8. Hukuk Dairesi
8. Hukuk Dairesi 2023/5048 E. , 2025/4668 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ : İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesi
KARAR : Başvurunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararını kaldırma, davanın kabulüne
İLK DERECE MAHKEMESİ : İzmir 16. Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki tapusuz taşınmazın tescili istemli davadan dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince, davanın kabulüne karar verilmiştir. İlk Derece Mahkemesi kararının, davalı Hazine vekili ve davalı ... İdaresi vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurularının kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmünün kaldırılmasına ve davanın kabulüne karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı, davalı Hazine vekili ve davalı ... İdaresi vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: K A R A R
Davacı ... vekili dava dilekçesinde; İzmir ili ... ilçesi ... Köyü ... mevkiinde bulunan, dava dilekçesinde hudutlarını belirttiği taşınmazı müvekkili olan davacının önceki zilyedinden alarak eklemeli olarak 50 yılı aşkın süredir zilyet ettiğini, zilyetlik yoluyla kazanım koşullarının davacı lehine oluştuğunu ileri sürerek, taşınmazın adına tescilini talep etmiştir.
Davalı Hazine vekili, davalı ... İdaresi vekili, ... Belediyesi vekili ve İzmir Büyükşehir Belediyesi vekili ayrı ayrı; davanın reddini savunmuşlardır.
Dava İzmir 1. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2016/526 Esas sayılı dosyası ile sürdürülürken İzmir 16. Asliye Hukuk mahkemesinin faaliyete geçmesiyle 16. Asliye Hukuk Mahkemesinde 2018/203 Esas numarasını almış olup bu mahkemece yapılan yargılama sonunda; davanın kabulüne karar verilmiş, hükmün davalı Hazine, davalı ... Belediyesi ve davalı ... İdaresi vekilleri tarafından istinaf edilmesi üzerine İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesince; "... ...’nün davada taraf olarak bulunup bulunmamasının değerlendirilmediği, imar planı kapsamında kalıp kalmadığı, mera tahsis kararı olup olmadığının araştırılmadığı ..." gerekçesiyle, istinaf başvurularının kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına ve davanın yeniden görülmesi için dosyanın Mahkemesine gönderilmesine kararverilmiştir.
İlk Derece Mahkemesince, iade kararı sonrası yapılan yargılama neticesinde; davanın kabulüne, İzmir ili ... ilçesi ... Mahallesinde kain olup bilirkişiler Harita ve Kadastro mühendisi ..., Orman Yüksek Mühendisi ... ve Ziraat Yüksek Mühendisi ... tarafından tanzim edilen 16.09.2021 havale tarihli bilirkişi raporu ve ekli krokide (A) harfi ile gösterilen 1.138,21 m² alanlı tescil harici bırakılan taşınmazın davacı ... adına tapuya kayıt ve tesciline, bilirkişiler Harita ve Kadastro mühendisi ..., Orman Yüksek Mühendisi ... ve Ziraat Yüksek Mühendisi ... tarafından tanzim edilen 16.09.2021 havale tarihli bilirkişi raporu ve ekli krokinin karar eki sayılmasına karar verilmiş; hükme karşı, davalı Hazine vekili ve davalı ... İdaresi vekili tarafından istinaf yoluna başvurulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesi'nce; davanın kabulüne ilişkin kararın isabetli olduğu, tesciline karar verilen taşınmazın 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu (4721 sayılı Kanun) 713/7. maddesi gereğince tescil niteliğinin gösterilmemesi isabetsiz ise de bu eksiklik yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden davalı Hazine ve davalı ... İdaresi vekillerinin istinaf itirazlarının ayrı ayrı kabulü ile, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 355. ve 353/(1)-b/2 maddeleri uyarınca 16. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 08.03.2022 tarih ve 2021/17 Esas, 2022/93 Karar sayılı kararının kaldırılmasına ve davanın kabulü ile İzmir ili ... ilçesi ... Mahallesinde bulunan ve teknik bilirkişilerce düzenlenen 16.09.2021 havale tarihli rapor ve krokide (A) harfi ile gösterilen toplam 1.138,21 m²'lik kısmın tek katlı ev ve zeytinlik niteliği ile davacı ... ... adına tapuya kayıt ve tesciline, Teknik bilirkişiler ..., ... ve ... tarafından düzenlenen 16.09.2021 tarihli raporun kararın eki sayılmasına karar verilmiş ve iş bu karar, dava Hazine vekili ve davalı ... İdaresi vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava dosyası, temyiz incelemesi yapılmak üzere Dairemizde bulunduğu sırada, Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesinin 26.02.2024 havale tarihli yazısı ekinde gönderilen İzmir Kadastro Mahkemesinin 16.02.2024 tarihli yazısında, İzmir Kadastro Müdürlüğü'nün 11.01.2024 tarihli E- 87077351-170.02-9685267 sayılı yazısı ile İzmir ili ... ilçesi ... Mahallesi 3402 sayılı Kadastro Kanun'un (22/A) maddesi hükümlerine göre Müdürlüğün kontrolünde ihaleli olarak devam etmekte olan Kadastro Yenileme (Güncelleme) çalışmalarında yapılan inceleme ve araştırmalarda ... Mahallesinde kain 434 ada 53 parsel nolu taşınmazın 16. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 2021/17 Esas sayılı dosyasında davalı olduğunun tespit edildiğinin, dava konusu 434 ada 53 parselin sınırlarının kesinleştirilmediğinin ve kadastro güncelleme tutanak aslının 3402 sayılı Kanun'un 5. maddesi uyarınca davalı hale getirilerek İzmir Kadastro Mahkemesine gönderildiğinin bildirildiği ve bu yazı doğrultusunda İzmir Kadastro Mahkemesinin 2024/135 Esas numarası ile kaydının yapıldığı belirtilerek, 3402 sayılı Kanun'un 27. maddesi gereği devir işleminin yapılıp yapılamayacağının değerlendirilmesinin istenildiği anlaşılmıştır.
Bilindiği üzere; 3402 sayılı Kadastro Kanunu'nun (3402 sayılı Kanun) 26 ncı maddesinde, Kadastro Mahkemesi'nin görevinin her taşınmaz mal hakkında kadastro tutanağının düzenlendiği gün başlayacağı açıklanmış; 27 nci maddesinde ise, İlk Derece Mahkemesinde görülmekte olan kadastro ile ilgili ve henüz kesinleşmemiş bulunan taşınmaz mala ilişkin davalar hakkında o mal hakkında kadastro tutanağı düzenlendiği tarihte bu mahkemelerin görevinin sona ereceği belirtilmiş olup, buna göre somut olayda, hakkında kadastro tutanağı düzenlenen çekişmeli taşınmaz yönünden görevli mahkemenin Kadastro Mahkemesi olduğu kuşkusuzdur. Hal böyle olunca; mahkemelerin görevlerine ilişkin kurallar kamu düzenine ilişkin olup yargılamanın her aşamasında mahkemelerce re'sen dikkate alınması gerektiğinden görevsizlik kararı verilerek dosyanın Kadastro Mahkemesine devrinin sağlanması için hükmün bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
SONUÇ : Yukarıda açıklanan nedenlerle;
Davalı Hazine vekilinin ve davalı ... İdaresi vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile 6100 sayılı HMK’nin 371 inci maddesi gereğince Bölge Adliye Mahkemesi kararının BOZULMASINA, Dosyanın görevsizlik kararı verilmek üzere İlk Derece Mahkemesine iadesi için Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, Bozma nedenine göre sair temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına, 18.06.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.