8. Hukuk Dairesi
8. Hukuk Dairesi 2025/965 E. , 2025/4662 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 13. Hukuk Dairesi
İLK DERECE MAHKEMESİ : Çankırı Kadastro Mahkemesi
Taraflar arasındaki uygulama kadastrosuna itiraz davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir. Kararın davacı Hazine vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvuruların esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı Hazine vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: K A R A R
Uygulama kadastrosu çalışmaları sırasında, Çankırı ili ... ilçesi ... köyünde bulunan ve tapuda davacı Hazine adına kayıtlı bulunan eski 1374 parsel sayılı 184.898,51 m² yüzölçümündeki taşınmaz, yeni 172 ada 70 sayılı parsel numarasıyla ve 183.978,52 m² yüzölçümlü olarak, davalı ... adına kayıtlı bulunan eski 1378 parsel sayılı 4.103,75 m² yüzölçümündeki taşınmaz, yeni 172 ada 74 parsel numarasıyla ve 4.140,58 m2 yüzölçümlü olarak tespit edilmiştir.
Davacı Hazine vekili; vekil edeni adına kayıtlı olan yeni 174 ada 70 parsel sayılı taşınmazın 3402 sayılı Kadastro Kanunu'nun 22/a maddesine dayalı yenileme çalışmaları sonucunda yüzölçümünün azaldığını belirterek, taşınmazın yüzölçümünün yenileme çalışmasından evvelki hali ile düzeltilerek tesciline karar verilmesi istemi ile Kadastro Müdürlüğüne husumet yönelterek dava açmış, yargılama sırasında yeni 172 ada 74 sayılı parselin maliki ... davaya dahil edilmiştir.
İlk Derece Mahkemesince; keşif sonrası ziraat bilirkişisinden aldırılan raporda 70 parsel ile 74 parsel arasında kadimden gelen bir sınıra rastlanmadığı, zeminde sınır olarak değerlendirilebilecek bir unsurun görülmediği, sınırda herhangi bir kot farkı ya da bitki örtüsünü bulunmadığına yönelik kanaat sunulduğu, yine jeoloji bilirkişisi tarafından iki parsel arasında doğal ya da yapay sınıra rastlanmadığı konusunda görüş bildirildiği, fen ve jeodezi bilirkişileri tarafından sunulan kök ve ek raporda dava konusu 172 ada 70 parsele komşu parsellerin toplam alanlarında 17,80 m² azalma olduğu, salt özel mülkiyete konu alanlarda 29.94 m² artış, Maliye ve özel mülkiyete konu müşterek alanlarda 130,88 m², salt Hazineye konu alanlarda 77,08 m² artış olduğu, dava konusu 172 ada 70 parseldeki 728,76 m²'lik azalmanın parselin güneyinde yer alan ve mahalli ve tutanak bilirkişileri tarafından da kadim olduğu köy yolundan kaynaklandığı, incelenen hava fotoğrafları ve ortofolardan yolun gerçekten de kadim olduğu ancak tesis kadastrosunda ilgili paftalarda yolun doğru gösterilmediği, rapor içerisindeki krokilerde (A), (B), (C), (D), (E), (F), (G), (H), (I), (J), (M) ile gösterilen alanların yolun gösterilmemesinden dolayı ortaya çıkan alanlar olduğu, yolun güncelleme çalışmalarında doğru gösterilmesi ile 70 parselde 728,76 m²'lik azalma yaşandığı; 191,23 m²'lik azalmanın ise güncellemede daha hassas ölçüm ve hesap yapılmasından kaynaklandığı konusunda görüş bildirildiği, mahalli ve tutanak bilirkişilerin beyanları ve aldırılan raporlar uyarınca dava konusu parselin metrekaresinin azalmasında tesiste güneyindeki yolun paftasında yanlışa gösterilmesinden kaynaklandığı, bu durumun bilirkişilerin hava fotoğrafları üzerinde yaptıkları çakıştırmadan net olarak görülebildiği, yine yenileme çalışmalarında daha hassas ölçüm ve hesaplamalar yapılmasından kaynaklı kaybın da yaşandığı gerekçeleri ile Kadastro Müdürlüğüne açılan davanın husumet yokluğu nedeniyle reddine, Çankırı ili ... ilçesi ... köyü ... mevki 172 ada 74 parsel yönünden açılan davanın reddi ile Çankırı ili ... ilçesi ... köyü ... mevki 172 ada 74 parsel ile 172 ada 70 parselin güncelleme tutanakları gibi tapuya kayıt ve tesciline karar verilmiş, hükmün davacı Hazine vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesince; istinaf talebinin esastan reddine karar verilmiş; hüküm davacı Hazine vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere, 6100 sayılı Kanun’un 369/1 inci maddesi de gözetilerek yapılan incelemede aynı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden biri bulunmadığına göre, İlk Derece Mahkemesi ile Bölge Adliye Mahkemesi kararlarındaki gerekçeler dikkate alındığında temyizen incelenen karar usul ve kanuna uygun olup davacı Hazine vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürdüğü nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
SONUÇ: Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesi uyarınca ONANMASINA, Harçtan muaf olduğundan Hazineden harç alınmasına yer olmadığına, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 18.06.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.