı Balıkesir Kadastro Müdürlüğüne aleyhine açtığı davanın pasif husumet yokluğu nedeniyle reddine karar verilmiştir.

Karara karşı davacı ... İdaresi vekili tarafından istinaf yoluna başvurulmuş, Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 10. Hukuk Dairesince, çekişmeli taşınmazın dört yönden orman vasfı ile tapuya kayıtlı taşınmaz ile sınır olup bu halde sınırdaki orman varlığı nedeniyle ara sınırın değişebilir sınır tipinde belirlenmesinin zorunlu olduğu, mahallinde yapılan keşif ve uygulama, yöntemine uygun olarak teknik verilere dayalı olarak düzenlenen teknik bilirkişi raporuna göre ilk tesis kadastrosundaki sınırlara aynen uyulduğunun bildirildiği, bu belirtime gözetildiğinde değişebilir sınır içeren ara sınırın geçerli sınır olarak belirlenmesinde bir isabetsizlik bulunmadığı, yine çekişmeli taşınmazın paftasına göre dört yönünün orman vasfı ile kayıtlı eski 825 yeni 127 ada 1 parsel sayılı taşınmaz ile çevrili olup davacının kesinleşen tahdide dayalı mülkiyete ilişkin talebi nedeniyle kesinleşen tahdidin mülkiyet ihtilafında ayrıca uygulanacağı, bu halde davacının zaten kesinleşen tahdit uygulaması ile aynı sonuca ulaşacağı, sayısallaştırmaya yönelik itirazların yerinde olmadığı, mülkiyet ihtilafı yönünden ise Mahkemece görevsizlik kararı verilmesinin doğru olduğu, dava dilekçesinde yapılan açıklama ve dilekçe eki belgeler gözetildiğinde somut olayda Kadastro Müdürlüğüne husumet izafe edilemeyeceği gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf isteminin 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353/1-b-1. maddesi gereğince esastan reddine karar verilmiş olup, bu kez hüküm davacı ... İdaresi vekili tarafından temyiz edilmiştir.

Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile İlk Derece Mahkemesi ve Bölge Adliye Mahkemesi kararlarındaki gerekçelere, 6100 sayılı Kanun’un 369/1. maddesi de gözetilerek yapılan incelemede aynı Kanun’un 371. maddesinde yer alan sebeplerden biri de bulunmadığına göre, temyizen incelenen karar usul ve kanuna uygun olup davacı ... İdaresi vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürdüğü nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

SONUÇ : Açıklanan sebeplerle;

Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370. maddesi uyarınca ONANMASINA, 7139 sayılı Kanun'un 33. maddesi uyarınca Orman İdaresinden harç alınmasına yer olmadığına, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 17.06.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

© 2026 İçtihat Pro — ictihatpro.com  |  Bu belge bilgilendirme amaçlıdır. Resmi belge niteliği taşımaz.

İçtihat Pro Blog