4. Hukuk Dairesi
4. Hukuk Dairesi 2024/12686 E. , 2025/5757 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ : Konya Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi
İLK DERECE MAHKEMESİ : Karaman 3. Asliye Hukuk Mahkemesi
TARİH : 30.11.2023
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; 24.05.2016 tarihinde davalıların sürücüsü ve işleteni olduğu aracın, davacının sevk ve idaresindeki motosikletle karıştığı çift taraflı trafik kazası sonucunda davacının yaralanarak malul kaldığını, davalı sürücünün kazanın meydana gelmesinde asli kusurlu olduğunu, aynı kazaya ilişkin davalı tarafa karşı açtıkları manevi tazminat davasının sona erdiğini, kusur ve müvekkilinin maluliyeti hususunda Karaman 2. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2019/90 Esas, 2021/292 karar sayılı dosyasında tanıkların dinlenildiğini, maluliyetinin kesinleştiğini, bu dosyada kusur raporu alınmışsa da aleyhe kusur tespitini kabul etmediklerini, sözü edilen manevi tazminat davasında Adli Tıp Kurumu 3. İhtisas Dairesinden alınan 12.03.2021 tarihli rapora göre davacının maluliyet oranının %77 olduğunu, maluliyetin artması durumunda fazlaya ilişkin haklarını saklı tuttuklarını, davacının ayağının birini kullanamadığını, ayağının diz altında kesilme ihtimali bulunduğunu, şu anda koltuk değneği ile yürüyebildiğini, müvekkilinin sürekli olarak sakat kaldığı için SGK'ca karşılanmayan tedavi giderlerinden davalıların sorumlu olduğunu, müvekkilinin tekrar ameliyat olması, fizik tedavi uygulanması, psikolojik tedavi alması, protez kullanması ve estetik ameliyat olması da gerektiğini, ayrıca SGK tarafından karşılanmayan yol, muayene, ilaç ücreti gibi zorunlu giderlerden de davalıların sorumlu olduğunu, maddi tazminat hesabı yönünden TRH 2010 Yaşam Tablosunun baz alınmasını talep ettiklerini, davalıların maliki olduğu aracın ZMSS poliçe limiti olan 310.000,00 TL ilgili sigorta şirketi tarafından ödenmiş olup davacının maluliyet oranının yüksek olması nedeniyle hayli yüksek çıkan bakiye sürekli iş göremezlik tazminatı, geçici iş göremezlik ve SGK tarafından karşılanmayan tedavi giderleri yönünden alacağının bulunduğunu belirterek belirsiz alacak olarak 10,00 TL sürekli iş göremezlik tazminatı, 10,00 TL geçici iş göremezlik tazminatı ile kaza sonucu harcanan ve (protez, fizik tedavi, psikolojik terapi ücretleri dahil) harcanacak tedavi masraflarının ve rapor için yapılan zorunlu masraf da dahil olmak üzere 10,00 TL tedavi giderinin kaza tarihinden itibaren işleyecek avans faiziyle birlikte davalıdan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep etmiş; 02.11.2023 tarihli bedel artırım dilekçesinde alınan hesap raporunda TRH 2010 Yaşam Tablosu esas alınarak belirlenen miktarlara göre artırım yapıldığı belirtilerek taleplerini sürekli iş göremezlik tazminatı için 3.432.387,36 TL, geçici iş göremezlik tazminatı için 18.428,18 TL ve SGK tarafından karşılanmayan diğer tedavi gideri ve bakıcı gideri için 11.647,00 TL olmak üzere toplam 3.462.462,54 TL'ye yükseltmiştir.
II. CEVAP
Davalılar birlikte sundukları cevap dilekçesinde; davacının sigorta şirketinden 310.000,00 TL tazminat aldığını, ayrıca Karaman 2. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2019/90 Esas sayılı ilamı ile davacı lehine 117.500,00 TL manevi tazminata hükmedildiğini, bu ilamın takibe konulduğunu ve halen takibin devam ettiğini, eldeki davanın açılmasının haksız ve yersiz olduğunu, talebin zamanaşımına uğradığını, maluliyet oranına itiraz ettiklerini, yeniden tespitini talep ettiklerini, psikolojik tedavi nedeniyle tazminat talebinde bulunulmasının mümkün olmadığını belirterek davanın reddine karar verilmesini istemişlerdir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile meydana gelen kaza sonucu davacının yaralanması nedeniyle davalı sürücünün %75 oranında kusurlu olduğu, davacı ...'in 24.05.2016 tarihinde geçirmiş olduğu kaza nedeniyle %77 oranında malul kaldığı, 1 ay başkasının bakımına ihtiyaç duyacağı, aktüerya bilirkişi tarafından hazırlanan bilirkişi raporunun hükme esas alındığı gerekçesiyle davanın kabulü ile 3.432.387,39 TL sürekli iş göremezlik tazminatı, 18.428,18 TL geçici iş göremezlik, 11.647,00 TL SGK tarafından karşılanmayan kaçınılmaz tedavi giderleri-bakım giderinden kaynaklı toplam 3.462.462,54 TL maddi tazminatın haksız fiil tarihi olan 24.05.2016 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine; Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile hesaplamada PMF 1931 Yaşam Tablosunun ve % 10 artırma eksiltme uygulanarak hesap yapıldığı aktüer raporun hükme esas alınarak alacak miktarının belirlenmesinde bir isabetsizlik bulunmadığı, SGK hizmet döküm belgesine göre davacının kaza tarihinde sigortalılığının bulunmadığı anlaşılmakla asgari ücret üzerinden hesaplama yapılmasının usul ve yasaya uygun olduğu, İlk Derece Mahkemesinin karar tarihi itibariyle 2023 verileri oluştuğu halde 2023 asgari ücret verilerine göre hesaplama yapan rapora karar verildiği gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b-1 maddesi gereği esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde; maddi tazminat hesabına ilişkin rapora itirazları karşılanmadan ve işbu dava halen devam ettiğinden güncel 2024 yılı son ücret değişiklikleri gözetilerek karar verilmesi gerektiğini, hesaplamada baz alınan ücretin düşük olduğunu, emsal ücret araştırması yapılmaksızın hesap yapıldığını, geçici iş göremezlik süresi ve bakıcı ihtiyacı süresinin az takdir edildiğini, davacının kazadan sonra defalarca kez ameliyat geçirdiğini, davacı kazadan sonra uzun bir iyileşme dönemi atlattığından sağlığı ile alakalı birçok masraf yapmak durumunda kaldığını, bu sürede başkasının bakımına ihtiyaç duyduğunu, davalıların kazanın meydana gelmesinde asli ve tam kusurlu olduğunu, bilirkişi raporunun ilk karar yılı verilerini esas alarak hesap yaptığını, son karar tarihi itibariyle güncel ücret parametreleriyle tazminatın belirlenmesi gerektiğini, işbu dava 2024 yılında halen devam ettiğinden 2024 ücret parametrelerine göre yeniden hesaplama yapılarak TRH 2010 Yaşam Tablosuna göre karar verilmesi gerektiğini, davacı lehine düşük vekalet ücretine hükmedildiğini beyan etmektedir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık, 24.05.2016 tarihinde davalıların işleteni ve sürücüsü olduğu aracın, davacının sevk ve idaresindeki motosikletle karıştığı çift taraflı trafik kazası sonucu yaralanan davacı sürücünün sürekli ve geçici iş göremezlik tazminatı, bakıcı gideri ve SGK tarafından karşılanmayan tedavi gideri talebine ilişkindir.
Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere, davacı yanın talebi doğrultusunda manevi tazminat dosyasında alınan maluliyet raporu ve 05.07.2021 tarihli kusur raporunun eldeki maddi tazminat davasında hükme esas alınmış olmasına, 05.07.2021 tarihli kusur raporunun ceza dosyasında alınan raporla örtüşmesine, kararda PMF 1931 Yaşam Tablosuna göre yapılan hesaplamanın hükme esas alındığı yazılı ise de hesap raporunda TRH 2010 Yaşam Tablosuna göre yapılan hesaplamanın hükme esas alınmış olmasına, asgari ücret üzerinden hesap yapılmasında ve vekalet ücretine ilişkin hükümde herhangi bir isabetsizlik görülmemesine, İlk Derece Mahkemesinin karar tarihine en yakın asgari ücret verilerine göre hesap yapılmış olmasına göre usul ve kanuna uygun olup temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Davacı vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz harcının temyiz eden davacıya yükletilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
14.04.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.