3. Hukuk Dairesi
3. Hukuk Dairesi 2024/2906 E. , 2025/1896 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ : Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi
İLK DERECE MAHKEMESİ : Çorum 2. Asliye Hukuk Mahkemesi
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA
Davacı vekili; müvekkili Tulpar...Ltd.Şti.'nin 01.04.2021 tarihinde unvan değişikliğine giderek ...Ltd. Şti. unvanını aldığını, müvekkili şirketin 13.11.2020 tarihinde davalıya 120.000,00 USD'yi "Emanet Para" açıklamasıyla gönderdiğini, paranın emanet olarak gönderilmesinin sebebinin, dava dışı ... Group....Ltd.Şti. ile olan ticari ilişkilerinde, davalının iki tarafı da tanıması dolayısıyla olası bir uyuşmazlıkta karşı tarafın maddi kaybını en aza indirmek olduğunu, dava dışı şirketin de davalıya teminat çeki verdiğini, davalının, müvekkili şirket ile dava dışı ... şirketiyle arasındaki ilişkide yediemin gibi hareket ettiğini, müvekkili şirket ve dava dışı şirket arasındaki ticari ilişkide hiçbir sorun çıkmadığından emanet paranın davalıda kalmasında haklı sebebin kalmadığını, davalının "Emanet İadesi" açıklamasıyla kendisine gönderilen paranın sadece 60.000 USD'sini 11.12.2020 tarihinde gönderdiğini, iade edilmeyen kısmı için başlatılan icra takibine davalı tarafça itiraz edildiğini belirterek, icra takibine vaki itirazın iptalini ve icra inkar tazminatına hükmedilmesini istemiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili; davada Ticaret Mahkemesinin görevli olduğunu, davacı şirketin yetkilisi dava dışı ... ın müvekkilini arayarak yurt dışına tulum satışı yaptıklarını ve 500.000 adet tulum alımı yapmak istediğini söylediğini, müvekkilinin, tulum başı 0,25 TL ücreti davacı şirketten alma karşılığında davacı yan ile dava dışı ... şirketini bir araya getirdiğini, davacının 500.000 adet tulum siparişi verdiğini, ancak sadece 285.000 adetini aldığını, davacı tarafın beyan ettiği gibi ticaretin olumlu sonuçlanmadığını, müvekkilinin anlaşmış olduğu ücret karşılığında davacı taraftan alacağının bulunduğunu, işbu süreçte asıl mağdur olan kişinin müvekkili olduğunu, müvekkilinin davacının gönderdiği paradan ticaretin devamı ve sürdürülebilir olması için tulum kumaşı alındığını, dava dışı şirketin ödeme yapılmasını istediğini, davacı şirket yetkilisinin malzeme/kumaş alımı için verilen paradan ödeme yapabileceğini beyan etmesi üzerine, müvekkilinin davacının talebi üzerine 60.000 USD'lik kısmı davacı şirket hesabına gönderdiğini, davacı yanın emanet açıklaması yazmayı alışkanlık haline getirdiğini, kabul anlamına gelmemek kaydıyla, davacı şirket yetkilerinin para gönderirken yaptıkları açıklama ile bağlı kalmadıklarını da ikrar ettiklerini, davacının bilgisi dahilinde alınan kumaşlar teslim edildiğinden müvekkilinin sorumluluğunun kalmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; Garanti Bankası ... Şubesi dekontundan, davacının hesabından 13.11.2020 tarihinde davalının hesabına "emanet" açıklamasıyla 120.000 USD para gönderildiğinin görüldüğü, havalenin, mevcut bir borcun ödenmesi amacıyla yapıldığı yolunda yasal bir karine mevcut olduğundan, bu yasal karinenin aksini havaleyi gönderen tarafın ispat etmesi gerektiği, ispat yükünün davalıda olduğu, davacı iddiasını ispat ettiğine göre, borçlu olmadığı ya da borcun söndürüldüğü konusundaki ispat yükünün davalıya ait olduğu, dava konusu hukuki işlemin miktarı itibariyle davalının iddiasının senetle ispatlanmasının gerektiği, olayda kural olarak tanık dinlenemeyeceği ve dinlenen tanık beyanlarının hükme esas alınamayacağı, davalının, dosya kapsamındaki delillerle davaya konu paranın kendisine emanet olarak gönderilmediğini ispat edemediği, davalı her ne kadar dava dışı ... ile ... konuşmalarına dayanarak işbu şahsın talimatları doğrultusunda paranın harcandığını beyan etmiş ise de bu şahsın şirket temsilcisi olmadığı, dolayısıyla şirket adına talimat verme yetkisinin bulunmadığı, bu haliyle söz konusu mesajların ve ses kayıtlarının dava dosyasına esas alınmasının mümkün olmadığı, alacağın likit ve belirlenebilir olması sebebiyle de icra inkar tazminatına hükmedilmesi gerektiği gerekçesiyle, davacının davasının kabulü ile; Çorum İcra Dairesinin 2021/10728 Esas sayılı dosyasına yapılan itirazın iptali ile takibin kaldığı yerden devamına, asıl alacak miktarı olan 60.000 USD'nin takip tarihindeki kur üzerinden karşılığı olan 502.470,00 TL'nin %20’si olarak hesaplanan 100.494,00 TL icra inkar tazminatının davalıdan alınıp davacıya verilmesine karar verilmiş; karara karşı, taraf vekilleri tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur.
IV. İSTİNAF
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; davacı tarafından 120.000 USD'nin "emanet para" açıklaması ile gönderilerek yasal karinenin aksi davacı tarafından ispatlanmış olduğundan, ispat yükü davalıya geçmiş olup, davalının havalenin emanet amacıyla gönderilmediği yönündeki savunmasını yazılı delillerle ispat edememesi nedeniyle Yerel Mahkemece verilen kararda ve takip tarihindeki kur üzerinden belirlenen alacak miktarına göre davacı lehine vekalet ücreti takdir edilmesinde bir isabetsizlik bulunmadığı gerekçesiyle, istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiş; karara karşı, süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davalı vekili; Yerel Mahkemece ödüncün geri verme zamanına ilişkin amir hükme ilişkin değerlendirmenin yapılmadığını,
TBK'nın 392. maddesine göre, ödünç olarak nitelenen paranın müvekkilinden istenmesi ve bu talebin üzerinden 6 hafta geçmiş olmasının gerektiğini, davanın açılmasında hukuki yarar olmadığını, alacağın muaccel hale gelmediğini, takip tarihinden önce müvekkiline ihtar çekilmediğini, dinlenen tanıklar ve ... yazışmalarıyla da sabit olduğu üzere her türlü talimatın dava dışı ...'den alındığını, sadece ticaret sicil gazetesi bilgilerine göre karar verildiğini, davacı tarafın para gönderirken yaptıkları açıklama ile bağlı kalmadıklarını kendilerinin ikrar ettiğini, paraların ne için gönderildiğinin mesaj kayıtlarıyla sabit olduğunu, davacı tarafın hesabından gönderdiği havalelere emanet açıklaması yazmayı iş yeri kuralı haline getirdiğini, Yerel Mahkemeden davacı tarafın hesap hareketlerinin ilgili bankalardan istenilmesi talep edilmişse de bu konuda inceleme yapılmadığını, dava konusu parayla kumaş alındığını ve davacı yanında bilgisinin olduğunu, davacının sipariş ettiği tüm ürünleri almadığını, müvekkili davacının imalatçısına kumaş teslimi yaptığından sorumluluğunun kalmadığını, icra inkar tazminatına hükmedilmesinin doğru olmadığını ifade ederek; kararın bozulmasını istemiştir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, emanet olarak gönderilen paranın iade edilmeyen kısmı için başlatılan icra takibine vaki itirazın iptali istemine ilişkindir.
Temyizen incelenen kararda belirtilen gerekçeye ve özellikle davacı tarafından 13.11.2020 tarihinde 120.000 USD'nin "EMANET PARA" açıklaması ile banka havalesi yoluyla davalıya gönderildiği, davalının 11.12.2020 tarihinde "EMANET İADESİ" açıklaması ile kendisine gönderilen paranın bir kısmını banka havalesi ile davacı şirkete gönderdiği, bu nedenle ispat yükünün davalıda olduğu, tüm dosya kapsamından, havale edilen paranın mevcut borcun ödenmesi için gönderildiğinin davalı tarafça ispat edilemediğinin anlaşılmasına göre, davalı vekilinin temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın onanmasına karar vermek gerekmiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 370/1 maddesi uyarınca ONANMASINA,
Aşağıda yazılı bakiye temyiz harcının temyiz eden davalıya yükletilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,25.03.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.