Esas No
E. 2024/3019
Karar No
K. 2025/3196
Karar Tarihi
Karar Sonucu
ONANMASINA
Hukuk Alanı
Gayrimenkul Hukuku

8. Hukuk Dairesi         2024/3019 E.  ,  2025/3196 K.

"İçtihat Metni"MAHKEMESİ : Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 2. Hukuk Dairesi

SAYISI: 2023/1277 E., 2024/432 K.

İLK DERECE MAHKEMESİ : Bafra 3. Asliye Hukuk Mahkemesi

SAYISI: 2023/50 E., 2023/116 K.

Taraflar arasında görülen kullanım kadastrosundan kaynaklı tapu iptali ve tescil; zilyetliğin tespiti ve tazminat davasından dolayı yapılan yargılama sonucunda İlk Derece Mahkemesince asıl davanın reddine; birleşen Bafra 3. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2022/176 Esas, 2022/239 Karar sayılı dosyasında davacının tapu iptali tescil ve tazminat taleplerinin ayrı ayrı reddine karar verilmiştir.

İlk Derece Mahkemesi kararının asıl ve birleşen dosya davacıları vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesinc istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı asıl ve birleşen dosya davacıları vekili tarafından duruşma istekli olarak temyiz edilmekle 15.04.2025 Salı gününde duruşma yapılmasına ve duruşma gününün taraflara davetiye ile bildirilmesine karar verilmiştir.

Duruşma için tayin edilen günde duruşmalı olarak temyiz eden ana ve birleşen dosya davacıları ... ve ... vekili ile karşı taraftan davalı ... vekili geldiler. Hazır bulunanların sözlü açıklamaları dinlendikten sonra işin incelenerek karara bağlanması için uygun görülen 21.04.2025 tarihinde Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlenerek dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: K A R A R 1989 yılında yapılan kadastro sırasında Samsun ili 19 ... ilçesi ... mahallesi çalışma alanında bulunan 9 ada 7 parsel sayılı 7.120,00 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz, 1956 yılında yapılan kadastro tespit çalışmaları sırasında orman rejimi içinde bulunması nedeniyle tapulama harici bırakıldığı, 1986 yılında orman kadastro komisyonlarınca yapılan çalışmalar sonucunda ise 6831 sayılı Orman Kanunu'nun (6831 sayılı Kanun) 2/B maddesi gereğince orman rejimi dışına çıkartılmış olduğu hususları tutanağının edinme sütununa yazılarak tarla vasfıyla Hazine adına tespit edilmiş, tutanağının beyanlar hanesine ise ... oğlu ...'ın 1970 yılından beri kullanımında olduğu şerhi yazılmıştır. 2010 yılında 3402 sayılı Kadastro Kanunu'nun Ek-4. maddesi kapsamında ve 2009/15 sayılı Genelge'ye istinaden yapılan 2/b güncelleme çalışmalarında ise iş bu 9 ada 7 parsel sayılı taşınmaz 9 ada 19 ila 27 parsellere ifraz edilmiş; ifraz sonucu oluşan parsellerden işbu davaya konu Karşıyaka mahallesi 9 ada 23 parsel sayılı 709,61 metrekare yüzölçümlü taşınmazın beyanlar hanesine 6831 sayılı Kanun'un 2/B maddesi uyarınca Hazine adına orman sınırları dışına çıkartıldığı ve taşınmazın tamamının (.. oğlu) ...'ın 2009 yılından beri kullanımında olduğu şerhi yazılarak taşınmaz 18.08.2010 tarihinde Hazine adına tescil edilmiş; bilahare 17.05.2013 tarihinde 6292 sayılı Orman Köylülerinin Kalkınmalarının Desteklenmesi ve Hazine Adına Orman Sınırları Dışına Çıkarılan Yerlerin Değerlendirilmesi ile Hazineye Ait Tarım Arazilerinin Satışı Hakkında Kanun uyarınca yapılan satış sonucu (.. oğlu) ... adına tapuya tescil edilmiştir.

Asıl dosya davacısı ... 02.06.2021 tarihli dava dilekçesinde özetle; dava konusu taşınmazın tamamını kendisi ile oğlu davalı ... ve diğer oğlu ... tarafından ... .. satın alındığını, satış sonrasında da dava konusu yerin üçünün kullanımında iken buradan 2/B kapsamında kadastro çalışmaları yapıldığını, yapılan kadastro çalışmaları sırasında kendisi ve oğlu ...'ın İstanbul ilinde gurbette bulundukları sırada davalı ...'in dava konusu olan 9 ada 23 parsel sayılı taşınmazın tümünün kullanıcısı olarak kendisini göstererek tek başına kendi üzerine tespit ve tescil yaptırdığını, her ne kadar dava konusu taşınmaz davalı adına tespit ve tescil yapılmış ise de burada davalı oğlu ...'ın hileli durumu söz konusu olduğunu, bu nedenlerle davalı üzerindeki tapu kaydının iptali ile dava konusu olan 749 m² taşınmaz alanın davalı ile davacı ve davaya dahil olabilecek ... adına tesciline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

Birleşen dosya davacısı ... vekili 07.09.2022 tarihli birleştirme talepli dava dilekçesinde özetle; çekişmeli 9 ada 23 parsel sayılı taşınmazı ana dosya davacısı ..., davalı ... ve vekil edeni tarafından davalı .. .. satın alınan bir yer olduğunu, bu yerin murisleri .. ... devredildiğini, muris .. 2003 yılında ölümü ile birlikte, dava konusu yerin kendisi davalı ... ve anneleri olan davacı ... tarafından birlikte kullanıldığı halde davalı ...'in kötüniyetli davranarak müstakilen kendi adına şerh verdirerek akabinde taşınmazı kendi adına tapuya tescil ettirdiğini; somut olayda davalının gerçek hak sahipliğine aykırı davranarak taşınmazın tapusunu almasının 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun 1023. maddesine aykırı olduğunu açıklayarak, bu nedenle çekişmeli 9 ada 23 parselde zilyetliğinin tespiti ile davalı adına olan tapu kaydının 1/3 payı oranında iptali ile kendi adına tesciline karar verilmesi, bu talebi uygun görülmez ise taşınmazın 1/3 payı üzerinden hesaplanacak tazminatın davalıdan tahsili ile davacı ...'a ödenmesini dava ve talep etmiştir.

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; asıl davanın reddine; birleşen Bafra 3. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2022/176 Esas, 2022/239 Karar sayılı dosyasında davacının tapu iptali tescil ve tazminat taleplerinin ayrı ayrı reddine karar verilmiştir.

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde asıl ve birleşen dosya davacısı vekili istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; "...Dosya içeriğine, kararın dayandığı delillerle, yasaya uygun gerektirici nedenlere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına, kullanım kadastrosu kesinleşerek tapuya tescil edilen taşınmazın beyanlar hanesindeki şerhe yönelik davanın dinlenebilmesi için davanın, 6292 sayılı Orman Köylülerinin Kalkınmalarının Desteklenmesi ve Hazine Adına Orman Sınırları Dışına Çıkarılan Yerlerin Değerlendirilmesi ile Hazineye ait Tarım Arazilerinin Satışı Hakkında Kanun (6292 sayılı Kanun) uyarınca taşınmazın satış işleminden önceki bir tarihte, Hazine ile şerh sahiplerine yöneltilerek açılması gerekmesine ve dava konusu taşınmazların dava tarihinden önce Hazine'nin mülkiyetinden çıktığına göre, artık 6292 sayılı Kanun'un uygulanma olanağı kalmadığına ve dolayısı ile davanın görülebilirlik koşulunun da ortadan kalkmış olup, bu nedenle şerhe yönelik davanın dinlenme olanağı bulunmamasına, davacının kullanım kadastrosuna yönelik asli talebinin usulden reddine karar verilmesine göre tazminat istemine yönelik feri talebinin dinlenemeyecek olmasına göre, mahkemece nihai olarak davanın reddine karar verilmesinde bir isabetsizlik bulunmadığı, İlk Derece Mahkemesi kararının usul ve kanuna uygun olduğu gerekçesiyle istinaf başvurularının 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 353/(1)-b.1 maddesi gereğince esastan reddine karar verilmiş olup iş bu karar asıl ve birleşen dosya davacıları ... ve ... vekili tarafından duruşma istemli olarak temyiz edilmiştir.

Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile İlk Derece Mahkemesi ve Bölge Adliye Mahkemesi kararlarındaki gerekçelere, 6100 sayılı Kanun’un 369/1. maddesi de gözetilerek yapılan incelemede aynı Kanun’un 371. maddesinde yer alan sebeplerden biri de bulunmadığına göre, temyizen incelenen karar usul ve kanuna uygun olup davacılar vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürdüğü nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

SONUÇ: Açıklanan sebeplerle;

Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370. maddesi uyarınca ONANMASINA,Yargıtay duruşmasının yapıldığı tarihte yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi hükümleri uyarınca 28.000,00 TL avukatlık ücretinin davacılardan alınarak Yargıtay duruşmasında avukat marifetiyle temsil olunan davalıya verilmesine, 427,60 TL peşin harcın onama harcına mahsubu ile kalan 187,80 TL'nin temyiz edenlerden alınmasına,Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 21.04.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

© 2026 İçtihat Pro — ictihatpro.com  |  Bu belge bilgilendirme amaçlıdır. Resmi belge niteliği taşımaz.

İçtihat Pro Blog